İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1117 E. 2025/336 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/1117
- Karar No
- 2025/336
- Karar Tarihi
T.C.. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/1117 Esas KARAR NO : 2025/336 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 09/10/2017 KARAR TARİHİ : 10/04/2025 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacılar vekili, dava dilekçesinde; davalı ...'a ait davalı sürücü ... idaresinde bulunan ve davalı ... şirketine ZMS (Trafik) poliçesiyle sigortalı ... plakalı araç 06.06.2017 tarihinde Menderes-Kuşadası il yolunu takiben Menderes ilçesinden Kuşadası'na seyrederken aynı yöne seyreden sürücü ...idaresindeki müvekkillerinin yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araca 2918 sayılı yasanın asli kusur sayılan hallerden 84/f maddesini ihlal ederek asli tam kusurlu çarpması sonucu ölümlü, yaralamalı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, kaza sonucunda yolcu konumunda bulunan müvekkillerinin kazada herhangi bir kusurları olmadığını, Menderes Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... sayılı dosyasında soruşturma başlatıldığını, kaza sonrası her iki müvekkilinin yaralanarak ... Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesinde, ... ise İzmir ...Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi altına alındığını, her iki müvekkilinde tedavi ve kontrol süreçleri halen devam etmekte olduğunu, tüm hastane yol masrafları ile ilaç masrafları müvekkillerince karşılandığını, müvekkillerinden ... kendine ait iş yerinde otomobil parça ve aksesuar satımı ile oto tamirat işi ile geçimini sağladığını, kazadan sonra uzun süre dükkanı kapalı kaldığını iş yapamadığını, ... ise geceleri gece bekçiliği yaparak gündüzleri inşaat ve tamirat işlerinde çalışarak geçimini sağladığını, şu anda çalışamadığını, kaza tarihinden bu yana her iki müvekkilinin de çalışamıyor olması iş ve kazanç kayıplarına uğramalarına sebep olduğunu, davalı ... şirketine yapılan başvuruya rağmen müvekkillerinin zararlarının karşılanmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ... için 5.000-TL, ... için 5.000-TL. olmak üzere toplam 10.000-T'L. Geçici iş görmezlik nedeniyle kazanç kaybı, ... için 5000-1TL, ... için 5.000-TL. olmak üzere her iki müvekkil için toplam 10.000-TL. tedavi giderleri ve ulaşım masrafları olmak üzere toplam 20.000 -TL. maddi tazminatın 16.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ... için 60.000-TL, ... için 60.000-TL. olmak üzere her iki müvekkili için Toplam 120.000-TL. manevi tazminatın 16.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılar ..., ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, ıslah dilekçesi ile; ... için 10.000,00 TL olan maddi tazminat bedelinin 666.942,09-TL ye çıkarılmasına davalılar ..., ... ve ... A.Ş' den, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere 16.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, mahkeme masrafı avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini, ... ve ...'den ... için 60.000,00-TL ve ... için 60.000,00-TL manevi tazminatın 16.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... A.Ş. vekili, cevap dilekçesinde; Dava konusu kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı araç müvekkil şirket nezdinde 10.02.2017/2018 tarihleri arasında... sayılı ZMS.( trafik) poliçesiyle sigortalı olduğunu, poliçede şahıs başı sakatlanma ve ölüm teminatı 330.000 TL. ile sınırlı olduğunu, müvekkil şirket gerçek zarar miktarı kadar sigortalı araç sürücüsünün kusur oranında sorumlu olduğunu, davacıların zararının ve kusur oranının ispata muhtaç olduğunu, olayda müterafik kusurlarının olup olmadığını belirlenmesi gerektiğini, son yasal düzenlemeler çerçevesinde sağlık hizmet bedelleri, geçici iş görmezlik zararı, tedavi ve bakıcı giderleri SGK. tarafından karşılanacak olması nedeniyle sigorta şirketlerinin sorumluluğu olmadığını, davacı kaza anında sigortalı araçta yolcu olup karşılıksız taşındığından hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, ayrıca müvekkil şirkete usulüne uygun tam bir başvuru yapılmadığından temerrüt gerçekleşmediğini belirterek itirazları doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ile ...'a dava dilekçesinin tebliğ edildiği, ancak davaya cevap vermedikleri görülmüştür. DELİLLER: Hastane tedavi evrakları, SGK kayıtları, hasar dosyası, sağlık kurulu raporu, bilirkişi raporları delil olarak değerlendirilmiştir. Tarafların kusur durumlarının tespiti bilirkişiden alınan 02/05/2018 tarihli rapora göre; "...SONUÇ ve KANAAT : Yukarıda açıklanan hususlar neticesinde : 1-) Davalı ...”a ait olup, davalı ... A.Ş.nezdinde 10.02.2017/2018 tarihleri arasında... ZMS (Trafik) poliçesiyle sigortalı ... plakalı ... marka 2007 model kamyon sürücüsü davalı sürücü ...'in olayda %75 ORANINDA ASLİ KUSURLU olduğu, 2-) ... plakalı 2007...van 1.3 multijet marka ve tipindeki kamyonet sürücüsü ölen ...'in olayda, %25 ORANINDA TALİ KUSURLU olduğu 3- Davacı yolcular ... ile ...'nin her biri kendi adına %10'AR ORANINDA MÜTERAFİK KUSURLU olduklar;" şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Ankara... Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat uyarınc... Talimat sayılı dosyasından alınan 03/12/2018 tarihli rapora göre; "....Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ..., olayda % 100 (Yüzde yüz) oranında tamamen kusurlu, 2-Dava dışı sürücü Dava dışı sürücü ...'in olayın oluşumunda kusurunun bulunmadığı ancak olayın sonucuna etkisi yönünden müterafik kusurlu bulunduğu, 3-Davacılar ... ve ...'nin meydan gelen olayda kusursuz olduğu, ancak aracın oturma koltuğu bulunmayan kesiminde yolculuk yapmalarının yaralanmalarında etkisinin bulunduğu, görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Davacı ...'nin maluliyet oranının tespiti için Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalından alınan 14/05/2019 tarihli rapora göre; "... Yüzdeki anormallik daha çok cilt yapısındaki bozukluklar ve dış görünümle sınırlı “Edinsel nedenlerle fiziksel görünümü bozan burun eğriliği” arızası nedeniyle kişinin sakatlık oranı %2 (yüzdeiki) olarak belirlenmiştir. Şahısta olaya bağlı gelişen birden fazla arıza olması nedeniyle Balthazard Formülü uygulandığında kişinin sakatlık oranı %25,9 (yüzdeyirmibeşvirgüldokuz) olarak bulunmuştur. 2. Tıbbi iyileşme süresinin 9 (dokuz) ay olarak kabulünün uygun olacağı mütalaasına varılmıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Davacı ...'nın maluliyet oranının tespiti için Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalından alınan 14/05/2019 tarihli rapora göre; "...1. Bu bulgulara dayanılarak... doğumlu ...'nın 16.06.2017 tarihli trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle oluşan sakatlık oranı, olay tarihinde yürürlükte olan “Engellilik Ölçütü Sınıflandırması ve Engellilere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” den (Resmi Gazete, Mart 2013, 28603 Sayı) faydalanılarak hesaplandığında; BÖLÜM: KULAK BURUN BOĞAZ D - YÜZ Sınıf 2: Cilt bozukluğu olsun veya olmasın yüzün bir kısmının destek yapısında kayıp olması Yanakla beraber burunda kırık Kişinin yüz kemiklerindeki kırıklara bağlı engel oranı= %6 (yüzdealtı) 2. Travma sonrası meydana gelen yaralanma sonucu tedavi sürecinin uzadığı anlaşıldığından tıbbi iyileşme s nin 18 (onsekiz) ay olarak kabulünün uygun olabileceği kanaatine varılmıştır. 3. Şahıs mevcut kazaya bağlı ruhsal şikayetler tariflemiş olup hesaplanan sürekli sakatlık oranı şahsın diğer arızaları göz önüne alınarak hesaplanmıştır. Tarafınızca istenmesi halinde şahsın tam teşekküllü bir hastanenin Ruh Sağlığı ve Hastalıkları kliniğinde 6 ay boyunca düzenli psikiyatrik takip ve tedavi alması sonrasında 3 psikiyatri uzmanından oluşan bir heyet tarafından düzenlenecek “şahsın olaya bağlı psikiyatrik hastalığı olup olmadığını, varsa psikiyatrik hastalığın kalıcı olup olmadığını (tedavi ile işlevselliği tam düzelen, kısmen düzelen, düzelmeyen şeklinde) belirtir. bir rapor” aldırılarak raporun Anabilim Dalımıza gönderilmesi halinde varsa olaya bağlı psikiyatrik arızası da dikkate alınarak tekrar hesaplama yapılabilecektir." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Davacı ...'nın maluliyet oranının tespiti için Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalından alınan 28/02/2022 tarihli rapora göre; "...1. Bu bulgulara dayanılarak... doğumlu ...'da davaya konu 16.06.2017 tarihli trafik kazasına bağlı olarak meydana gelen yaralanması olay tarihinde yürürlükte olan “Engellilik Ölçütü Sınıflandırılması ve Engellilere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik” (RG, Mart 2013 tarihli 28603 sayılı) göz önüne alınarak değerlendirildiğinde; BÖLÜM: ZİHİNSEL, RUHSAL, DAVRANIŞSAL BOZUKLUKLAR D- Travma Sonrası Stres Bozukluğu 2- Tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen Engellilik Oranı: %30 BÖLÜM: KULAK BURUN BOĞAZ D — YÜZ Sınıf 2: Cilt bozukluğu olsun veya olmasın yüzün bir kısmının destek yapısında kayıp olması Yanakla beraber burunda kırık Engellilik Oranı: %6 Sonuç olarak; şahısta olaya bağlı gelişen birden fazla arıza olması nedeniyle Balthazard Formülü uygulandığında şahsın 16.06.2017 tarihli trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle sürekli engellilik oranı %34.2 (otuz dört nokta iki) olarak bulunmuştur. 2. Travma sonrası meydana gelen yaralanması sonucu tedavi sürecinin uzadığı anlaşıldığından tıbbi iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 18 (on sekiz) ay olarak kabulünün uygun olacağı mütalaasına varılmıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Adli Tıp Kurumu... İhtisas kurulundan alınan 06/03/2023 tarihli rapora göre; "...Mevcut belgelere göre; ... oğlu,... doğumlu, ...’nın 16/06/2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının; 1.30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliği dikkate alındığında; a.Görme sistemi, işlevsel görme puanı 90, görme sistemi yetersizlik oranı %10, b.Kulak-Burun-Boğaz, D-Yüz, Edinsel nedenlerle fiziksel görünümü bozan burun eğriliği, özür oranı %2 balthazard formülüne göre; Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %12 (YÜZDEONİKİ) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (DÖRT) aya kadar uzayabileceği, 3.Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 (BİR) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Adli Tıp ikinci Üst Kurulundan alınan 23/11/2023 tarihli rapora göre; "...... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; Mevcut belgelere göre; ... doğumlu, ...’nın 16/06/2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının; A- 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik dikkate alındığında; I. Görme sistemi, işlevsel görme puanı 90, görme sistemi yetersizlik özür oranı %10, II. Kulak-Burun-Boğaz, D-Yüz, Edinsel nedenlerle fiziksel görünümü bozan burun eğriliği özür oranı %2, Balthazard formülüne göre %11.8 olduğuna göre; Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %12 (yüzdeoniki) olduğu, B- İyileşme(iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, C- Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 (bir) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği oy birliği ile mütalaa olunur.." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Aktüerya uzmanı bilirkişiden alınan 15/12/2024 tarihli rapora göre; ; "...16.06.2017 tarihinde yaralanan ...’nın geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat alacağının 8.424,36 TL olduğu, -Sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminat alacağının 640.426,04 TL olduğu, -Bakım giderinden kaynaklı maddi tazminat alacağının 1.777,50 TL olduğu, -SGK sorumluluğunda olmayan pansuman sarf malzemesi giderinin 1.500,00 TL olduğu, -Tedavi ile ilişkili muhtemel ulaşım giderinin 5.000,00 TL olabileceği, -Davacının kamu hastanelerinde görmüş olduğu tedavilerden kaynaklı giderlerin Sosyal Güvenlik Kurumuna faturalandırıldığı, -Yukarıda izah edilen yaralanma sebebiyle oluşan nazal kemik parçalı kırığı sebebiyle yapılacak olası estetik gider ile ağız ve diş tedavisinden kaynaklı harcamalar yönünden diş hekimi bilirkişi ve plastik cerrahi alanında uzman bir bilirkişi tarafından değerlendirme yapılmasının uygun olacağı kanaatiyle.." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Diş hekimi bilirkişiden alınan 21/02/2025 tarihli rapora göre; " Kaza 16/ 6/ 2017 tarihinde meydana gelmiş. Yapılan diş tedavilerinin bedeli olarak sunulan fatura 20/11/2017 tarihlidir Sunulan Fatura: 17 Üye Veneer kuron seramik 9 diş çekimi 2 adet alt üst çene bölümlü protez (KDV dahil) 9814.92 TL dır. TÜRK DİŞHEKİMLERİ BİRLİĞİ 2017 yılı Dişhekimleri Asgari Ücret Tarifesi' ne göre: 1 Adet veneer kuron seramik - 365 TL (KDV Dahil) Tek çene bölümlü protez - 1355 TL " Diş çekimi - 100TL " -17 ÜYE Veneer kuron seramik -- 17* 365TL -6205 TL( KDV Dahil) -Alt- Üst çene parsiyel metal destekli hareketli protez - 1355 * 2- 2710TL (| KDV Dahil) -9 adet diş çekimi - 100 * 9- 900TL " Toplam ---9815TL (KDV dahil) Buna göre; yapılan diş tedavileri, davacının kaza sonrasi oluşan travmalara bağlı hasarlarıyla uyumludur Davaya sunulan diş tedavilerinin faturası da, TÜRK DİŞHEKİMLERİ BİRLİĞİ” nin belirlediği 2017 yılı Dişhekimlerinin asgari ücret tarifesine uygundur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; 1-Dava, davacıların yolcu olarak bulundukları aracın karıştığı trafik kazasından kaynaklanan sürekli iş gücü kaybı, geçici iş gücü kaybı, tedavi gideri zararları ve manevi tazminatın davalılardan tahsili talepli maddi ve manevi tazminat davasıdır. 2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık kazanın gerçekleşmesindeki kusur dağılımı, davacıların kaza nedeniyle sürekli maluliyet ve geçici iş gücü kaybı meydana gelip gelmediği, SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararının bulunup bulunmadığı, bu tazminat kalemlerinden dolayı davacının talep edebileceği maddi tazminatın miktarı ve yine davacıların yaralanması nedeniyle araç işleteni ve sürücüsünden talep edebileceği manevi tazminat miktarı noktalarında toplanmıştır. 3-Dosya kapsamının incelenmesinde, davacıların 16/06/2017 tarihinde dava dışı ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araçta yolcu olarak bulunduğu esnada davalılardan ...'in sevk ve idaresindeki, davalı ...'ın maliki olduğu ve diğer davalı ... A.Ş.'nin KZMSS sigortacısı olduğu ... plaka sayılı araç ile gerçekleşen kaza sonucu yaralandıkları, ... plaka sayılı aracın 10/02/2017-10/02/2018 tarihleri aralığında KZMMS sigorta poliçesiyle sigortalı olduğu, kaza tarihi itibariyle davalı ... şirketinin poliçeden kaynaklanan sorumluluk sınırının 330.000,00-TL(tedavi ve sürekli maluliyet ayrı ayrı olmak üzere) olduğu görülmüştür. 4-Dava şartları ve ilk itirazlar yönünden yapılan incelemede; Maddi zararın karşılanması talebiyle yazılı başvuru evrakının 28/07/2017 tarihinde posta yoluyla davalı şirkete gönderildiği ve 31/07/2017 teslim edildiği, 8 iş günü yasal sürenin sonunda 11/08/2017 itibariyle davalı şirketin temerrüde düştüğü ve KTK 97. Maddesinde düzenlenen özel başvuru şartının yerine getirilmiş olduğu görülmüştür. 5-Mahkememizce kaza tespit tutanağı, poliçe, İzmir...Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası, davacıların görmüş olduğu tedavilere ilişkin hastane kayıtları, hasar dosyası, ekonomik-sosyal durum araştırma tutanakları, SGK kayıtları, maluliyet raporu, kusura yönelik bilirkişi raporu ve aktüerya bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir. 6-Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda dayanak haksız fiil sorumluluğudur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun; 90. Maddesinde, "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun... öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun... düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”; 85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3. maddesinde: “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. ” düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir. 7-Yukarıda açıklanan ve alıntılanan hükümler doğrultusunda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Sigortacının sorumluluğu, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir. Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. 49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." 50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış, -Fiilin hukuka aykırı olması -Zararın meydana gelmesi, -Kusur, -Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır. Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır. 8-Tarafların sorumluluklarının tespiti için öncelikle kazanın gerçekleşmesindeki kusur durumlarının değerlendirilmesi gerekmektedir. Dava konusu kaza ile ilgili ceza kovuşturması İzmir ...Ağır Ceza Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dava dosyasında yürütülmüş olup anılan dosyada sanık ... birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma suçundan mahkumiyetine karar verildiği görülmüş, hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 26/10/2017 tarihli kusur raporunda sanık(mahkememiz açısından davalı) ...'in asli kusurlu, diğer araç sürücüsü müteveffa ...'in kusursuz olduğu belirtilmiştir. Mahkememizce adli trafik bilirkişi...ndan alınan 02/05/2018 tarihli kusur raporunda davalı ... %75 oranında, müteveffa araç sürücüsü ... ise %25 oranında kusurlu bulunduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Alınan raporlar arasında çelişki oluştuğu gözetilerek çelişkinin giderilmesi için Karayollar Genel Müdürlüğü Trafik Dairesi'ndeki mühendislerden oluşan bir heyetten kusur raporu aldırılmış, dosyaya sunulan 03/12/2018 tarihli kusur raporunda göre davalı ...'in kazanın oluşumunda %100 kusurlu, müteveffa sürücü ...'in kusursuz bulunduğu belirtilmiştir. Mahkememizce yapılan değerlendirmede her üç bilirkişi raporunda esasen müteveffa sürücü...'in ihlal etmiş olduğu bir trafik kuralı bulunmadığı, her ne kadar ... ve ...'nin aracın yolcu taşınması yasal bölümünde taşınmış olmasının oluşan zarar açısından müterafik kusur olarak gösterilmiş ise de bunun kazanın gelişimine etki eden bir kusur olmayıp iki yaralının yaralanması açısından bir kusur olarak değerlendirildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce davalı ...'in asli ve %100 oranında kusurlu bulunduğu yönündeki rapor görüşlerine iştirak edilerek 03/12/2018 tarihli heyet raporu hükme esas alınmış ve dava konusu kazanın ...'in asli ve %100 kusuruyla meydana geldiği kabul edilmiştir. Nitekim mahkememizce aynı kazaya ilişkin dava dışı müteveffa...'un vefatı nedeniyle açılan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talepli dava mahkememizin... Karar sayılı dosyasında görülmüş ve 09/09/2021 tarihinde karara bağlanmış, anılan dosyada mahkememizin davalının %100 kusuruna yönelik değerlendirmesiyle hüküm kurulduğu, kararın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi...Hukuk Dairesi'nin 27/11/2024 tarih ... Karar sayılı ilamıyla kesinleştiği görülmüştür. 9-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda kaza tarihi 16/06/2017 olup davacıların maluliyetine ilişkin değerlendirmelerin Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir. A-Davacı ... yönünden; Mahkememizce davacı ...'nin dosyaya getirtilen tedavi kayıtları itibariyle Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan maluliyet raporu düzenlenmesi talep edilmiş, dosyaya sunulan 21/09/2018 tarihli ön raporda henüz tedavi süreci tamamlanmadığından maluliyet oranı tayini yapılamadığının bildirildiği görülmüştür. Tedavi sürecinin tamamlanması sonrasında dosyaya sunulan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 14/05/2019 tarihli raporunda davacı ...'nin dava konusu kaza nedeniyle %25,9 sürekli iş gücü kaybına uğradığı ve tıbbi iyileşme süresinin 9 ay olacağı yönünde görüş bildirilmiştir. Rapora karşı davacı vekili tarafından itirazlar ileri sürülmüştür. Mahkememizce davacı itirazları dikkate alınarak dosya ATK Adli Tıp ...İhtisas Kurulu'na tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 27/02/2023 tarihli maluliyet raporunda davacı ...'nin sürekli maluliyet oranının %23 olduğu ve 9 ay geçici iş göremezlik süresi bulunduğu, 1 ay bakım gideri ihtiyacının bulunduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Rapora karşı davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin itiraz dilekçesi sundukları görülmüş ise de, 14/05/2019 tarihli maluliyet raporuna yalnızca davacı tarafça itiraz edilmiş olması nedeniyle davacının 14/05/2019 tarihli rapor yönünden kazanılmış hakkının oluşacağı, davacı itirazı üzerine alınan ATK raporunda daha düşük oranda bir maluliyet oran ve süresi gösterilmesinin kendisi yönünden kazanılmış hak oluşturan oran ve sürelerin düşmesine sebebiyet vermeyeceği gözetilerek raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesine gerek görülmemiş ve 14/05/2019 tarihli maluliyet raporunda gösterilen %25,9 sürekli maluliyet oranı ile 9 aylık tıbbi iyileşme süresi bulunduğuna yönelik rapor hükme esas alınmıştır. B-Davacı ... yönünden; Mahkememizce davacı ...'nın dosyaya getirtilen tedavi kayıtları itibariyle Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan maluliyet raporu düzenlenmesi talep edilmiş, dosyaya sunulan 21/09/2018 tarihli ön raporda henüz tedavi süreci tamamlanmadığından maluliyet oranı tayini yapılamadığının bildirildiği görülmüştür. Tedavi sürecinin tamamlanması sonrasında dosyaya sunulan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 14/05/2019 tarihli raporunda davacı ...'nin dava konusu kaza nedeniyle %6 sürekli iş gücü kaybına uğradığı ve tıbbi iyileşme süresinin 18 ay olacağı ayrıca davacının psikiyatrik yönden takip ve tedavisi sonrasında değerlendirme yapılabileceği yönünde görüş bildirilmiştir. Davacı vekili tarafından rapora karşı sair itirazların ileri sürüldüğü görülmüş, davacının Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde gerçekleştirilen takip ve tedavisi sonucu düzenlenen 28/02/2022 tarihli maluliyet raporunda davacının sürekli iş gücü kaybı oranı %34,20 ve tıbbi iyileşme süresi 18 ay olarak belirlenmiştir. Rapora karşı davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin sair itirazlarda bulunduğu ve dosyaya sunulan raporlar arasında önemli ölçüde farklılıklar bulunduğu gözetilerek dosya ATK Adli Tıp ...İhtisas Kurulu'na tevdi edilmiş, Adli Tıp ...İhtisas Kurulu'nun 27/02/2023 tarihli raporunda davacının sürekli iş gücü kaybı oranının %12 ve geçici iş gücü süresinin 4 ay olacağı, 1 ay süreyle bakıcı ihtiyacı bulunacağı yönünde görüş bildirilmiştir. Rapora karşı taraflarca ayrı ayrı itirazlar ileri sürülmüş olduğu ve 28/02/2022 tarihli rapor ile ATK Adli Tıp ...İhtisas Kurulu'nun 27/02/2023 tarihli raporları arasında çelişki oluştuğundan dosya ATK Adli Tıp ...Üst Kurulu'na tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 23/11/2023 tarihli üst kurul raporunda davacının sürekli iş gücü kaybı oranının %12 ve geçici iş gücü süresinin 4 ay olacağı, 1 ay süreyle bakıcı ihtiyacı bulunacağı yönünde görüş bildirilmiştir. Rapora karşı davalı ... A.Ş. Vekili tarafından sair itirazlar ileri sürülmüş ise de dosyada alınan tüm maluliyet raporlarının kaza tarihi itibariyle geçerli olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak düzenlendiği, ATK Adli Tıp ...Üst Kurulu raporuyla önceki raporlar arasındaki oran ve süre yönündeki çelişkilerin giderildiği anlaşıldığından yeniden rapor alınmamış ve davacı ...'nın %12 oranında sürekli iş gücü kaybına uğradığı, 4 aylık geçici iş gücü kaybı süresi ve 1 aylık bakım gideri ihtiyacı bulunduğu kabul edilmiştir. 10-Maluliyet oran ve sürelerinin tespiti sonrasında talep edilebilecek maddi tazminat miktarının hesaplanması için aktüerya incelemesi yapılması gerekmektedir. A-Davacı ... yönünden; Davacı ... vekili Av....in 17/09/2019 tarihli celsede alınan beyanında ...'nin maddi tazminat istemleri yönünden sigorta şirketiyle gerçekleştirilen sulh sonucu maddi tazminat istemlerinin konusuz kaldığının beyan edildiği, davaya ...'nin manevi tazminat istemleri ve ...'nın hem maddi hem manevi tazminat istemleri yönünden devam olunacağının belirtildiği görülmüştür. Yargılama sırasında davacının maddi tazminat istemlerinin sigorta şirketi tarafından karşılanmış olduğu anlaşıldığından ayrıca bu yönde bir bilirkişi incelemesi yaptırılmamız ve davacı ...'nin maddi tazminat istemlerinin konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. B-Davacı ... yönünden; Kusur ve maluliyet durumunun tespiti sonrasında dosya aktüerya bilirkişisine tevdi edilmiştir. Dava dilekçesi ve aşamalarda davacının oto tamir ustası olarak çalıştığı ileri sürülmüştür. Mahkememizce davacının gelir durumunun tespiti için esnaf ve meslek odalarına müzekkere yazılmış, davacının vergi kayıtları dosyaya getirtilmiştir. İzmir Oto Tamircileri Esnaf ve Sanatkarlar Odası'nın 05/07/2024 tarihli cevabi yazısına göre davvacı ...'nın 25/04/2017 tarihinde oda kaydının yapıldığı ve halen oda üyesi olduğu, 2024 yılında kalfalık belgesi olan bir personelin asgari ücretin %20-25 üzerinde maaş alabileceği yönünde cevap verildiği, TÜİK kazanç sorgulama raporuna göre davacının meslek grubuna göre 2024 yılı haşran ayında 18.203,81-TL maaş elde edebileceğinin tespit edildiği görülmüş olup, mahkememizce yapılan inceleme ve değerlendirmede, davacının celp edilen meslek odası ve vergi kayıtlarına göre oto tamir ustası olduğu, belirli bir tecrübe ve birikim gerektiren işinde, temel ve vasıf gerektirmeyen işler için ödenen asgari ücretin bir miktar üzerinde gelir elde etmesinin bekleneceği dikkate alınarak takdiren asgari ücretin %50 üzerinde bir gelir elde edebileceği değerlendirilmiş ve aktüerya incelemesi buna göre gerçekleştirilmiştir. Dosyaya sunulan 15/12/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda davacının asgari ücretin %50 oranında üzerinde gelir düzeyine göre, TRH-2010 yaşam tablosunda öngörülen bakiye ömür süresince 640.426,04-TL sürekli iş gücü kaybı, 8.424,36-TL geçici iş gücü kaybı, 1.777,50-TL bakım gideri zararı, 1.500,00-TL SGK sorumluluğunda olmayan sarf malzemesi zararı, 5.000,00-TL tedavi amaçlı ulaşım gideri zararı bulunduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Maluliyet raporuna karşı davalı taraflarca itirazlar ileri sürülmüş ise de, Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre ve TRH-2010 yaşam tablosunda öngörülen bakiye yaşam süresine uygun olarak, asgari ücret düzeyindeki gelir esas alınmak suretiyle yapılan hesaplamaların yerinde olduğu, SGK'nın 03/07/2024 tarihli müzekkere cevabına göre davacıya rücuya tabi bir ödeme yapılmamış olduğu hususları dikkate alınarak yeniden rapor alınmasına gerek görülmemiş ve davacının 640.426,04-TL sürekli iş gücü kaybı, 8.424,36-TL geçici iş gücü kaybı, 1.777,50-TL bakım gideri zararı, 1.500,00-TL SGK sorumluluğunda olmayan sarf malzemesi zararı, 5.000,00-TL tedavi amaçlı ulaşım gideri zararı olmak üzere toplam 657.127,90-TL maddi zararının oluştuğu kabul edilmiştir. Davacının kaza sırasında yolcu olarak bulunduğu araçta yolcu taşıma amacıyla kullanılmaması gereken kısımda seyahat ettiği ve bu durumun maluliyetin artışına sebebiyet verdiği kaza tespit tutanağı ve ceza yargılaması dosyasıyla sabit görüldüğünden, müterafik kusur indirminin resen dikkate alınması gerektiği gözetilerek tespit edilen maddi tazminat miktarına %20 oranında müterafik kusur indirimi uygulanmasıyla davacının toplam 527.702,32-TL maddi tazminat isteminde bulunabileceği kabul edilmiştir. Davacı tarafça kaza nedeniyle oluşan diş kırıkları ve kayıpları nedeniyle görülen diş tedavisinden dolayı 9.814,92-TL tutarlı fatura sunulmuş, mahkememizce Diş Hekimi bilirkişi...en alınan 20/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda sunulan faturaya konu tedavilerin davacının geçirdiği kazayla uyumlu ve piyasa koşullarına uygun olduğu yönünde görüş bildirildiği görülmüştür. Trafik kazası nedeniyle sağlık hizmet sunucularınca verilen tedavi hizmet bedellerinin tamamının Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması esasının getirilmesi amacıyla, 25.02.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı kanunun 59. maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesi değiştirilmiş, anılan değişiklik ile, trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesinin olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı kararlaştırılmıştır. Somut uyuşmazlıkta davacı tarafça kaza sonrası görülen implant tedavisine dair masraflar davalılardan talep edilmiş ise de, Yargıtay ...Hukuk Dairesi'nin 08/10/2020 tarih...018 tarih ... Karar sayılı ilamlarında da değinildiği üzere belgeli tedavi giderlerinden olduğu anlaşılan diş tedavi ve implant uygulamalarının SUT kapsamında SGK sorumluluğunda olan giderlerden olduğu anlaşıldığından bu hususta davalılara husumet düşmeyeceğinden bu yöndeki talebin pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. 11-Davacılar vekili dava değerini davacı ... yönünden 14/13/2025 tarihli ıslah dilekçesiyle ıslah etmiş ve 666.942,09-TL'ye yükseltmiştir. Davalı ... A.Ş. Vekili tarafından ıslaha karşı cevap süresi içerisinde zamanaşımı defi ileri sürülmüş ise de, dava konusu trafik kazasında taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına sebebiyet verme suçunun oluştuğu, zamanaşımı süresinin 15 yıl olduğu, dava ve ıslah tarihleri itibariyle uzamış ceza zamanaşımı süresinin sona ermediği gözetilerek zamanaşımı koşullarının oluşmadığı değerlendirilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ...'nın 640.426,04-TL sürekli iş gücü kaybı, 8.424,36-TL geçici iş gücü kaybı, 1.777,50-TL bakım gideri zararı, 1.500,00-TL SGK sorumluluğunda olmayan sarf malzemesi zararı, 5.000,00-TL tedavi amaçlı ulaşım gideri zararı olmak üzere toplam 657.127,90-TL maddi zararı oluştuğu anlaşılmakla, davacının aracın yolcu taşımaya elverişsiz bölgesinde kendi rızasıyla yolculuk etmesi nedeniyle zararın artmasına sebebiyet verdiği değerlendirildiğinden %20 oranında müterafik kusur indirimi uygulanmasıyla 527.702,32-TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, fazlasına dair kısmın reddine karar verilmiştir. Müterafik kusur indiriminin niteliği itibariyle reddedilen kısım yönünden davalılar lehine yargılama giderine hükmedilmemiştir. Davacının diş tedavi giderlerine ilişkin talebi yönünden ise belgeli tedavi gideri niteliğindeki zararın SGK sorumluluğunda olan giderlerden olduğu anlaşıldığından bu hususta davalılara husumet düşmeyeceğinden bu yöndeki talebin pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Kaza tarihi itibariyle davalı ... şirketinin poliçe teminatı sürekli iş göremezlik zararı yönünden 330.000,00-TL ve tedavi giderleri yönünden de ayrıca 330.000,00-TL olduğu, hükmedilen tazminatların poliçe teminatları sınırlarında olduğu anlaşıldığından ayrıca daha az bir sorumluluk miktarı belirlenmemiştir. Tazminat miktarına davacı tarafça dava öncesinde yazılı başvuruda bulunulduğu ve davalı ... şirketinin 08/10/2020 tarihinde temerrüde düştüğü gözetilerek 08/10/2020'den itibaren, araç sürücüsü ve işleteni yönünden ise kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir. Davacı tarafça tazminat miktarlarına ticari faiz uygulanması talep edilmekle, kazanın oluşumuna sebebiyet veren aracın ticari nitelikte olduğu gözetilerek tazminatlara ticari faiz uygulanabileceği anlaşıldığından davalı araç sürücüsü ... ve araç maliki ... yönünden kaza tarihi 16/06/2017'den itibaren, davalı ... A.Ş. Yönünden ise temerrüt tarihi 11/08/2017'den itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmiştir. 12-Manevi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede; Manevi tazminat bir zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nasafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Mahkememizce davacı ...'nin %25,9 sürekli maluliyet oranı ile 9 aylık geçici iş gücü kaybına uğradığı tespit edilmekle, kazanın oluş şekli, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kazanın gerçekleşmesindeki kusur durumları, davacının yaşı, maluliyetinin boyutu ve maluliyetin günlük hayatını etkileme derecesi, paranın alım gücü birlikte değerlendirilerek, manevi tazminat davasının tam kabulü ile 70.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Mahkememizce davacı ...'nın %12 oranında sürekli iş gücü kaybına uğradığı, 4 aylık geçici iş gücü kaybı süresi ve 1 aylık bakım ihtiyacı bulunduğu tespit edilmekle, kazanın oluş şekli, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kazanın gerçekleşmesindeki kusur durumları, davacının yaşı, maluliyetinin boyutu ve maluliyetin günlük hayatını etkileme derecesi, paranın alım gücü birlikte değerlendirilerek, manevi tazminat davasının tam kabulü ile 70.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı ...'nin maddi tazminat davası yönünden dava konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Davacı ...' maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜNE, 8.424,36-TL geçici iş gücü kaybı, 640.426,04-TL sürekli iş gücü kaybı, 1.777,50-TL bakım gideri zararı, 1.500,00-TL SGK sorumluluğu dışında kalan pansuman ve sarf malzemesi zararı ve 5.000,00-TL tedavi amaçlı ulaşım gideri zararı olmak üzere toplam 657.127,90-TL maddi tazminata, %20 oranında müterafik kusur indirimi uygulanması suretiyle tespit edilen 525.702,32-TL maddi tazminatın davalı ... Anonim Şirketi'nin sorumluluğu sürekli iş gücü kaybı tazminatı açısından sürekli sakatlık teminatı 330.000,00-TL'yi ve diğer tazminat kalemleri açısından tedavi giderleri teminatı 330.000,00-TL'yi aşmamak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine, tazminat miktarlarına ... ve ... yönünden kaza tarihi 16/06/2017'den, ... Anonim Şirketi yönünden temerrüt tarihi 11/08/2017'den itibaren avans faizi işletilmesine, Diş tedavi ücretine ilişkin talebinin Sosyal Güvenlik Kurumu sorumluluğunda olduğundan bu kısım yönünden talebin pasif husumete yönelik dava şartı noksanlığı nedeniyle USULDEN REDDİNE, 3-Davacı ...'nin manevi tazminat davasının KABULÜNE, 60.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi 16/06/2017'den itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ye verilmesine, 4-Davacı ...'nın manevi tazminat davasının KABULÜNE, 60.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi 16/06/2017'den itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine, 5-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 44.107,93-TL harçtan peşin olarak alınan 748,17-TL ile ıslah harcı olarak alınan 11.220,00-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 32.429,75-TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, davalı ... Anonim Şirketi'nin aleyhinde hükmedilen miktar dikkate alınarak yalnızca 11.715,03-TL ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca yararına kabul edilen maddi tazminat yönünden davacı ... yararına takdir edilen 82.855,35-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacı ...'ya verilmesine, davalı ... Anonim Şirketi'nin vekalet ücretinin yalnızca 52.800,00-TL'lik kısmından sorumlu tutulmasına, 7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen manevi tazminat yönünden davacı ... yararına takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınıp davacı ...'ya verilmesine, 8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen manevi tazminat yönünden davacı ... yararına takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınıp davacı ...'ye verilmesine, 9-Davacı ...'nin maddi tazminat davası yargılama sırasında konusuz kaldığından ve talep bulunmadığından davacı ...'nin maddi tazminat davası yönünden davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 10-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2.maddesi uyarınca husumet yokluğu nedeniyle usulden reddedilen kısım yönünden 1.570,40-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınıp davalılara verilmesine, 11-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 478,17-TL. ile ıslah harcı olarak yatırılan 11.220,00-TL toplamı 11.678,17-TL. harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 12-Davacı tarafça yatırılan 31,40-TL. başvuru harcı ile 3.040,68-TL posta ve tebligat ücreti, 8.100,00-TL bilirkişi ücreti, 9.156,00-TL Adli Tıp Kurumu fatura bedeli toplamı 20.328,08-TL yargılama giderinin, davanın ret ve kabul oranına göre takdiren 20.071,33-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davalı ... Anonim Şirketi'nin aleyhinde hükmedilen dava değeri dikkate alınarak yargılama giderinin 9.330,59-TL'lik kısmıyla sınırlı olarak sorumlu tutulmasına, fazlasına dair kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına, 13-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, Dair, davacı ..., davacılar vekili ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/04/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır