İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/153 E. 2020/168 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/153
- Karar No
- 2020/168
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/153 KARAR NO : 2020/168 DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 03/03/2020 KARAR TARİHİ : 04/03/2020 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan menfi tespit davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil şirketin davalı ... ile herhangi bir işlemi bulunmadığını, davalının, müvekkili şirketin çalışanlarının şahsi işleri adına müvekkil şirket çalışanları ile anlaştıklarını, işbu çekin rızamız hilafına kendisinin eline geldiğini, bu noktada müvekkil şirketin muvafakati bulunmadığını, bu hususun, davalı tarafça da bilindiğini, buna karşın 22.02.2020 keşide tarihli ... seri numaralı Türkiye...Bankası Çiğli Şubesi’ne ait ekli çekin davalıda olduğunu, davalıdan çekin iadesi gerekliliği doğduğunu bu kapsamda ...’dan çekin istenildiğini, davalının çeki iade etme noktasında müvekkili şirketi oyaladığını, çeki bugün yarın iade edeceğini söylediğini ancak herhangi bir iade gerçekleştirmeden 10 günlük sürenin sonuna geldiğini, davalının 22.02.2020 keşide tarihli çeki, işbu davanın açıldığı 03.03.2020 tarihine kadar iade etmediğini, iade etmediği gibi ibraz ile müvekkili zora sokma amacıyla hareket ettiğini, işbu davanın açıldığı tarih itibariyle de söz konusu çekin ibraz edilmiş olması kuvvetle muhtemel olduğunu, müvekkil şirket ile davalı arasında herhangi bir sözleşme, ticari ilişki vb. bulunmadığını, davalı müvekkilin carisinde ve kayıtlarında yer alabilecek herhangi bir faaliyet içerisinde bulunmadığını, davalının da bu durumu kabul ettiğini, rıza hilafına ve muvafakat olmaksızın ele geçirilen çek yaprağının iade edilmemesi üzerine davalı ya da kötüniyetli kişilerce kullanılma ve ibraz edilme imkan ve ihtimali doğduğunu, dolayısıyla işbu çekin üçüncü kişilere ödenmesini engelleme adına ve ibraz edildiğinde ödenmemesi için İİK m.72/2 gereği ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesi gerektiğini, müvekkilin davalı tarafa karşı herhangi bir ad altında ödemekle yükümlü olduğu bir tutar bulunmadığını, müvekkilinin davalıya karşı doğmuş veya doğacak hiçbir borcu olmadığını, müvekkilinin her türlü resmi defter ve fatura kayıtlarını düzenli tutan basiretli bir tacir olduğunu, müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtları da müvekkilin davalı tarafa borçlu olmadığını açıkça gösterdiğini, müvekkil şirketin dava konusu çekten dolayı davalıya hiçbir şekilde borçlu olmadığı gibi, 22.02.2020 keşide tarihli çekin davalı ve/ya da kötüniyetli üçüncü kişiler tarafından işleme konulması ihtimal dahilinde olduğunu, bu kapsamda müvekkil şirketin davalıya borcu olmadığının tespiti ile öncelikle ve ivedilikle müvekkilin ticari faaliyetlerini sürdürebilmesi ve ileride telafisi imkansız zararların doğmasını önleme bakımından 22.02.2020 tarihli 20.000,00 TL bedelli çek bedelinin teminatsız mahkeme aksi kanaatte ise çek bedeli üzerinden belirlenecek teminat bedelinin mahkeme veznesine depo edilerek çek ödemesinin tedbiren durdurulmasına, bu amaçla ve süre darlığı nedeniyle hızlı tebligat ile Türkiye... Çiğli Şubesi’ne ivedilikle müzekkere yazılmasına, işbu çeklere karşılıksız kaşesi dercedilmesi halinde bu süreçte mağdur müvekkil yanın doğacak zararlarının önlenmesi için takibin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini, davalarının kabulü ile müvekkilinin davalıya ve çekin ciro edilmesi halinde üçüncü kişilere borçlu olmadığının tespitine, dava konusu çekin bedelsiz kaldığının tespiti ile çekin ve başlatılması halinde takibin iptaline, davalı tarafından alacağı olmadığı halde 22.02.2020 keşide tarihli çek için öncelikle teminatsız, ve aksi kanaatte ise uygun görülecek teminatın Mahkeme veznesine depo edilmesi suretiyle çeke karşılıksız kaşesinin dercedilmesinin veya çek bedellerinin usulsüz olarak tahsilinin önlenmesi bakımından tedbir kararı verilmesine, bu yolda Türkiye... Bankası A.Ş. Çiğli Şubesi’ne müzekkere yazılmasına, çek ile müvekkili aleyhinde icra takibine başlanması halinde takibinin durdurulması ve dosyadaki mevcut ve gelecek paraların davalılara ödenmemesi için İhtiyati tedbir kararı verilmesine, davalının en az % 20 tazminatla cezalandırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalıya tebligat yapılmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava menfi tespit davasıdır. 6102 s.y. TTK'ya 7155 sayılı yasanın 20.maddesi ile eklenen madde 5/A maddesi ile "(1) Bu kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi getirilmiştir. 6325 s.y. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabulucuk Kanununa 7155 sayılı yasanın 23.maddesi ile eklenen 18/A maddesi ile "(1) İlgili kunanlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanı, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir" hükmüne yer verilmiştir. 6100 s.y. HMK'nun 115/1 fikrası uyarınca "Mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiğilinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." Somut olayda, dava dilekçesi içeriğinden arabulucuya başvurulduğuna dair bir açıklama bulunmadığı gibi Uyap sisteminden yapılan incelemede, dosya bilgilerinin içeriğinde de arabulucuk başvurusuna dair bir kaydın mevcut olmadığı, böylelikle arabulucuya başvurulmadan dava açıldığı anlaşılmakla, 6325 sayılı yasanın 18/A-2 bendi uyarınca herhangi bir işlem yapılmaksızın (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 24/10/2019 tarihli, ... karar nolu ilamı gözetilerek) davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacının menfi tespit davasının, dava özel şartlarından olan arabuluculuğa başvuru yapılmadan açıldığı anlaşılmakla 6325 sayılı yasanın 18/A-2 fikrası ve HMK'nun 115/2. fıkrası uyarınca dava şartı yokluğundarn usulden reddine, 2-Peşin alınan 341,55-TL harcın alınması gerekli 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 287,15-TL harcın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 3-Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 4-HMK.nun 333.maddesi uyarınca taraflarca yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde talep halinde taraflara iadesine Dair karar, HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda tensiben karar verildi.04/03/2020 Katip ... E imza Hakim ... eimza