İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/848 E. 2023/471 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/848
Karar No
2023/471
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/848 Esas KARAR NO : 2023/471 DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 04/04/2021 KARAR TARİHİ : 30/05/2023 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesi ile; davalı kooperatif nezdinde kasko sigorta poliçesi bulunan davacıya ait ve tüketici olarak kullandığı... plakalı aracın 06/04/2020 tarihinde sürücü...sevk ve idaresinde iken... yönetimindeki ... plakalı araçla çarpışması neticesinde davacının aracında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazada davacıya ait aracın asli kusurlu bulunduğunu, yaşanan kaza sonrasında davacının davalı sigorta şirketine ihbarda bulunduğunu ve hasar dosyası açıldığını, davacının aracının olduğu servise davalı sigorta şirketi tarafından eksper görevlendirmesi yapılmadığını, oluşan hasarın tespiti için eksper tayini yapıldığını, hasarın kayıt altına alınarak rapor tanzim edildiğini, 04/08/2020 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuruda bulunduğunu, davalının araçta oluşan maddi hasarı gidermediğini ve araçta oluşan onarım bedeli ödenmediğini beyanla araçta meydana gelen zarar nedeniyle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla ileride yapılacak bilirkişi tespiti sonucu ortaya çıkacak zarardan kaynaklı tazminat talebini arttırmak üzere şimdilik 100,00 TL'nin davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya ödenmesine, araçta oluşan hasarın kayıt altına alınması ve rapor tanzimi için zorunlu olarak yapılan 500,00 TL eksper ücretinin yargılama giderinden sayılarak davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, ıslah dilekçesi ile; dava dilekçesinde müvekkiline ait... plakalı araçta meydana gelen hasar için talep ettikleri 100,00-TL tazminat alacaklarını geriye kalan miktar üzerinden 25.192,50-TL artırarak toplamda 25.292,50-TL'nin kazanın meydana geldiği tarih olan 06/04/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; açılan davanın uyuşmazlık miktarı nedeniyle tüketici hakem heyetlerine başvurunun zorunlu olduğunu, davalı şirket adresi İstanbul olduğundan ve taraflar arasındaki uyuşmazlık kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklı olduğundan haksız fiile ilişkin yetki kurallarının uygulanmayacağı genel yetki kurallarının uygulanacağını, davalı şirketin adresinin bulunduğu İstanbul Anadolu Mahkemelerinin görevli olduğunu, alacağın muaccel olmadığını, davacı tarafın ihbar yükümlülüğünü süresinde gerçekleştirmediğinden dava tarihine kadarki süreçte ekspertiz incelemesinin sona ermediğini, dolayısıyla temerrütün gerçekleşmediğini, kazanın beyan edilen yer ve zamanda beyan edilen şekilde gerçekleşmediğini, davalı şirket tarafından görevlendirilen ekspertiz incelemesinin bizzat araç üzerinde fiziki olarak yapıldığını, ancak davacı tarafından yapıldığı iddia edilen ekspertiz incelemesinin araç görülmeksizin dosyadaki mevcut belgeler üzerinden düzenlendiğini bu nedenle geçerli bir ekspertiz raporu niteliğinde olmadığını, görev itirazlarının kabulü ile davanın usulden reddine, yetki itirazlarının kabulü ile yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, davacının taleplerinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Trafik kazası tespit tutanağı, hasar dosyası, eksper raporu, tanık beyanları poliçe sureti, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir. Bilirkişi heyetinde alınan 09.04.2023 Tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...1.Dava konusu ... plakalı 2014 model... Courier kamyonetin hasarlı olduğu tarafımca değerlendirilen parçalarının , dava konusu 06.04.2020 tarihli maddi hasarlı trafik kazası ile uyumlu olduğu, 2.Dava konusu... plakalı 2014 model ... Courier kamyonette 06.04.2020 tarihli kaza nedeniyle meydana gelen hasarın giderim bedelinin 25.292,50 TL ( KDV dahil) olduğu, 3.Kaza tarihi itibariyle dava konusu aracın yaklaşık 70.000,00 TL olduğu göz önüne alındığında kamyonetin onarımının ekonomik olacağı, 4.06.04.2020 tarihli kaza ile ilgili davacıya ait... plakalı 2014 model... Courier kamyonetin hasarı ile ilgili dava dosyasının tetkikinden davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığının tespit edildiği, 5.Davacı yanın 06.04.2020 tarihli kazada hasarlanan aracında oluşan hasar bedelinin tespiti için Sigorta eksperi ...’ a ekspertiz işlemi yaptırdığı, ekspertiz raporu için fatura karşılığı KDV dahil 500 TL. ödeme yapıldığı, ekspertiz bedelinin 2020 yılı ekspertiz ücret tarifesine göre uygun ve makul bir bedel olduğu, ödenip ödenmemesine ilişkin takdirin ise Sayın Mahkemede olduğu kanaatine varılmıştır. Görüş tespit ve kanaatimi içeren bilirkişi raporumun hukuki değerlendirmesi ve nihai kararı sayın mahkemenize ait olmak üzere arz ederim." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; 1-Dava, davacıya ait ve davalı nezdinde Kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olan... plaka sayılı araç ile dava dışı... plaka sayılı araç arasında 06/04/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacıya ait araçta oluşan hasardan kaynaklanan maddi zararın davalı kasko sigortacısından tahsili talepli maddi tazminat davasıdır. 2-Davalı sigorta kooperatifi cevap dilekçesinde görev ve yetki itirazında bulunmuş, davacının süresinde ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediği, kazanın davacının beyan ettiği yer ve zamanda gerçekleşmediğini, aracın arkasında da hasar bulunduğunu, ancak kazanın gerçekleşme şekline göre yalnızca önünde hasar bulunması gerektiğini ve sair hususları ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. 3-Davalı vekilinin zamanaşımı define yönelik yapılan değerlendirmede, dava konusu kazanın 06/04/2020 tarihinde gerçekleştiği, TTK'nın 1420/1. maddesi ve Kasko Sigortası Genel Şartları'nın C.10. maddesinde alacağın muaccel olmasından sonra zamanaşımının işlemeye başlayacağı düzenlemesinin yapıldığı; KSGŞ'nın B.3.3.4.1-son cümlesi gereği de, hasar ihbarından sonraki 45. günün sonunda davacı alacağının muaccel olacağı hükmü bütün olarak ele alınıp zamanaşımı hususunun değerlendirilmesinde dava konusu kazanın davalı şirkete hasarın ihbar tarihi dosyadan tespit edilememiş ise de ilk eksper atamasının gerçekleştirildiği 10/04/2020 tarihinin ihbar tarihi olarak kabul edilmiş olup alacağın 45 gün sonra 26/05/2020 tarihinde muaccel olduğu, Koronavirüs Pandemisi sırasında zamanaşımı süresinin 15/05/2020 tarihine dek(bu tarih dahil) durduğu, zamanaşımı süresinin 16/06/2020 tarihinde işlemeye başlayacağı ve 2 yıllık zamanaşımı süresinin dava tarihi 04/04/2021 itibariyle sona ermediği değerlendirilmiştir. Davalı tarafça ayrıca ıslah sonrasında zamanaşımı defi ileri sürülmüş olup bu husus gerekçenin ilgili bölümünde ayrıca değerlendirilmiştir. Davalı şirketin görev yönünden itirazlarının incelenmesinde, her ne kadar davacının araç ruhsat kaydı hususi olup aracın ticari amaçlı yük taşımacılığında kullanıldığına dair dosyada somut bir delil bulunmamakta ise de İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesi'nin ... Karar sayılı 05/10/2022 tarihli kararı ile mahkememiz yargı yeri olarak belirlendiğinden mahkememizce işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır. 4-Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mal sigortaları türünden olan kasko sigortasının teminat kapsamını belirleyen KSGŞ A/1 maddesine göre; gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler ve fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütünü sigortanın teminatı kapsamındadır. 5-Kural olarak hasarın poliçe teminatı kapsamında olmadığı hususundaki ispat külfeti davalı sigorta şirketi üzerinde olup, somut uyuşmazlıkda davalı tarafça bu yönde bir savunma ileri sürülmediği, bu nedenle hasarın poliçe teminatı kapsamında kaldığının kabulü gerektiği değerlendirilmiştir. Mahkememizce hasar onarımı konusunda uzman makine mühendisi bilirkişiden alınan 09/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda davacıya ait araçta oluşan hasarın kaza ile uyumlu olduğu, serbest piyasa koşullarında KDV dahil 25.292,50-TL bedel ile onarılabileceği, aracın kaza tarihindeki rayiç değerinin 70.000,00-TL olduğu, onarım yapılmasının ekonomik olduğu yönünde görüş bildirildiği görülmüştür. Rapora karşı davalı vekilince itirazlar ileri sürülmüş ise de, davacıya ait araçta meydana gelen hasarın kaza ile uyumlu olduğu, aracın ve kazaya karışan diğer aracın olay yerindeki konumları ve kaza tespit tutanağında yapılan anlatım sonucu iddia edilen şekilde hasarın oluşabileceği, hasarın teminat dışı kaldığının ispatı külfetinin davalı üzerinde olduğu ancak davacının salt aracın arkasında hasar olmasına yönelik iddialarının kazanın gerçekleşme şekline ilişkin bir ispat sağlamadığı, hasar bedeli yönünden bilirkişi raporunda gösterilen KDV dahil rayiç bedeller üzerinden hesaplanan onarım bedelinin aracın uğradığı hasar dikkate alındığında makul düzeyde olduğu gözetilerek yeniden rapor alınmamış, davacıya ait aracın 25.292,50-TL bedel ile onarılabileceği kabul edilmiştir. 6-Davacı vekilinin 26/04/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değeri 100,00-TL'den 25.292,50-TL'ye yükseltilmiş olup, dava öncesi hasarın ihbar tarihi olan 10/04/2020 tarihinden 45 gün sonrasına denk gelen 26/05/2020 tarihinde temerrüt gerçekleşmiş olduğu görülmüştür. Davalı sigorta tarafından ıslaha karşı zamanaşımı defi ileri sürülmüştür. Dava, kısmi dava olarak açılmıştır. Zira dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığına dair herhangi bir beyan veya ibare yer almamaktadır. Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamasına göre, istisnai bir dava türü olan belirsiz alacak davasının açılabilmesi için bu hususun açıkça belirtilmesi gerekmekte olup, fazlaya ilişkin hakların saklı tutularak açılmış davaların kısmi dava olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmektedir. "6100 sayılı Kanunun 107. maddesine göre, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir, ayrıca, kısmi eda davasının açılabildiği hâllerde, tespit davası da açılabilir ve bu durumda hukuki yararın var olduğu kabul edilir. 6100 sayılı Kanun ile birlikte, yukarıda belirtilen çerçevede belirsiz alacak davası açma imkanı tanınarak, belirsiz alacaklar bakımından hak arama özgürlüğü genişletilmiş; bununla bağlantılı olarak da hukuki yarar bulunmadan kısmi dava açma imkanı sınırlandırılmakla birlikte, tamamen kaldırılmamıştır. Zaman zaman, 6100 sayılı Kanun ile birlikte kabul edilen belirsiz alacak davası ile kısmi davaya ilişkin yeni düzenlemedeki sınırın tam olarak tespit edilemediği, birinin diğeri yerine kullanıldığı görülmektedir. Oysa bu iki davanın amacı ve niteliği ayrıdır. Alacak, belirli veya belirlenebilir ise, belirsiz alacak davası açılamaz; ancak şartları varsa kısmi dava açılması mümkündür. Kanunun kısmi dava açma imkanını sınırlamakla birlikte tamamen ortadan kaldırmadığı da gözetildiğinde, belirli alacaklar için, belirsiz alacak davası açılamasa da, şartları oluştuğunda ve hukuki yarar bulunduğunda kısmi dava açılması mümkündür. Aksi halde, sadece ya belirsiz alacak davası açma veya belirli tam alacak davası açma şeklinde iki imkandan söz edilebilir ki, o zaman da kısmi davaya ilişkin 6100 sayılı Kanunun 109. maddesindeki hükmün fiilen uygulanması söz konusu olamayacaktır. Çünkü, belirsiz alacak davasında zaten belirsiz alacak davasının sağladığı imkanlardan yararlanarak dava açılabilecek; şayet alacak belirli ise de, o zaman sadece tam eda davası açılabilecektir. Oysa kanun koyucunun abesle iştigal etmeyeceği prensibi gereği, anılan maddeyle kısmi davaya ilişkin düzenleme yapıldığı düşünülerek ve Kanundaki sınırlamalara dikkat edilerek kısmi dava açılabilecektir. Somut olayda, dava dilekçesinde, davanın açıkça, belirsiz alacak davası türünde açıldığı belirtilmediğinden eldeki davanın, belirsiz alacak davası değil kısmi dava olduğunun kabulü gerekir. Buna göre Bölge Adliye Mahkemesince, davanın kısmi dava türünde olduğu kabul edilerek sonuca gidilmesi gerekirken, ıslaha ilişkin sunulan 06.02.2017 tarihli ve 29.01.2018 tarihli dilekçelerinden birinin talep artırım birinin ıslah dilekçesi olarak kabulü doğru değildir. Bu nedenle 29.01.2018 tarihli ıslah dilekçesi, davalılar yönünden ikinci ıslah dilekçesi olup, usul hükümlerine göre bir davada yalnızca bir ıslah dilekçesi verilebileceğinden, 29.01.2018 tarihli ıslah dilekçesindeki miktarlar doğrultusunda davalıların sorumlu tutulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir."(Yargıtay...Hukuk Dairesi, ... Karar, 18/10/2022) "Yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacı yan dava dilekçesinde dava konusu taşınmazın Belediye adına olan tapusunun iptali ile adına tescilini, bunun mümkün olmaması durumunda da dava tarihi itibariyle taşınmazın rayiç bedelini faizi ile birlikte ve menfi-müspet zararların tahsilini işbu davaya konu etmiş olup; dava değeri olarak 10.000 TL göstermiş ve yanında "Yargılama sırasında ortaya çıkacak değer üzerinden dava değerini artırma ve fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere" açıklaması yapılmıştır. Bilirkişi raporu alındıktan sonra davacı yanca ıslah talebinde bulunulmamıştır. Gerek dava dilekçesinde yapılan açıklamalar, gerekse dosya kapsamı incelendiğinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmadığının, dava dilekçesinde bu hususa ilişkin açıkça bir beyanın da bulunmadığının görüldüğü, bu nedenle de dava konusu edilen alacağın kısmi davaya konu edilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, Mahkemece ıslah edilmeyen dava değeri üzerinden kısmen kabul kısmen ret kararının verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığının kabulü gerekir."(Yargıtay ...Hukuk Dairesi, ...Karar, 22/03/2023) Yukarıda alıntılanan 2 farklı Yargıtay dairesi uygulamasının yanında diğer Yargıtay Daireleri'nce de belirsiz alacak davasının türü ve sonuçları itibariyle dava dilekçesinde açıkça belirtilmesi gerektiği yönünde görüş birliği bulunmaktadır. Somut uyuşmazlıkta yukarıda da açıklandığı üzere dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığına dair beyan, ibare, kanun maddesinin gösterimi veya benzer bir kayıt yer almamakta olup, davanın fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması veya ileride dava değeri artırılmak üzere açılması halinde davanın kısmi dava olarak açıldığının kabulü gerekeceğinden uyuşmazlık konusu davanın da kısmi dava olarak açıldığı değerlendirilmiştir. Dava konusu kaza tarihi 06/04/2020 olup, ihbar tarihi 10/04/2020, sigorta şirketinin temerrüt tarihi ise 26/05/2020'dir. TTK'nın 1420/1. maddesi ve Kasko Sigortası Genel Şartları'nın C.10. maddesinde alacağın muaccel olmasından sonra zamanaşımının işlemeye başlayacağı düzenlemesi doğrultusunda 26/05/2020 tarihinde zamanaşımı işlemeye başlamış ise de Koronavirüs Pandemisi sırasında duran zamanaşımı süreleri nedeniyle zamanaşımı başlangıç tarihi 16/06/2020 tarihinden itibaren işlemeye başlamış, dava tarihi 04/04/2021 tarihinde tazminatın 100,00-TL'lik kısmı yönünden zamanaşımı kesilmiştir. Davacının ıslah dilekçesi 26/04/2023 tarihinde sunulmuş olup, zamanaşımı başlangıç tarihi 16/06/2020 ile ıslah tarihi 26/04/2023 tarihleri arasında 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu ve davalı sigorta vekili tarafından yasal süresi içerisinde zamanaşımı defi ileri sürülmüştür. Bu durumda davanın dava dilekçesinde talep edilen 100,00-TL'lik kısmı yönünden kısmen kabul, ıslahla artırılan kısmı yönünden zamanaşımı nedeniyle kısmen ret kararı verilmesi gerektiğinden ıslahla artırılan 25192,50-TL yönünden zamanaşımı nedeniyle ret hüküm kurulmuştur. 7-Davacı tarafça dava öncesi zararın belirlenmesi hususunda ekspertiz raporu alınmış olup rapor bedelinin yargılama giderine dahil edilmesi talep edilmiştir. Yerleşik yargısal içtihatlar uyarınca davacının kaza öncesi maddi zararının tespiti için ekspertiz incelemesi yaptırması halinde bunun yargılama giderlerine dahil edilebileceği, ekspertiz ücretinin bir zarardan ziyade yargılama gideri olarak değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek, davacı tarafça yaptırılan ekspertiz ücreti olan 500,00-TL'nin serbest piyasa rayiçlerine uygun olduğu, ekspertiz hizmeti ile davacının dava açıp açmama yönünde haklılık durumunu dava öncesi tespit ettirebileceği, bu nedenle gereksiz bir harcama olarak değerlendirilemeyeceği gözetilerek bu harcamanın yargılama giderleri kapsamında değerlendirilmesine karar verilmiştir. 8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup, İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun sarf kararı ile 680,00-TL arabuluculuk ücretinin hazine tarafından karşılandığı anlaşıldığından bu tutar yargılama giderleri kapsamında değerlendirilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 100,00-TL hasar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, tazminat miktarına 26/05/2020 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlasına dair kısmın ZAMANAŞIMI NEDENİYLE REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 179,90-TL harçtan peşin olarak alınan 59,30-TL ile ıslah harcı olarak alınan 432,00-TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan 311,4‬0-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırına iadesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 100,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden davalı yararına takdir edilen 9.200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30-TL harcın ile (ıslah harcının 120,6‬0-TL'sinin iadesine karar verildiğinden) 120,60-TL ıslah harcı toplamı 179,90-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça sarf edilen 59,30-TL başvuru harcı ile 226,70-TL posta ve tebligat ücreti, 1.200,00-TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplam 1.486‬,00-TL yargılama giderinin ve yargılama gideri kapsamında değerlendirilen 500,00-TL ekspertiz ücreti toplamı 1.986,00-TL yargılama giderinin, davanın ret ve kabul oranına göre 7,85-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, 8-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 680,00TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve ret oranında hesaplanan 2,68-TL'sinin davalıdan, 677,32‬-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, davacı vekilinin duruşmada yüzüne karşı, davalı vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı , diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30/05/2023 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/848, K. 2023/471, T. 30.05.2023, www.arakarar.com/karar/izmir-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-848-e-2023-471-k-3a8c5a9dde66