İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1082 E. 2024/809 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/1082
Karar No
2024/809
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/1082 Esas KARAR NO : 2024/809 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/12/2023 KARAR TARİHİ : 19/09/2024 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesi ile; 05.04.2023 tarihinde sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile müvekkilinin ruhsat sahibi olduğu... plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda davalı şirket nezdinde ZMMS poliçe teminatı bulunan... plakalı araç %100 kusurlu olduğunu, kaza sonucunda müvekkilinin ruhsat sahibi bulunduğu ... markalı,... plakalı araçta değer kaybı olduğunu, ilgili mevzuat gereğince araçta meydana gelen değer kaybı tazminatının taraflarına ödenmesi için 13.09.2023 tarihinde davalı sigorta şirketine yapılan başvuru sonucu ...hasar dosya no'lu dosya açıldığını ve 05.10.2023 tarihinde Av....'ın hesabına 6.152,00-TL yatırıldığını, yapılan bu ödemenin eksik olarak yapılması sebebiyle, 12.10.2023 tarihinde değer kaybının tam olarak yatırılması için davalı sigorta şirketine yeniden başvuru yapıldığını, ancak başvurularının olumsuz sonuçlandığını, arabuluculuk başvurularının anlaşamama olarak sonuçlandığını, davalı sigorta şirketinin ... plakalı araçta oluşan değer kaybı tazminatını tam olarak yatırmaması sebebiyle işbu davayı açma zorunluluklarının hasıl olduğunu, Sürücü ... yönetimindeki aracın haksız fiil ve kusuru ile meydana gelen trafik kazası neticesinde müvekkiline ait araçta oluşan değer kaybına binaen şimdilik 100,00-TL’nin; kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, ıslah dilekçesi ile; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100,00-TL olarak belirttikleri talep sonuçlarını 13.748,00-TL ıslahı ile 13.848,00-TL'ye arttırdıklarını, ıslah taleplerinin kabulü ile alacak kalemlerinin, dava tarihinden itibaren yürütülecek bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; işbu davanın açılmasının usul ekonomisi ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, davacının dava konusu kazaya ilişkin değer kaybı tazminatını müvekkili şirketten tam ve eksiksiz bir şekilde tahsil ettiğini, dava konusu kazaya ilişkin olarak davacı taraf değer kaybı tazminatı için Müvekkili Şirkete başvurmuş olup, Müvekkili Şirketin dava konusu kazada aracı zarar gören davacıya değer kaybı tazminatını ödediğini, işbu davada Müvekkili Şirket'ten talep edilen değer kaybı tazminatı zaten Müvekkili Şirket tarafından tam ve eksik olarak ödendiğini, davacının işbu davayı açmasında hukuki bir yararı kalmamış olup, kötü niyet ile işbu davayı ikame ettiğini, davacının değer kaybı tazminatını Müvekkili Şirket'ten tam ve eksiksiz şekilde almış olmasına rağmen işbu davanın açılması usul ekonomisine aykırılık teşkil ettiğini, dava konusu kazaya ilişkin davacının aracında oluşan değer kaybına ilişkin müvekkili şirket tarafından ödeme yapıldığını, meydana gelen hasar dolayısıyla değer kaybı raporuna istinaden, ödeme yapılmış olup şirketin işbu kazaya ilişkin başkaca bir sorumluluğu kalmadığını, değer kaybı tazminatının müvekkili şirket tarafından karşılanmış olduğunu yinelemekle beraber değer kaybı taleplerinin maddi teminat limitlerinin en fazla %15'ine kadar olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile değer kaybı hesaplaması yapılırken davacı tarafa ait aracın km'si, tramer kaydı, daha önceki kazalar ve yaşı göz önüne alınması gerektiğini, bu nedenlerle davanın öncelikle usulden reddine, usulden red taleplerinin yerinde görülmemesi halinde Müvekkili Şirket tarafından değer kaybı tazminatı ödenmesine rağmen davacının haksız olarak açtığı işbu davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Trafik kaza tutanağı, araç ruhsatları, sigorta poliçesi, hasar dosyası, fatura suretleri, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 22/06/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "... Sn. Mahkemenin... E. sayılı dava dosyasında, yukarıda arz edilen hususlarla, Trafik Kural İhlalleri Yönünden: Davalı...Sigorta A.Ş nezdinde 28.12.202/2023 tarihleri arasında... sayılı ZMMS (trafik) poliçesiyle sigortalı ... plakalı 2017 model ... marka otomobil sürücüsü ...ın kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK.nın diğer sürücü kusurlarından 52/B ve 52/C ile sürücü asli kusurlarından 84/D maddelerini ihlal ettiği, ... plakalı 2006 model... marka panelvan kamyonetin maliki ve sürücüsü olan davacı ...’ın kazanın oluşumuna katkı sağlayacak trafik kurallarına aykırı etken davranış faktörü görülmediği, Kazanın oluşumuna katkı sağlayacak başkaca etken kişi, kurum, kuruluş ve dış etmenler olmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır. Değer kaybı bedeli yönünden: ...plaka sayılı ... 1.3 CDTI CITY PLUS 2006 model kamyonetin 05.04.2023 riziko tarihi itibarıyla dava konusu olaya bağlı olarak piyasa rayiçlerine göre 20.000,00 TL reel değer kaybı meydana geldiği görüş ve kanaatine varılmıştır. Somut olayda davalı ... Sigorta A.Ş. kazada kusurlu olan...plaka sayılı aracın... numaralı poliçesi kapsamında, düzenleme tarihi itibarıyla KZMM Sigortasını tanzim eden şirket olup... plaka sayılı araçta meydana gelen zararı (Sn. Mahkemenin takdir edeceği sigortalısının kusuru oranında) sigortacısının sorumluluk riski ve K.T.K 85/1 ve 91 kapsamında 10.000,00 TL. olarak hesaplanan değer kaybı bedelinden poliçe limitiyle sorumlu olduğu, ancak 05.10.2023 tarihinde davacı Vekiline 6.152,00 TL. ödendiği tespit edilmiş olup, 13.848,00 TL. bakiye değer kaybı bedelinden poliçe limitiyle sorumlu olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. Dosya kapsamında davacı vekili tarafından davalı Sigorta Şirketine 12.10.2023 tarihinde değer kaybı bedeli ihbarı yapıldığı, ihbarın 13.10.2023 tarihinde tebliğ edildiği nihai kararın takdiri Sn. Mahkemeye ait olmakla, davalı Sigorta Şirketinin 26.10.2023 tarihi itibarıyla -ödenmeyen borç miktarı bakımından- temerrüde düşeceği görüş ve kanaatine varılmıştır..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; 1-Dava, trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluşan değer kaybı zararının tahsili talepli maddi tazminat davasıdır. 2-Dava konusu uyuşmazlık davacıya ait ... plaka sayılı araç ile davalı sigorta şirketinin ZMMS sigorta poliçesiyle sigortalısı olan ....plaka sayılı araç arasında meydana gelen 05/04/2023 tarihli trafik kazasında kusur dağılımı ve davacıya ait araçta kaza sonrasında oluşan değer kaybı zararının miktarı noktalarında toplanmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun; 85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir. Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. 49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." 50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış, -Fiilin hukuka aykırı olması -Zararın meydana gelmesi, -Kusur, -Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır. Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır. 3-Dava konusu uyuşmazlıkta davalı taraf zarar verdiği ileri sürülen aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olup uyuşmazlıkta sigorta hukuku uygulanacağı, bu haliyle uyuşmazlığın çözümünde Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen sigorta hukukunun uygulanacak olması nedeniyle mutlak ticari dava niteliğinde olduğu ve bu itibarla uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesi görev alanına girdiği değerlendirilmiştir. Somut olayda, dava konusu kazaya karışan ... plaka sayılı aracın davalı şirket nezdinde 19/11/2022-19/11/2023 tarihleri aralığında KZMMS sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu, kaza tarihi 13/06/2023 itibariyle davalı sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan sorumluluk üst sınırının 120.000,00-TL olduğu görülmüştür. 4-Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir. Yasal düzenleme uyarınca sigorta şirketinin sorumluluk miktarı belirlenirken, zarar veren sigortalının genel hükümlere göre sorumlu tutulması gereken usul ve esaslara göre belirleme yapılması gerekmektedir. 5-Haksız fiil sorumluluğunun tespiti bakımından öncelikle zarara sebebiyet veren trafik kazasının gerçekleşmesinde tarafların kusur durumlarının değerlendirilmesi gerekmektedir. Mahkememizce kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamında toplanan deliller çerçevesinde kusur durumlarının ve kural ihlallerinin tespiti için adli trafik bilirkişiden rapor alınmış, dosyaya sunulan 22/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu kazanın davalı sigorta şirketinin sigortalısı olan... plaka sayılı araç sürücüsü dava dışı ...ın KTK 52/B, 52/C ve 84/D maddelerine yönelik kural ihlali nedeniyle meydana geldiği, davacı araç sürücüsünün ise kazaya etkili bir kural ihlalinin bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Davalı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı itirazlar ileri sürülmüştür. Dosya kapsamının incelenmesinde dava konusu kazanın davalının sigortalısı araç sürücüsünün takip mesafesi, güvenli duruş mesafesi ve hız kurallarına uygun olarak aracı kullanmaması neticesinde kendisinin önünde seyreden davacıya ait araca çarpması suretiyle gerçekleştiği, kazanın oluşumunda dava dışı araş sürücüsü ...n asli ve %100 oranında kusurlu olduğu değerlendirilmekle davalı sigorta şirketi tam kusur üzerinden sorumlu tutulmuştur. 6-Davacının kaza sonucu oluşan değer kaybı zararının tespiti için otomotiv konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmış, dosyaya sunulan 22/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle davacıya ait aracın hasarın onarılmasının ekonomik olduğu ve kaza öncesine göre kaza nedeniyle gerçekleştirilen onarımlardan dolayı 20.000,00-TL değer kaybı oluşacağı, davalının dava öncesi yaptığı 6.152,00-TL ödemenin mahsubu ile bakiye 13.848,00-TL değer kaybı zararının bulunduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davalı vekili tarafından rapora karşı itirazlar ileri sürülmüştür. Dosya kapsamı ve itirazların incelenmesinde, kaza sonucu gerçekleşen hasarın boyutu ve onarım gören parçalar dikkate alındığında, 2023 yılı itibariyle ikinci el araç değerlerinin de oldukça yüksek olduğu piyasa şartlarında 20.000,00-TL değer kaybı hesaplamasının dosya kapsamına ve piyasa rayiçlerine uygun olduğu gözetilerek yeniden rapor alınmasına gerek görülmemiş, 20.000,00-TL değer kaybı zararı hesaplaması hükme esas alınmıştır. Davalı sigorta şirketi tarafından davacıya dava öncesi yapılan 05/10/2023 tarihli 6.152,00-TL miktarlı ödemenin mahsubu sonrasında ise davalının bakiye davacı zararının 13.848,00-TL olduğu tespit ve kabul edilmiştir. 7-Davacı tarafça dava değeri 19/07/2024 tarihli ıslah dilekçesiyle 13.848,00-TL'ye yükseltilmiş olup mahkememizce tespit edilen zarar miktarı üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı şirket tarafından dava öncesinde yapılan ödemelerle poliçe limitinin tükenmediği ve bakiye 86.637,20-TL poliçe limiti bulunduğu, kabul edilen zarar miktarı olan 13.848,00-TL'nin poliçe limitleri dahilinde olduğu gözetilerek poliçe limitinden dolayı dava değerinden daha düşük bir sorumluluk öngörülmemiştir. 8-Davalı sigorta şirketinin sorumluluğu ihbar sonrası temerrüt koşullarının oluşması ile başlayacağından davacının dava öncesinde değer kaybı zararının karşılanması talebiyle 13/09/2023 tarihli yazılı başvurusu bulunulduğu, 26/09/2023 tarihinde davalı şirketin temerrüde düşeceği gözetilerek 26/09/2023 tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir. Faiz türü olarak davacı tarafça ıslah dilekçesi ile tazminata en yüksek mevduat faizi uygulanması talep edilmiş olup, davalının sigortalısı aracın ruhsat kaydının hususi olduğu ve aracın ticari maksatlı kullanıldığına dair dosyada mevcut bir delil bulunmadığı, bu haliyle sigorta şirketinin de yasal faiz ile sorumlu olacağı değerlendirildiğinden yasal faize hükmedilmiştir. 9-"6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. Fıkrasında ise, özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz."(Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 2021/14429 Esas 2021/5729 Karar sayılı 29/09/2021 tarihli ve 2021/23273 Esas 2022/901 Karar sayılı 20/01/2022 tarihli ilamları) "Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığından, arabuluculuk ücretinin davacıya yüklenmesi doğru olmuştur." (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi'nin 2024/1010 Esas 2024/938 Karar sayılı 29/05/2024 tarihli ilamı) Her ne kadar mahkememizce davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yukarıda alıntılanan Yargıtay ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi kararlarına göre dava şartı olarak yazılı başvuru şartı bulunan uyuşmazlıkta zorunlu olmadığı halde arabuluculuk yoluna başvurulduğu ve masrafa sebebiyet verildiği anlaşıldığından arabuluculuk ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, 13.848,00-TL değer kaybından kaynaklanan maddi tazminatın bakiye poliçe limiti 86.637,20-TL aşılmamak kaydıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine, tazminat miktarına 26/09/2023 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 945,95-TL harçtan peşin olarak alınan 269,85-TL ile ıslah harcı olarak alınan 235,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 441,1‬0-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 13.848,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85-TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 235,00-TL toplamı 504,85-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça sarf edilen 269,85-TL başvuru harcı, 63,50-TL posta ve tebligat ücreti, 5.400,00-TL bilirkişi ücreti toplamı 5.733,35‬-TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, 7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, dava değerinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesinde gösterilen İstinaf kanun yolu başvuru sınırının altında kalması nedeniyle kesin nitelikte olduğu ve kanun yoluna başvurulamayacağı açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/09/2024 Katip... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1082, K. 2024/809, T. 19.09.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-1082-e-2024-809-k-9a0028d63bfb