İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1284 E. 2023/334 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/1284
- Karar No
- 2023/334
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/1284 Esas KARAR NO : 2023/334 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 31/10/2018 KARAR TARİHİ : 18/04/2023 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; sürücü ... idaresindeki davalı sigorta şirketine ... sayılı Z.M.S. (trafik) poliçesiyle sigortalı ... plakalı kamyonet 01.08.2018 tarihinde, davacı... idaresindeki tescilsiz elektrikli bisikletin ... caddesi ile ... caddesi kavşağında çarpışmasıyla meydana gelen maddi hasarlı, yaralamalı trafik kazası sonucu, ağır derecede yaralanan müvekkili...'in Çorum Osmancık Devlet Hastanesi ve Hitit Üniversitesi Çorum Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi gördüğünü, dava safahatında rapor alındığında müvekkilinin maluliyet oranı (kalıcı ve geçici iş görmezlik) açığa kavuşacağını, söz konusu kazanın Osmancık Cumhuriyet Başsavcılı tarafından soruşturması yürütüldüğünü, trafik kaza tespit tutanağına göre ... plakalı kamyonet sürücüsü ... kusurlu, elektrikli bisiklet sürücüsü... ise kusursuz bulunduğunu, müvekkilinin belirtilen kazadan kaynaklı geçici ve kalıcı maluliyetinin tespiti ile bu maluliyete tekabül eden maddi zararın tazmini talep ettiğini, 14.04.2016 tarihinde kabul edilen 6704 sayılı yasanın madde -5 ve 2918 sayılı yasanın değiştirilen 97. maddesi gereği davalı sigorta şirketine 10.10.2018 tarihinde yapılan başvuruya rağmen kendilerine ödeme yapılmadığını, yazılı başvuru şartını yerine getiren müvekkilinin iş bu davayı açma zorunluluğu doğduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00-TL. kalıcı iş görmezlik, 100,00-TL. geçici iş görmezlik tazminatı olmak üzere toplam 200,00-TL. maddi tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden kusuru oranında tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, ıslah dilekçesi ile; davacı müvekkili adına fazlaya ilişkin dava ve talep haklarının saklı kalmak kaydıyla davalı aleyhine açtıkalrı geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı talepli davada başvurulan bilirkişi incelemesi neticesinde, dava dilekçesinde talep ettikleri maddi tazminat alacaklarına ek (bakiye) olarak; kalıcı iş göremezlik tazminatı olarak 47.415,16-TL , geçici iş göremezlik tazminatı olarak da 4.388,73-TL daha alacak haklarının olduğunu tespit edildiğini, taleplerini ıslah yoluyla değil, hmk 107/2.maddesi uyarınca arttırdıklarını, HMK gereğince alacak miktarı belli olduğunda davacı iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini arttırabildiğini, bilirkişi raporunda bakiye alacak olarak hesaplanan maddi tazminat alacaklarının da tahsili amacıyla dava değerini 51.803,89-TL ( geçici iş göremezlik tazminatı yönünden) arttırdıklarını, davacı... için talep etmiş oldukarı 100,00-TL kalıcı iş göremezlik tazminatını 47.415,16-TL arttırmak suretiyle 47.515,16-TL'ye, davacı ... için talep etmiş oldukları 100,00-TL geçici iş göremezlik tazminatını 4.388,73-TL arttırmak suretiyle 4.488,73-TL'ye arttırmakla, toplam 52.003,89-TL ( 47.515,16 TL sürekli iş göremezlik, 4.488,73 TL geçici iş göremezlik ) tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; ... plakalı araç müvekkili şirket nezdinde... sayılı trafik poliçesiyle teminat altına alındığını, müvekkili şirketin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumluluğu bulunduğunu, davacı başvuru şartını eksiksiz olarak yerine getirmeksizin dava açtığından davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafından müvekkili şirkete davaya konu kazaya ilişkin talepler için başvuru yapılmış olmakla birlikte özürlülük ölçütü, sınıflandırması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkında yönetmeliğine göre düzenlenmiş heyet raporu iletilmediğinden inceleme yapılamadığını,iş bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, kusurun ve zararın ispata muhtaç olduğunu, davacının maluliyet oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp ... İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini, geçici iş görmezlik tazminatı talebi 6111 sayılı ve trafik sigortası genel şartları gereğince teminat dışında olduğundan müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, davacının elektrikli bisiklet sürücüsü olduğu bu araç içi ehliyetin gerekli olması halinde davacının ehliyetinin bulunup bulunmadığı kullanılan aracın durumu, kask yada emniyet kemeri kullanıp kullanmadığı tespit edilip davacının müterafik kusuru tazminat tutarından mahsup edilmesi gerektiğini, eksik evraklarla başvuru yapılması nedeniyle müvekkili şirketin temerrüdü iddiası haksız olduğunu belirterek yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı haksiz ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Hastane tedavi evrakları, SGK kayıtları, hasar dosyası, sağlık kurulu raporu, bilirkişi raporu, delil olarak değerlendirilmiştir. Trafik Bilirkişisinden alınan 16/04/2019 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...SONUÇ ve KANAAT : Yukarıda açıklanan hususlar neticesinde; 1-)Davalı... Japan Sigorta A.Ş.nezdinde...sayılı Z.M.M.S. (trafik) poliçesiyle sigortalı ... plakalı 2010 model...marka kamyonetin maliki ve sürücüsü olan dava dışı ...'in olayda %70 ORANINDA ASLİ KUSURLU olduğu, 2-) ... marka Elektrikli bisiklet sürücüsü engelli davacı...'in olayda %30 ORANINDA TALİ KUSURLU olduğu..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Davacının maluliyet oranının tespiti için Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalından alınan 20/05/2022 tarihli sağlık kurulu raporuna göre; "...Şahsın, tarafımızca 10.05.2019 tarihinde yapılan muayenesinde saptanan konuşmasının anlaşılırlığının düşük olması ve incelenen evrak no:5'te kayıtlı raporda konuşmasında hafif tutukluk olması bulgularının yine aynı evrakta afazi düzeyinde olmadığı belirtilmiştir. Bu nedenle Anabilim Dalımızin 16.05.2019 tarih ... sayılı raporunda yapılan engellilik hesaplamasına dahil edilecek ek bir arıza olmadığı anlaşılmıştır. 1. Bu bulgulara dayanılarak... doğumlu...'in 01.08.2018 tarihli trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle oluşan engellilik oranı olay tarihinde yürürlükte olan “Engellilik Ölçütü Sınıflandırması ve Engellilere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” den (Resmi Gazete, Mart 2013, 28603 Sayı) faydalanılarak hesaplandığında; - Bölüm: Sinir Sistemi Epilepsi 1-Nöbeti olmayan ancak nöbet geçirme riski olanlar arızasına bağlı engellilik oranı %5 (beş) olarak bulunmuştur. 2. Tıbbi iyileşme süresinin 4 (dört) ay olarak kabulünün uygun olacağı mütalaasına varılmıştır.." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Aktüerya bilirkişisinden alınan 20/11/2022 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...01.08.2018 tarihinde yaralanan...’in geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat alacağının 6.412,48 TL olduğu, kusur indirimi sonrası 4.488,73 TL olacağı, Sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminat alacağının 67.878,81 TL olduğu, kusur indirimi sonrası 47.515,16 TL olacağı, Davacının toplam maddi tazminat alacağının ise 52.003,89 TL’ye tekabül ettiği kanaatiyle ..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; 1-Dava haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat davasıdır. Davacı vekili dava dilekçesinde davacının kendi sevk ve idaresindeki tescilsiz elektrikli bisikleti ile seyrettiği sırada davalı sigorta şirketinin KZMMS sigorta poliçesi ile sigortalısı olan dava dışı ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç arasında trafik kazası meydana geldiği, kaza sonucu davacının ağır şekilde yaralandığı, davacının kaza nedeniyle geçici ve sürekli iş gücü kaybı oluştuğu, kazanın gerçekleşmesinde davalı tarafın sigortalısı araç sürücüsünün kusurlu olduğu, davacı şirkete dava öncesi yazılı başvuru yapıldığı ancak zararın karşılanmadığı ileri sürülerek zararın miktarı tam olarak belirlendiğinde dava değeri yükseltilmek üzere belirsiz alacak davası olarak geçici ve sürekli iş gücü kaybından doğan zararın tazmini talep edilmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde davacının dava öncesi başvurusunun eksik evraklarla gerçekleştirildiğini, bu nedenle dava şartının yerine getirilmemiş olduğunu, davacının maluliyeti ile kaza arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, davacının maluliyetinin sağlık kurulu raporuyla tespit edilmesi gerektiği, kazanın gerçekleşmesindeki kusur oranlarının tespiti gerektiği, geçici iş gücü kaybı zararının sigorta teminatı dışında bulunduğunu, kazada müterafık kusur değerlendirmesi yapılması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. 2-Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda dayanak haksız fiil sorumluluğudur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun; 90. Maddesinde, "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun... öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun... düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”; 85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3. maddesinde: “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. ” düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir. 3-Yukarıda açıklanan ve alıntılanan hükümler doğrultusunda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. 4-Sigortacının sorumluluğu, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir. 5-Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. 49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." 50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." 6-Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış, -Fiilin hukuka aykırı olması -Zararın meydana gelmesi, -Kusur, -Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır. Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır. 7-Mahkememizce kusur değerlendirmesi hususunda adli trafik bilirkişiden rapor alınmış, dosyaya sunulan 16/04/2019 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu kazanın gerçekleşmesinde davalı sigorta şirketinin sigortalısı aracın sürücüsü dava dışı ...'ni asli ve %70 oranında, davacının ise tali ve %30 oranında kusurlu oldukları yönünde görüş bildirilmiştir. Davacı vekili ve davalı vekili kusur raporuna karşı ayrı ayrı itirazlar ileri sürmüşler ise de dosya kapsamının incelenmesinde kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında kazanın gerçekleşmesinde davalı sigorta şirketinin sigortalısı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğu, davacının kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığı yönünde kanaat bildirildiği, yine Osmancık Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dava dosyasına sunulan bilirkişi raporunda kazanın dava dışı araç sürücüsü ...'in asli kusuru ile meydana geldiği ve davacının kusurunun bulunmadığı yönünde görüş bildirildiği, mahkememizce alınan raporda ise davacıya ithaf edilen kusurlu hareketin kavşağa yaklaşırken dikkatli olmamak ve kask takmamak şeklinde belirtildiği, oysa kazanın oluşumunda davacının kavşağa girişinden sonra kavşağa giriş yapan sigortalı araç sürücüsü ...'in sağdan gelen araca yol vermesi gerektiği halde davacının kavşağa girmesinden sonra geçiş önceliğini davacıya tanımaksızın seyrine devam etmesi nedeniyle kazanın gerçekleştiği, bu haliyle davacı araç sürücüsüne kavşağa yaklaşırken dikkatli olmaması yönünden kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığı, bilirkişinin kusura dayanak olarak gösterdiği kast takılmaması hususunun ise kusur sorumluluğa ilişkin dağılımı etkilemeyip meydana gelen zarardan müterafik kusura karşılık gelmek üzere belirli bir miktar indirim uygulanabileceği, kask takılmamasının trafik kusuru olarak dikkate alınamayacağı gözetilerek bilirkişi raporuna iştirak edilmemiş, dosya kapsamı, kaza tespit tutanağı ve ceza yargılaması dosyasında alınan bilirkişi raporları da dikkate alınarak davacının kazanın gerçekleşmesinde kusurunun bulunmadığı kabul edilmiştir. Bilindiği üzere kusur değerlendirmesi mahkemenin takdirinde olup bilirkişi incelemesinde her ne kadar davacının %30 oranında kusurlu olduğu görüşü bildirilmiş ise de gerek bu kusura dayanak yapılan kural ihlalinin dosya kapsamına ve yerleşik yargısal içtihatlara uygun olmaması nedeniyle bilirkişi görüşüne iştirak edilmemiş, dosya kapsamının kusur yönünden değerlendirme yapılmasına yeterli verileri içermesi nedeniyle usul ekonomisi ilkesi uyarınca yeni bir rapor alınması yoluna gidilmemiştir. Mahkememizce yapılan değerlendirmede dava konusu trafik kazasının davalı sigorta şirketinin sigortalısı dava dışı araç sürücüsü ...'in asli ve %100 oranında kusuru ile gerçekleştiği kabul edilmiştir. 8-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda kaza tarihi 01/08/2018 olup davacının maluliyetine ilişkin değerlendirmelerin Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Davacının maluliyetinin tespiti yönünden Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı öğretim üyelerinden oluşan heyete sevk edilmiş, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak düzenlenen 16/05/2019 tarihli sağlık kurulu raporunda davacının dava konusu kaza nedeniyle %5 oranında sürekli iş gücü kaybı ile 4 ay süreyle geçici iş gücü kaybının oluştuğu, davacının kaza öncesi mevcut selebral palsi tanısının mevcut olduğu kaza sonrası bu hastalığın ilerleyip ilerlemediği yönünde 3 nöroloji uzmanında oluşan bir heyetten alınarak raporla birlikte yeniden maluliyet değerlendirmesi yapılabileceği yönünde görüş bildirilmiştir. Mahkememizce davacının 3 nöroloji uzmanı doktordan teşekkül ettirilen sağlık kuruluna muayenesi sağlanmış, Ondokuzmayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim üyelerinden oluşan heyet tarafından düzenlenen 07/12/2021 tarihli heyet raporunda dava konusu trafik kazasına bağlı olarak konuşma bozukluğu olup olmadığına yönelik yorum yapılamayacağı görüşünü de içerir davacının muayenesine ilişkin rapor düzenlendiği görülmüştür. Davacı tamamlanan muayeneleri sonrası yeniden Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı öğretim üyelerinden oluşan heyete sevk edilmiş, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak düzenlenen 20/05/2022 tarihli sağlık kurulu raporunda davacının dava konusu kaza nedeniyle %5 oranında sürekli iş gücü kaybı ile 4 ay süreyle geçici iş gücü kaybının oluştuğu yönünde görüş bildirilmiştir. Taraf vekillerince rapora karşı itirazda bulunulmuş ise de gerek raporun geçerli yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş olması gerekse itirazlarda somut bir hatalı uygulama veya eksikliğin gösterilmemiş olduğu, soyut itirazların değerlendirilip yerinde olup olmadığının incelenmesi için dosyada yeni bir rapor alınmasının yargılamayı uzatacağı, mahkememizce yapılan incelemede maluliyet raporunun dosya kapsamına uygun olmayan bir yönünün bulunmadığı gözetildiğinden yeniden rapor alınmasına yönelik taleplerin reddine karar verilmiş ve 20/05/2022 tarihli maluliyet raporu hükme esas alınmıştır. 9-Maluliyet durumunun tespiti sonrasında dosya aktüerya bilirkişisine tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 20/11/2022 tarihli bilirkişi raporunda TRH-2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplamada davacının bakiye ömür süresinde 67.878,81-TL sürekli iş gücü kaybı tazminatı ve 6.412,48-TL geçici iş gücü kaybı tazminatı talep edebileceği yönünde görüş bildirilmiştir. Bilirkişi raporunda dosyada mevcut kusur raporuna göre resen %30 oranında indirim uygulanarak kusur oranı indirimi sonra sürekli iş gücü kaybı zararı 47.515,16-TL geçici iş gücü kaybı zararı ise 4.488,73-TL olarak gösterilmiştir Aktüerya raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekillerince 2 haftalık itiraz süresi içerisinde rapora karşı herhangi bir itiraz ileri sürülmemiştir. 16/02/2023 tarihli celsede davacı vekilince güncel maaş bilgileri üzerinden yeniden hesaplama yapılması talep edilmiş ise de rapora karşı süresinde itiraz edilmemiş olmakla bilirkişi raporunda hesaplamaya esas maaş verilerinin ve rapor sonucunda belirtilen 67.878,81-TL sürekli iş gücü kaybı tazminatı ve 6.412,48-TL geçici iş gücü kaybı tazminatı miktarlarının her iki taraf yönünden diğer tarafa karşı usuli kazanılmış hak oluşturduğu ve güncel maaş verileri ile yeniden hesaplama yapılması mümkün olmadığı gözetilerek 2023 yılı maaş verileri ile hesaplama yapılması yoluna gidilmemiştir. Davalı tarafça cevap dilekçesinde müterafik kusur savunmasında bulunulmuş olup kaza tespit tutanağının incelenmesinde davacının kaskının bulunmadığı ve yaralanma bölgesi itibariyle kask takılmamasının zararın artışına neden olduğu gözetilerek Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamaları doğrultusunda belirlenen zarar miktarından %20 oranında müterafik kusur indirimi uygulanması gerekmektedir. Davacının 67.878,81-TL sürekli iş gücü kaybı zararından %20 oranında müterafik kusur indirimi düşüldüğünde 54.303,05-TL sürekli iş gücü kaybı tazminatı talep edebileceği, 6.412,48-TL geçici iş gücü kaybı zararından %20 oranında müterafik kusur indirimi sonrası 5.129,98-TL geçici iş gücü kaybı zararı oluştuğu kabul edilmiştir. Davacı tarafça bilirkişi raporunda gösterilen 47.515,16-TL ve 4.488,73-TL zarar miktarları üzerinden dava değeri artırılmış olup taleple bağlı kalınarak bu miktarlar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı sigorta şirketinin poliçede gösterilen teminat limiti 360.000,00-TL olup hükmedilen tazminat miktarı poliçe limitleri dahilinde kaldığından poliçe limiti sınırlamasına ilişkin bir kısıtlamanın hükme eklenmesine gerek görülmemiştir. Davacı tarafça dava dilekçesinde davalı sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi talep edilmiş olup, davacı tarafça davalı şirkete gönderilen yazılı başvuru evrakının 10/10/2018 tarihinde davalı şirkete teslim edildiği, 8 iş günü yasal sürenin sona ermesinden sonra davalı şirketin 24/10/2018 tarihinde temerrüde düştüğü gözetilerek temerrüt tarihi itibariyle yasal faize hükmedilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN KABULÜ İLE, 47.515,16-TL sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan maddi tazminat ile 4.488,73-TL geçici iş gücü kaybından kaynaklanan maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, tazminat miktarlarına 24/10/2018 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.552,38-TL harçtan peşin olarak alınan 35,90-TL ile tamamlama harcı olarak alınan 177,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.339,48-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 9.200,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 35,90-TL ile tamamlama harcı olarak yatırılan 177,00-TL toplamı 212,90-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça sarf edilen 35,90-TL başvuru harcı, 433,55-TL posta ve tebligat ücreti, 1.100,00-TL bilirkişi ücreti ve Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi rapor düzenleme bedeli olarak davacı tarafından yatırılan 380,00-TL ve 580,00-TL toplamı 2.529,45-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/04/2023 Katip... e-imzalıdır Hakim... e-imzalıdır