İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1003 E. 2024/796 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/1003
Karar No
2024/796
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/1003 Esas KARAR NO : 2024/796 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/12/2023 KARAR TARİHİ : 17/09/2024 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesi ile; Müvekkili şirkete ait.../02/2023 tarihinde, karşı taraflardan ...' un sürücü, ...' ün malik olduğu... plakalı (ticari araç) aracın çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkili şirkete ait araç çarpmanın etkisiyle maddi hasara uğradığını, kazanın meydana gelmesine davalı sürücü ... sebep olduğunu, kaza sonrasında Trafik Düzenleme ve Denetleme Büro Amirliği tarafından düzenlenen Kaza Tespit Tutanağına göre, davalı sürücü kusurlu davranışları nedeniyle asli ve tam kusurlu olduğunu, müvekkili aracında meydana gelen hasar bedeli, müvekkile ait aracın... Hasar dosya numaralı, kasko sigorta poliçesini düzenleye...Sigorta A.Ş. Tarafından aracın onarıldığını, müvekkili şirket araç kiralama işi yapmakta olduğunu, şirkete ait... plaka sayılı aracın tamir süresince kazanç kaybı oluştuğunu, müvekkili şirket alacağının yüksek olması, davalı aracının iyiniyetli 3.şahıslara satışı halinde alacağının tahsilin imkansız hale gelecek olması ve bu nedenle müvekkili şirketin mağduriyetine sebebiyet verilmemesi için, davalı adına kayıtlı ... plaka numaralı aracın kaydına İhtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ettiğini, yukarıda izah olunan sebeplerle; davalıya ait aracın devri ile alacağın tahsili imkansız hale geleceğinden davanın devamı süresince kazaya karışan ... plakalı araç ile maddi zararın boyutu da dikkate alınarak varsa başkaca araçları ve taşınmazları üzerine teminatsız ihtiyati tedbir konulmasına, dava tarihi itibariyle kusur durumunun ve alacak miktarının tam ve kesin olarak belirlenememesi ve bu durumun yapılacak yargılama sonucu ortaya çıkacak olması nedeniyle fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere 100,00-tl değer kaybı, 100,00- tl kazanç kaybı olmak üzere toplam 200,00-tl alacağın, 23/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, arabuluculuk görüşmesinin anlaşmazlık ile sonuçlanması nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesisinin 16/2-c maddesi gereğince Arabuluculuk Taraf Vekalet Ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin müştereken ve müteselsilen davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini müvekkili şirket adına talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, ıslah dilekçesi ile; 23.500,00- TL değer kaybı ve 3.353,42-TL ikame araç bedeli olmak üzere toplam 26.853,42-TL alacağın hasar tarihi olan 23.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsiline, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalılara dava dilekçesinin tebliğ edildiği, ancak davaya cevap vermedikleri görülmüştür. DELİLLER: Trafik kaza tutanağı, araç ruhsatları, sigorta poliçesi, hasar dosyası, fatura suretleri, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 18/03/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "...S O N U Ç: 23.02.2023 tarihinde Davacıya ait ve sürücü... sevk ve idaresindeki ... plakalı ... marka araç ile maliki davalı ... AKDENİZ ve sürücüsü Davalı ... olan... plakalı... marka ticari taksi arasında meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sebebiyle; 1)... plaka sayılı davalı ticari araç sürücüsü ... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 67/b maddesini ihlal ettiğinden dolayı KAZANIN OLUŞUMUNA HATASI İLE ETKEN OLDUĞU, 2)... plaka sayılı davacı taraf araç sürücüsü ...meydana gelen KAZANIN OLUŞUMUNA ETKEN KURAL İHLALİ VE FAKTÖRÜ OLMADIĞI, 3)Meydana gelen trafik kazasına etken başka kişi ya da kurum bulunmadığı, 4)Davacıya ait... plakalı 2019 Model yılı ...marka araçta bahse konu trafik kazası sebebiyle yukarıda belirtilen Serbest Piyasa Şartlarına göre; Aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2.el piyasa rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. El rayiç değeri arasındaki fark nedeniyle 23.500,00 TL (Yirmiüçbinbeşyüzlira) Değer Kaybı meydana gelmiş olacağı, 5) Dava konusu aracın onarımı için makul onarım süresi 7 İş Günü olarak kabul edilmiş ve benzer özelliklere sahip bir aracın kaza tarihi itibariyle günlük kiralama bedelinin 479,06 TL/gün hesabı ile İkame araç gideri 3.353,42 TL (Üçbinüçyüzelliüçlirakırkikikuruş) hesap edilmiş olduğu, Yönündeki görüşlerimizi konunun hukuki ve nihai takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere Saygıyla Arz Ederiz ..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; 1-Dava, trafik kazası nedeniyle oluşan değer kaybı zararının ve ikame araç zararının tahsili talepli maddi tazminat davasıdır. 2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık trafik kazasının meydana gelmesindeki kusur dağılımı, davacıya ait araçta oluşan değer kaybı zararı oluşup oluşmadığı, davacıya ait aracın onarımda geçen sürede kullanılamaması nedeniyle zarar oluşup oluşmadığı ve bu zararların davalılardan tahsilinin gerekip gerekmediği noktalarında toplanmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun; 85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir. Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. 49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." 50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış, -Fiilin hukuka aykırı olması -Zararın meydana gelmesi, -Kusur, -Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır. Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır. 3-Davacı tüzel kişi ticaret şirketi olup zarar gören aracın şirket aracı olması nedeniyle tacirin işletmesiyle ilgili olduğu, davalıların maliki ve sürücüsü oldukları aracın da ticari nitelikte minibüs olması nedeniyle uyuşmazlığın mutlak ticari dava niteliğinde olduğu ve bu itibarla uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesi görev alanına girdiği değerlendirilmiştir. 4-Haksız fiil sorumluluğunun tespiti bakımından öncelikle zarara sebebiyet veren trafik kazasının gerçekleşmesinde tarafların kusur durumlarının değerlendirilmesi gerekmektedir. Mahkememizce kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamında toplanan deliller çerçevesinde kusur durumlarının ve kural ihlallerinin tespiti için adli trafik bilirkişiden rapor alınmış, dosyaya sunulan 18/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu kazanın davalı araç sürücüsü ...'un Karayolları Trafik Kanunu'nun 67/b maddesini ihlalinden dolayı gerçekleştiği, davacı şirkete ait araç sürücüsü dava dışı ...'in kural ihlalinin bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Rapora karşı davalı ... vekili tarafından itirazlar ileri sürülmüş ise de, kaza sonrası düzenlenen ve kaza oluş şekli itibariyle tarafların kazanın farklı şekilde gerçekleştiğine dair bir iddia ve savunmasının bulunmadığı kaza tespit tutanağına göre davalı araç sürücüsü ...'un sevk ve idaresindeki... plaka sayılı araç ile geri manevra yaparak kazanın gerçekleştiği caddeye çıkmak üzere hareket ettiği ve sonrasında kazanın gerçekleştiği, davalı araç sürücüsünün ana yola çıkış sırasında yolda seyrine devam eden araçların geçişlerini bekleyip güvenli bir şekilde yola çıkış yapması gerektiği halde bu hususta gerekli dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle asli ve tam kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiği dikkate alınarak davalıların %100 kusur oranıyla sorumlu oldukları kabul edilmiştir. 6-Davacının kaza sonucu oluşan değer kaybı zararının ve aracın onarımında geçecek sürede benzer özellikte bir aracın temin edilmesi için sarf edilebilecek miktarın tespiti için otomotiv konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmış, dosyaya sunulan 18/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle davacıya ait aracın hasar onarımı sonrasında araçta 23.500,00-TL değer kaybı meydana geleceği, aracın onarımının 7 gün sürebileceği ve bu sürede emsal nitelikte bir aracın günlüğü 479,06-TL bedel ile olmak üzere toplam 3.353,42-TL bedel ile araç kiralanabileceği yönünde rapor sunulmuştur. Bilirkişi raporuna karşı davacı vekili tarafından itirazlar ileri sürülmüştür. Değer kaybı zararı yönünden yapılan incelemede, aracın onarım gören parçaları, yaşı, kullanım kilometresi, marka ve modeline(2019) göre, aracın kaza tarihindeki rayiç değerine göre 23.000,00-TL değer kaybı zararının piyasa şartlarına uygun olduğu değerlendirilmekle yeniden rapor alınmasına gerek görülmemiş, bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacıya ait aracın kaza nedeniyle 23.500,00-TL değer kaybına uğradığı kabul edilmiştir. İkame araç zararı yönünden yapılan değerlendirmede, araçta kaza nedeniyle meydana gelen hasarın miktarı ve onarım süresine göre kiralama süre ve bedelinin makul düzeyde olduğu, rapora karşı itirazlarda somut bir itiraz nedeni gösterilmemiş olduğu hususu da dikkate alınarak davacının ikame araç ücreti zararının 3.353,42-TL olduğu kabul edilmiştir. 7-Dava değeri davacı vekilinin 13/06/2024 tarihli değer artırım dilekçesi ile değer kaybı zararı yönünden 23.500,00-TL'ye, ikame araç zararı yönünden ise 3.353,42-TL'ye yükseltilmiştir. Mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi raporu ile davalıların asli ve tam kusurlu olarak zararın tamamından sorumlu oldukları, davacıya ait aracın kaza öncesine göre onarım sonrasında 23.500,00-TL değer kaybına uğrayacağı, davacının hasar onarım süresince araçtan faydalanamamış olması nedeniyle 3.353,42-TL zararının oluşacağı anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiş, zarar veren aracın ticari nitelikte olması nedeniyle oluşan zarar bedeline ticari faiz istenebileceği gözetilerek kaza tarihinden itibaren avans faizine hükmedilerek zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. 8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup, İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun sarf kararı ile 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin hazine tarafından karşılandığı anlaşıldığından bu tutarın yargılama giderleri kapsamında değerlendirilerek haklılık durumuna göre tahsili yönünde hüküm kurulmuştur HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, A-23.500,00-TL değer kaybından kaynaklanan maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tazminat miktarına kaza tarihi 23/03/2023 tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, B-3.353,42-TL ikame araç zararından kaynaklanan maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tazminat miktarına kaza tarihi 23/03/2023 tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.834,35-TL harçtan peşin olarak alınan 269,85-TL ile ıslah harcı olarak alınan 460,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.104,50-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85-TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 460,00-TL toplamı 729,85-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça sarf edilen 269,85-TL başvuru harcı, 1.005,25-TL posta ve tebligat ücreti, 5.500,00-TL bilirkişi ücreti toplamı 6.775,1‬0-TL yargılama giderinin, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, 6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, 7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, davacı vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, dava değerinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesinde gösterilen İstinaf kanun yolu başvuru sınırının altında kalması nedeniyle kesin nitelikte olduğu ve kanun yoluna başvurulamayacağı açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/09/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1003, K. 2024/796, T. 17.09.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-1003-e-2024-796-k-e285a3d04dbf