İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/660 E. 2024/849 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/660
- Karar No
- 2024/849
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/660 Esas KARAR NO : 2024/849 DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 15/09/2014 KARAR TARİHİ : 18/10/2024 GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesini özetle ; Müvekkilinin İzmir ili Emniyet Müdürlüğünün Çocuk Şube Bölümünden psikolog olduğunu, 28.03.2012 günü saat 21:30 sıralarında başka bir olayın yer göstermesi yapılmak üzere olayın müştekisi ve polis memurlarıyla birlikte, davalılardan ...'in yönetimindeki... plaka sayılı sivil polis aracıyla Güzelbahçe'ye doğru gitmekte iken, eski Seferihisar Cad. Tansaş Kavşağına geldikleri sırada, ...'ın yönetimindeki... plaka sayılı aracın müvekkilinin bulunduğu aracın sağ arka tekerliğine hızla çarptığını, maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini, müvekkili ...'ın kaza neticesinde ağır bir şekilde yaralandığını belirterek; bilirkişiden alınacak rapora göre belirlenecek tedavi ve yol gideri, süreç boyunca çalışamamış olmasından dolayı uğradığı kazanç kaybı, çalışma gücünün kısmen yitirilmesinden doğan kazanç kaybı ve diğer maddi zararları için yapılmış olan toplam 11.350-TL ve bundan sonra yapılacak olan diğer masrafların, davalılar ...Sigorta A.Ş ve ... Sigorta A.Ş için dava tarihinden diğer davalılar için kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkilinin aylar süren tedavi sürecindeki elem ve ızdırabının tazmini için asgari 20.000-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar İzmir İl Emniyet Müdürlüğü, ... Day. Tük. Ürün. Koz. ve Hediyelik Eşya San. Tic. Ltd. Şti, ... ve...an müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : 1-Davalı İzmir İl Emniyet Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle ; İzmir İl Emniyet Müdürlüğünün tüzel kişiliğinin olmadığını, davalı kabul anlamına gelmemekle kaza ile ilgili tutulan trafik kazası tespit tutanağı ile savunma imkanından yoksun kalınan İzmir... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyasını yapılan bilirkişi incelemesini ve kararını kabul etmediklerini beyanla, davanın öncelikle usulden reddine, bu talepleri kabul edilmezse davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2-Davalılar ... Day. Tük. Ür. Koz. Ve Hediyelik Eşya San.Tic. Ltd. Şti. ... vekili cevap dilekçesinde özetle ; davacının meydana geldiğini iddia ettiği tüm fiziksel, maddi ve manevi zararların davacının ağır kusurlarından meydana geldiğini, davacının da kusur durumunun değerlendirilmesi ve tespit edilmesi gerektiğini, "emniyet kemerini takarak seyahat etme kuralına uymamış olması" nedeniyle davacının ağır kusurlu olduğunu, ...'ın hızlı olduğuna ilişkin herhangi bir delil ve belgenin de olmadığını, buna ilişkin tespite ve iddiaya itiraz ettiklerini beyanla, davacının tüm fiziksel, maddi ve manevi zararlarına ilişkin tüm maddi ve manevi tazminat taleplerinin ve davasının, 2918 sayılı yasanın 86/1 fıkrası gereği öncelikle reddini, eğer davacının ağır kusurlu olduğu iddiaları kabul edilmez ise en azından kusurlu bulunduğundan dolayı da 86/2 fıkrası gereği tazminattan indirim uygulanmasını, neticeden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3-Davalı ...Ş vekili cevap dilekçesinde özetle ;... plaka sayılı aracın müvekkile şirkete 09.04.2011/2012 tarihleri rasında... numaralı ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, sigortalılarının kusuru oranında olmak üzere, bedeni zararlarda kişi başına azami 225-000-TL ile sınırlı olduğunu, tedavi giderlerine ilişkin itiraz ettiklerini beyanla, davacının teminat dışında bulunan tedavi giderleri ve dolaylı zararlara ilişkin talebinin reddine, tüm delillerin toplanmasından sonra sigortalı aracın kusurlu bulunması durumunda, maluliyet oranının tespiti için davacının Adli Tıp Kurumu...İhtisas Dairesine sevk edilmesine, yine Aktüer sıfatına sahip bir bilirkişi kanalı "sakatlıktan" kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplanmasına, hatır taşıması ve/veya emniyet kemeri kullanılmaması durumunda müterafik kusur indirimi uygulanmasına, müvekkili şirkete sigortalı aracın kusurlu bulunması durumunda, sorumluluğun azami limit ile sınırlı olacağına, müvekkili şirketin temerrüdü söz konusu olmadığından dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 4-Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle ; meydana gelen kazada asıl mağdur olanın müvekkili olduğuna, davacının o tarihte emniyet müdürlüğüne bağlı olarak psikolog Görevini ifa etmekte olduğunu, tarafların birlikte görev aldıkları olay neticesi, davacının müvekkiline ve yanındakilere " benim işim bitti, evimde yakın, beni evime kadar götürebilir misin" diye sorunca müvekkilinin ve diğer kişilerin davacının da geç kız olması ve saatin de geç olması nedeni ile hep birlikte yola çıktıklarını, bu olaydan dolayı da müvekkilinin de yaralanmış olduğunu alnında yaklaşık 10 dikiş izi bulunduğunu beyanla, müvekkilinin uğramış olduğu ve ileride uğrayacağı maddi ve manevi zararlara ilişkin tazminat davası açma hakları saklı kalmak kaydı ile, öncelikle görev itirazlarının kabul edilmesi ile görevsizlik karar verilmesine, gerçekleri yansıtamayan, yasal şartları oluşmayan maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. 5-Davalı... Sigorta A.Ş. Yeni ünvanı ... Sigorta A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle ;... plaka sayılı aracın müvekkili şirkette,... nolu poliçe ile ZMMS ile sigortalı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olmadığını beyanla davanın reddine, dava açılmasına sebebiyet vermediklerinden temerrütleri söz konusu olmadığı için aleyhlerine masraf, faiz ve avukatlık ücretine hükmolunmamasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce yapılan yargılamada 16.05.2017 tarih, ... karar sayılı karar ile; 28.03.2012 tarihinde meydana gelen kazada İzmir... Asliye Ceza Mahkemesince davalı ...'in beraatine karar verilmiş ise de; Borçlar Kanununun 74. Maddesine göre hukuk hakiminin, ceza hakimi tarafından verilen beraat kararı ile bağlı olmadığı gibi, ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararının da hukuk hakimini bağlamayacağı, BK. 61.maddesi gereğince birden çok kişi birlikte bir zarar sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları taktirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümlerin uygulanacağı, alınan ve birbirini doğrulayan Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi ve İstanbul Teknik Üniversite'sinin kusur raporlarına itibar edilerek davalı sürücüler ... ve ...'ın kazanın meydana gelmesinde eşit kusurlu kabul edildiği, davacı vekili tarafından müvekkilinin dirseğine tel takıldığı, o telin çıkarılması için yapılacak masrafın belirlenmesi, ayrıca diş, burun ve dudak tedavilerinin yapılmasının gerekli olduğu, bu gerekliliğin masraflarının belirlenmesi talep edilmiş ise de ... Üniversite'since davacının 15.09.2015 tarihinde yapılan muayanesinde bu durumun dikkate alınarak rapor düzenlendiğinden davacı vekilinin bu talebine itibar edilmediği, davalı İzmir İl Emniyet Müdürlüğünün tüzel kişiliği bulunmadığından ve davada taraf ehliyeti olmadığından İzmir İl Emniyet Müdürlüğüne kaşı açılan maddi ve manevi tazminat davasının reddi gerektiği, kazada her iki sürücünün de eşit oranda kusurlu olduğu, her iki aracın davalı ... şirketleri tarafından kaza tarihini kapsayacak şekilde ZMMS poliçesi ile sigortalandığı, teminat limitlerinin 225.000,00 TL olarak belirlendiği, davacının zararının 10.957,06 TL olarak belirlendiği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalı ... şirketinin işletenin üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına aldığı, toplam zararının davalı ... şirketlerinin düzenlemiş olduğu poliçelerin limitlerinde kapsamında kaldığı , kazada yaralanan davacının ... plakalı araçta olay günü hatır için taşınması nedeniyle Borçlar Kanunu'nun 51.maddesi gereğince tazminatta % 25 hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği gerekçesiyle İzmir İl Emniyet Müdürlüğünün davada taraf ehliyeti bulunmadığından ona karşı açılan maddi ve manevi tazminat davasının usulden reddine, %25 hakkaniyet indirimi yapıldıktan sonra 8.217,79 TL'nin davalılar ..., ... ve... Ltd.Şti'inden kaza tarihi olan 28.03.2012 tarihinden itibaren ... Sigorta Aş ve ...Sigorta AŞ yönünden dava tarihi olan 27.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine, kazadan dolayı davacının yaralandığı, uzunca süre tedavisi gördüğü, kaza sonucunda büyük bir üzüntü ve elem duyduğu, tarafların mali ve sosyal durumları, kusur oranları ve hakkaniyet gereği manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ..., ... ve ... Ltd.Şti'inden kaza tarihi olan 28.03.2012 tarihinden itibaren müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir. Mahkememizce verilen kararın davacı vekili , davalılar ... ... ... Şti.vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir BAM ... Hukuk Dairesi'nin... Karar ve 09.11.2020 tarihli kararı ile; 6098 sayılı TBK'nın 74/1.maddesi uyarınca hukuk hakimi ceza mahkemesince verilen beraat kararıyla bağlı değil ise de ceza mahkemesince hükme dayanak yapılan maddi olgular ile bağlıdır. Kesinleşen ceza mahkemesi kararındaki maddi vakıa tespiti kesin delil teşkil eder ve hukuk hakimini bağlar. Somut olayda, mahkemece ATK ve İTÜ 'den alınan bilirkişi raporlarında davalı sürücülerin eşit kusurlu olduğu belirtilmiş ve mahkemece bu raporlar benimsenerek hüküm kurulmuştur. Ancak davalı sürücülerin sanık olarak yargılandığı İzmir ... Asliye Ceza Mahkemesinin... Karar sayılı kararı ile davalı sürücülerin eşit kusurlu oldukları gerekçesiyle mahkumiyetlerine karar verilmiş, kararın temyizi üzerine Yargıtay...Ceza Dairesinin ... karar sayılı ilamıyla davalı ...'ın polis kontrolünden çok hızlı kaçması ve kavşağa aniden girmesi nedeniyle diğer davalı sürücü polis memuru ...'in kavşakta karşıdan karşıya geçişini tamamlamak üzere olduğu sırada davalı sürücü...'un aracıyla davalı sürücü ...'in aracının sağ yan arka kısmından çarptığı ,bu nedenle davalı sürücü ...'in kusurunun olmadığı ve beraatine karar verilmesi gerektigi gerekçesiyle ceza mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay bozma kararı üzerine İzmir... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Karar sayılı kararı ile sanık ...'ın polis kontrolünden çok hızlı kaçtığı ve kavşağa aniden girdiği, diğer sanık sürücü polis memuru ...'in kavşakta karşıdan karşıya geçişini tamamlamak üzere olduğu sırada davalı sürücü...'un aracıyla davalı sürücü ...'in aracının sağ yan arka kısmından çarptığı kabul edilerek sanık sürücü ...'in kusurunun olmadığı gerekçesiyle beraatine karar verilmiş ve karar 04.09.2015 kesinleşmiştir. Kesinleşen ceza mahkemesi kararında kazanın davalı sürücü ...'ın polis kontrolünden çok hızlı kaçması ve kavşağa aniden girmesi nedeniyle diğer davalı sürücü polis memuru ...'in kavşakta karşıdan karşıya geçişini tamamlamak üzere olduğu sırada davalı sürücü...'un aracıyla davalı sürücü ...'in aracının sağ yan arka kısmından çarpması suretiyle gerçekleştiği kabul edilmiş olup ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporları kesinleşen ceza mahkemesince belirlenen bu maddi vakıaya uygun bulunmadığından TBK 74.maddesi gereğince kesinleşen ceza mahkemesi kararındaki maddi vakıa tespitinin kesin delil teşkil edeceği ve hukuk hakimini bağlayacağı gözetilerek kesinleşen ceza mahkemesi kararındaki maddi vakıa tespitine uygun olarak kusur konusunda yeniden bilirkişi raporu alınması gerekirken mahkemece kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile belirlenen maddi vakıaya aykırı kusur raporlarının hükme esas alınarak karar verilmesi doğru görülmemiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde kaza nedeniyle ileride yapılması zorunlu olan davacının diş tedavisi, burun ve dudak ameliyatları ile dirseğindeki telin çıkarılmasının masrafının uzman bilirkişiler tarafından tespit edilerek müvekkiline tazmini gerektiğini belirterek ileride yapılması zorunlu olan zarar kalemlerinin de davalılardan tahsilini talep etmiş ancak mahkemece ... Üniversite'since davacının 15.09.2015 tarihinde yapılan muayanesinde bu durumun dikkate alınarak rapor düzenlendiği gerekçesiyle bu taleplerin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde, dava dilekçesinde ve celselerde talep etmiş olmasına rağmen kaza neticesinde meydana gelen tahribat nedeniyle müvekkilinin halen olması gereken bir ameliyat olup olmadığı, dirseğindeki telin çıkarılması, diş tedavisi ile dudak ve burun ameliyatlarının gerekliliği konusunda ilgili kurumlara müzekkere yazılmadığını, mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini istinaf itirazları olarak ileri sürmektedir. Mahkemece maluliyet raporunun alınması için ... Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne yazılan müzekkerede davacının kaza nedeniyle ileride olması gereken bir ameliyat olup olmadığı, dirseğindeki telin çıkarılması, diş tedavisi, dudak ve burun ameliyatlarının gerekli olup olmadığı hususlarının dahi sorulmadığı, bu nedenle ... Üniversitesinin maluliyet raporunda davacının ileride yapılmasının zorunlu olduğunu iddia ettiği dirseğindeki telin çıkarılması, diş tedavisi, dudak ve burun ameliyatlarının gerekli olup olmadığı hususlarının incelenmediği anlaşılmakla mahkemece eksik inceleme ile karar verilmiştir. O halde mahkemece davacının kaza nedeniyle ileride olması gereken bir ameliyat olup olmadığı, dirseğindeki telin çıkarılması, diş tedavisi, dudak ve burun ameliyatlarının gerekli olup olmadığı hususlarında davacının muayene edilmesi ve tüm tedavi evraklerının gönderilmesi suretiyle rapor alınması, ayrıca ileride yapılması zorunlu ve gerekli tedavi ile ameliyatların bulunduğunun raporla tespit edilmesi halinde de gerekli giderlerin ne kadar olacağı hususunda da araştırma yapmak ve bu konuda uzman doktor bilirkişiden rapor alınması suretiyle karar verilmesi gerekirken açıklanan hususlarda hiç bir araştırma ve inceleme yapılmadan ve bilirkişi raporu alınmaksızın karar verilmesi de doğru değildir. Mahkemece hükmedilen refakatçi gideri, tedavi amaçlı yol, nakil, pansuman v.s ek giderler konusunda uzman doktor bilirkişiden ayrıntılı , gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak bu zarar kalemleri yönünden karar verilmesi gerekirken bu konuda uzman olmayan 2 sigorta hukukçusu ve 1 makine mühendisinden oluşan bilirkişi heyetinin hükme esas alınamayacak raporuna göre karar verilmesi de doğru görülmemiştir. Yukarıda açıklanan tüm eksiklikler giderilip raporlar alındıktan sonra mahkemece manevi tazminat talepleri de yeniden değerlendirileceğinden manevi tazminata yönelik istinaf itirazları incelenmemiştir. Kabule göre de, psikolog olan davacının özel hizmet alımı nedeniyle adli bir olayın yer göstermesi yapılmak üzere polis memurlarıyla birlikte davalı polis memuru ...'in yönetimindeki... plaka sayılı sivil polis aracıyla giderken kazanın gerçekleşmiş olması nedeniyle hatır taşıması söz konusu olmadığından mahkemece hükmedilen tazminatlardan hatır taşıması indirimi yapılmaması gerekirken % 25 oranında hatır taşıması indirimi yapılması doğru olmadığı gibi hatır indiriminin sadece davacının yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı yönünden ve def'i olması nedeniyle sadece cevap dilekçesi ile süresi içerisinde ileri sürene uygulanması gerekirken karşı araç sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan diğer davalılar hakkında da uygulanması doğru görülmemiştir. Yine kabule göre; emniyet kemeri takmamak müterafik kusur teşkil edip tazminattan indirim sebebi olduğundan, mahkemece davacının kaza sırasında araçta emniyet kemeri takıp takmadığı, bu nedenle davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı ve tazminattan indirim gerekip gerekmediğinin kararda belirtilmesi gerekirken bu konuda hiç bir değerlendirme yapılmaması da doğru değildir. Yine kabule göre; davacının içinde bulunduğu aracın ruhsat ve trafik tescil kayıtlarına göre maliki İzmir İl Emniyet Müdürlüğü olduğundan bu kayıtlara dayanılarak dava dilekçesinde İzmir İl Emniyet Müdürlüğü davalı gösterilmiş, davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde de mahkemece husumetin yanlış kişiye yönlendirildiğine karar verilmesi halinde taraf değişikliği ile davanın gerçek hasıma yöneltilmesine karar verilmesini talep etmiş, ancak mahkemece İzmir İl Emniyet Müdürlüğü'nün tüzel kişiliğinin bulunmaması nedeniyle taraf ehliyetinin bulunmadığı ve bu durumun temsilcide hata olarak kabul edilerek davanın gerçek hasıma yöneltilmesi için davacı tarafa süre verilmesi ve taraf teşkili sağlandıktan sonra davaya devam edilmesine gerek dahi bulunmadan, bu davalı adına İç İşleri Bakanlığı vekili tarafından cevap dilekçesi ibraz edilmesi nedeniyle taraf ehliyeti eksikliğinin zaten giderildiği gözetilerek karar verilmesi gerekirken, davada taraf ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle İzmir İl Emniyet Müdürlüğü aleyhine karşı açılan maddi ve manevi tazminat davasının usulden reddine karar verilmesi de doğru değildir." şeklindeki gerekçeyle mahkememizce verilen kararın kaldırılmasına karar verildiği görülmüştü. Mahkememizce İzmir BAM ... Hukuk Dairesi'nin ... Karar ve 09.11.2020 tarihli kararı sonrasında yapılan yargılamada; İzmir... Asliye Ceza Mahkemesinin...Karar sayılı kararı ile davalı sürücülerin eşit kusurlu oldukları gerekçesiyle mahkumiyetlerine karar verilmiş, kararın temyizi üzerine Yargıtay... Ceza Dairesinin ... karar sayılı ilamıyla davalı ...'ın polis kontrolünden çok hızlı kaçması ve kavşağa aniden girmesi nedeniyle diğer davalı sürücü polis memuru ...'in kavşakta karşıdan karşıya geçişini tamamlamak üzere olduğu sırada davalı sürücü...'un aracıyla davalı sürücü ...'in aracının sağ yan arka kısmından çarptığı ,bu nedenle davalı sürücü ...'in kusurunun olmadığı ve beraatine karar verilmesi gerektigi gerekçesiyle ceza mahkemesi kararının bozulmasına karar verildiği, Yargıtay bozma kararı üzerine İzmir .. Asliye Ceza Mahkemesinin... Karar sayılı kararı ile sanık ...'ın polis kontrolünden çok hızlı kaçtığı ve kavşağa aniden girdiği, diğer sanık sürücü polis memuru ...'in kavşakta karşıdan karşıya geçişini tamamlamak üzere olduğu sırada davalı sürücü...'un aracıyla davalı sürücü ...'in aracının sağ yan arka kısmından çarptığı kabul edilerek sanık sürücü ...'in kusurunun olmadığı gerekçesiyle beraatine karar verildiği ve kararın 04.09.2015 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen ceza mahkemesi kararında kazanın davalı sürücü ...'ın polis kontrolünden çok hızlı kaçması ve kavşağa aniden girmesi nedeniyle diğer davalı sürücü polis memuru ...'in kavşakta karşıdan karşıya geçişini tamamlamak üzere olduğu sırada davalı sürücü...'un aracıyla davalı sürücü ...'in aracının sağ yan arka kısmından çarpması suretiyle gerçekleştiği kabul edilmiş olup TBK 74.maddesi gereğince kesinleşen ceza mahkemesi kararındaki maddi vakıa tespitinin kesin delil teşkil edeceği ve hukuk hakimini bağlayacağı gözetilerek kesinleşen ceza mahkemesi kararındaki maddi vakıa tespitine uygun olarak kusur konusunda Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden rapor alınmasına karar verilmiş olup, düzenlenen 26.08.2021 tarihli rapordan; sürücü ...'in sevk ve idaresindeki resmi plakalı araçla meskun mahalde gece vakti seyri sırasında olay mahalli kavşağa geldiğinde, durup yolu kontrol edip sağında bulunan kavşak kolundan gelen araçların güvenli geçişini bekledikten sonra geçişini kontrollü bir şekilde yapması gerekirken aksine haraket ile yola gereken dikkatini vermeyerek seyir yönüne göre sağından gelen araç ile çarpıştığı ve sürücü ...'ın ise sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahalde gece vakti seyri sırasında polis ekiplerince kendine yapılan "Dur" ihtarına riayet etmeyip trafiği tehlikeye düşürecek şekilde seyrederek görevlilerden kaçtığı sırada kavşak mahallinde solunda bulunan kavşak kolunda bulunan kavşak kolundan gelen resmi plakalı araçla çarpıştığı davaya konu trafik kazasının meydana gelmesinde, davalı sürücü ...'in %50 ve davalı sürücüsü ...'ın %50 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, Davacı tanığı ...'ın beyanında: "benim oturduğum yer kazanın olduğu yere çok yakındı. Davacı benim kızım olur. Kaza olduğunu duyar duymaz hemen olay yerine gittim. Olay yerine gittiğimde kızım halen aracın içindeydi. Yüzü kan içindeydi. Sadece gözleri görünüyordu. Ambulans gelmişti. Ancak kızımı henüz ambulansa almamışlardı. Kızımı Dokuz Eylül Üniversitesine kaldırdılar biz de eşimle beraber hemen hastaneye gittik. Hastanede gördüğüm kadarıyla kızımın dudağında yarık, kafasında yarık vardı. Kanıyordu. Kolunda da kırık varmış. Sonrasından anlaşıldığı kadarıyla elmacık kemiği ve kalçasında parçalı kırıklar vardı. Kalçadaki kırıklar için yaşı küçük olduğu için ameliyat yapmadılar. Bu haliyle iyileceğini söylediler. Kolundaki ve dirseğindeki kırıklar için ertesi gün ameliyatla tel takıldı. 10 gün kadar kızım ortopedi servisinde yattı. Gözü ve yüzü şişti. Hastanedeyken bu süreçte mama ile beslendi. Sonra bir günlüğüne eve çıktık ve sonrasında tekrar hastaneye çağırdılar. Bu kez alnına cam batmıştı. Bunla ilgili olarak tekrar ameliyat olduğu plastik cerrahide oraya plaka takıldı. Burda da 6-7 gün kadar yattı. Sonrasında eve çıktık. Kızım 2,5 ay kadar havalı yatak üstünde hiç kıpırdamadan yattı. Ben sadece arkadan saçını yıkayabildim. Hastaneden geldikten bir 10 gün kadar sonra kolundaki dikişleri alındı. Daha sonrasında yavaş yavaş kolunu hareket ettirmeye başladık. Bu süreçte 2,5 ay kadar yatarken tüm bakımını ailece ben yaptım. Bir kısım işlemlerde de babadan yardım aldık. 2,5 aydan sonra çift koltuk değneği ile yavaş yavaş yürümeye başlattık. 2,5 aydan sonra ambulansla ara ara hastaneye gidip geldik hastanenin yönlendirmesiyle önce koltuk altı çift değneklerle sonra koldan takılan değneklerle yavaş yavaş yürümeye başladı. Kaza Mart ayında olmuştu. Koltuk değneği ile gezmesi hatırlayabildiğim kadarıyla Eylül ayına kadar devam etti. Ara ara kendisini termale götürdüm. Bu süreç kızımızı yıprattı. Ailecek bizi de yıprattı. Kızım kaza geçirdiğinde 23 yaşındaydı. Kazada zaten görev sırasında olmuştu. Kendisi Ekim ayında işe başlayabildi. Bu olaydan 1 sene sonra kol şişmeye başladı. Teli çıkarttırdık. Bunun için yeniden ameliyat olmak zorunda kaldı. Ayrıca dudağını da dikerken kaydırmışlar. İz kaldığı için tekrardan estetik ameliyat yaptırmak zorunda kaldık. Alnına estetik dikiş yapılmıştır. O dikiş halen duruyor. Burnu da kaza sırasında kırıktı. Halen de kırıktır. Kendisi küçükken ortodenti tedavisi görmüştür. Damak yarıklığı nedeniyle bu dişleri de tedavi görmek zorunda kaldı. Kendisi kaza geçirdiği sırada kızım KPSS'ye hazırlanıyordu. Kaza nedeniyle sınava giremedi. Ben olay yerine vardığımda araç çarpmanın etkisiyle geldiği yöne geri dönmüştü. Kızım aracın arkasında oturuyordu. Olay anında kızımın o halini görünce ben kemer takılı olup olmadığına dikkat etmedim. Kızım eli yüzü kan içindeydi. Ben gittiğimde aracın içinde başka birinin olup olmadığını hatırlamıyorum. Sadece kendi kızıma odaklandım dedi. " ve davacı tanığı ... beyanında: "davacı benim kızım olur. Kendisinin kaza geçirdiğini öğrendikten sonra eşimle birlikte Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesine gittik. Kazadan sonra kızım hastanede ameliyatlar geçirdi. Ardından kendisini eve çıkardık. Kendisine özel bir şişme yatak aldık. Kırıklar olduğu için uzun süre bu yatakta yattı. Sonra fizik tedavi süreci başladı. İlk koltuk değnekleriyle yürümeye başladı. Sonrasında kolundan tel çıkartıldı. Yeniden ameliyat oldu. Dudağında iz vardı. Estetik amaçlı operasyon geçirdi. Bu süreçte kendisi çok acı çekiyordu. Bize de yük olduğunu düşünüyordu. Ama hastalığı onu çok üzüyordu ve rahatsız ediyordu. Fizik tedavi süreci de hatırladığım kadarıyla 2 aydan fazla sürdü. Tedavi sonrasında işe başladı. Ancak tarihini hatırlamıyorum. Kendisi kazanın etkisiyle halen araçta etkilenip bazen şoka girmektedir. Örneğin frenlerde ve ani hareketlerde tepki göstermektedir, kaza olduğunu duyunca olay yerine gittiğimde kızım halen aracının içindeydi. Kendisinin alnında cam saplıydı. Kızım baba baba diye feryat ediyordu. Kendisi henüz ambulansa alınmamıştı. Ben olayın heyecanıyla kemer hususunu hatırlamıyorum, kızım aracın arka tarafında oturuyordu. Karşı taraftaki araçta benim kızımın oturduğu yere vurmuştu. Araç kaza nedeniyle çarpmanın etkisiyle bulunduğu yerin tersine dönmüştü" şeklinde beyanda bulundukları, Mahkememizce yapılan yargılama sırasında dava konusu kaza nedeniyle davacının ileride olması gereken bir ameliyat olup olmadığı, dirseğindeki telin çıkartılması, diş tedavisi, dudak ve burun ameliyatlarının gerekli olup olmadığı, ayrıca ileride yapılması zorunlu ve gerekli tedavi ile ameliyatların bulunduğunun raporla tespit edilmesi halinde gerekli giderlerin ne kadar olacağı hususu da belirlenerek rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi tarafından düzenlenen 28.03.2022 tarihli rapordan; hastanın alnında bulunan plağın çıkarılmasına şikayet bildirmediği sürece gerek olmadığı, hastada herhangi bir burun ameliyatının gerekli görülmediği, hastada ortodontik tedavi ihtiyacının olmadığı, hem klinik olarak belirlenmiş hem de davacının kendi ifadelerinden böyle bir talebinin olmadığı, gelişen travma sonrası stres bozukluğunun tedaviye ne yanıt vereceğinin ve işlevselliğe etkisinin belirlenebilmesi için en az 6 ay süreyle psikiyatrik değerlendirme yapılmasının uygun olacağı, hastanın geçirdiği operasyona bağlı yerleştirilen implantın çıkarılması sırasında dokuda kalmış olan materyalin gerekmediği sürece çıkartılmasına gerek olmadığı, hastanın iç pelvik kemiklerinin değerlendirilmesinde hamileliği veya doğuma engel durumunun saptanmadığının tespit edildiği, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi tarafından düzenlenen 12.06.2024 tarihli rapordan; ...'ın meydana gelen trafik kazasında meydana gelen yaralanmalara göre kaza anında emniyet kemerinin takılı olup olmadığının tıbben mümkün olmadığının tespit edildiği, Mahkememizce yapılan yargılama sırasında davacı tarafın taleplerinin yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi açısından bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup; doktor bilirkişi Saim Narin ve aktüer bilirkişi ... tarafından düzenlenen 03.03.2023 tarihli raporda; İzmir BAM 11. Hukuk Dairesi'nin kararı, mahkemece toplanan deliller ve ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyeleri tarafından düzenlenen rapor içeriği bağlamında davacının tedavi giderleri ve tedavi ile ilişkili ulaşım giderlerinin 14.433,85 TL'ye tekabül ettiği, SGK tarafından yapılan geçici iş göremezlik ödemeleri mahsup edildiğinde bakiye 3.156,06 TL geçici iş göremezlik tazminatının bulunduğu, böylece toplam maddi tazminat alacağının 17.589,91 TL 'ye tekabül ettiği, %50 haklılık oranına göre alacak miktarının 8.794,95 TL olacağının belirlendiği, Mahkememizce yapılan yargılama sırasında aynı bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, düzenlenen 07.01.2024 tarihli ek rapordan; İzmir BAM 11. Hukuk Dairesi'nin kararı, mahkemece toplanan deliller ve ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyeleri tarafından düzenlenen rapor içeriği bağlamında davacının tedavi giderleri ve tedavi ile ilişkili ulaşım giderlerinin 19.237,27 TL'ye tekabül ettiği, ek ulaşım giderlerinin kabul edilmemesi halinde 18.517,27 TL olacağı, SGK tarafından yapılan geçici iş göremezlik ödemeleri mahsup edildiğinde bakiye 3.156,06 TL geçici iş göremezlik tazminatının bulunduğu, böylece toplam maddi tazminat alacağının 22.393,27 TL olduğu, %50 haklılık oranına göre 11.196,63 TL olacağı, bakiye geçici iş göremezlik zararı kabulü ve ek ulaşım giderlerinin kabul edilmemesi halinde zararın 21.673,27 TL olduğu, %50 haklılık oranına göre alacak miktarının 10.836,63 TL olacağı, sadece tedavi ve tüm ulaşım giderlerinin kabul edilmesi halinde 19.237,27 TL olduğu, %50 haklılık oranına göre alacak miktarının 9.618,63 TL olacağı, sadece tedavi ve ek ulaşım giderleri hariç giderlerin kabul edilmesi halinde 18.517,27 TL olduğu, %50 haklılık oranına göre 9.258,63 TL olacağının belirlendiği, Davacı vekili tarafından sunulan 13.02.2024 tarihli ıslah dilekçesiyle; belirsiz alacak olarak açılan davada 11.350,00-TL olarak talep edilen maddi tazminat tutarını 10.323,27-TL daha artırarak 21.673,27-TL'ye yükseltildiği, Tüm dosya kapsamında bulunan delillerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde; Davanın ; trafik kazasından kaynaklanan tedavi giderleri, tedavi için yapılan yol giderleri, dava tarihi sonrasında yapılacak tedavi giderleri, daimi ve geçici iş görmezlik tazminatı ile manevi tazminata yönelik olduğu, 28.03.2012 tarihinde, davalı ... AŞ.nin ZMMS sigortacısı olduğu, davalı ... Ltd. Şti. nin maliki olduğu, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davalı Euro (... ) Sigorta AŞ. nin ZMMS sigortacısı olduğu, davalı bakanlığa ait, davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araçlar arasında meydana gelen kazada, davalı polis memuru ...'in yönetimindeki... plaka sayılı sivil polis aracında bulunan, psikolog olan ve özel hizmet alımı nedeniyle adli bir olayın yer göstermesi yapılmak üzere polis memurlarıyla birlikte olay yerine giden davacının yaralandığı, kazada davacının görevi nedeniyle bulunması nedeniyle hatır taşımasının söz konusu olmadığı, kazayı yapan sürücülerin denetime elverişli hükme esas alınan Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi raporundan da anlaşılacağı üzere eşit kusurlu oldukları, davalılar tarafından, kaza sırasında davacının emniyet kemerinin takılı olmadığının rapor, tanık beyanları ve diğer deliller ile ispat edilemediği, davacının, ... üniversitesi Tıp Fakültesi'nden alınan raporlardan, kaza nedeniyle yaralanması sonucu, kalıcı iş gücü kaybının bulunmadığı, tıbbi iyileşme süresinin 6 ay olduğu, alnında bulunan plağın çıkarılmasına şikayet bildirmediği sürece gerek olmadığı, hastada herhangi bir burun ameliyatının gerekli görülmediği, ortodontik tedavi ihtiyacının olmadığı, hem klinik olarak belirlenmiş hem de kendi ifadelerinden böyle bir talebinin olmadığı, gelişen travma sonrası stres bozukluğunun tedaviye ne yanıt vereceğinin ve işlevselliğe etkisinin belirlenebilmesi için en az 6 ay süreyle psikiyatrik değerlendirme yapılmasının uygun olacağı geçirdiği operasyona bağlı yerleştirilen implantın çıkarılması sırasında dokuda kalmış olan materyalin gerekmediği sürece çıkartılmasına gerek olmadığı ve iç pelvik kemiklerinin değerlendirilmesinde hamileliği veya doğuma engel durumunun saptanmadığı, bilirkişilerin yapmış olduğu maddi tazminat hesabında, davacının bakiye iş göremezlik (3.156,00 TL) ve ek ulaşım gideri dışında tedavi, refakat ve tedavi ile ilişkili ulaşım giderleri(18.517,27 TL) olmak üzere toplam 21.673,27 TL olarak belirlendiği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalı ..., işletenin üçüncü kişilere verdiği zararların teminat altına alındığı, davacının toplam maddi zararının davalı ... şirketlerinin düzenlemiş olduğu poliçelerin limitlerinde kapsamında kaldığı, anlaşılmakla, davacının maddi tazminat talebinin kabulüne, Davacının manevi tazminat talebine gelince ; 28.03.2012 tarihinde meydana gelen kazadan dolayı davacının yaralandığı, uzunca süre tedavisi gördüğü, kaza sonucunda büyük bir üzüntü ve elem duyduğu, tarafların mali ve sosyal durumları, kusur oranları ve hakkaniyet gereği manevi tazminat talebinin 10.000,00 TL sinin kabulüne karar verilmesi , fazlaya ilişkin talebinin reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: A) Maddi tazminat yönünden ; 21.673,27 TL'nin davalılar T.C. İçişleri Bakanlığı, ..., ... ve ... Ltd.Şti'inden kaza tarihi olan 28.03.2012 tarihinden itibaren ... Sigorta A.Ş ve ...Sigorta A.Ş yönünden dava tarihi olan 27.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, B) Manevi tazminat yönünden ; 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılar T.C. İçişleri Bakanlığı, ..., ... ve ... Ltd.Şti'inden kaza tarihi olan 28.03.2012 tarihinden itibaren müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 2.163,60 TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta yatırılan ve sonradan tamamlanan toplam 283,39 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.880,21 TL nispi karar ve ilam harcının davalılardan (davalılar ... Sigorta A.Ş ve ...Sigorta A.Ş 1.278,54 TL'den sorumlu olmak kaydıyla) tahsili ile hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından başlangıçta ve sonradan tamamlanan toplam 312,39 TL harcın davalılardan (davalılar ... Sigorta A.Ş ve ...Sigorta A.Ş 212,42 TL'den sorumlu olmak kaydıyla) tahsiliyle davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan tebligat ve posta gideri 1.731,65 TL, bilirkişi ücreti toplam 4.150,00 TL ve ATK fatura ücreti toplam 933,00 TL olmak üzere toplam 6.814,65 TL yargılama giderinin davanın kabul edilen kısmına tekabül eden 5.179,13 TL yargılama giderinin davalılardan (davalılar ... Sigorta A.Ş ve ...Sigorta A.Ş 3.521,81 TL'den sorumlu olmak kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, Kabul edilen maddi tazminat istemi üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/2.maddesi gereğince hesaplanan 21.673,27 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Kabul edilen manevi tazminat istemi üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/2.maddesi gereğince hesaplanan 10.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılar T.C. İçişleri Bakanlığı, ..., ... ve ...Day. Tük. Ürün. Koz. Ve Hediyelik Eşya San. Tic. Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine, Reddedilen manevi tazminat istemi üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/2.maddesi gereğince hesaplanan 10.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alılarak davalılar T.C. İçişleri Bakanlığı, ..., ... ve... Day. Tük. Ürün. Koz. Ve Hediyelik Eşya San. Tic. Ltd. Şti.'ye verilmesine, Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan bulunması halinde karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, davacı vekili, davalı ... vekili, davalı İçişleri Bakanlığı vekili, davalı ..., ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 18/10/2024 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza