İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/754 E. 2025/365 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/754
- Karar No
- 2025/365
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NO : 2022/754 Esas KARAR NO : 2025/365 DAVA : Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 14/02/2014 KARAR TARİHİ : 15/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) Davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ İDDİA : Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin alacağına karşılık olarak davalı ...'dan aldığı ve hamili bulunduğu, keşidecisi ...'dan aldığı hamiline yazılı ... seri nolu 30.09.2013 keşide tarihli 10.000.-TL bedelli çeki, müvekkili şirket çalışanı... tarafından cebinde unutulduğunu ve elbiselerinin çamaşır makinesinde yıkanması sonucunda yırtıldığını, davalılarla yapılan görüşmelerde çekin kullanılamaz olduğundan bankaların çeki bu halde kabul etmeyeceğinden bahisle çek zayi kararı getirilmezse ödeme yapılamayacağının müvekkiline bildirildiğini, dava konusu çeke ilişkin olarak Ankara... Asliye Ticaret Mahkemesinde çek zayi davası açıldığını, davada çek parçalarının müvekkilinin elinde bulunduğundan zayi kararı verilemeyeceğinden bahisle davayı reddetttiğini, dava konusu çekin müvekkilinin meşru hamil olduğu sırada kullanılamaz hale geldiğinden tahsilatının mümkün olmadığından bu durumda müvekkilinin mağduriyetine neden olduğunu bu nedenlerle Türkiye ...Bankası A.Ş Seferihisar Şubesine ait ... nolu keşidecisinin ... olduğu ve 10.000-TL bedelli çekin yıkanarak kullanılamaz hale geldiğinin tespiti ile alacağın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı ... mahkememize verdiği cevap dilekçesi ile, çekin davacı olarak belirtilen hükmi şahsiyetin elinde olup olmadığını bilmediğini, dava dilekçesinde belirtilen kişi yada kişileri tanımadığını, bütün bu hususların, izaha gerek olmadığı gibi davacının kanıtlaması gereken husus olduğunu, ancak kendi ifadesine göre çizilmiş, bozulmuş yada tahrif edilmiş kambiyo evrakının, bir alacağının kanıtlanması için yeterli olmadığı gibi, tanıkla ispatının da mümkün olmadığını, bu hususlara itiraz ettiğini, bu nedenlerle haksız ve yersiz iddialara dayalı, olayın oluş ve şekline göre objektif gerçeklere aykırı, afaki ve kabul edilemez biçimde açılan davanın önce yetki ve sonra esasdan reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava; davacının hamil olduğu çekin kullanılamaz hale geldiğinin tespiti ile alacağın davalılardan tahsili istemine ilişkindir. Davaya konu çekin düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK 780 ve 781. maddesine göre çekin, senet metninde çek kelimesini, kayıtsız ve şartsız belirli bir bedelin ödenmesi için havaleyi, ödeyecek kişinin muhatabın ticaret unvanını, ödeme yerini düzenlenme tarihini ve yerini, düzenleyenin imzasını içermesi gerekir. Çekte ödeme yeri açıkça gösterilmemmiş ise muhatabın ticaret unvanı yanında gösterilen yer ödeme yeri sayılır. Muhatabın ticaret unvanı yanında birden fazla yer gösterildiği takdirde çek, ilk gösterilen yerde ödenir. Böyle bir açıklık ve başka bir kayıt da yoksa, çek muhatabın merkezinin bulunduğu yerde ödenir. Düzenlenme yeri gösterilmemiş olan çek ise düzenleyenin adı yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılır. Aksi takdirde söz konusu belge çek sayılmaz. Davacı tarafından sunulan çek parçaları ile adli tıp rapor içeriğinden davaya konu çekin zorunlu unsurlarından yalnızca lehtarı, bedeli, keşide tarihi, keşide yerinin tespit edilmiş olması karşısında tespit edilerek bir araya getirilen belgenin çek vasfını taşımadığı sabittir. Her ne kadar banka cevabi yazısına göre çekin keşidecisinin davalı ... olduğu ve çekin ibraz edilmediği bildirilmiş ise de davacının dava dilekçesine talep ettiği alacağın dayanağının kambiyo ilişkisi olduğunu ileri sürümesi nedeni ile söz konusu alacağın davalılardan tahsilinin talep edilebilmesi için öncelikle davacının anılan yasal düzenleme çerçevesinde unsurlarını eksisiz şekilde içeren bir kambiyo senedine haiz olması gerekir. Keza, davacı taraf dava dilekçesinde temel ilişkinden âri olarak kambiyo ilişkisine dayanmaktadır. Ancak davacının dava dilekçesindeki anlatımı ile adli tıp raporu içerinden dayandığı çekin zarar gördüğü bu nedenle süresi içerisinde ibraz edilemediği anlaşılmaktadır. TTK'nın 757 vd. maddelerinde yer alan kambiyo senedinin zayine ilişkin hükümler iradesi dışında kambiyo senedi elinden çıkan kişiye, hakkın senetsiz olarak ileri sürülmesi veya borçludan yeni bir senet düzenlenmesini isteyebilme imkanı verir (TTK m. 651-652) TTK'nın 759. maddesi uyarınca, iptal isteminde bulunan kişi, çek elinde iken zayi olduğunu inandırıcı bir şekilde gösteren delilleri mahkemeye sağlamak, çekin bir suretini ibraz etmek yahut da çekin esas içeriği hakkında bilgi vermekle yükümlüdür. Esasen hasımsız olarak açılan ve kesin hüküm niteliği de taşımayacak olan bu tür davalarda, davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğu konusunda, mahkemeye olumlu bir kanaat verecek kadar delil sunulması yeterlidir. Davacı tarafından eldeki dava açılmadan önce çekin iptali için Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde (...K) sayılı dosya ile dava açıldığı bildirmiş olup bahse konu dosya celp edilmiştir. Dava dilekçesinde çekin yıkanarak kullanılmaz hale geldiğinin tespiti ile alacağın davalılardan tahsilini talep edilmektedir. Çekin kullanmaz hale geldiğinin tespiti talebi çekin zayi olması nedeni ile iptal talebi olarak değerlendirilmelidir. Ancak iptali istenen çek kaybolmuş olmayıp yırtık olarak davacının elinde bulunmaktadır. Çek aslı parçalanmış vaziyette davacı yanca mahkememize teslim edilmiştir. O halde çekin zayi olduğundan söz edilemeyecektir. Bu nedenle TTK'nın 818/s maddesinin yollamasıyla 757 maddesinde öngörülen koşullar gerçekleşmediğinden davacının çekin iptaline ilişkin talebinin reddi gerekmiştir. Davacı tarafından davaya konu çekin yetkili hamili olduğunun ispatı gerekmekte olup davacının buna ilişkin herhangi bir ispat vasıtası sunmadığı görülmüş, davacının kendisinden önceki ciranta olduğunu iddia ettiği davalı ...'dan alacaklı olduğunu gösteren bir evrak sunmadığı gibi çekteki ciro silsilesinin bilinmediği, davalı ...'in ciranta olup olmadığı bilinmediği gibi bu durumda keşideci davalı ...'in de davacıya borçlu olduğunun kabulünün mümkün olmadığı görülmekle terditli olarak açılmış olan alacak davasının da reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Çekin Ziyaı Nedeniyle İptali Davasının ve de Alacak Davasının ayrı ayrı REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın, peşin alınan 170,80-TL 'den mahsubu eksik kalan 444,60-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, HMK 341 maddesi gereğince miktar itibariyle Kesin Olarak verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 15/04/2025 Katip ... ¸e-imza Hakim ... ¸e-imza