İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/453 E. 2024/1199 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/453
Karar No
2024/1199
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/453 Esas KARAR NO : 2024/1199 DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/05/2022 KARAR TARİHİ : 26/12/2024 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin Manisa ilinin Kula İlçe'sinde, bölgede toptan içecek satan bir firma olduğu; davalının ise ülke genelinde faaliyet gösteren '...” ve '..." markaları ile su üretimi yapan ve ürettiği ürünleri ülke genelinde toptan şekilde pazarlayan bir şirket olduğunu, taraflar arasında 30.06.2021 tarihinde su satışı konulu ticari satış sözleşmesi kurulduğu ve bu sözleşmenin davacı şirket müdürü... ile davalı şirket pazarlama müdürü...'in arasında sözlü olarak kurulduğunu, sözleşme uyarınca davacı şirketin 80.000,00 TL ‘nı peşin ödemeyi ve davalının ise su tüketiminin en yüksek olduğu yaz sezonunda kolisi 8,75 TL ‘dan su teslim etmeyi üstlendiğini, davacı şirketin 80.000,00-TL'yi peşinen ödediği, davacı şirket tarafından su istenmesine rağmen davalı şirketin stok bulunmaması, ürün çeşidi bulunmaması, nakliye sorunu yaşanması, makina ve dolum arızası nedeniyle üretim yapılamaması gibi çeşitli bahanelerle 2021 yılının 11. ay sonuna değin edimlerini geciktirdiği halde bu esnada davacı şirketin bulunduğu bölgede diğer bayilere ve fabrikaya giden araçlarına 3'er 5'er palet davalı şirket tarafından su verildiği öğrenildiği, bu dönemde davacının 26 palet siparişinin davalı şirket tarafından verilmediğini, yaz sezonu bitimi, 23/11/2021 tarihinde davalı şirket tarafından kalan tüm edimlerinin teslim edileceği bildirdiği ve 80.000,00-TL ödemeden kalan miktar tutarında proforma fatura gönderdiği, 2 saat sonra davalı şirket tarafından "dolar artışından dolayı ülkede devalüasyon oldu kolisi 11,00-TL'den gönderebiliriz” denilerek vazgeçtiğini, bunun üzerine 26/11/2021 tarihli ihtarname ile ödenmiş olan 80.000,00-TL'den kalan 55.611,81-TL tutarında 8,75-TL birim fiyattan tüm edimlerini 5 gün içerisinde ifa etmesi bu yerine getirilmediği halde 5.günü takip eden 2 gün içerisinde ise sözleşmeden dönme ve menfi zarar tazminatı hakkının kullanılarak karşılıksız kalmış ödemenin ticari avans faizi ile birlikte iadesi ve menfi zarar tazminatının ödenmesi ihtar edildiğini, bu İhtarnameye karşı davalı şirketin 02/12/2021 tarihli cevabi ihtarnamede 80.000,00-TL bedelin avans olarak gönderildiği, talep edildikçe gönderim yapıldığını, gönderim yapılan tarihlerde güncel fiyatlar üzerinden gönderim yapıldığı, 23/11/2021 tarihli proforma faturanın güncel fiyat politikasının muhasebe çalışanı tarafından bilinmemesi nedeniyle hatalı düzenlenen bir proforma fatura olduğunu şirket yetkilisinin önüne geldiğinde iptal edildiği hususları iddia olunarak 3 gün içerisinde 15,50-TL birim fiyat üzerinden mal gönderimi yapılabileceği, kabul olunmaması halinde ödenmiş bedelin faizi ile birlikte iade edileceğinin ihtar edildiğini, davacı şirketin arabuluculuk yoluna başvurduğu, sürecin 17/12/2021 tarihinde anlaşamama şeklinde sonlandığı, 16/12/2021 tarihinde kalan 55.611,83-TL'nin geri ödemesi için davalı şirket tarafından İBAN numarası istenildiği, bedelin ticari avans faizi ve menfi zarar eklenmeksizin ödendiğini, iddialarını desteklemek üzere davacı bazı deliller sunduğunu, taraflar arasında kurulan tek sözleşmenin dava konusu 80.000,00-TL'lik sözleşme olmadığını, öncesinde yazışma kayıtlarından görüleceği üzere 04/03/2021 tarihinde 7,10-TL koli birim sabit fiyat üzerinden 50.000,00-TL'lik peşinen ödemeli sözleşme olduğu, bu sözleşme devam ederken işbu davaya konu sözleşmenin kurulması üzerine önceki sözleşmeden kalan alacaklar henüz bitmediği halde davalı şirket tarafından 8,75-TL birim fiyat üzerinden faturalar kesilmiş olup davacı şirket yetkili tarafından bu durum fark edilmemiş ve fark edilmemesi nedeniyle itiraz edilmeden ticari defterlere işlendiğinden bu durum yapılacak olası bir yargılamada 04/03/2021 tarihli sözleşmenin birim fiyatının 7,10-TL'den 8,75-TL'ye tadil edildiği anlamına gelebileceğinden çekince duyularak işbu davaya konu edilmediğini, bir diğer yazışmanın ise “8,75-TL artı nakliye bağlantı fiyatından 80.000, 00-TL kart geçilecek” ifadesinin de kuvvetli bir kanıt olduğu; davalının 80.000,00-TL bir avans olarak gönderilmiş olduğuna yönelik savunmaları yersiz olduğunu, davacı şirket yetkilisi ve davalı şirket pazarlama müdürü arasındaki yazışmaları dava dilekçesine ekleyerek defalarca su istenilmesine rağmen davalının çeşitli bahanelerle bu istemi yerine getirilmeyerek müvekkilinin mağdur edildiğini, davalı tarafından siparişlerin uyuşmazlığın belirgin biçimde ortaya çıktığı 23/11/2021 tarihine değin geciktirildiği, bu tarihte taraflar arasında yapılan telefon görüşmesi ile sözleşmeden kalan kalan davalının edimlerinin ifasının gerçekleştirilmesi ve böylelikle sözleşmenin nihayete ermesi hususunda taraflar önce anlaştıkları, düzenlenen proforma faturanın davacıya iletildiği, 2-3 saat sonra doların gün gün içerisindeki artışından dolayı o güne kadar ki rekor seviyeye yükselmesi üzerine “ ülkede devalüasyon oldu kolisi 11,00 TL den gönderebiliriz" iletisi ile davalının gönderimden vazgeçtiğini, davalı şirketin fiyat politikasının muhasebe çalışanı tarafından fiyat politikasının bilinmemesi nedeniyle bahse konu proforma faturanın hatalı olarak düzenlendiği savunmasının maddi gerçeği yansıtmadığı sözleşmenin kurulduğu 2021 yılının Haziran-Temmuz-Ağustos-Eylül-Ekim-Kasım-Aralık aylarına ilişkin davalı şirket tarafından rastgele seçilecek 5 farklı alıcı adına kesilen faturalarının dosyaya celbi sağlanıp bu faturalardaki koli birim fiyat miktarlarının analizi yapıldığında özellikle bahse konu proforma faturanın düzenlendiği 2021 yılının Kasım ayında diğer alıcılara kesilmiş faturaların koli birim fiyat miktarlarına bakıldığında davalının fiyat politikasının muhasebe çalışanı tarafından bilinmemesi nedeniyle davacıya hatalı olarak 8.75-TL koli birim fiyat üzerinden proforma fatura düzenlendiği savunmasının maddi gerçekten ne kadar uzak olduğu görülebileceğini, davalı davacıdan peşinen aldığı 80.000,00-TL ile hem önceden ucuza hammadde satın alma imkanına kavuştuğu hem de öncelikle davacıya mal gönderimi borçlu olmasına rağmen ürettiği malları çeşitli bahanelerle davacıya vermeyerek satış esnasında ödemesini alıp fabrikaya gelen diğer alıcılara satarak kar üstüne kar elde ettiği, öncelikle davacıya mal göndereceği yerde aralarında davacının bölgesel rakiplerinin de olduğu başka kişilere mal göndererek hem davacıyı su tüketiminin en yüksek olduğu aylarda stoksuz bırakarak satış yapamamasına sebep olduğunu, davacının parası ile sözleşmenin kurulduğu tarihte iki katı miktarda su alabilecek iken sözleşmeden dönüldükten sonra hedeflediği miktarın yansı kadar su alabildiği iddia edilerek tazminatı talep ve dava etmiştir. Davacı vekilinin 23/10/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile;02.10.204 tarihli son bilirkişi raporuna beyan dilekçemizdeki 3 numaralı maddedeki beyanlarımızı önemle tekrar ederek, dava dilekçesi ile 10.000,00-TL olarak talep edilen uyuşmazlık değerini 16.209,03-TL olarak ıslah ettiğini, ıslah dilekçesinin kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 16.209,03-TL menfi zarar tazminatının temerrüt tarihi olan ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 26.11.2021 tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, 1952 ‘den beri Türkiye de LPG bayiliği konusunda ilk bayiler arasında yer aldığın, ana faaliyet alam su ve tüp dağıtımı yapmak olup, İzmir ili çevresinde pek çok bayisi bulunduğunu; 2010’dan beri ambalajlı su sektöründe yer aldığı, Aydın Atça ve Manisa Alaşehir de kurmuş olduğu su şişeleme tesisleri faaliyetlerine devam ettiğini, şehir içinde ve şehir dışında birçok bayi ve şirket ile işbirliklerine devam ederek ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü iade ederek, taraflar arasında kurulan ticari sözleşme gereği sabit fiyat üzerinden davacıya ürün vermeyi taahhüt ettikleri iddiasının doğru olmadığını, aynı zamanda davacının davalıya gönderdiği ihtarnamede kendi bayilerine kesinlikle su sağlanmadığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, gönderilmiş olan 80.000,00-TL‘nı avans olduğu, müvekkil şirketçe talep edildikçe davacı tarafa su sağlandığı, davacı tarafı talep ettiği tarihlerde güncel fiyatlardan gönderim sağlandığı ve bu durumun taraflar arasındaki fatura ve cari hesaplardan görülebileceği belirtilerek taraflar arasında fiyat sabitleme gibi bir durumun bulunması durumu da hayatın olağan akışma aykırı olup, her geçen gün kur fiyatlarının dalgalanması ve maliyetlerin artması nedeniyle müvekkilin sabit fiyat üzerinden satış yapması ticari hayat içerisinde mümkün olmadığını, davacı tarafından dosyaya sunulmuş olan proformanın muhasebe çalışanının fiyat politikasını bilmemesi sebebi ile yanlışlıkla gönderildiği, proforma faturanın şirket yetkilisinin önüne geldiğinde durum fark edilerek fatura iptal edildiği ve davacının su talep etmesi halinde ise kendilerine 15,5-TL birim fiyatı üzerinden su verilebileceği kendilerine bildirildiğini, diğer bayilere ve şirketlere de aynı birim fiyat üzerinden su gönderimi yapıldığı ve mevcut fiyatlar üzerinden gönderim sağlandığı, davacı tarafın sunduğu whatsapp yazışmalarından görüldüğü üzere davacının öncesinde su isteyip alamama gibi bir durumu söz konusu olmadığını, davacının böyle bir iddiası varsa bunu şirketin resmi adresine resmi yol ile başvuru yaparak talep emesi gerektiği, böyle bir başvurusunun olmadığını, sabit fiyattan alım yapılacağı iddiasının yazılı olarak kanıtlanması gerektiğini, öyle bir anlaşmanın olmadığını, yaşanan ekonomik krizde müvekkilin zararına ürün vermesi de mümkün olmadığı, Haziran 2021'de su üretim maliyeti ile Kasım 2021'deki su üretim maliyetleri değiştiğini, davacı taraf ile ihtarname tarihine kadar bir problem yaşanmadığını ve davacı tarafın güncel fiyatlarla su alımına devam ettiğini, davacı tarafın su fiyatlarında birden artış yaşanmasından sonra söz konusu iddialarda bulunması nedeniyle ödediği bedel de iade edildiğini belirttiğini talep etmiştir, DELİLLER: HUKUKİ DELİLLER: 23/11/2021 tarihli proforma fatura, arabuluculuk son tutanağı,) geri ödemeye ilişkin yazışma kayıtları, geri ödemeye ilişkin dekont, yazışma kayıtları, faturalar, bilirkişi incelemesi, keşif, tanık, her türlü yasal deliller delil olarak değerlendirilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 25/01/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "...Sayın Mahkemenin ara kararı doğrultusunda dosya içeriği ve tarafların yasal defter ve dayanağı belgeleri üzerinde yapılan incelemeler neticesinde; -Davacının yasal defterleri ile davalının yasal defterleri ile uyumlu olduğu belirtilen muavin kayıtların bir arada tetkiki yapılmış olup gerek davacının gerekse davalının muavin kayıtlarının, yasal belgelerinin birbiri ile uyumlu olduğu, 2020/Mayıs ayında başlayıp 2021/Aralık ayında sona eren muhtelif su emtiası alım satımına yönelik ticari çalışma kapsamında tarafların birbirinden herhangi bir borç ve alacaklarının kalmadığı, -Yaşanan ekonomik değişim ve fiyat artışlarının piyasayı etkilediği ve su piyasasının da bu artışlardan olumsuz yönde etkilendiği, özellikle şişe sularda (paketlenmiş) gerek su maliyeti gerekse ambalaj ve taşıma maliyetlerindeki artışlar dikkate alındığında sabit fiyat uygulamasının mümkün olmadığı/olamayacağı, yine davalının dava dışı muhtelif firmalara 2021/Kasım – Aralık ayları içerisinde 5 litrelik sular için düzenlediği faturalardaki fiyatların 10,18.TL ile 16,20.TL aralığında değişimler gösterdiği görülmektedir. Ayrıca davalının düzenlediği Proforma Fatura içeriğinde yer alan 5 litre su için belirlenen 8,75.TL lık tutara yönelik olarak taraflar arasında imza altına alınmış herhangi bir başkaca yazılı sözleşme olmayıp bu Proforma Faturanın düzenlemiş olmasının tarafları bağlayıp bağlamayacağı, davacı ile davalı arasında bir akit/sözleşme var ise bunun kıstaslarının temerrüdün başlangıç tarihinin net bir biçimde ortaya konması durumunda davacının davalıdan Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere belirlenecek şekli ile zarar hesabının yapılabileceği görüş ve kanaatine varılmıştır..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Bilirkişi heyetinden alınan 27/10/2023 tarihli bilirkişi ek raporunun sonuç kısmına göre"...Her iki tarafın, birbirleri ve dava dış üçüncü firmalarla gerçekleştirdikleri alım satım faturaları, birim fiyat üzerinden aşağıdaki üç tabloda özetlenmiştir; ¸Yukarıdaki özet tablodan görülebileceği gibi, taraflar arasında yapılan satış işlemlerinde, tarafların diğer firmalarla gerçekleştirdiği alım satım işlemlerinde fiyat farklılıkları olmakla beraber birbirine yakın değerlerdir. Haziran ayından Kasım ayına tüm fiyatlarda artış olduğu görülmektedir görüş ve kanaatine varmış bulunduğumuzu, takdiri mahkemeye ait olmak üzere saygı ile beyan ederiz..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Bilirkişi heyetinden alınan 12/09/2024 tarihli bilirkişi ek raporunun sonuç kısmına göre"... Ayrıntılarına rapor içeriğinde detaylı olarak yer verildiği üzere: Sayın Mahkemenin son ara kararı gereği bu kez yapılan tetkik ve değerlendirmeler neticesinde; -Yapılan hesaplamalar kapsamında davalının davacı yana proforma faturada belirlenen fiyatlar kapsamında davacının bakiye alacak tutarı olan 55.611,81.TL lık alacağı karşılığında mal vermediğinden davacının bu tutar karşılığı malı dava dışı firma veya firmalardan temin etmiş olması nedeniyle 71.820,84.TL tutarında bir maliyet bedeline katlanmak durumunda kaldığı, bu tutardan davalının iade ettiği 55.611,81.TL lık cari hesap bakiyesinin tenzili durumunda davacının davalıdan teslim edilmeyen mal bedelleri nedeniyle (71.820,84 TL – 55.611,81.TL=) 16.209,03.TL tutarında bir maliyet bedeline katlanmak zorunda kaldığı, Şayet sayın Mahkemece bahse konu Proforma Fatura içeriğinde yer alan su satış fiyatları karşılığı davalının davacı yana asgaride mevcut cari hesap bakiye borcu karşılığı mal vermesinin gerektiği yönünde karar verilmesi halinde davacının davalıdan alamadığı ve başka firmalardan temin etmek durumunda kaldığı mal bedellerinden dolayı 16.209,03.TL lık zararının oluştuğu, hesaplanmış ise de davacının ihtarnamesinde yer aldığı şekli ile davalıdan talep doğrultusunda 10.432,32.TL tutarında alacaklı olacağı görülmüş olup takdir sayın Mahkemenindir..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; 1-Dava, sözleşmeye aykırı davranış nedeniyle uğranılan zararın tazmini talepli tazminat davasıdır. 2-Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında 30/06/2021 tarihinde su satışı konusunda sözleşme kuruluğunu, davacı şirketin 80.000,00-TL peşin ödeme yaparak kolisi 8,75-TL birim fiyat üzerinden su teslimi konusunda anlaşıldığı, davalının edimini bir süre ifa ettikten sonra 23/11/2021 tarihinde kalan tüm edimlerin ifa edileceğine dair proforma fatura gönderildiği halde 2 saat sonra Dolar fiyatlarında yükseliş bahane gösterilerek edimin ifa edilmediğini, bunun üzerine davacının 26/11/2021 tarihli ihtarname ile edimin ifasını talep ettiği halde davalı tarafça sözleşmeden dönülerek davacının aynı dönemde piyasadan yüksek fiyatlı ürün almasına sebebiyet verildiği iddia edilmiş ve oluşan maddi zararın tazmini talep edilmiştir. 3-Davalı vekili cevap dilekçesinde, taraflar arasında davacı tarafın ileri sürdüğü şekilde bir sözleşme bulunmadığını, davacının gönderdiği 80.000,00-TL'nin avans olarak gönderildiğini ve davacıya talep ettiği tarihlerdeki güncel fiyatlar üzerinden ürün gönderimi yapıldığı, davacıya gönderilen proforma faturanın muhasebe çalışanının şirket fiyat politikasını bilmemesi nedeniyle sehven gönderildiğini ve şirket yetkilisi tarafından iptal edilerek onaylanmadığını, davacıya kalan bakiyenin iade edildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. 4-Uyuşmazlıkta öncelikle çözümlenmesi gereken husus taraflar arasında sabit fiyatlı bir satış sözleşmesi ilişkisi kurulup kurulmadığı noktasındadır. Dava dilekçesi ekinde ek-9 olarak yer alan Whatsapp konuşma içeriğinde "8,75 artı nakliye bağlantı fiyatından 80.000 TL kart geçilecek" şeklinde bir konuşma kaydının yer aldığı, konuşma kaydı tek başına bir delil niteliği oluşturmamakla birlikte davalı şirket tarafından davacı adına düzenlenen 23/11/2021 tarihli proforma faturada davacı iddiasını ve Whatsapp konuşma kayıtlarını doğrular şekilde kolisi 8,75-TL birim fiyat üzerinden fatura düzenlendiği, bunun yanında 2021 yılında yüksek enflasyon ortamında davacının rayiç fiyatlarla ürün alabileceği bir ticari ilişkide 80.000,00-TL gibi görece yüksek düzeyde avans ödemesi yapmasının kendisine makul bir avantaj sağlamadıkça olağan hayat akışına ve ticari yaşantıya uygun olmadığı, davacının avans ödemesi yapıp enflasyonun %80'ler seviyesinde yaşandığı bir yılda 6 aylık süreçte mal alımı yapmamasının da yine ticari hayatın akışına uygun olmadığı, bu haliyle tüm delillerin birlikte değerlendirilmesinde davalı tarafça düzenlenen 23/11/2021 tarihli proforma faturanın açık bir irade açıklaması niteliğinde olduğu ve icap olarak değerlendirilmesi gerektiği, icabın davacıya ulaşmasıyla birlikte artık davacı tarafça icap reddedilmedikçe geri alınamayacağı, kaldı ki 6098 sayılı TBK'nın 11/2. Maddesinde "Açık bir kabulün gerekli olmadığı durumlarda, sözleşme önerinin ulaşma anından başlayarak hüküm doğurur." hükmü uyarınca taraflar arasındaki ticari ilişkide davacının davalıdan ürün talebinde bulunduğu ve peşin ödeme yaptığı da gözetildiğinde davalının icap-önerisinin davacının kabulüne bağlı olmaksızın davacıya ulaştığı anda hüküm doğuracağının kabulü gerektiği gözetilerek davalının davacıya kolisi 8,75-TL bedel ile mal tedarik borcu altında bulunduğu kabul edilmiştir. 5-Davacı tarafa sözleşme kapsamında davalının taahhüt ettiği fiyatlar üzerinden mal tedarik edilmediği sabit olup, bir diğer uyuşmazlık konusu davacının mal tedarik edilmemesi nedeniyle piyasadan daha yüksek fiyatla satın aldığı mallardan dolayı oluşan zararının miktarı noktasında toplanmaktadır. Mahkememizce talep tarihi dikkate alınarak gerek piyasa fiyatları gerekse davacının serbest piyasadan aldığı ürün fiyatları ile davalının sözleşme kapsamında davacıya taahhüt ettiği fiyat üzerinden mal tedarik etmesi halinde ödeyeceği bedel arasındaki fark zarar olarak hesaplattırılmış, dosyaya sunulan 12/09/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre davacının davalıdan cari hesapta 55.611,81-TL alacaklı olduğu, bu miktarda ürünü davalıdan temin edememesi nedeniyle piyasa fiyatlarından 71.820,84-TL bedel ile ürün aldığı ve aradaki fark olan 16.209,03-TL miktarınca zararı oluştuğu yönünde rapor düzenlenmiştir. Rapora karşı davalı vekili tarafından itirazlar ileri sürülmüş ise de davacı ticari defterlerine ve piyasa fiyatlarına göre davacının davalıdan temin edemediği ürünler nedeniyle daha yüksek fiyatla ürün tedarik ettiği fatura ve piyasa rayiç fiyatlarıyla tespit edilmekle davacının oluşan zararının 6098 sayılı TBK'nın 213. Maddesinde düzenlenen "Borcunu ifa etmeyen satıcı, alıcının bu yüzden uğradığı zararı gidermekle yükümlüdür." hükmü dikkate alınarak davalı satıcının davacının zararını tazmin etmesi gerektiği değerlendirilmiş ve davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı tarafça alacağa ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren avans işletilmesi talep edilmiş ise de davacı tarafça gönderilen ihtarnamede 5 gün içerisinde borcun ifasının talep edildiği, davalının cevabi ihtarname olarak davacıya gönderdiği 02/12/2021 tarihli cevabi ihtarnamesinde açıkça borcun davacı alıcının talebi şeklinde ifa edilemeyeceğinin belirtilmesi suretiyle temerrüde düştüğü gözetilerek 02/12/2021 tarihinden itibaren avans faizi işletilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, 16.209,03-TL menfi zarardan kaynaklanan maddi tazminatın 02.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.107,23-TL harçtan peşin olarak alınan 170,78-TL harç ile ıslah harcı olarak alınan 106,03-TL harcın mahsubu ile bakiye 830,42-TL bakiye karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 16.209,03-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 170,78-TL ile ıslah harcı olarak 106,03-TL harcın toplamı 276,81‬-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça sarf edilen 80,70-TL başvuru harcı ile 334,00-TL posta ve tebligat ücreti, 5.100,00-TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplam 5.514,70-TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, 8-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, dava değerinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesinde gösterilen İstinaf kanun yolu başvuru sınırının altında kalması nedeniyle kesin nitelikte olduğu ve kanun yoluna başvurulamayacağı açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/12/2024 Katip... e-imzalıdır Hakim... e-imzalıdır

Atıf: İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/453, K. 2024/1199, T. 26.12.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-453-e-2024-1199-k-caf27bdf537a