İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/392 E. 2023/711 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/392
Karar No
2023/711
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NO : 2022/392 Esas KARAR NO : 2023/711 DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/05/2022 KARAR TARİHİ: 18/09/2023 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; Müvekkilinin davalı şirketin iki kurucu hissedarından birisi olduğunu bu ilişkin şirkette hissedar konumunda olduğunu, müvekkili ... ve ... davalı şirketin kurucu ortakları olduklarını Müvekkili ile ... davalı şirkete, şirketin diğer ortaklarının isteği üzerine müvekkil adına olan banka hesaplarından düzensiz aralıkla borç para gönderdiklerini, borç olarak gönderilen bu paraların dekontlarının açıklamalar kısmında borç olarak gönderildiği açıkça belirtildiğini gönderilen para borcunun %50'sinin müvekkil adına geriye kalan %50'sinin ise ... adına müvekkilin banka hesabından davalı şirkete gönderildiğini, gönderilen her borç para işleminde dekont açıklama kısımında bu durum belirtildiğini kaldı ki borçlu şirket aleyhine daha öncede İzmir... İcra Müdürlüğü... Esas numaralı dosya, İzmir ... İcra Müdürlüğü... Esas numaralı dosya, İzmir... İcra Müdürlüğü... Esas numaralı dosya, İzmir ... İcra Müdürlüğü... Esas numaralı dosya ile takip başlatıldığını kötü niyetli olarak itiraz etmek suretiyle alacak taleplerinin reddedildiğini Ayrıca borçlu şirketin Karşıyaka ... Noterliği vasıtası ile 11/01/2021 tarihinde ... yevmiye numaralı ihtarname ile borçlarının tespiti ile tarafımıza ödenmesi talep edilmişse de borçlu şirket ile yapılan tüm iyi niyetleri görüşmeleri sonucunda taraflar arasında bir çözüm yolu bulunamadığını işbu davanın ikame etme zorunluluğumuz hasıl olduğunu davalı şirketin icra takiplerine itiraz etmeleri sebebiyle İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi ...E. Sayılı dosyası ve İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. Sayılı dosyası ile itirazın iptali davalarının ikame edildiğini, Davalı şirkete gönderilen para borcunu ifa etmediğini Bu sebepten ötürü müvekkilin göndermiş olduğu para borcunun kendisine ait olan kısmını (gönderilen her bir para borcunun %50'sini) tahsil edebilmek için işbu davayı ikame ettiklerini. Davalı şirket borcun ifası aşamasında sorumluluklarını yerine getirmekten kaçındığının bu nedenle müvekkilinin dava konusu alacak sebebiyle mağdur durumda olduğunu, Müvekkilinin davalı şirketin kurucu ortakları arasında yer aldığını Davalı şirkete bugüne kadar maddi ve manevi olarak elinden gelen tüm desteği sağladığını şirketin gelişmesi ve ticari sürdürülebilirliğini korumak için yeri geldiğinde kendi adına kredi çekerek şirkete borç verdiğini ancak şirket yetkilileri ve diğer hissedarlar tarafından müvekkilin emekleri hiçe sayılarak borç inkar edildiğini, davalı taraf müvekkilin haklarını ve alacaklarını gayriresmi usulsüzlükler ile müvekkilden saklamaya çalıştıklarını . Hakkaniyete uygun olarak müvekkilin alacağı tutarında ihtiyati haciz konulması gerektiğini Şirketin diğer üyeleri ve şirket yöneticisi birlikte hareket ederek müvekkili ticari olarak yalnızlaştırma ve dışlama politikası içerisinde hareket ederek, mal kaçırma ihtimali bulunduğundan, öncelikle teminatsız veyahut uygun görülecek teminat karşılığı , borçlunun, borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi, menkullerin muhafazası için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ettiği görülmüştür. GEREKÇE : Mahkememizce yargılamanın sürdüğü sırada davacı vekilinin UYAP sistemi üzerinden 15/09/2023 tarihinde gönderdiği dilekçesiyle dava konusu talepler konusunda sulhen mutabakata varıldığını bildirerek karşılıklı olarak masraf ve vekalet ücreti talebinin bulunmadığının bu kapsamda davadan feragat ettiğini beyan etmiştir. Dosya içerisinde yer alan vekaletname incelendiğinde davacı vekilinin feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır. Feragat; HMK'nun 307. maddesine göre davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Feragat ile, feragat eden taraf dava dilekçesinin istem bölümünde istemiş olduğu haktan tamamen veya kısmen vazgeçer feragat mahkemeye karşı yapılacak tek taraflı bir açıklama ile olur bunun geçerliliği için karşı tarafça (davalı) ya da mahkemece kabul edilmesine gerek yoktur. Çünkü, davacı feragatle istemiş olduğu haktan vazgeçmektedir. Feragat; bir usul işlemidir ve aynı zamanda bir maddi hukuk işlemidir. Davadan feragatla maddi olarak istenen haktan da feragat edilmektedir. HMK'nın 309 maddesi gereğince, feragat davanın görüldüğü mahkemeye karşı, hüküm verilmeden önce olabileceği, hüküm verildikten sonra da kesinleşinceye kadar dilekçe veya sözlü olarak yapılabilir. HMK 312. maddesine göre feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Keza HMK 311 madde gereğince feragat kesin bir hükmün hukuki sonuçlarını doğurur. Şu halde, davacı vekilinin mahkememize ibraz etmiş olduğu feragat dilekçesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu olan sebepler ortadan kalktığı için davasından vazgeçtiğini ve davasından feragat etmek istediğini dilekçesinde belirttiği görülmekle ve feragat kesin hüküm sonuçlarını doğurup davaya son veren taraf işlemlerinden olduğu da gözetilerek işbu davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davalı vekili, 15/09/2023 tarihli dilekçesi ile davadan feragat edilmesi nedeniyle davacı taraftan mahkeme masrafı ve avukatlık ücreti talebi bulunmadığını beyan etmiştir. Taraf vekilleri arabuluculuk ücretine ilişkin olarak herhangi bir beyanda bulunmamış olmaları ve davacının davasından feragat etmiş olması nedeniyle zorunlu arabuluculuk ücreti davacı üzerinde bırakılmıştır. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-.Davanın FERAGAT NEDENİ İLE REDDİNE, 2- Karar tarihinde Yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 269,85-TL harcın peşin alınan 1.733,80-TL harçtan mahsubu ile kalan 1.529,95‬-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine 3- Taraflarca talep edilmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-.Dava şartı arabuluculuk kapsamında devlet hazinesinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 5- Davacı tarafın feragatinin Sulh Anlaşmasına dayanması nedeniyle Yargılama Giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6- Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzününe karşı, tebliğden itibaren 2 Hafta İçerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Yolu Açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 18/09/2023 Katip ... ¸e-imza Hakim ... ¸e-imza

Atıf: İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/392, K. 2023/711, T. 18.09.2023, www.arakarar.com/karar/izmir-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-392-e-2023-711-k-a65594202693