İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/448 E. 2021/155 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/448
Karar No
2021/155
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/448 Esas KARAR NO : 2021/155 DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ : 28/08/2019 KARAR TARİHİ : 12/02/2021 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. İDDİA VE TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait yine müvekkili sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile... plakalı araçların 15/02/2019 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştıklarını, kazanın meydana gelmesinde... plakalı aracın sürücünün asli kusurlu olduğunu,... plakalı aracın davalı ... nezdinde kzmm sigortası ile sigortalı olduğunu, hasar bedelini tespiti için İzmir... Sulh Hukuk Mahkemesinin... Değişik iş sayılı dosyası ile tespit yapıldığını, müvekkiline ait araçta 13.288 TL tutarında hasar meydana geldiğini, davalı ... şirketin başvuru yapıldığını ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek araçta oluşan hasar bedeline mahsuben 5.000 TL ile değer kaybı alacağına mahsuben 10 TL olmak üzere toplam 5.010 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, görevli mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin sorumluğunun sigortalısının kusuru oranında olmaz üzere maddi zararlarda araç başına poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, aracın gerçek değer kaybının, zararının ve kusur durumunun tespiti gerektiğini, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAVA: Dava, 6098 Sayılı TBK'nın 71 ve 2918 Sayılı KTK'nın 85 ve devamı maddeleri uyarınca motorlu araç işletilmesinden kaynaklanan maddi zararın (hasar bedeli ve değer kaybı) karayolları motorlu araçlar zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında tazmini isteğine ilişkindir. DELİLLER: - İzmir... Sulh Hukuk Mahkemesinin... Değişik İş sayılı dosyası, - Kaza tespit tutanağı, -Sigorta bilgi ve gözetim merkezinin 14/10/2019 tarihli yazısı ve eki hasar bilgisi eksper raporu -Poliçe, -İzmir Emniyet Müdürlüğünün 18/11/2019 tarihli yazısı ve eki -Bilirkişi ...ün 02/01/2020 tarihli raporu, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesinde, “İşletenlerin, bu Kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise "işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir. Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd). Aracın onarıldıktan sonra mübadele (rayiç) değerinin olaydan önceki mübadele değerinden az olacağının kabulü gerekir. Çünkü tamamen onarılmış olsa bile bu araba tahribatın izlerini taşımaktadır. Onarılmış durumdaki değeri, ne kadar iyi onarılmış olursa olsun kural olarak aynı nitelikteki hiç hasara uğramayan araç değerinden düşüktür ve bu da cari değerinden kaybettirmektedir. Öncelikle, değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında gözönüne alınmalıdır. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin kökleşmiş ilke ve uygulamalarına göre trafik kazalarına dayalı araç değer kaybı tazminatı, hasarlı aracın, hasara uğramadan önceki ikinci el piyasa değeri ile hasarlı haldeki ikinci el piyasa değerinin saptanması ve karşılaştırılması suretiyle belirlenir. Aradaki fark meydana gelen değer kaybıdır. Ancak aracın tamiri ekonomik değilse yani araç pert total ise değer kaybı talep edilemez(Bu yöndeki kararlar için bkz. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 28/12/2017 tarih ve 2015/6486 Esas, 2017/12264 Karar; Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 11/10/2018 tarih ve 2015/16180 Esas, 2018/8981 Karar sayılı ilamları.). 6100 Sayılı HMK'nın 266 ve devamı maddelerine göre çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren konularda ihtisas sahibi kimselerin dinlenmesi ve rapor alınması gerekir. Yukarıda yapılan açıklamalar ve dosya kapsamında toplanan tüm deliller bir arada değerlendirildiğinde; davacının maliki olduğu... plakalı araç ile davalı ... nezdinde zmms poliçesi ile sigortalı bulunan... plakalı araçların 15/02/2019 tarihinde trafik kazasına karıştığı, bu kaza neticesinde çift taraflı, maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, taraflarca trafik kazasına ilişkin olarak maddi hasarlı trafik kaza tespit tutanağı düzenlendiği, bu kazada ...plakalı aracın hasar gördüğü iddiası ile iş bu davada hasar bedeli ve değer kaybı talebinde bulunduğu, İzmir İl Emniyet Müdürlüğünün 18/11/2019 tarihli cevabı yazısına göre iddia olunan kaza tarihi itibariyle ... plakalı aracın dava dışı... adına kayıtlı olduğu, söz konusu aracın iddia olunan kaza tarihinden sonra 10/04/2019 tarihinde davacı adına tescilinin yapıldığı, davacının dava dilekçesinde mülkiyet hakkı kapsamında tazminat talebinde bulunduğu, mahkememizce trafik tescil kayıtları gözetilerek davacı vekiline bu hususta açıklama yapmak ve kaza tutanağının aslı veya okunaklı örneğini sunmak üzere süre verildiği, davacı vekilinin 11/03/2020 tarihli dilekçesinde kaza tarihinin 15/04/2019 olduğu, kaza tutanağındaki yer alan tarihin de 15/04/2019 olduğu, davacının bu nedenle aktif husumet ehliyetinin bulunduğu, aksi kanaat halinde kaza anında sürücü olan davacının zilyet sıfatı ile dava açma hakkının bulunduğunu ileri sürdüğü, yine davacı vekilinin 29/12/2020 tarihli dilekçesinde kaza tespit tutanağının aslının aradan geçen süre nazara alındığında bulunamadığını, kaza tarihine ilişkin olarak araç sürücülerinden ek beyan alındığını, alınan bu ek beyana göre kaza tarihinin tutanakta sehven 15/02/2019 tarihi olarak gösterildiğini beyan ettiği, davacı tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan kaza tespit tutanağının okunaklı olmadığı, bu tutanakta okunabildiği kadarıyla kaza tarihinin 15/02/2019, kazaya karışan araçlardan birinin ... sevk ve idaresindeki ... diğerinin ise adı okunamayan ... isimli sürücünün sevk ve idaresindeki...plakalı araç olduğu, kaza tarihi olan 15/02/2019 itibariyle kayıt maliki olmayan davacının mülkiyet hakkına dayalı olarak araca ilişkin tazminat talebinde bulunamayacağı, her ne kadar davacı vekili tarafından davacının kaza anında sürücü olduğu ve zilyet sıfatı ile dava açabileceği ileri sürülmüş ise de dava konusu uyuşmazlığın basit yargılama usulüne tabi olduğu, dava dilekçesinin kaydedilmesi ile birlikte davacı için iddianın değiştirilmesi, genişletilmesi yasağının başladığı, bu nedenle davacının yargılama aşamasında davalının açık muvafakatı veya ıslah olmadan iddiasını değiştirip genişletemeyeceği, davacı tarafından sunulan herhangi bir ıslah dilekçesi ve davalının açık muvafakatı bulunmadığından davacının dava dilekçesindeki iddiasına göre uyuşmazlığın değerlendirilmesi gerektiği, dosya kapsamı itibariyle davacının kaza tarihi olan 15/02/2019 tarihi itibariyle aktif husumet ehliyeti bulunmadığı, bu nedenle davanın reddi gerektiği, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunduğu bir an için kabul edilse bile 6102 Sayılı TTK'nın 1409. Maddesine göre taraflar arasında sözleşme kurulduktan sonra sigorta poliçesi kapsamında oluşan rizikoları sigorta şirketinin karşılamak durumunda olduğu, rizikonun teminat dışı olduğunu davalı sigortacının ispat etmesi gerektiği, ancak sigortalının rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmemesi veya iyi niyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde kalmış gibi ihbar ettiğinin somut delillerle kanıtlanması durumunda ispat külfetinin yer değiştirip sigortalıya geçeceği (Bu yöndeki kararlar için bkz. YHGK 10.12.1997 gün ve 1997/11-772-1043; YHGK 16.12.1998 gün ve 1998/11-872-905; YHGK 22.12.2010 gün ve 2010/17-655-688 Karar sayılı ilâmları.), dosya kapsamına göre davacının meydana gelen zararın sigorta kapsamında olduğunu denetime olanak sağlayacak bilgi ve belgelerle ispat edemediği, herkesin, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olduğu, bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeninin korumayacağı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gerekli 59,30 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin olarak yatırılan 85,56 TL peşin harç ve 142,00 TL ıslah harcından mahsubu ile bakiye 168,26 TL harcın kararın kesinleşmesinden sonra isteği halinde davacıya İADESİNE, 3-Mahkememizce bu yargılama nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan 2021 Yılı AAÜT'nin 13/1. maddesi uyarınca 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE, 5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE, 6-İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun ... sayılı arabuluculuk dosyasında suçüstünden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13. maddesi uyarınca davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 7-Kararın kesinleşmesinden sonda İzmir... Sulh Hukuk Mahkemesinin... Değişik İş sayılı dosyasının merciine iadesine, Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı.12/02/2021 Katip ... E-İMZA Hakim ... E-İMZA

Atıf: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/448, K. 2021/155, T. 12.02.2021, www.arakarar.com/karar/izmir-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-448-e-2021-155-k-8cb04571882d