İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/557 E. 2021/68 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/557
Karar No
2021/68
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/557 Esas KARAR NO : 2021/68 DAVA : İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/12/2019 KARAR TARİHİ : 20/01/2021 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. İDDİA VE TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının 2.400 TL tutarındaki aidat borcunun yanı sıra 2.500 TL tutarındaki ... abonelik ve kanal katılım bedelini de ödemediğini, ayrıca 671,70 TL faiz borcunun bulunduğunu, yazılı ihtara rağmen borcun ödenmemesi üzerine kooperatif alacağının tahsili için İzmir ... İcra Müdürlüğünün... sayılı dosyasında takip başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu belirterek, haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin borçlu olduğuna dair herhangi bir tebligat yapılmadığını, aidat talebinde bulunulmadığını, müvekkilinin davacı kooperatiften herhangi bir hizmet almadığını, İzsu bedelinin bizzat müvekkili tarafından ödendiğini belirterek davanın reddine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. DAVA: Dava, kooperatif üyeliğinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali isteğine ilişkindir. DELİLLER: -Davacı tarafından sunulan kooperatif kayıtları ve banka kayıtları, -Davalı tarafından sunulan makbuz ve ekleri -Bilirkişi...'in 20/11/2020 tarihli raporu DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İtirazın iptali davasının koşullarını; ilamsız bir icra takibine girişilmesi, bu takip nedeniyle çıkarılan ödeme emrine 7 günlük itiraz süresi içinde itiraz edilmiş olması, borçlunun itirazının alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde mahkemeden itirazın iptalinin talep edilmesi şeklinde sıralamak mümkündür. İtirazın iptali davası icra takibi ile sıkı sıkıya bağlıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06.10.2004 tarih 2004/19-410 Esas, 2004/471 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, itirazın iptali davasının görülebilmesi için, öncelikle ortada takip hukuku kuralları çerçevesinde yasaya ve yöntemine uygun şekilde yapılmış geçerli bir icra takibinin bulunması gerekir. Ortada geçerli bir takibin bulunmadığı durumlarda, itirazın iptali davasının görülebilmesine usulen olanak yoktur. Bu husus dava şartıdır ve mahkemece re’sen gözetilmesi gerekmektedir. 2004 Sayılı İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının dava ederek haklı çıkması zorunludur. Borçlunun kötüniyetle itiraz etmiş olması yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatına, işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı alacağın likit ve belli olması gerekir. Borçlu, yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve belli olduğunun kabulü gerekir. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. İİK 67/2. madde hükmünün amacı, borçlu olduğu miktarı bilebilecek veya bilebilecek durumda olan borçlunun icra takibine konu alacağın varlığına haksız olarak itiraz etmesini önlemektir. (Prof.Dr.B.Kuru İ.İ.Huk.2008.İst.sh.230-231). Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının aidat alacağı, İzsu abonelik ve kanal katılım bedeli, işlemiş faiz talebi ile davalı aleyhinde İzmir... İcra Müdürlüğünün...esas sayılı dosyasında genel haciz yoluyla ilamsız takip başlattığı, ödeme emrinin davalı borçluya 03/12/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 07/12/2018 tarihinde borç aslına ve ferilerine itiraz ettiği, davacının iş bu davayı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde ikame ettiği, davalının takibe itirazının iptalini talep ettiği, mahkememizce dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak davacı kooperatifin kayıtlarının bilirkişi aracılığı ile incelenmesine karar verildiği, bilirkişi tarafından yapılan incelemede davacı kooperatifin 1991 yılında kurulduğu, davacı kooperatife ait... 1 nolu bölümde 173, Dadaşkent 2 nolu bölümde ise 23 adet bağımsız bölümün bulunduğu, 2007 yılında ferdileşmeye geçilerek konutların mülkiyetinin kooperatif üyelerine devredildiği, 2012 yılında tasfiye kararı alınmasına rağmen tasfiye işlemlerin dava tarihi itibariyle tamamlanmadığı, kooperatif dışında ayrıca bir site yönetimi oluşturulmadığı, ... 2 kısmında oturan konut sahiplerinden 8'inin hizmetlerden yararlanmadıklarından bahisle davacı kooperatife ihtarname keşide ettiği, davalı... ... 2 sitesinde bulunan 3 nolu bağımsız bölümü 1/2'şek hisse ile satın aldığı, davacı kooperatifin 30/12/2016 tarihinde davalı ...'un üye kaydının yapılmasına ilişkin karar aldığı, 04/06/2017 tarihinde yapılan genel kurul toplantısına katılacak ortakların kayıtlı olduğu ortak listesinde davalı...n ismine yer verilmediği, taraflar arasında ...2 olarak isimlendirilen bölgede ikamet eden kişilerin davacı kooperatifinin hizmetinden yararlanıp yararlanmadığı ve üye olup olmadığı hususunda uyuşmazlık bulunduğu, Kooperatifler Kanununa göre kooperatif ortaklığının ortak olmak isteyen kişinin yazılı başvuruda bulunması, ortaklık taahhütnamesinin imzalanması ve yönetim kurulunun kabulü ile gerçekleşeceği, davalının ortak olmak için yazılı başvuruda bulunduğu ve ortaklık taahhütnamesi imzaladığı hususunun ispat edilemediği, bu nedenle taraflar arasında yasa ve ana sözleşme hükümlerine uygun ortaklık ilişkisinin bulunduğundan bahsedilemeyeceği, ancak tarafların kabulleri doğrultusunda şekil şartlarına uyulmamış olsa da ortaklığın resen tesis edilmesinin mümkün olduğu, davalı... ile müşterek malik ...adına aidat ödendiği, aidat ödemesinin kooperatif ortaklarına mahsus bir yükümlülük olduğu, bu nedenle davalının, kooperatife aidat ödemeyi kabul etmesinin resen ortaklık tesisi şeklinde yorumlanması gerektiği, bu kapsamda 2016-2017 ve 2018 yılında yapılan genel kurullarda toplanacak aidat miktarının belirlendiği, davalının 2017 yılı Mart ayından itibaren aidat ödemediği, bu durumun 2018 yılı Ekim ayına kadar devam ettiği, buna göre davalının 2.400,00 TL aidat borcu bulunduğu, davalı tarafından İzsu abonelik bedelinin kendisi tarafından ödendiğine dair makbuz sunulduğu, davacı tarafından ise davalıya ait bağımsız bölümün su aboneliğinin tesis edildiğinin ispatlanmadığı, bu konuda herhangi bir belge sunulmadığı, kooperatif genel kurul kararına göre talep edilebilecek gecikme faizinin aylık %1,5 olduğu, talep edilebilecek işlemiş faizin 356,50 TL olduğu görüş kanaatinin bildirildiği, her ne kadar davalı tarafından kendisinin kooperatif üyesi olmadığı ve kooperatif hizmetinden yararlanmadığı savunulmuş ise de, davacı tarafından dosyaya sunulan banka hesap hareketlerine göre davalının 2016 ve 2017 yıllarında muhtelif tarihlerde davacı kooperatife aidat adı altında ödemeler yaptığı, takibe konu alacak dönemi itibariyle yerleşik Yargıtay uygulamaları doğrultusunda şekil şartlarına uyulmamış olmakla birlikte davalının kooperatif üyesi olduğunun ve takip tarihi itibariyle üyeliğinin devam ettiğinin kabulü gerektiği, bu nedenle davacı kooperatifin davalıdan kooperatif üyelik aidatı talep edebileceği, davalının takibe konu 2017 yılı Mart- 2018 yılı Ekim ayı arasındaki döneme ilişkin aidat borcunu ödemediği, kooperatif genel kurul kararlarına göre belirlenen aidat miktarı ve uygulanacak gecikme faizi dikkate alındığında davalının davacıya 2.400,00TL aidat ile 356,50 TL gecikme faizi borcu bulunduğu, davacı tarafından davalı adına İzsu abonelik ve katılım bedeli ödendiği iddia edilmiş ve buna ilişkin alacak talebinde bulunulmuş ise de, davacının bu konuda herhangi bir delil sunmadığı dosya kapsamına göre davalının kendi adına bizzat İzsu'ya ödeme yaptığı, bu sebeple davacının davalıdan İzsu abonelik bedeli talebinin yerinde olmadığı, usul ekonomisi ilkesince keşif ve tanık dinlenmesi hususunun dosyaya katkı sağlamayacağı, davalının takibe itirazının kısmen yerinde olmadığı ve itirazında kısmen haksız olduğu, takip talebinde takipten sonra işleyecek faiz için davacının yasal faiz talebinde bulunduğu, takip sonrası işleyecek faiz yönünden takip talebi ile bağlı kalınması gerektiği, mahkememizce alınan bilirkişi raporunun usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu, davaya konu alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiği anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, İzmir... İcra Müdürlüğü'nün...esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 2.400,00TL aidat alacağı ve takip öncesi işlemiş 356,50 TL faiz olmak üzere toplam 2.756,50 TL alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Yasal şartları oluşmadığından icra inkar tazminat talebinin REDDİNE, 3-Alınması gerekli 188,29 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 67,30 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 120,99 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yatırılan 44,40 TL başvurma harcı, 67,30 TL peşin harç, 500,00 TL bilirkişi ücreti, 76,50 TL müzekkere-tebligat giderinden oluşan toplam 688,20 TL yargılama giderinin davanın kısmen kabul kısmen reddi sebebiyle tarafların haklılık oranına göre (2.756,50/5.571,70=0,49) 337,21TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan 2021 Yılı AAÜT'nin 13/1. fıkrası uyarınca 2.756,50 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 6-Davalı dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan 2021 Yılı AAÜT'nin 13/1-2 fıkrası uyarınca 2.756,50 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE, 7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya İADESİNE, 8-Kararın kesinleşmesinden sonra İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının merciine İADESİNE, 9-İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun ... sayılı arabuluculuk dosyasında suçüstünden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13. maddesi uyarınca davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 341 vd. Maddeleri uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere davalı vekilinin yüzüne karşı davacı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/01/2021 Katip... E-İMZA Hakim ... E-İMZA

Atıf: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/557, K. 2021/68, T. 20.01.2021, www.arakarar.com/karar/izmir-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-557-e-2021-68-k-1873463a2323