İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/626 E. 2024/1195 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/626
- Karar No
- 2024/1195
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/626 Esas KARAR NO : 2024/1195 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/06/2017 KARAR TARİHİ : 26/12/2024 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Uşak İlinde kömür ticareti ve nakliye işi ile uğraştığını, tacir olduğunu, davalı şirket ile ithal kömürün ticareti konusunda anlaştıklarını, taraflar arasındaki anlaşma doğrultusunda davalıya ön ödeme şeklinde çekler gönderildiğini ve sonrasında kömür aldığını, davalı şirketin 2015 yılı Haziran ayı başında bağlantıyı geri çekmek istediklerini ve kömür ticaretini durduracaklarını bildirdiğini, ancak davacının verdiği çekleri geri göndermediğini, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında çeklerle ilgili menfi tespit davası açtıklarını ve davanın 25/05/2017 tarihinde kabul edildiğini, 21/03/2017 tarihli bilirkişi raporunda davacının davalıdan 52.682,17 TL alacaklı olduğunun belirlendiğini, davacının bakiye alacağı için İzmir... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalı tarafın itirazı üzerine takibin durdurulduğunu beyan ederek, davalının itirazın iptali ile takibin devamına, takibe haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanca müvekkili aleyhine İzmir...İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyasıyla başlatılan haksız ve yersiz icra takibine müvekkilemizce itiraz edilmiş ve takibin durdurulduğunu, taraflar arasında kömür alım satımından kaynaklanan ticari bir ilişki var iken bu ilişki gelişen süreçte sona erdirildiğini, ancak taraflar arasındaki çalışma prensibi, alıcı konumundaki davacının muhtemel kömür alımına mukabil olarak çek keşide ederek satıcı konumundaki müvekkili şirkete teslim etmesi ve daha sonra da malın teslimi şeklinde olduğunu, davacı bu bağlamda alacağı kömüre mukabil olarak... Şubesi'ne ait, 11/07/2015 keşide tarihli 80.000,00-TL bedelli... no'lu 1 adet, 08/08/2015 keşide tarihli 80.000,00 TL bedelli ... no'lu 1 adet ve 05/09/2015 keşide tarihli 80.000,00 TL bedelli...no'lu 1 adet olmak üzere toplam 3 adet çeki müvekkili şirkete verdiğini, ancak taraflar arasındaki ticari ilişkinin sonlandırılması sebebiyle söz konusu çeklerin müvekkili tarafından bankaya ibraz edilmediğini ve keşide edilerek kullanılmadığını, davacı yan, gerçekte aldığı kömürü iade etmediği halde 11/02/2015 tarihli... no'lu ve 30.000,32 TL bedelli 1 adet ve 30/03/2015 tarihli ... no'lu ve 30.768,48-TL bedelli 1 adet iade faturası keşide ettiğini, Müvekkili tarafından davacı “yana bu gerçek dışılığı ve usulsüzlüğü gidermesi gerektiğinin bildirildiğini, ancak davacı yanca bu yönde bir adım atılmadığını, zaten taraflar arasındaki ticari ilişkinin sonlandırılmasının sebebinin de bu usulsüz davranış olduğunu, bunun üzerine müvekkili davacı yanın keşide ettiği 11/02/2015 tarihli ...no'lu faturayı, 01/10/2015 tarih ve...no'lu faturası ile ve 30/03/2015 tarihli ... no'lu faturayı da 01/10/2015 tarih ve ... no'lu faturası ile davacı yana iade ettiğini, dava dilekçesinde sözü edilen ve alacağın dayanağı olarak gösterilen İzmir...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... E. sayılı dosyasında tanzim edilen bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere; davacı yanın alacaklı görünmesinin nedeni, müvekkiline iade edilen maldan kaynaklandığını, oysa yukarıda belirtmiş olduğumuz üzere, gerçekten davacı yanca müvekkiline iade edilen bir mal bulunmadığını, ancak sözü geçen davanın konusunu oluşturmadığı için o davada mal iadesi konusunun araştırılmadığını ve bilirkişi raporu tanzim edilirken müvekkili tarafından keşide edilen iade faturaların dikkate alınmadığını, davacının "basiretli tacir" gibi davranmadığını, alacaklı olmadığını bildiği halde, haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi ve dava yoluna tevessül ettiğini, bu nedenle İİK.72.maddesi uyarınca dava konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. DELİLLER: İzmir... İcra Dairesi'nin...E sayılı dosyası, ticari defter ve kayıtlar, bilirkişi raporları delil olarak değerlendirilmiştir. Uşak ... Asliye Hukuk Mahkemesine yazılan talimat uyarınca ...alimat dosyasından alınan 19/02/2018 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "...Davacı tarafın defter ve kayıtları üzerinde yapılan İnceleme sonucunda davacı ile davalı taraf arasında ticari ilişkinin 05.04.2015 tarihinde sonlandığı, bu tarihten sonra herhangi bir kaydın olmadığı, bu tarih itibari ile davacının davalıdan 292.681,84 TL alacaklı olarak göründüğü, bu durumun icra takip tarihi itibari ile de geçerli olduğu, Bu durumun davacının talep ettiği tutardan yüksek olmasının nedeninin kanaatimizce alış faturalarının bir kısmının yada geri iade edilen çekler var ise bu durumun davacı tarafından Mali Müşavirine ulaştırılmamış ve kayıtlara intikal ettirilmemiş olmasından kaynaklandığı düşünülmektedir. Davacı avukatının dava dilekçesinde “İzmir... Asliye Ticaret mahkemesinin... Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda davacının davalıdan 52.682,17-TL alacaklı olduğunun belirtildiği, bu dosyanın da Mahkeme tarafından 25.05.2017 tarihinde kabul edildiğinin belirtilmesi nedeniyle hesaplama icra dosyasındaki rakam üzerinden yapılmıştır. İcra takip tutarı olan 52.817,25 TL'nin ticari ilişkinin sonlandığı 05.04.2015 tarihinden icra takip tarihine kadar geçen süre için hesaplanmış (%9) yasal faiz hesabının yukarıdaki tabloda da görüleceği üzere 2.627,66 TL olarak hesaplandığı, toplam 55.444,91-TL davacının davalıdan alacaklı olduğu hesaplanmıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Bilirkişiden alınan 02/07/2018 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...Yukarıdaki bölümlerde de görüldüğü üzere; Davalı...Mineral Group A.Ş.'nin usulüne uygun tutulan 2014 ve 2015 yılları ticari defterlerinin davalı lehine delil vasfına haiz olduğu, 19.02.2018 tarihli Bilirkişi Raporunda, davacı tarafın defter kayıtlarına göre icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 292.681,84 TL alacağının olduğu, fakat tarafımca incelenen davalının ticari defter kayıtlarına göre ise icra takip tarihi itibariyle davalının davacıdan 8.086,63 TL. alacağının olduğu, tarafların defter kayıtlarındaki (292.681,844-8.086,63-) 300.768,47 TL. farkın; Davalının defter kayıtlarında olup ta davacının defter kayıtlarında olmayan davalının davacıya keşide etmiş olduğu 01.10.2015 tarih ve... nolu 30.000,32 TL.lık ve 01.10.2015 tarih ve... nolu 30.768,48 TL.-lık toplamı 60.768,80 TL. olan 2 adet İade Faturası ile, Davalının defter kayıtlarında olup ta tahsil edilmediği kayıtlı olan 11.07.2015, 08.08.2015 ve 05.09.2015 vade tarihli toplamı 240.000,00 TL. olan 3 adet davacının davalıya keşide etmiş olduğu çeklerden, kaynaklandığı, Dolayısıyla, tarafların defter kayıtlarındaki yukarıdaki fark detayları ile iş bu davanın konusu olan İcra Takipte talep edilen 52.817,25 TL. Asıl alacak dikkate alındığında taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacının davalıya keşide etmiş olduğu 11.02.2015 tarih ve... nolu 30.000,32 TL-lık ve 30.03.2015 tarih ve ... nolu 30.768,48 TL.lık 2 adet İade Faturasına karşılık davalının davacıya keşide etmiş olduğu 01.10.2015 tarih ve... nolu 30.000,32 TL.lık ve 01.10.2015 tarih ve... nolu 30.768,48 TL-lık 2 adet İade Faturası olduğu, Fakat davalı ... Mineral Group A.Ş.'nin davacının keşide etmiş olduğu 11.02.2015 tarihli... nolu ve 30.03.2015 tarihli ... faturaları (davalının defter kayıtlarına göre) tebliğ aldığının sabit olduğu, buna rağmen 6102 sayılı TTK.'nun 21 maddesine göre 8 günlük yasal sürede itiraz etmediğinden fatura içeriğini kabul ettiği, İzmir ... Asiye Ticaret Mahkemesi'nin... E.sayılı dosyasının celbi sayın mahkemenin takdirinde olmak üzere davalı ...Mineral Group A.Ş.'nin keşide etmiş olduğu 01.10.2015 tarih ve ... nolu 30.000,32 TL'lik ve 01.10.2015 tarih ve ... nolu 30.768,48 TL-lık toplamı 60.768,80 TL. olan 2 adet İade Faturasını davacı ... a tebliğ ettiğini ispatla yükümlü olduğu, Şayet davalının iş bu ispat yükümlülüğünü yerine getirmemesi halinde icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan (60.768,80-8.086,63=) 52.682,17-TL. Asıl alacağının olduğu.." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Bilirkişiden alınan 24/01/2019 tarihli ek rapora göre; "...1-Davacı tarafça kök bilirkişi raporuna her hangi bir beyanda ve itirazda bulunulmamıştır. 2-Davalı vekilinin 19.07.2018 tarihli dilekçesi ekindeki sunmuş olduğu belgelerin incelenmesi; Davalı vekilinin dilekçe ekinde kök raporda tespit edilen ve davalı... Mineral Group A.Ş.'nin defter kayıtlarında olup ta davacı ...'nın defter kayıtlarında olmayan ve davalı lehine olan davalı ... Mineral Group A.Ş.'nin davacı ....'ya keşide etmiş olduğu 01.10.2015 tarih ve ... nolu 30.000,32 TL.lık ve 01.10.2015 tarih ve ...nolu 30.768,48 TL.lık toplamı (30.000,32430.768,48—) 60.768,80 TL. olan 2 adet İade Faturasının davacı ... tarafından 07.10.2015 tarihinde elden teslim alındığı “Fatura Teslim Tutanağı” ile davalının davacıya keşide etmiş olduğu Sevk İrsaliyeleri ile bunlara ait kantar fişlerinin olduğu tespit edilmiştir. Buna göre taraf kayıtlarında ihtilaf konusu toplamı 60.768,80 TL. olan 2 adet İADE FATURASININ davacı tarafından teslim ve tebliğ alındığının sabit olduğu tespit edilmiştir. Yine davalının davacıdan alacağının dayanağı olan faturalardaki içeriklerin davacıya teslim edildiğinin de sevk irsaliyesi ve kantar fişleri ile sabit olduğu tespit edilmiştir. 3-Sayın Mahkemenin 13.11.2018 tarihli ara kararındaki görevlendirmesi ile ilgili tespitler. Sayın Mahkeme 13.11.2018 tarihli ara kararında tarafların itirazlarının değerlendirilmesi (ki yukarıda değerlendirilmiştir.) yanında bilirkişi olarak şahsımdan; a-Davacı defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıyıp taşımadığı, b-İade faturasına konu kömürlerin fiilen iade edilip edilmediği, c-Varsa davacı tarafın irsaliye, fatura ve diğer belgelerin tespit edilerek rapora eklenmesi, d-Bu suretle tarafların alacak borç durumunun tespiti Yapılarak ek rapor istemiştir. a-Davacının defterleri Uşak'ta olduğu için davacının defterleri talimatla Uşak ilinde SMMM... tarafından incelenmiş ve bilirkişi raporu düzenlemiştir. İş bu bilirkişi raporu incelendiğinde davacının ticari defterlerinin tasdiki ile ilgili bilirkişi tarafından her hangi bir tespite bulunmadığı görülmüştür. Dolayısıyla davacının ticari defterleri (2014-2015 yılları Yevmiye-Kebir ve Envanter defterleri) ibraz edilmediği veyahut talimatla Uşak'ta bilirkişi tarafından incelenmediği sürece HMK 222 maddesine istinaden davacı lehine delil vasfına haiz olup olmadığının tespiti mümkün değildir. b-İade faturasını davacı taraf keşide etmiş olduğundan iş bu iade faturası içeriğini davalıya fiilen teslimini ispatlayacak taraf davacıdır. Fakat dava dosyası ve ekleri incelendiğinde bunu ispatlayacak her hangi bir sevk irsaliyesi gibi belgeye rastlanılmamıştır. Dolayısıyla yukarıda davalı tarafça sunulan “Fatura Teslim Tutanağı” ile toplamı 60.768,80 TL. olan 2 adet İADE FATURASININ davacı tarafından teslim ve tebliğ alındığı sabit olduğundan davacının iade faturasına konu kömürleri davalı tarafa fiilen iade ettiğini ispatlamadığı sürece davacının iş bu iade faturalarından dolayı alacağının olamayacağı tespit edilmiştir. c-Dava dosyası ve ekleri incelendiğinde davacı tarafından ibraz edilmiş ve davacının defterlerinin incelendiği bilirkişi raporu ekinde sunulmuş davacının keşide etmiş olduğu her hangi bir fatura ve sevk irsaliyesine rastlanılmamıştır. d-Mevcut durumda kök rapordaki tespitlerde dikkate alındığında ve davalının toplamı 60.768,80-TL. olan 2 adet İADE FATURASININ davacı tarafından teslim ve tebliğ alındığının sabit olduğu göz önüne alındığında, Sayın Mahkeme'nin takdirinde olmak üzere davalının ticari defter kayıtlarının kabulü ile davalı ...Group Madencilik San. Tic. A.Ş.'nin davacı ...dan 8.086,63 TL. alacağının olduğu tespit edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; 1-Dava, satış sözleşmesinden kaynaklanan bakiye açık hesap alacağının tahsili istemli başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. 2-Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında süren ticari ilişki kapsamında davacının bakiye 52.682,17-TL alacağının bulunduğunu, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. 3-Davalı vekili cevap dilekçesinde, davalının aldığı avans çeklerini bankaya ibraz etmediğini ve kullanılmadığını, davacının gerçekte aldığı kömürleri davalı satıcıya iade etmediği halde 11/02/2015 tarihli ... nolu 30.000,32-TL bedelli ve 30/03/2015 tarihli ... nolu 30.768,48-TL bedelli 2 adet iade faturası keşide ettiği, davacıdan bu usulsüzlüğün giderilmesi talep edildiği halde düzeltilmediği, bunun üzerine davalının 11/02/2015 tarihli faturayı 01/10/2015 tarihli ve... nolu davalı faturasıyla ve 30/03/2015 tarihli faturayı ise 01/10/2015 tarih ... nolu faturasıyla iade ettiği, faturaların düzenlenme sebebi olarak üzerlerinde yer alan kömürlerin davalıya teslim edilmemesinin yazılı olduğunu, davacı tarafın alacaklı görünmesinin sebebinin iade edilmediği halde iade edilmiş gibi değerlendirilen mallardan kaynaklandığını savunarak davanın reddini ve %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. 4-Dosya kapsamı ve İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyanın birlikte incelenmesi neticesinde, İzmir...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dava dosyasından verilecek kararın mahkememiz dosyası sonucunu etkileyecek nitelikte görüldüğünden bekletici mesele yapılmış, bekletici mesele yapılan dosyada süren yargılama neticesinde davada neticeten İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesi'nin... Karar sayılı 02/03/2023 tarihli ilamıyla "Davanın kabulüne, davacının ... Uşak şubesine ait 11/07/2015 tarih ve... nolu 80.000-TL bedelli , 08/08/2015 tarihli ...olu 80.000-TL bedelli, 05/09/2015 tarihl...nolu 80.000-TL bedelli toplan 240.000-TL lik 3 adet çekle ilgili davalıya borçlu olmadığının tespitine," karar verildiği ve kararın Yargıtay...Hukuk Dairesi'nin ...Karar sayılı 24/06/2024 tarihli ilamıyla onanarak kesinleştiği görülmüştür. 5-Mahkememizce taraflara ait ticari defter ve kayıtların incelenmesinde her iki taraf ticari defterlerinin davalı tarafça düzenlenen 01/10/2015 tarihli 30.000,32-TL bedelli ve... nolu fatura ile 01/10/2015 tarih 30.768,48-TL bedelli ve... faturalardan kaynaklandığı görülmüştür. Şöyle ki, 02/07/2018 tarihli bilirkişi raporunda da değinildiği üzere davalı ticari defterlerinde davacının 3 adet 80.000,00-TL bedelli çekler de dahil edildiğinde 231.913,37-TL alacaklı göründüğü, 3 adet çek bedeli olan 240.000,00-TL yönünden İzmir...Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen yargılama sonucu kabul kararı verildiğinden bunların açık hesaptan mahsubu sonrasında davalının 8.086,63-TL alacaklı konumuna geçtiği, davacı ticari defterlerinde ise yukarıda açıklanan 2 adet 01/10/2015 tarihli faturaların kayıtlı olmadığı, bu faturalar nedeniyle davalı lehine alacak bakiyesi oluşturulmadığının kabulü halinde açık hesap ilişkisinde dosyamız davacısının 52.682,17-TL yani takip miktarınca alacaklı duruma geçeceği, bu 2 fatura nedeniyle davalının alacaklı olduğunun kabulü halinde ise davalının 8.086,63-TL alacaklı duruma geçtiğinin her iki tarafın ticari defterlerinden müştereken anlaşıldığı görülmüştür. Bu durumda uyuşmazlığın çözümünde incelenmesi gereken husus öncelikle davacının davalıya düzenlediği 11/02/2015 tarihli... nolu 30.000,32-TL bedelli ve 30/03/2015 tarihli... nolu 30.768,48-TL bedelli 2 adet iade faturası nedeniyle alacaklı duruma geçip geçmediği, sonrasında ise davalının davacı adına aynı hususlarda düzenlediği 01/10/2015 tarihli 30.000,32-TL bedelli ve... nolu fatura ile 01/10/2015 tarih 30.768,48-TL bedelli ve... faturalardan dolayı alacaklı duruma geçip geçmediği hususlarıdır. 6-Kural olarak alacaklı, alacağın kaynağını oluşturan fatura içeriğinde yer alan mal veya hizmetin davalı borçluya verildiğini ispat külfeti altındadır. Alacaklı bu husustaki ispatı imzalı fatura veya sevk irsaliyesi ile sağlayabileceği gibi mal veya hizmetin borçluya verildiğini ispat eden diğer yazılı, görsel delillerle ispat edebilebilir. Yine kendi ticari defterlerinde lehine olan kayıtların davalı ticari defterleri ile doğrulanması veya davalının ticari defterlerini ibraz etmemiş olması halinde de alacağın varlığı ispat olunabilir. Zira Yargıtay'ın artık istikrar kazanmış uygulamasına göre bir tacirin ticari defterlerine bir faturayı kaydetmiş olması, fatura içeriği mal veya hizmetin kendisine sağlandığının ispatı olarak kabul edilmektedir. Somut uyuşmazlıkta davacı tarafça düzenlenen ve davalıyı borçlandıran... seri nolu 2 adet faturanın davalıya ait ticari defterlere işlendiği sabit olup davalı tarafça her ne kadar bu 2 iade faturası içeriği malların davalıya teslim edilmediği savunulmuş ise de yerleşik yargısal uygulamada bir tacirin faturayı ticari defterlerine kaydetmiş olması içeriğinin kendisine teslim edildiğine karine olarak kabul edildiğinden davalının her iki faturayı da kendi ticari defterlerine işlemiş olmasıyla içeriklerinin de kendisine iade edildiğini kabul ettiği varsayılması gerektiğinden davacının bu 2 fatura nedeniyle açık hesap ilişkisinde toplam 60.768,81-TL lehine alacak bakiyesi oluşturduğunun kabulü gerekmektedir. Davalı tarafça cevap dilekçesi ve aşamalarda, davacının düzenlediği fatura içeriğinin davalıya teslim edilmemiş olması nedeniyle 01/10/2015 tarihli 30.000,32-TL bedelli ve... nolu fatura ile 01/10/2015 tarih 30.768,48-TL bedelli 2 adet faturanın düzenlendiği ve bunların davacıya teslim edildiği savunulmuştur. Davacıya ait ticari defterlerin incelenmesinde davalının düzenlediği yukarıda bahsi geçen 2 adet faturanın kayıtlı olmadığı görülmüştür. Davalı tarafça faturaların davacıya teslim edildiğine 07/10/2015 tarihli "Fatura teslim tutanağı" başlıklı bir belgenin sunulduğu görülmüş olup, Tutanağın incelenmesinde;"Ekte bulunan 01/10/2015 tarihli... nolu iade faturasını, 01/10/2015 tarihli...nolu iade faturasını, Elden teslim Aldım....Madencilik...07/10/2015" şeklinde fatura teslim tutanağı niteliğinde olduğu görülmüştür. Davacı tarafça belge içeriğinin ve belgedeki imzanın inkar edildiği görülmüş ise de mahkememizce imza incelemesi yaptırılmasına gerek görülmemiştir. Şöyle ki, bir faturanın tacire teslim edilmesi tek başına içeriğinin teslim edildiği anlamı taşımamaktadır. Fatura üzerinde imza bulunması veya sevk irsaliyesinde imza bulunması içeriğinin kabul ve teslim edildiğine delil olarak değerlendirilebilir ise de salt faturanın teslim edilmiş olması ancak faturada yer alan bedel yönünden 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemesi kaydıyla bedelin kesinleşmesi anlamına gelir, bunun dışında ayrıca sadece faturanın tebliğ veya teslim edilmesi, bu fatura ilgili tacirin ticari defterlerine işlenmediği sürece fatura düzenleyicisi lehine alacak hakkı kazandırıcı bir hukuki işlem niteliği kazanmayacaktır. Somut uyuşmazlıkta davacının düzenlediği iade faturaları 11/02/2015 ve 30/03/2015 tarihli olup davalı ticari defterlerine ihtirazi kayıtsız olarak işlendiği ve makul bir süre içerisinde iade faturası da düzenlenmediği, davalının delil olarak dayandığı mahiyeti itibariyle iade faturalarının iadesi mahiyetinde olan 01/10/2015 tarihli 30.000,32-TL bedelli ve... nolu fatura ile 01/10/2015 tarih 30.768,48-TL bedelli 2 adet faturanın ise, davacının iade faturalarının davalı defterlerine işlenmesinden yaklaşık 10 ay ve 8 aylık süreler geçtikten sonra düzenlendiği, davacının bu faturaların kabul edildiği anlamına gelebilecek şekilde doğrudan faturalar üzerinde bir imzasının bulunmadığı, 07/10/2015 tarihli teslim tutanağının davacı tarafça imzalandığı kabul edilmiş olsa dahi faturaların teslim alınması, ticari defterlere işlenmedikçe tek başına borç doğurucu bir işlem niteliğinde olamayacağı, kaldı ki davaya cevap dilekçesinde 07/10/2015 tarihli fatura teslim tutanağına delil olarak dayanılmadığı ve teksif ilkesi gereğince süresinden sonra ancak bilirkişi raporuna itiraz aşamasında 19/07/2018 tarihli dilekçe ekinde sunulan delile ancak karşı tarafın açık muvafakati var ise dikkate alınabileceği, davacının dosya kapsamında yansıyan bu yönde bir muvafakati bulunmadığı ve belgeye delil olarak kıymet verilmesinin de mümkün olmadığı, tüm bu hususlar birlikte gözetildiğinde belge üzerindeki imzanın davacı eli ürünü olup olmadığının sonuca etkisi olmayacağı değerlendirildiğinden davalının 2 adet fatura nedeniyle davacıdan alacak talep edemeyeceği ve davacının her iki tarafın ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle 52.682,17-TL alacak bakiyesi bulunduğu kabul edilerek itirazın iptaline ve takibin itiraz öncesi koşullarda devamına karar verilmiştir. 7-Davacı tarafça inkar tazminatına hükmedilmesi talep edilmiş ise de, taraflar arasındaki ticari ilişkide bekletici mesele yapılan dosyada verilecek hükme göre alacak ve borç bakiyesinin değişebilecek nitelikte olduğu ve her ne kadar alacak faturaya dayanmakta ise de bekletici mesele yapılan dosyanın açık hesap bakiyesine olan etkisi dikkate alındığında alacağın likit nitelikte olamayacağı değerlendirildiğinden inkar tazminatına hükmedilmemiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, İzmir ... İcra Dairesi'nin... Esas sayılı takip dosyasına yapılan davalı itirazlarının taleple bağlı kalınarak kısmen iptaline, takibin 52.682,17-TL asıl alacak üzerinden itiraz öncesi koşullarda devamına, 2-Alacak likit nitelikte görülmediğinden inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.598,71-TL harçtan peşin olarak alınan 899,68-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.699,03-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 899,68-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça sarf edilen 31,40-TL başvuru harcı ile 359,38-TL posta ve tebligat ücreti, 1.150,00-TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplam 1.540,78-TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin e-duruşma yoluyla , davalı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/12/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır