İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/372 E. 2021/141 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/372
- Karar No
- 2021/141
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/372 Esas KARAR NO : 2021/141 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/08/2020 KARAR TARİHİ : 10/02/2021 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. İDDİA VE TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkil şirketin, uzun yıllardır iş sağlığı güvenliği hizmetine ilişkin iş sağılı ve güvenliği ile ilgili danışmanlık hizmeti verdiğini, bu alanda mevzuata uygun olarak teorik ve pratik eğitimler hazırlamak ve vermek gibi çeşitli alanlarda faaliyetlerde bulunduğunu, davacı şirket ile davalı şirket arasında 19/09/2016 tarihinde sözleme yapıldığını, sözleşme kapsamında müvekkil şirketin verdiği danışmanlık ve ğitim hizmetleri karşılığı sözleşme süresince davalı şirketten aylık 700,00 TL +KDV hizmet bedeli alacağının ve bu bedelin her ayın sonunda davalı şirket tarafından davacı müvekkiline nakden ödeneceğinin belirlendiğini, davalı şirketin bir süre sonra müvekkili şirketin hak etmiş olduğu danışmanlık hizmet bedellerinin ödememeye başladığını, alacakların tahsili için İzmir ... İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyada takip başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiği ve takibin durduğunu belirterek haksız itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan sözleşmede davacı şirketin danışman, müvekkil davalı şirketin işveren olarak tanımlandığını, esasen danışman olarak tanımlanan kişinin davacı şirket bünyesinde istihdam edilen ve müvekkil şirkette sözleşme kapsamında hizmetini yerine getirmekle yükümlü olduğunu, imzalanan sözleşme gereği davacı şirketin her ay her bir hastane için 700 TL +KDV danışmanlık ücreti alacağı hususunun açık olduğunu, bu bağlamda davacı şirketin müvekkiline ait her bir hastane için toplam 8 adet fatura kestiğini ve bunların 6 tanesinin müvekkili tarafından ödendiğini, ödemelerin 5 tanesinin banka aracılığı ile 1 tanesininde icra takibi sonrası ödendiğini, davacının iddialarının haksız ve kötüniyetli olduğunu, belirterek davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini karar verilmesini talep etmiştir. DAVA: Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan faturaya dayalı alacağın tahsili amaçlı yapılan icra takibine davalının yaptığı itirazın iptali davasıdır. DELİLLER: -İzmir... ATM'nin... karar sayılı dosyası -İzmir.. İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyası -Takip dayanağı faturalar, ihtarnameler, -...Tehlikeli Maddi Güvenlik Danışmanlığı Sözleşmesi Metni, -İzmir.. Noterliğinin 04/01/2021 sayılı yazısı ve eki DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İtirazın iptali davasının koşullarını; ilamsız bir icra takibine girişilmesi, bu takip nedeniyle çıkarılan ödeme emrine 7 günlük itiraz süresi içinde itiraz edilmiş olması, borçlunun itirazının alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde mahkemeden itirazın iptalinin talep edilmesi şeklinde sıralamak mümkündür. İtirazın iptali davası icra takibi ile sıkı sıkıya bağlıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06.10.2004 tarih 2004/19-410 Esas, 2004/471 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, itirazın iptali davasının görülebilmesi için, öncelikle ortada takip hukuku kuralları çerçevesinde yasaya ve yöntemine uygun şekilde yapılmış geçerli bir icra takibinin bulunması gerekir. Ortada geçerli bir takibin bulunmadığı durumlarda, itirazın iptali davasının görülebilmesine usulen olanak yoktur. Bu husus dava şartıdır ve mahkemece re’sen gözetilmesi gerekmektedir. 2004 Sayılı İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının dava ederek haklı çıkması zorunludur. Borçlunun kötüniyetle itiraz etmiş olması yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatına, işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı alacağın likit ve belli olması gerekir. Borçlu, yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve belli olduğunun kabulü gerekir. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. İİK 67/2. madde hükmünün amacı, borçlu olduğu miktarı bilebilecek veya bilebilecek durumda olan borçlunun icra takibine konu alacağın varlığına haksız olarak itiraz etmesini önlemektir. (Prof.Dr.B.Kuru İ.İ.Huk.2008.İst.sh.230-231). Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının, davalı aleyhinde İzmir... İcra Dairesinin...sayılı dosyasında faturadan kaynaklanan alacağa istinaden 826,00 TL alacak üzerinden takip başlattığı, ödeme emrinin borçluya 11/02/2017 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun yasal süresi içerisinde borca ve ferilerine itiraz ettiği, icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, işbu itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde ikame edildiği, borçlunun itirazının iptalinin talep edildiği, taraflar arasında Tehlikeli Madde Güvenlik Danışmanlığına ilişkin hizmet sözleşmesi olduğu, bu sözleşme kapsamında davalının hizmet alan davacının ise hizmet veren sıfatına sahip olduğu, takibe konu alacağın bu sözleşmeden kaynaklandığı, davacı tarafından davalının sözleşme kapsamında yer temin etmekle yükümlü olduğu, davalının bu yükümlülüğü ile diğer yükümlülüklerini yerine getirmediği ve hizmetin sunulmasına izin verilmediğinin ileri sürüldüğü, davalı tarafından ise davacının sözleşmeye aykırı hareket ettiği, yükümlülüklerini yerine getirmediği, sadece bir kısım personele eğitim verildiği, davacının sözleşmesinin İzmir.... Noterliğinin 16/01/2017 tarih ve...evmiye nolu ihtarnamesi ile feshedildiği ve takibe dayanak faturanın davacıya iade edildiğinin savunulduğu, taraflar arasındaki ihtilafın takibe dayanak faturaya konu alacağa davacının hak kazanıp kazanmadığı hususunda olduğu, taraflar arasında 19/09/2016 tarihli Tehlikeli Madde Güvenlik Danışmanlığına ilişkin hizmet sözleşmesi bulunduğu, bu sözleşmeye göre davacının, davalıya ait işyerinde yürütülen faaliyete ilişkin olarak davalının en uygun araçlarla faaliyetinin yürütülmesinin sağlanması, en güvenli yolla yönetimini kolaylaştırmak ve faaliyetlerin tehlikeli mal güvenlik mevzuatına uygunluğunu sağlamak şeklinde yükümlülükleri bulunduğu, ayrıca davacının davalıya ait iş yerinde ihtiyaç duyduğu periyotta ziyarette bulunacağı ve gerekli denetimleri yapacağının ve bu iş karşılığında davacıya aylık 700 TL+kdv ödenmesinin taraflarca kararlaştırıldığı, dosyadaki belgeleri göre davacının davalı personeline eğitim verdiği, bu yükümlülüğünü yerine getirdiği, ziyaret ve denetime ilişkin yükümlülüğün yerine getirilmediği davalı tarafından savunulmuş ise de, sözleşmede denetim ve ziyaretlere ilişkin herhangi bir tarih belirlemesi yoluna gidilmediği, sadece davacının ihtiyaç duyması halinde iş yerini ziyaret etmesi ve denetlemesinin kararlaştırıldığı, bu nedenle denetim ve ziyarete ilişkin olarak kendisine inisiyatif tanınan davacının edimini yerine getirirken temerrüde düştüğünden bahsedilemeyeceği, davalı tarafından sözleşmenin İzmir... Noterliğinin 16/01/2017 tarih ve ...yevmiye nolu ihtarnamesi ile feshedildiği, takibe dayanak faturanın 2016 yılı Aralık ayı dönemine ilişkin olduğu, sözleşmenin fesih tarihine kadar davacının sözleşme uyarınca hizmet bedeli talep edebileceği, her ne kadar davalı tarafından tanık dinlenilmesi istenilmiş ise de taraflar arasındaki sözleşmenin kapsamı ve mahiyeti dikkate alındığında tanık dinlenilmesinin dosyaya katkı sağlamayacağı, mevcut dosya kapsamına göre davacının iddiasını ve alacağının varlığını ispat ettiği, davalının takibe itirazının yerinde olmadığı ve itirazında haksız olduğu, ayrıca uyuşmazlığa konu alacak miktarı likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin yasal şartlarının oluştuğu anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin aynen DEVAMINA, 2-826,00 TL alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 165,20 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Alınması gerekli 59,30 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 54,40 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 4,90 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL başvurma harcı, 54,40 TL peşin harç, 25,50 TL müzekkere-tebligat giderinden oluşan toplam 134,30 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 5-Davacı dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan 2021 Yılı AAÜT'nin 13/1-2. fıkrası uyarınca 826,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE, 7-İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takip dosyasının ve İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...esas sayılı dava dosyasının merciine İADESİNE, 8-İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun... sayılı arabuluculuk dosyasında suçüstünden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13. maddesi uyarınca davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 341 vd. Maddeleri uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/02/2021 Katip ... E-İMZA Hakim ... E-İMZA