İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/181 E. 2020/437 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/181
- Karar No
- 2020/437
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/181 Esas KARAR NO : 2020/437 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 16/05/2019 KARAR TARİHİ : 24/09/2020 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesiyle; Davalının İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine itiraz ettiği, bunun üzerine takibin durduğu, borçlu itirazında hem borca hem de yetkiye itiraz ettiği, itirazların kaldırılmasına ilişkin İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesi'nde...Esas sayılı dava açıldığı, iş bu davada 04.04.2019 tarihinde... Karar numarası ile karara çıktığı, borçlunun icra dairesinin yetkisine dair itirazın reddedildiği, müvekkili firma ile borçlu arasında 20.03.2017 tarihli Kurumsal Finans Danışmanlığı Sözleşmesinden kaynaklı alacağa dayalı olarak doğduğu, iş bu sözleşme kapsamında müvekkili firmanın davalıya karşı edimlerini yerine getirdiği, davalı firmanın da sözleşme yükümlülüklerini gecikmeli de olsa ifa ettiği, ancak müvekkilinin 4 adet faturadan dolayı alacaklı olduğu, henüz bu faturaların ödenmediği, bu nedenle İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, borçlu şirket tarafından haksız ve dayanaksız olarak yapılan itiraz nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesi ile; Müvekkili adına İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyası ile konkordato davası görüldüğü, müvekkilinin davalı şirket hakkında 3 ay geçici mühlet verilmesine karar verildiği, sonrasında kesin mühlet kararı verildiği, müvekkili şirketin davacı taraftan ne imzaladığı iddia edilen sözleşme kapsamında ne de haricinde bir hizmet almadığı, ayrıca fatura kayıtlarına dayanılarak müvekkili şirketinin borçlu olduğunun tespit edilmesinin mümkün olmadığı, ayrıca davacı tarafın yükümlülüğünü yerine getirdiği iddia ediliyorsa bunu yazılı olarak ispat etmesinin gerektiği, bu nedenle açılan davanın reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin de davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER 1-Mahkememizce yapılan yargılama sırasında davaya konu İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası getirtilmiş olup, dosyanın incelenmesinden davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhinde 20.03.2017 tarihli "Kurumsal Finans Danışmanlığı Sözleşmesine" dayalı olarak 15 adet fatura bakiyesi olan 77.184,27 TL alacak üzerinden 12.07.2018 tarihinde ilamsız icra takibinin başlatıldığı, davalı borçlunun süresi içerisinde icra takip dosyasına sunmuş olduğu itiraz dilekçesi kapsamında takibin durduğu anlaşılmıştır. 2-Mahkememizce yapılan yargılama sırasında tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi açısından bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, finans konusunda uzman bilirkişi... ve mali müşavir bilirkişi ... tarafından düzenlenen 12.01.2020 tarihli raporda sonuç olarak; Davacı ve davalı şirkete ait 2018 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yasal süresi içinde yapıldığı, her iki tarafın TTK 94.maddeye göre belirli dönemler veya yıl sonlarında hesaplarındaki hesap bakiyelerinin mutabakatı amacı ile mutabakat mektubu düzenleyip mutabakat yapmadığı, davalı şirketin 28.06.2018 tarih,...yevmiye numaralı, İzmir... Noterliği aracılığıyla davacı şirkete gönderilen ihtarnamede 05.03.2018 tarihinde düzenlenen...numaralı ve 5.900,00 TL bedelli fatura ile 04.05.2018 tarihinde düzenlenen 9005 numaralı 6.917,75 TL faturanın iade edileceğinin beyan edildiği, ancak yapılan ticari defter incelemesinde faturaların defterlerininde kaydının olduğu ve iade edilmediği, davalı şirkete ait Ba-Bs beyanı ile davacı şirketin ticari defter ve belgelerinin incelenmesinde tetkik edilen form Ba-Bs beyanlarının birbiri ile örtüştüğü, 2018 yılında davacının Bs ile bağlı bulunduğu Konak Vergi Dairesine davacı şirkete mal ve hizmet satışlarının 5 adet belge karşılığı KDV hariç 44.612,00 TL olduğuna dair bildirimde bulunulduğu, dosyada mevcut davalıya ait 2018 yılı Ba beyanında ise bağlı bulunduğu Kemalpaşa Vergi Dairesine davacı şirketten mal ve hizmet alışlarının 5 adet belge karşılığı KDV hariç 44.612,00 TL olduğunun beyan edildiği, davacı şirketin ticari defterlerinde 11.07.2018 takip tarihi itibariyle davalı şirketten 68.057,75 TL alacaklı olduğu, davalı şirketin ticari defterlerinde ise takip tarihi itibariyle 46.557,75 TL borçlu olduğu, aradaki 21.500,00 TL farkında davalı şirketin ticari defterlerinde kaydı bulunan 22.01.2018 tarihli 21.500,00 TL bedelli "... Bankası AOS/Çiğli Şubesi,... numaralı hesaba ödenen" açıklamalı ödemenin davacı şirketin ticari defter kayıtlarında bulunmadığı, davalı defterlerinde tespit edilen 46.557,75 TL borç ile dava dosyası içerisindeki davacının dosyaya sunduğu cari hesap dökümünde görünen 46.557,77 TL bakiyenin birbiri ile örtüştüğü, 11.07.2018 takip tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten 46.557,75 TL alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında aynı bilirkişiden rapora itirazlarının değerlendirilmesi açısından ek rapor alınmış olup, bilirkişi tarafından düzenlenen 20.02.2020 tarihli ek raporda kök rapordaki kanaatin değişmediği bildirilmiştir. 3-Mahkememizce yapılan yargılama sırasında davalı şirkete ait 2017 ve 2018 yıllarına ait Ba-Bs'ler getirtilerek dosyaya eklenmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ KABUL/ Dava, İİK.nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış bulunan itirazın iptali davası olup, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili sunmuş olduğu dava dilekçesiyle, taraflar arasındaki 20.03.2017 tarihli Kurumsal Finans Danışmanlığı Sözleşmesi gereğince davacının edimlerini yerine getirdiği, ancak takip ve davaya konu bakiye fatura bedellerinin ödenmediği iddiasıyla alacağının tahsili için davacı tarafça davalı hakkında başlatılan icra takibine vaki davalının itirazının iptaliyle icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesiyle, davalı şirketin konkordato sürecinde olduğunu davacı tarafça iddia edildiği şekilde davalının taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında ve sözleşme haricinde davacıdan hiçbir hizmet almadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasında 20.03.2017 tarihli Kurumsal Finans Danışmanlığı Sözleşmesi'nin imzalandığı konusunda ihtilafın bulunmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın iş bu sözleşmeden dolayı davacının edimlerini yerine getirip getirmediği ve iş bu sözleşmeden dolayı davacının davalıdan takibe konu edilen miktar kadar alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında davalı tarafın icra dairesinin yetkisine karşı yapmış olduğu itirazın davacı şirket merkezinin mahkememiz yargı alanı içerisinde bulunduğundan ve taraflar arasındaki sözleşmenin 13.maddesi gereğince ihtilaf halinde İzmir Mahkeme ve İcra Dairelerin yetkili kılındığına dair yetki sözleşmesi kapsamında yerinde görülmediğinden reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilebilmesi açısından tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen kök ve ek raporda sonuç olarak davacı şirketin incelenen 2018 yılı ticari defter ve kayıtlarına göre 2017 yılından devreden 15.415,00 TL alacakla birlikte 2018 yılında düzenlenen KDV dahil 52.642,75 TL 'lik toplam 5 adet faturanın ilavesiyle davacının davalıdan 68.057,75 TL alacaklı olduğu, davacı defterlerinde bu alacağa ilişkin herhangi bir ödeme kaydının bulunmadığı, davalı tarafa ait incelenen 2018 yılı ticari defterlerinde ise 2017 yılından devreden 15.415,00 TL'lik davacı alacağına 2018 yılında davacı tarafça düzenlenip davalı defterlerinde kayıtlı olan 5 adet fatura toplamı olan 52.642,75 TL'nin ilavesiyle davalı defterlerinde 68.057,75 TL borcu kayıtlı olduğu, ancak yine davalı defterlerinde davacının bu alacağından 22.01.2018 tarihi itibariyle ... Bankası AOS Çiğli Şubesi... numaralı hesaba ödenen 21.500,00 TL'lik ödemenin mahsubuyla davalı defterlerine göre KDV dahil 46.557,75 TL davacı alacağının kayıtlı olduğunun tespit edildiği, davacı ve davalı ticari defterleri arasındaki farkı davalı defterlerinde kayıtlı olup, davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı anlaşılan 21.500,00 TL'lik davalı ödemesinin oluşturduğu bildirilmiştir. Yine bilirkişi heyetinden alınan ek raporda davacının İzmir .. Noterliği'nin 22.06.2018 tarihli ihtarnamesiyle taraflar arasındaki sözleşmeyi feshettiğini davalıya bildirdiği, aynı şekilde davalının da İzmir ... Noterliği'nin 28.06.2018 tarihli ihtarnamesiyle davacıya sözleşmeyi feshettiğini bildirdiği, bu durumun her iki taraf açısından 2018 yılının Haziran ayı içerisindeki anlaşmazlığa işaret ettiği, bu nedenle davacı tarafın davalıya Haziran ayında da danışmanlık hizmeti verdiğine dair belgeleri dosyaya sunmadığı gibi hizmet verdiği aya ilişkin faturayı da kesmediği, bu nedenle davacının bu yöndeki alacağının varlığı konusunda bilirkişi heyetinde kanaat uyanmadığı, ancak mahkemece Haziran ayı içerisinde de danışmanlık hizmetinin verildiği hususunun kabul edilmesi halinde de 5.000,00 TL tutarında Haziran ayı danışmanlık ücretinin tahsil edilinceye kadar hesaplanacak aylık %1 oranındaki gecikme faiziyle tahsilinin talep edilebileceği, yine davacı taraf her ne kadar ...Bankası A.Ş'den 2 Milyon TL KGF Kredisiyle...an 250.000,00 TL'lik KGF kredisinden doğan hakediş toplamının 16.875,00 TL olduğu ve davalının bu tutardan sorumlu olduğu iddia edilmiş ise de, taraflar arasındaki 20.03.2017 tarihli sözleşmenin 7.maddesinin 2.bendinde "olumlu sonuçlandırılan her kredi limiti tahsisi, dış kaynak temini, borç yapılandırılması ve benzeri menfaat sağlayan finansman işlemlerinden işleme konu finansman tutarının KDV hariç binde 7,5 oranındaki bedelin, danışman banka hesaplarına hakediş tarihinden itibaren en geç 10 iş günü içinde nakden ve defaaten ödenir." hükmünün yer aldığı, ancak davacı şirketin davalı şirkete bankalardan iş bu kredileri temin etmesinde ne şekilde katkı sağladığının dosya içerisine sunulan belgeler ve tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinden tespit edilemediği ve davacı tarafça da faturalandırılmadığı, bu nedenle borcun varlığına kanaat getirilmediğinden bir hesaplama yapılmadığı, ancak mahkemece davacının iddiasında belirttiği, davalının kullandığı kredilerden davacıya hakediş ödemesi gerektiği yönünde karar verilecek olması halinde sağlanan kredi miktarının binde 7,5'i oranında hakediş hesaplaması yapılmasının mümkün olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 23.01.2020 tarihli dilekçede davalı kayıtlarında yer alan 22.01.2018 tarihli ve 21.500,00 TL bedelli davalının bankadan yapmış olduğu ödemenin davacının kabulünde olduğunu bildirdiği görülmüştür. Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan kök ve ek rapor ile tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişilerce yapılan inceleme neticesinde, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davacı tarafça düzenlenen kayıtlı faturalar ve ödemelerin mahsubuyla davacı defterlerine göre davacının davalıdan KDV dahil 68.057,75 TL alacaklı gözüktüğü, davalı defterlerine göre ise takip tarihi itibariyle davacının davalıdan KDV dahil 46.557,75 TL alacaklı gözüktüğü, ancak davalı defterlerinde kayıtlı olan 21.500,00 TL'lik ödemenin davacıda kayıtlı olmadığı tespit edilmiş olup, davacının kabulünde olan iş bu ödemenin davacı kayıtlarındaki 68.057,75 TL'lik bakiye alacaktan düşüldüğünde (68.057,75 TL - 21.500,00 TL =) 46.557,75 TL davacı şirketin tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olup, ödenmediği tespit edilen alacağının bulunduğu tespit edilmiş olup bu tutarla ilgili olarak davanın kısmen kabulüne, davalı borçlunun İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptaliyle; 46.557,75 TL asıl alacak üzerinden, takip tarihinden itibaren taraflar arasındaki sözleşmenin 8.maddesi gereğince aylık %1 (yıllık %12) oranında gecikme faizi uygulanarak takibin devamına, likit olduğundan kabul edilen kısım üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine karar verme gereği doğmuştur. Her ne kadar davacı tarafça dava dilekçesinde taraflar arasındaki 20.03.2017 tarihli Kurumsal Finans Danışmanlığı Sözleşmesi Kapsamında davacı tarafça hizmeti verilip henüz faturalandırılmayan alacaklarında bulunduğu belirtilerek takibe konu tutar içerisinde bu yöndeki alacakları da bulunduğundan kabulüne karar verilmesi talep edilmiş ise de, mahkememizce yapılan yargılama sırasında kök ve ek raporda sonuç olarak taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiği, 2018 yılının Haziran ayı içerisinde davacının davalıya danışmanlık hizmeti verdiğine dair belge ve bilgileri dosyaya sunmadığı, bu nedenle bu yöndeki iddiasını ispatlayamadığı, yine davacı tarafın davalının...'tan kullanılan krediler nedeniyle danışmanlık yaptığı belirtilerek bu işler gereğince sözleşme gereği faturalandırılmayan alacağa bulunduğu iddia edilmiş ise de, alınan bilirkişi raporunda davacı tarafın davalıya iş bu kredilerin temininde verdiğini iddia ettiği desteği somut delillerle dosyada belgelendirmediği bildirilmiş olduğundan davacının bu yöndeki talebinin dosya kapsamına ve alınan bilirkişi raporlarına nazaran yerinde görülmediğinden reddine karar verme gereği doğmuştur. HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABULÜNE, davalı borçlunun İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptaliyle; 46.557,75 TL asıl alacak üzerinden, takip tarihinden itibaren taraflar arasındaki sözleşme gereğince aylık %1 (yıllık %12) oranında gecikme faizi uygulanarak takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin yerinde görülmediğinden reddine, Kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 9.311,55 TL %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 3.180,35 TL nispi karar ve ilam harcının başlangıçta yatırılan toplam 846,12 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.334,23 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Davacı tarafça yatırılan ve davacıdan tahsil edilen 896,92 TL harç ile; tebligat ve posta gideri toplam 195,30 TL, bilirkişi ücreti 1.200,00 TL olmak üzere toplam 1.395,30 TL yargılama giderinden davanın kabul edilen kısmına tekabül eden 837,18 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 6.852,51 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 3.400,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesi gereğince 6183 Sayılı Yasa kapsamında davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan bulunması halinde karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 24/09/2020 Katip... Hakim ... E imza e imza