İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/344 E. 2020/725 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/344
- Karar No
- 2020/725
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/344 Esas KARAR NO : 2020/725 DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ : 12/07/2019 KARAR TARİHİ : 09/12/2020 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Maddi Tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. İDDİA VE TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ve müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... plakalı araçların 06/04/2019 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, davalı ... şirketinin anılan aracın zmss ve imss sigortacısı olduğunu, meydana gelen zarardan teminat limitleriyle sorumlu olduğunu, kaza sonrası yaptırılan delil tespitinde müvekkiline ait araçtaki hasar bedelinin 221.308,00 TL olarak hesaplandığını, davalıya yapılan başvuruya cevap verilmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla araçta oluşan oluşan hasar bedeline mahsuben 40.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede ikame edildiğini, davacının müvekkili şirkete başvurmadan dava açtığını,... plakalı aracın müvekkili nezdinde sigortalı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru, gerçek zarar ve teminat limitiyle sınırlı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, talep edilen hasar bedelinin fahiş olduğunu, aracın niteliğine göre talep edilebilecek faizin yasal faiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAVA: Dava, 6098 Sayılı TBK'nın 71 ve 2918 Sayılı KTK'nın 85 ve devamı maddeleri uyarınca motorlu araç işletilmesinden kaynaklanan maddi zararın(hasar bedelinin) karayolları motorlu araçlar zorunlu mali mesuliyet sigortası ve ihtiyari mali mesuliyet sigortası kapsamında tazmini isteğine ilişkindir. DELİLLER: -... Sigorta A. Ş'nin 31/12/2019 tarihli yazısı ve eki poliçe, -Ankara İl Emniyet Müdürlüğü'nün 21/11/2019 tarihli yazısı, -İzmir İl Emniyet Müdürlüğü'nün 19/11/2019-17/03/2020 tarihli yazıları ve eki, -İzmir... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... D. İş sayılı dosyası, -Bilirkişi ...'ün 02/01/2020 tarihli raporu, -Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nin 14/10/2020 tarihli yazısı, -Mahkememizce kaza mahallinde 25/09/2020 tarihinde gerçekleştirilen keşif, -Trafik kusur bilirkişi ... ve makine mühendisi bilirkişi ...n 08/10/2020 tarihli raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd). 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesinde, “İşletenlerin, bu Kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise "işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir. Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının “Sigorta Teminatının Kapsamı” başlıklı 1. maddesine göre sigortacı aracın işletenine yükletilebilecek hukuki sorumluluğu poliçe teminatı kapsamında olmak şartıyla zorunlu mali sorumluluk sigortası haddi üstünde kalan kısmını poliçede yazılı azami miktara kadar temin eder. Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortasının hukuki dayanağı KTK 100. maddesi ile Türk Ticaret Kanunundaki genel hükümlerdir. Kapsamı ise Hazine Müsteşarlığı tarafından hazırlanan Sigorta Genel Şartlarında düzenlenmiştir. 6100 Sayılı HMK'nın 266 ve devamı maddelerine göre çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren konularda ihtisas sahibi kimselerin dinlenmesi ve rapor alınması gerekir. Yukarıda yapılan açıklamalar ve dosya kapsamında toplanan tüm deliller bir arada değerlendirildiğinde; 06/04/2019 tarihinde ... plakalı araçların karıştığı çift taraflı maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, taraflarca trafik kazasına ilişkin olarak maddi hasarlı trafik kaza tespit tutanağı düzenlendiği, ... plakala aracın kaza tarihi itibariyle kayıtlı maliki olan davacının iş bu dava ile... plakalı aracın zmss ve imss sigortacısı olan davalı taraftan hasar bedelinin tazminini istediği, davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nın1409/1. maddesi uyarınca sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı Kanun’un 1409/2 maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerektiği, olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi hâlinde ise bu oluş şeklinin teminat dışında kalan hâllerden olması gerektiği, 6102 sayılı TTK’nın 1446. Maddesi uyarınca sigortalı rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı olacak şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan rizikonun teminat içinde imiş gibi ihbar ederse, ispat külfeti yer değiştirip, oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat külfeti sigortalıya geçeceği, görüldüğü gibi, rizikonun gerçekleştiğini ve gerçekleşen bu rizikonun teminat kapsamı içinde kaldığını sigortalı ispatlamak zorunda olduğu, mahkememizce bu ilkeler uyarınca dava konusu trafik kazasının meydana geldiği mahalde makine mühendisi bilirkişi ile trafik kusur bilirkişisi refaketinde keşif yapıldığı, mahkememiz gözlemine göre, yolun çift yönlü tek şeritli karayolu olduğu, kazanın meydana geldiği mahalde görüşe engel herhangi bir cismin bulunmadığı, yolun hafif virajlı olduğunun tespit edildiği, dosyanın tevdii edildiği bilirkişiler tarafından ise dosya içerisindeki kaza fotoğraflarında davalı şirket nezdinde sigortalı olan aracın sadece bir fotoğrafının bulunduğu, bu fotoğrafın da arkadan çekildiği bu aracın hasarlı olup olmadığının mevcut tek fotoğraftan anlaşılamadığı, davacı aracında ise çarpmaya bağlı sol tarafta çökme şeklinde direk bir hasarın görülmediği, davacı tarafından sunulan fotoğraflara göre yolda fren izinin olmadığı, her iki aracın kaza mahallinde olduğuna ve kazaya karıştıklarına dair her iki aracı bir arada gösteren fotoğrafın dosyada bulunmadığı, kaza tutanağında belirtildiği üzere çarpma halinde davacıya ait aracın çökme hasarının meydana geleceği, sürücü anlatımlarına göre somut olayda aracın hava yastığının açılmaması gerektiği, ancak hasarlı fotoğraflara göre aracın hava yastıklarının tamamen açıldığı, kaza ile hasar arasında uygun illiyet bağı olmadığı, kaza tespit tutanağında anlatılan kazanın oluş biçimi ile meydana geldiği ileri sürülen hasarın karşılaştırılması sonucu belirtilen kazanın oluş şekline göre anılan hasarların oluşmasının mümkün olmadığı, kuvvetli bir çarpma olmadan hava yastıklarının açılmayacağı, sigortalı aracın çarptığı belirtilen davacıya ait aracın sol yan tarafı ile davacıya ait araçta meydana gelen hasarların şiddet ve geometrik olarak uyumlu olmadığı, görüş ve kanaatinin bildirildiği, hasarın teminat dışı olduğuna dair ispat yükü davalı sigortaya ait ise de davacının da çelişkili davranmaması, TMK'nın 2. maddesi uyarınca doğruluk ve dürüstlük kuralına uygun hareket etmesi gerektiği, hakkın kötüye kullanılmasının hukuken korunamayacağı, buna göre davalı nezdinde sigortalı olan aracın kaza mahallinde olduğu, kazaya karıştığı, söz konusu hasarın bu kazadan kaynaklandığı ve hasarın teminat kasamında kaldığı hususunun davacı tarafından ispat edilmesi gerektiği, dosya kapsamına uygun bilirkişi raporuyla davacı tarafın sunduğu kaza tespit tutanağı, olay yeri ve hasar fotoğraflarının çeliştiği ortaya konulmakla davanın reddi gerektiği vicdani kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gerekli 54,40 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 683,10 TL peşin harç ve 2.430,00 TL ıslah harcı toplamı olan 3.113,10 TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.058,70 TL harcın karar kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya İADESİNE, 3-Mahkememizce bu yargılama nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı dava ve duruşmalarda kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan 2020 yılı AAÜT'nin 13/1-4. maddesine göre hesap ve takdir edilen 4.080,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE, 5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya İADESİNE, 6-Karar kesinleşmesinden sonra İzmir 8. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/72 D. İş sayılı dosyasının merciine İADESİNE, 7-İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun ... sayılı arabuluculuk dosyasında suçüstünden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13. maddesi uyarınca davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA, Dair, karar HMK 341 vd. maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı.09/12/2020 Katip ... E-İMZA Hakim ... E-İMZA