İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1031 E. 2024/821 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/1031
Karar No
2024/821
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/1031 Esas KARAR NO : 2024/821 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/12/2023 KARAR TARİHİ : 24/09/2024 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından davalı aleyhine Torbalı İcra Müdürlüğü’nün...esas sayılı dosyası ile icra takibine girişilmiş olduğunu, borçlu yanın yetki itirazı neticesinde dosya İzmir...İcra Müdürlüğü’nün...Esasına kaydolmuş ve davalı/borçlu yana ödeme emri gönderildiğini, nevar ki davalı yan süresinde yapmış olduğu haksız itiraz ile takibin durmasına sebebiyet verdiğini, davalı/borçlu yan tarafından yapılan itiraz tamamen haksız ve hukuki destekten yoksun olduğunu, takibin ve dolayısı ile alacağımızın tahsilini güçleştirmeye yönelik olduğunu, müvekkili şirket alacağı ve takibe konu edilen faturalar nedeni ile davalı borçlu olduğunu, ayrıca davalı taraf takibe konu faturaya; fatura içeriğinde belirtilen ürünlere itiraz etmemiş olup, sadece kendisine ödeme emri tebliğ olunca takibe itiraz ettiğini, bunun dışında borçlu şirket yetkilisi icra takibinden önce müvekkili şirkete borcun bir kısmına karşılık çek vermek istemiş ancak müvekkili ya borcun tamamına çek verilmesini yada nakden ödenmesini talep ettiğini ve bu çeki kabul etmediğini, davalı yan borcu bilmesine müvekkili ile görüşmesine rağmen borca itiraz ettiğini, davalı/borçlu tarafından borç miktarı bilinmesine rağmen davalı tarafça kötü niyetle itiraz edildiğini, davalı aleyhine haksız itirazı sebebi ile %20 den aşağı olmamak kaydı ile icra inkâr tazminatına da hükmedilmesi gerektiğini, davanın kabulü ile davalının yapmış olduğu haksız itirazının iptaline; takibin devamına, haksız itiraz sebebi ile davalının % 20 den aşağı olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekiline dava dilekçesinin ve tensip zaptının tebliğ edildiği ancak davaya cevap vermediği görülmüştür. DELİLLER: İzmir...İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası, davalı şirkete ait çek sureti, bilirkişi incelemesi, keşif, müvekkil şirket kayıtları, banka kayıtları, fatura ve ilgili her türlü delil suretleri delil olarak değerlendirilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 07/06/2024 Tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...Ayrıntılarına rapor içeriğinde detaylı olarak yer verildiği üzere; Sayın Mahkemenin ara kararı gereğince davacının yasal defter ve dayanağı belgeleri ile dosya içeriği belgeler üzerinde yapılan incelemeler kapsamında: -Davacı ile davalı arasındaki ticari çalışmanın rapor içeriğinde de bahsedildiği şekli ile davacı tarafından davalı adına tanzim edilen mal/hizmet faturası kapsamında gerçekleştiği, bahse konu e-faturanın elektronik ortamda tebliğinin yapıldığı, söz konusu faturaya davalı tarafından süresi içinde herhangi bir itirazda bulunulmadığı, her iki yana ait vergi dairesi kayıtlarının birbirini teyit ettiği, davacı tarafından davalı yana yapılan mal ve hizmete yönelik olarak davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı, yapıldı ise bu yönde bir belge ibrazında bulunulmadığı dikkate alındığında davacının davalıdan takip ve dava tarihi itibarıyla 43.200.TL tutarında alacaklı olduğu tespit edilmiştir.Durum saygı ile Sayın Mahkemeye arz olunur. ..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; 1-Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. 2-Davacı vekili dava dilekçesi ile, davalıya takip dayanağı fatura içeriğinin verildiği ancak davalının haksız olarak takibe itiraz ettiği, davalının borcu ödemek üzere davacıya kısmi ödeme içeren bir çek teklif ettiğini ancak davalının bu ödemeyi kabul etmediğini, davalının haksız olarak borcu bilmesine rağmen takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini ve %20'den az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. 3-Davalı şirkete usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilmiş ise de davaya cevap verilmediği görülmüştür. 4-Dosya kapsamının incelenmesinde, davacı tarafça takibin Torbalı İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası üzerinden başlatıldığı, davalı borçlunun yetki itirazı üzerine davacı tarafça İzmir ...İcra Dairesi'nin... Esas sayılı takip dosyası üzerinden yeniden takip başlatıldığı, yetkili icra dairesinde başlatılan takibe karşı davalı vekilinin 14/11/2023 tarihli itiraz dilekçesiyle takibe, borca ve ferilerine itiraz edildiği ve takibin durduğu, itiraz sonrası 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde itirazın iptali davası açıldığı görülmüştür. 5-Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle hukuki ilişkinin nitelendirilmesi gerekmektedir. Takip ve davada dayanılan 17/08/2023 tarihli fatura içeriğinin incelenmesinde bir kısım makine parçasıyla birlikte eser sözleşmesinin unsurları açısından belirleyici olabilecek nitelikteki sökme-takma ve sarma işlemlerinin de yer aldığı, bu haliyle davacının bir araç tamiri için parçayla birlikte onarım işini de yerine getirdiği, buna göre taraflar arasındaki hukuki ilişkide eser sözleşmesi unsurlarının ağırlıklı olduğu gözetilerek alacak-borç ilişkisinin eser sözleşmesinden kaynaklandığı kabul edilmiştir. Eser sözleşmesinde kural olarak iş sahibi sözleşme bedelini ödediğini, yüklenici ise sözleşme konusu imalatları gerçekleştirdiğini ispat külfeti altındadır. Kural olarak alacaklı, alacağın kaynağını oluşturan fatura içeriğinde yer alan mal veya hizmetin davalı borçluya verildiğini ispat külfeti altındadır. Alacaklı bu husustaki ispatı imzalı fatura veya sevk irsaliyesi ile sağlayabileceği gibi mal veya hizmetin borçluya verildiğini ispat eden diğer yazılı, görsel delillerle ispat edebilebilir. Yine kendi ticari defterlerinde lehine olan kayıtların davalı ticari defterleri ile doğrulanması veya davalının ticari defterlerini ibraz etmemiş olması halinde de alacağın varlığı ispat olunabilir. Zira Yargıtay'ın artık istikrar kazanmış uygulamasına göre bir tacirin ticari defterlerine bir faturayı kaydetmiş olması, fatura içeriği mal veya hizmetin kendisine sağlandığının ispatı olarak kabul edilmektedir. Mahkememizce davacı vekiline ve davalı şirkete ticari defterlerin ibrazı hususunda süre verilmiş ise de, yalnızca davacı tarafça ticari defterler ibraz edilmiş, davalı şirket tarafından dosyaya ticari defterlerin ibrazı hususunda herhangi bir beyan sunulmamıştır. Davacı şirketin incelenen ticari defterlerinde takip konusu 17/08/2023 tarihli 43.200,00-TL bedelli faturanın ticari defterlerde kayıtlı olduğu, buna karşın herhangi bir ödeme kaydının bulunmadığı, davacı ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacının 43.000,00-TL alacaklı göründüğü tespit edilmiştir. 6-Ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin yasal düzenleme 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesinde yer almaktadır. "1-Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. 2-Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. 3-İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." Madde metninde de açıklandığı üzere ticari defterlerin bir tarafın kendi lehine delil olarak kabul edilmesi için öncelikle usulüne uygun tutulmuş, açılış ve kapanış onaylarının süresinde yaptırılmış olması gerekmektedir. Bunun yanında ticari ilişkinin karşı tarafının aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterindeki kayıtların bu deftere aykırı olmaması veya karşı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. 7-Somut olayda davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarına göre davacının takip tarihi itibariyle 43.200,00-TL alacak bakiyesi bulunduğu görülmüştür. Davalı tarafın ticari defter ve kayıtları sunulmadığı, bilirkişi raporunda davacı defterlerine göre yapılan tespit davalı tarafa tebliğ edilmesine rağmen herhangi bir itirazda bulunulmadığı gözetildiğinde davacının kendi ticari defterlerinde lehine olarak tespit edilen alacak bakiyesinin ispat edilmiş olduğu kabul edilmiştir. 8-Davacı tarafça takipte ve davada işlemiş faiz talebinde bulunulmuş ise de, taraflar arasında belirli vade içeren bir sözleşme bulunduğuna dair geçerli bir ispatın sağlanmadığı, davalının takip öncesinde temerrüde düştüğüne dair bir delil de gösterilmediği, bu haliyle takip öncesi dönem için işlemiş faiz talep edilemeyeceği gözetilerek işlemiş faiz yönünden talebin reddine karar verilmiştir. 9-Davacı tarafça inkar tazminatı talebinde bulunulmuştur. Dava konusu alacak faturadan kaynaklanmakta olup faturanın davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği, ispat kurallarına göre davacının kendi lehine delil kabul edilen defter kayıtlarına göre alacağın fatura bedelinden kaynaklandığı ve bu haliyle alacağın varlığı ve miktarının davalı tarafça bilinebileceğinin kabulü gerektiği gözetilerek %20 oranında inkar tazminatına hükmedilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, İzmir...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan davalı itirazının 43.200,00-TL asıl alacak yönünden iptaline, asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmesine, fazlasına dair istemin reddine, 2-Alacak likit nitelikte görülmekle kabul edilen dava değerinin %20'si üzerinden hesaplanan 8.600,00-TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.950,99-TL harçtan peşin olarak alınan 531,09-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.419,9‬0-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 531,09-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça sarf edilen 269,85-TL başvuru harcı ile 762,00-TL posta ve tebligat ücreti, 3.000,00-TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplam 4.031,85‬-TL yargılama giderinin, davanın ret ve kabul oranına göre 3.960,95-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, 8-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve ret oranında hesaplanan 3.065,14-TL'sinin davalıdan, 54,86‬-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, davacı vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/09/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1031, K. 2024/821, T. 24.09.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-1031-e-2024-821-k-e3ab83ffddd3