İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/949 E. 2025/169 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/949
- Karar No
- 2025/169
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/949 Esas KARAR NO : 2025/169 DAVA : İstirdat (Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/11/2024 KARAR TARİHİ : 26/02/2025 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İstirdat (Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. İDDİA VE TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkile ait... plakalı aracın karıştığı 15.10.2022 tarihli kazaya ilişkin olarak olay yeri terk nedeni ile poliçe gereğince yapılan ödemenin rücuen tahsiline yönelik İzmir... İcra Müdürlüğünün... esas ve İzmir... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyalarına, borçlu olmadığı halde cebri icra tehdidi altında müvekkilce yapılan ödemelerin müvekkile geri iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı araç müvekkil şirket nezdinde ... numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile 17/06/2022 - 17/06/2023 tarihlerini kapsar şekilde sigortalı olduğu, 15.10.2022 tarihinde sigortalı... plakalı aracın park halinde bulunan...plaka sayılı aracın sol yan kısımlarına ve çarpmanın etkisiyle sağ ön kısımlarına , yine arkasında park halinde bulunan ... plaka sayılı aracın sol ön köşe kısımlarına çarparak maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiği ardından ise olay yerini terk ettiği, kaza sonrası ekiplerce düzenlenen kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsü KTK 46/2-H gereğince kusurlu bulunduğu, ayrıca kaza sonrası sigortalı araç olay mahallini terk ettiğinden sürücüsü tespit edilemediği, olay yerinin terk edilmiş olduğunun kaza tespit tutanağıyla sabit olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAVA: Dava, zmms sigortalı davacı tarafından sigortacısı olan davalıya icra takibi kapsamında yapılan ödemelerin istirdadı isteğine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’de ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur. Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır. Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; 15.10.2022 tarihinde davacıya ait...plakalı araç ile park halinde bulunan ... ve ... plakalı araçların çok taraflı, maddi hasarlı trafik kazasına karıştığı, kaza neticesinde davalı sigorta şirketi tarafından...plakalı aracın zmms sigortacısı olarak zarar gören.... plakalı araçlara ilişkin dava dışı üçüncü kişilere ödeme yapıldığı, yapılan bu ödeme sonrası davalı sigortanın davacı sürücüsünün olay yerini terk ettiğinden bahisle rücu koşullarının oluştuğu gerekçesi ile yapılan ödemenin rücuen tahsiline yönelik olarak İzmir... İcra Müdürlüğünün... esas ve İzmir... İcra Müdürlüğünün...esas sayılı dosyalarında davacı aleyhinde takip başlattığı ve tahsilat yaptığı, davacının dava konusu uyuşmazlıkta rücu koşullarının oluşmadığı, borçlu olmadığı halde cebri icra tehdidi altında ödeme yaptığı, yapılan ödemelerin istirdadı gerektiği iddiası ile eldeki davayı ikame ettiği, taraflar arasında davacının sigortalı, davalının ise zmms sigortacısı olduğu hususunda ihtilaf bulunmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın 17/06/2022 -17/06/2023 vadeli karayolları motorlu araçlar zmms poliçesinden kaynaklandığı, davacıya ait aracın ... model hususi otomobil olduğu, davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 3/1. maddesindeki tanımlara göre tüketici işleminin; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi, tüketicinin ise ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, sağlayıcı, kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi ifade ettiği, aynı Yasa'nın 73/1.maddesine göre tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu, görev konusunun kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınması gerektiği, davacı ile davalı arasında zmms poliçesi bulunduğu ve davacıya ait aracın hususi nitelikte araç olduğu dikkate alındığında davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca taraflar arasında tüketici işlemi niteliğinde bulunan sigorta ilişkisi kurulmuş olup davacının tüketici, davalının ise satıcı (hizmet sunan) olduğu, bu nedenle zmms poliçesinden kaynaklanan dava konusu uyuşmazlığa bakma görevinin tüketici mahkemesine ait olduğu ve İzmir ilinde ayrı bir tüketici mahkemesi bulunduğundan mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının dava dilekçesinin 6100 sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, Görevli mahkemenin İzmir Nöbetçi Tüketici Mahkemesi olması nedeniyle mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca dosyanın görevli İzmir Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesi halinde, yargılama harç ve giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine; aksi durumda resen dosyanın ele alınarak yargılama giderleri hususunda bir karar verilmesine, 3-6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi uyarınca görevsizlik kararının tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İZMİR NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, tarafların belirtilen süre içerisinde mahkememize başvurmaması durumunda DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin taraflara ihtarına ( İHTARAT YAPILDI), Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.26/02/2025 Katip ... Hakim ... E-İMZA E-İMZA