İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/19 E. 2023/993 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/19
Karar No
2023/993
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/19 Esas KARAR NO : 2023/993 DAVA : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/01/2023 KARAR TARİHİ : 07/12/2023 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve takip tebligat süresinin kaçırılmış olması dolayısı ile kesinleştiği ise de öncelikle ve ivedilikle anılan icra dosyasında hacze devam edilmemesini, yapılmayan ödemeler için davalı ftarafça MTS ile şahsıma bilgi verilmiş, icra takibi öncesinde temerrüde düşülen tüm fatura bedelleri süresi içerisinde davalı şirkete ödendiğini, ödeme yapıldıktan sonra, davalı şirket tarafından İzmir... İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, haber alma tarihi itibariyle icra müdürlüğüne yapılan itirazlarının reddedildiğini, dolayısı ile işbu davayı açma, takibin durdurulması ve mevcut hacizlerin fekkini talep etmek zorunda kaldıklarını, ödeme emrinde belirtilen borcun tamamını alacaklı hesap numarasına gönderildiğini, ödemesinin yapıldığını, buna rağmen davalı tarafın 21/06/2022 tarihinde icra takibi başlattığını, buna ek olarak dosya hesabına yapılan ödemeyi 26.07.2022 tarihinde bildirdiğini, dolayısıyla dosya hesabında hatalı hesaplama yapılmasına sebep olduğunu, haber edinme tarihi olan 26.07.2022 tarihinde ilgili icra müdürlüğüne borcunun olmadığına dair itirazda bulunduğunu, ancak itirazı değerlendirilmeden bilumum banka hesaplarına haciz yazısı gönderildiğini ve kendisinin mağdur edildiğini, ticari itibarinin zedelendiğini, borçluya usulüne uygun olarak bir ödeme emri tebliğ edilmeden icra takibine devam edilemeyeceğini, aksi takdirde ödeme emri ve ardından yapılan bütün işlemlerih geçersiz olduğunu, bu nedenle işbu icra takibinin kaldırılması gerektiğini, ivedilikle İzmir ...İcra Müdürlüğünün... sayılı dosyasından konulan tüm hacizlerin öncelikle teminatsız veyahut takdir edilecek teminat bedeli karşılığında kaldırılması, takibin durdurulmasına karar verilmesini, davamızın kabulü ile davalı şirkete borçlu olmadığımın tespitini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; Davacı ... ile müvekkili şirket arasında, davacının... abone (tesisat/tekil kod) nolu tesisatının bulunduğu işletmesinin enerji ihtiyacını karşılamak için 09.06.2021 tarihinde Düşük Tüketimli Müşterilere Yönelik İkili Anlaşma imzalandığını, davacı taraf Eylül ve Ekim 2021 tüketim dönemlerine ilişkin faturalarını ödememesi nedeniyle, davacı hakkında Merkezi Takip Sistemi üzerinden 05.04.2022 tarihinde ... E sayılı dosya üzerinden icra takibi başlatıldığını, İcra Takibi 5.873,94-TL asıl alacak, 772,62-TL takip öncesi faiz ve 139,07-TL Faiz KDV si olmak üzere toplam 6.785,63-TL takip toplamı üzerinden başlatıldığını, davacının, dava dilekçesinde de belirtiliği gibi; davacı 07.04.2022 tarihinde ödeme emrinde görünen takip çıkış miktarı olan 6.785,63-TL 'yi müvekkili şirket hesabına yatırdığını, bu konuda bir ihtilaf bulunmadığını, davacı bu durumu yani ödeme emrinden haberdar olduğunu ve ödeme emrindeki takip çıkışını ödediğini kabul ettiğini, yapılan kısmi ödeme sonrasında davacı/borçludan İcra dosyasının bakiye bedeli kendisinden talep edilmesine rağmen bakiye tutarı ödemediğini ve ödeme yapılmaması nedeniyle dosya MTS' den icra müdürlüğü dosyasına çevrildiğini ve İzmir...ra Müdürlüğü ...E numarası alarak takibe devam edildiğini, davacını ödemiş olduğu tutar dosyaya beyan edildiğini ve bakiye tutar üzerinden haciz işlemleri yapıldığını, davacının icra dosyası kapsamında ödenmemiş bakiye borcu bulunduğunu, yukarıda yapmış olduğumuz açıklamalarımız kapsamında haksız ve hukuka aykırı davanın öncelikle ilk itirazlarımız yönünden davanın reddini, ilk itirazların yerinde görülmemesi halinde, davanın esastan reddine yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı taraf yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: İzmir ... İcra Müdürlüğü ... (eski esası ...) dosyası, borç listesi, gerektiğinde şirket kayıtları, fatura örnekleri, ödeme kayıtları, Düşük Tüketimli Müşterilere Yönelik İkili Anlaşma (indirimli elektrik satış sözleşmesi) delil olarak değerlendirilmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE; 1-Dava, perakende elektrik satış sözleşmesine dayalı başlatılan icra takibine konu alacakla ilgili borçlu olunmadığının tespiti talepli menfi tespit davasıdır. 2-Yargılama sırasında davacı tarafın tedbir talebinin kabul edilmemesi nedeniyle takibe devam olunduğu ve takip konusu borcun ödendiği, davanın istirdat davasına dönüştüğü görülmüştür. 3-Dava dilekçesinde, davalı şirket tarafından düzenlenen faturalar nedeniyle gerekli ödemelerin yapıldığını, ödenmeyen fatura borcuyla ilgili Merkezi Takip Sistemi'nden bilgi verilmesi nedeniyle takip öncesinde ödeme gerçekleştirildiğini, tüm fatura bedeli davalı şirkete ödendiği halde İzmir...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası ile icra takibine geçildiği, takibe yapılan itirazın reddi ile takibin kesinleştiğini, oysa davacının davalıya borcunun bulunmadığı, 07/04/2022 MTS takip tarihinde 6.785,63-TL tutarlı borcun tamamının davalı alacaklı hesabına gönderildiği, buna rağmen 21/06/2022 tarihinde icra takibi başlatıldığı ve daha önce yapılan ödemenin de 26/07/2022 tarihinde dosyaya bildirildiği, bu nedenle dosya hesaplamasında hata yapıldığı, MTS'den başlatılan takip sonrası yapılan ödeme ile tüm takibin kaldırılması gerektiği, ödeme emrinin usulüne uygun düzenlenmediği ve sair hususlar ileri sürülerek davanın kabulü ile borçlu olunmadığının tespiti talep edilmiştir. 4-Davalı vekili cevap dilekçesinde davacının tacir olmaması nedeniyle Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olmadığını, davacı aleyhinde 05/04/2022 tarihinde Merkezi Takip Sistemi üzerinden takip başlatıldığını, takibin 5.873,94-TL asıl alacak, 772,62-TL takip öncesi faiz ve 139,07-TL Faiz KDV'si olmak üzere toplam 6.785,63-TL üzerinden başlatıldığını ve bu miktarın 07/04/2022 tarihinde davalı şirkete ödendiğini, bu hususta bir ihtilaf bulunmadığını, ancak davacının yaptığı ödemenin öncelikle harç, vekalet ücreti ve masraflardan mahsup edildiğini ve bakiye kalan alacak miktarının ödenmemesi nedeniyle takip ve haciz işlemleri gerçekleştirildiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. 5-Davacının tacir olup olmadığı hususunda yapılan inceleme ve değerlendirmede, vergi dairesi kayıtlarına göre dönem için elde edilen hasılat miktarları itibariyle tacirlik sınırı üzerinde ticari faaliyeti bulunduğu anlaşıldığından tacir sıfatını haiz olduğu ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklandığı gözetilerek mahkememizin görevli olduğu değerlendirilmiştir. 6-Taraflar arasında takip başlangıcında talep edilen 6.785,63-TL tutarlık borca ilişkin bir ihtilaf bulunmayıp uyuşmazlık ödeme emrine itiraz süresi içerisinde borcun tamamının ödenmesi halinde takibin sona erip ermeyeceği, ödeme emrinde gösterilmeyen harç, masraf ve vekalet ücreti nedeniyle davacı borçlunun sorumlu tutulup tutulamayacağı noktalarında toplanmaktadır. 7-7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanunun 1. Maddesinde bu kanunun amacı; "Abonelik sözleşmelerinden ve bu sözleşmelerin ifası amacıyla tüketiciye sunulup bedeli faturaya yansıtılan mal veya hizmetten kaynaklanan para alacaklarına ilişkin haciz yoluyla ilamsız icra takiplerinin, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) bünyesinde oluşturulan Merkezî Takip Sistemi üzerinden başlatılmasına ve haciz aşamasına kadar yürütülmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.” şeklinde belirtilmiştir. Aynı kanunun Takip Talebi başlıklı 4.maddesinde; "(1) Alacaklı avukatı, icra takibini başlatmak için Merkezî Takip Sisteminde yer alan takip talebini doldurur. (2) Takip talebinde aşağıdaki hususlar yer alır: a) Alacaklının ve varsa kanuni temsilcisi ile avukatının adı ve soyadı, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası; tüzel kişi ise unvanı, vergi kimlik numarası, ticaret sicil numarası ve Merkezi Sicil Kayıt Sistemi numarası; adresi, telefonu ve elektronik iletişim bilgileri b) Alacaklının veya avukatının münhasıran Merkezî Takip Sistemi ile ilişkilendirilmiş hesap numarası c) Borçlunun ve varsa kanuni temsilcisinin adı ve soyadı, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası; tüzel kişi ise unvanı, vergi kimlik numarası, biliniyorsa ticaret sicil numarası ve Merkezi Sicil Kayıt Sistemi numarası; adresi, biliniyorsa telefonu ve elektronik iletişim bilgileri ç) Terekeye karşı yapılan takiplerde kendilerine tebligat yapılacak mirasçıların adı ve soyadı, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası ile adresi d) Alacağın tutarı ve faizli alacaklarda faizin türü, oranı, miktarı ve işlemeye başladığı gün; alacak yabancı para ise harca esas olmak üzere takip tarihindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden Türk lirası karşılığı, alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizli alacaklarda faizin türü, oranı, miktarı ve işlemeye başladığı güne) Takip dayanağı belgelerin tarih ve numarası ile alacağın son ödeme tarihi f) Haciz ve müteakip işlemler için yetkili icra dairesi (3) Son ödeme tarihi belirtilen alacağa ilişkin fatura veya benzeri belgeler sisteme yüklenir. (4) Takip talebi ikinci fıkra uyarınca doldurulduktan, ilgili belgeler taranıp sisteme yüklendikten ve takip harç ve masrafları elektronik ortamda ödendikten sonra, güvenli elektronik imzayla onaylanır, sisteme kaydedilir ve takip, Merkezî Takip Numarası alır. İcra takibi, sisteme kaydedilmekle başlar.", Ödeme Emri başlıklı 5.maddesi; " (1) Takip talebinin sisteme kaydedilmesinden sonra sistem tarafından ödeme emri düzenlenir. Ödeme emrinde, takip talebinde yer alan bilgiler yanında aşağıdaki hususlar yer alır: a) Toplam borç miktarı ile takip harç ve masraflarının, tebliğden itibaren yedi gün içinde alacaklının veya avukatının Merkezî Takip Sistemi ile ilişkilendirilmiş hesap numarasına ödenmesi gerektiği b) Yetkiye, borcun tamamına veya bir kısmına ya da alacaklının takibat icrası hakkına dair bir itirazı varsa bunun da aynı süre içinde beyan edilmesi gerektiği c) Sadece yetkiye itiraz hâlinde yeniden ödeme emri tebliğ edilmeksizin alacaklının talebi üzerine, yetki itirazında gösterilen veya mahkemece yetkili görülen icra dairesinden haciz işlemlerinin başlatılacağı ç) İtirazların, herhangi bir icra dairesi aracılığıyla veya güvenli elektronik imza kullanılarak Merkezî Takip Sistemi üzerinden yapılabileceği d) Borç ödenmez veya itiraz olunmazsa yetkili icra dairesi aracılığıyla cebrî icraya devam edileceği (2) Bu Kanun kapsamındaki takiplerde Merkezî Takip Sistemi harcı alınır; ayrıca icraya başvurma harcı ile tahsil harcı alınmaz. (3) Merkezî Takip Numarası alan ödeme emri ile tebliğ mazbatalı kapalı zarfa ilişkin bilgiler, sistem üzerinden ilgili Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi (PTT) birimine iletilir", Ödeme emrinin tebliği ve borcun ödenmesi" başlıklı 6.maddesi, "(1) Ödeme emrini sistem üzerinden alan PTT birimi, ödeme emrinin ve tebliğ mazbatalı kapalı zarfın çıktısını alır ve 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca borçluya tebliğ eder. (2) Borçlu, tebligatın elektronik yolla yapılması zorunlu olan kişilerden ise zorunlu elektronik tebligata ilişkin hükümler uygulanır. (3) Tebliğ durumunu belgeleyen mazbata, ilgili PTT birimi tarafından sisteme yüklenir ve mazbatanın aslı, alacaklı avukatının takip talebinde bildirdiği icra dairesine gönderilir. Alacaklı avukatı, buna ilişkin gideri, takibi başlatırken yatırmak zorundadır. (4) Adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, takibe devam etmek isteyen alacaklı avukatı, sistem üzerinden, borçlunun adres kayıt sisteminde yer alan yerleşim yeri adresine tebligat çıkarılmasını sağlar. (5) Borçluya dördüncü fıkra uyarınca da tebligat yapılamaması veya borçlunun yerleşim yeri adresinin yurt dışında bulunduğunun anlaşılması hâlinde, alacaklı avukatının talebi üzerine, harçlar ikmal edilerek icra dairesinde takibe devam edilir. Bu durumda sistem üzerindeki takip kapatılır. (6) Takip konusu borç, takip harç ve masrafları ile birlikte, ödeme emrinde belirtilen hesap numarasına ödendiğinde takip sona erer. (7) Ödenen para, 30/6/1934 tarihli ve 2548 sayılı Ceza Evleriyle Mahkeme Binaları İnşası Karşılığı Olarak Alınacak Harçlar ve Mahkûmlara Ödettirilecek Yiyecek Bedelleri Hakkında Kanun uyarınca alacaklıdan alınması gereken harç miktarı ayrıldıktan sonra ilgili hesaba aktarılır" Hükümlerini haizdir. 8-Davacı tarafça her ne kadar ödeme emrinde gösterilen borcun tamamının alacaklı hesabına yatırılmasıyla birlikte takibin ve borcun sona ereceği ileri sürülmüş ise de, yukarıda alıntılandığı üzere borcun sona ermesi için takip konusu borcun yanında ayrıca takip harç ve masrafların da ödenmesi halinde takip sona ermektedir. Somut uyuşmazlıkta davacı tarafça asıl alacak, işlemiş faiz ve işlemiş faizin KDV'si olan toplam 6.785,63-TL tutarlı ödeme(EFT kesintisi hariç), MTS takip tarihi olan 05/04/2022'den sonra, 07/04/2022'de gerçekleştirilmiştir. Takip talebiyle birlikte davalı alacaklının takip için yaptığı masraflar ve vekalet ücreti sorumluluğu da başlamakta olup, takibin MTS üzerinden başlatılmış olmasında da genel kuralın aksine farklı bir istisna öngörülmemiştir. Yargılama sırasında davacı tarafça MTS takiplerinde borcun tamamının ödenmesi halinde harç, vekalet ücreti ve takip masrafı sorumluluğu bulunmadığı ileri sürülmekte ise de kanunda açıkça borcun yanında harç ve masrafların da ödenmesi halinde takibin sona ereceği düzenlenmiştir. Vekalet ücreti de geniş anlamda bir takip masrafı olarak değerlendirilmekte olup takip talebiyle birlikte davalı tarafın vekalet ücretine hak kazandığı gözetilerek davacı tarafın bu husustaki iddiaları yerinde görülmemiştir. Yine davacı tarafça ödeme emrinde harç ve masrafların gösterilmemesi nedeniyle davacının bundan dolayı sorumlu olmadığı ileri sürülmüş ise de, ödeme emrinde gösterilmesi gereken hususlar Kanun'un 5.maddesinde sayılmış olup takip harç ve masraflarının ödeme emrinde ayrıca gösterilmesi gerekmemektedir. Zira ödeme tarihi bilinmediği için ödeme tarihindeki faiz, harç ve vekalet ücreti miktarına göre ilgili icra dairesinden dosya kapak hesabı yaptırılarak borcun tamamı ödenebilecektir. Nitekim bu husustaki incelemede ödeme emri üzerinde "haciz ve müteakip işlemler için yetkili icra dairesi olarak "İzmir Adliyesi" gösterildiği, yine ödeme emrinde takip borç, harç ve masraflarının 7 gün içerisinde ödenmesi gerektiğinin belirtildiği görülmüş olup, davacının takip harç ve masraflarına ilişkin herhangi bir araştırma yapmaksızın yalnızca takip çıkışında gösterilen borç miktarını ödemesinin borcu sona erdirmeyeceği, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 59.maddesinde "Takip masrafları borçluya aittir. Alacaklı, yapılmasını talep ettiği muamelenin masrafını ve ayrıca takip talebinde bulunurken borçlunun 62 nci maddeye göre yapabileceği itirazın kendisine tebliğ masrafını da avans olarak peşinen öder. Alacaklı ilk ödenen paradan masraflarını alabilir." şeklinde düzenlenen hüküm gereğince davacı borçlunun sorumluluğunda olan takip masraflarının mahsubu sonrası kalan asıl alacak üzerinden takibe devam olunacağı, davacının borcun ödeme tarihindeki ferilerini ve masrafları icra dairesinden talep etmesi halinde hesaplanarak kendisine bildirilebileceği, ödeme emrinde takip ferileri miktarlarının ayrıca gösterilmemiş olmasının sonuca etkili olmadığı değerlendirilmiştir. 9-Dava konusu takip 05/04/2022 tarihinde başlatılmış olup 07/04/2022 tarihinde 6.873,94-TL ödeme gerçekleştirildiği görülmüştür. Bu durumda ödeme tarihinde öncelikle takip masraf ve harçlardan mahsup edilerek bakiye asıl alacak üzerinden yeniden faiz işletilmesi gerektiği halde haricen tahsil edilen 6.873,94-TL alacağın icra dairesine geç bildirilmesi nedeniyle davacıdan fazladan faiz tahsilatı yapıldığı anlaşılmıştır. Bu nedenle dosyadaki ödeme tarihleri dikkate alınarak yeniden hesaplama yaptırılmışi 01/02/2023 tarihli hesap tablosuna göre davacının 1.026,64-TL tutarında fazla tahsilat yapıldığı anlaşıldığından bu tutarın davacıya iadesi gerektiği kabul edilmiştir. 10-Davacı tarafça MTS ile başlatılan takiplerde harç alınmayacağı ileri sürülmüştür. Gerçekten de MTS ile başlatılan takiplerde başvuru ve tahsil harcı alınmayacağı, yalnızca alacaklının sorumluluğunda olan cezaevi harcı olarak bilinen 30/6/1934 tarihli ve 2548 sayılı Ceza Evleriyle Mahkeme Binaları İnşası Karşılığı Olarak Alınacak Harçlar ve Mahkûmlara Ödettirilecek Yiyecek Bedelleri Hakkında Kanun uyarınca alacaklıdan alınması gereken harcın alınacağı düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta alacağın 6.873,94-TL'lik kısmı MTS aşamasında ödenmiş olup bu kısımla ilgili tahsil harcı alınması yerinde olmayıp yalnızca İzmir ...İcra Dairesi'nde devam olunan takip miktarıyla sınırlı olarak tahsil harcı alınması gerekmekte ise de, tahsil harcı davalı tarafa ödenen bir bedel olmayıp icra memur işlemi neticesinde tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilen bir takip masrafı niteliğindedir. İcra memuru tarafından kanunun hatalı uygulanması nedeniyle borçludan fazladan tahsil harcı alınmış ise bu hususta harcın yersiz alınıp alınmadığının tespiti ve fazla harcın borçluya iadesi hususunda yetkili ve görevli mahkeme İcra Hukuk Mahkemesi olup, bu hususun menfi tespit davasında değerlendirilmesi mümkün değildir. Davada açıkça icra memur işleminin şikayetine yönelik talep bulunmadığından bu hususta görevsizlik kararı verilmemiş, davacı tarafça icra mahkemesine yasal süreler içerisinde ayrıca tahsil harcıyla ilgili başvuruda bulunulabileceği değerlendirilmiştir. 11-Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere takip tarihinden sonra yapılan ödemede öncelikle takip harç, masraf ve vekalet ücretinin mahsup edilerek bakiye kalan asıl alacak üzerinden takibe devam olunabileceği, takibin Merkezi Takip Sistemi üzerinden başlatılmış olmasının davalı tarafın vekalet ücretine hak kazanmasına etkili olmadığı, bu hususta açık bir yasal düzenleme bulunmadıkça vekilin takip başlatmakla birlikte vekalet ücretine hak kazanacağı, Merkezi Takip Sistemi'nin icra dairesi olmamasının verilen avukatlık hizmetinin niteliğini değiştirmeyeceği ve AAÜT ile belirlenen vekalet ücretine hak kazanılacağı, nitekim kanunda da açıkça takip harç ve masraflarının ödenmesi halinde borcun sona ereceğinin düzenlendiği, bu haliyle davacının iddialarının yasal dayanağı bulunmadığından kısmi ödemenin öncelikle takip harç ve masraflarının düşülmesi ile bakiye asıl alacak üzerinden takibe devam olunmasında bir hukuka aykırılık bulunmadığı, harç oran ve miktarlarının takip hukukuna yönelik işlemlerden kaynaklandığı ve icra hukuk mahkemesince incelenebileceği, ancak takip başlangıç ve ödeme tarihleri itibariyle yapılan hesaplamada davacının 1.026,64-TL fazla ödeme yaptığı anlaşıldığından bu miktarın iadesi gerektiği gözetilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalı tarafça yargılama sırasında bakiye fazla ödeme miktarının icra müdürlüğü tarafından davacıya iade edildiği ileri sürülmüş ise de dosya kapsamında ve icra dosyası içeriğinde davacıya yapılmış bir ödeme kaydı bulunmadığından bu husustaki savunmanın ispat edilemediği değerlendirilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, İzmir 11.İcra Dairesi'nin 2022/8190 Esas sayılı takip dosyasında davacıdan fazladan tahsil edildiği anlaşılan 1.026,64-TL'nin tahsil tarihi 31/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlasına dair istemin reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85-TL harçtan peşin olarak alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 89,95-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden davalı yararına takdir edilen 2.710,62-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça sarf edilen 179,90-TL başvuru harcı ile 307,00-TL posta ve tebligat ücreti toplamı 486,90-TL yargılama giderinin davanın ret ve kabul oranına göre takdiren 133,75-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, Dair, davacının yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, dava değerinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesinde gösterilen İstinaf kanun yolu başvuru sınırının altında kalması nedeniyle kesin nitelikte olduğu ve kanun yoluna başvurulamayacağı açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/12/2023 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/19, K. 2023/993, T. 07.12.2023, www.arakarar.com/karar/izmir-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-19-e-2023-993-k-d2d8557f2a8a