İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/964 E. 2021/13 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/964
Karar No
2021/13
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/964 Esas KARAR NO : 2021/13 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/08/2018 KARAR TARİHİ : 13/01/2021 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. İDDİA VE TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin enerji sektörü dahil bir çok sektörde faaliyet gösterdiğini, ...Soma Termik Santrali Ünite 1 için davalı ile kömür bunkerleri tamir sözleşmesi imzalandığını, 5 adet kömür bunkerinin davalının fabrikasında tamir edileceğini ve müvekkiline teslim edileceğinin kararlaştırıldığını, sözleşmede ayrıca gecikilen hafta başına sözleşme bedelinin %1 oranında ceza kesileceğinin bu oranın en fazla sözleşme bedelinin %10'u olacağının taraflarca kararlaştırıldığını, davalı tarafın kararlaştırılan teslim tarihlerine uymadığını, bu gecikmelerden doğan cezai şart için davalı tarafa ihtarname gönderildiğini ve aleyhine İzmir ... İcra Dairesinin ...esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiği takibin durduğunu belirterek davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sözleşmeye göre yeni bir ürün üretmediğini, davacı tarafın göndermiş olduğu ürünlerin tamirini yaptığını, davacı tarafın sözleşme ekinde yazılı şartlara uymadığını, bu nedenle müvekkili şirketten cezai şart talep edemeyeceğini, müvekkili şirketin imzalanan sözleşme gereğince mal teslimini veya sevkiyatını yapmak gibi bir yükümlülüğünün olmadığını, tamir edilen malzemelerin sevkiyatının davacı tarafından yapıldığını, davacı tarafın sözleşme hükmü gereğince belirlenen tarihte yani 28/02/2018 tarihinde tüm malzemeleri müvekkil şirkete teslim etmediğinden cezai şart bedelinin talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. DAVA: Dava, ticari hizmet sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart alacağının tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali isteğine ilişkindir. DELİLLER: -İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası -Bilirkişi ...'un 09/12/2020 havale tarihli bilirkişi heyeti raporu, -Taraflar arasındaki sözleşme ve ekleri, mail yazışmaları DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İtirazın iptali davasının koşullarını; ilamsız bir icra takibine girişilmesi, bu takip nedeniyle çıkarılan ödeme emrine 7 günlük itiraz süresi içinde itiraz edilmiş olması, borçlunun itirazının alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde mahkemeden itirazın iptalinin talep edilmesi şeklinde sıralamak mümkündür. İtirazın iptali davası icra takibi ile sıkı sıkıya bağlıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06.10.2004 tarih 2004/19-410 Esas, 2004/471 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, itirazın iptali davasının görülebilmesi için, öncelikle ortada takip hukuku kuralları çerçevesinde yasaya ve yöntemine uygun şekilde yapılmış geçerli bir icra takibinin bulunması gerekir. Ortada geçerli bir takibin bulunmadığı durumlarda, itirazın iptali davasının görülebilmesine usulen olanak yoktur. Bu husus dava şartıdır ve mahkemece re’sen gözetilmesi gerekmektedir. 2004 Sayılı İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının dava ederek haklı çıkması zorunludur. Borçlunun kötüniyetle itiraz etmiş olması yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatına, işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı alacağın likit ve belli olması gerekir. Borçlu, yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve belli olduğunun kabulü gerekir. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. İİK 67/2. madde hükmünün amacı, borçlu olduğu miktarı bilebilecek veya bilebilecek durumda olan borçlunun icra takibine konu alacağın varlığına haksız olarak itiraz etmesini önlemektir. (Prof.Dr.B.Kuru İ.İ.Huk.2008.İst.sh.230-231). Kötüniyet tazminatı, itirazın iptali davasına konu edilmiş bir alacağın mevcut olmadığının tespit edilmesi ve alacaklının da kötüniyetli olarak icra takibi başlatmış olmasının anlaşılması halinde borçlu lehine hükmedilebilecek bir tazminat olup, alacaklının icra takibinde kötü niyetli olduğunun iddia eden borçlu tarafça kanıtlanması gerekir. Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının, davalı aleyhinde 14/11/2017 tarihinde İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... sayılı dosyasında 42.480 USD asıl alacak üzerinden takip başlattığı, ödeme emrinin borçluya 24/11/2017 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun yasal süresi içerisinde 27/11/2017 tarihinde borca ve ferilerine itiraz ettiği, davacının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasını ikame ettiği, davalının itirazının iptalinin talep ettiği, taraflar arasında ... Soma Termik Santrali projesi ünite 1'e ait 5 adet kömür bunkerinin davalı tarafından tamirine ilişkin sözleşme bulunduğu, davacının bu sözleşmede işveren, davalının ise yüklenici olarak yer aldığı, sözleşme bedelinin 424,800 USD olarak belirlendiği, sözleşme bedelinin bir kısmının avans olarak bakiye kısmının ise 5 adet çekle ödeneceği, sözleşmeye göre iş süresinin 90 gün olduğu ve sürenin avans ödemesinin gerçekleşmesi ve çeklerin yükleniciye teslimi ile yürürlüğe gireceği ve nakliyenin davacıya ait olacağının taraflarca kararlaştırıldığı, ayrıca sözleşme kapsamında bunkerlerin tamiri ve davacıya iadesi için ayrı ayrı tarih belirlemesi yoluna gidildiği, teslimat tarihlerine ilişkin taahhüdün 28 Şubat vardiya sonuna kadar tüm kömür ambarlarının davalıya teslimi şartına bağlandığı, davacının davalı tarafından taahhüt edilen tarihlerde tamiratın yapılmadığı ve bunkerlerin kendisine iade edilmediği, bu nedenle gecikmeye sebebiyet veren davalının her bir bunker yönünden geciktiği süre kadar cezai şart ödemekle yükümlü olduğu iddiası ile takibe giriştiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı yüklenicinin onarım ve teslim yükümlülüğünü süresinde yerine getirip getirmediği, yerine getirmemiş ise, bunun temerrüt oluşturup oluşturmayacağı ve davacının cezai şart talep edip edemeyeceği hususlarında olduğu, davacının sözleşmeye uygun olarak ödeme yükümlülüğünü 22/02/2017 tarihinde yerine getirdiği, bu tarih itibariyle sözleşmenin yürürlüğe girdiği, dosya kapsamına göre davacı tarafından onarılmak üzere tüm kömür bunkerlerinin davalıya 28/02/2017 tarihine kadar teslim edilmesi gerekirken bu süreye uyulmadığı, davacının da kabulünde olduğu üzere 2017 yılı Mart ayında da davalıya onarıma konu bunkerlerin bir kısmının daha teslim edildiği, bu nedenle teslim yükümlülüğünü süresinde yerine getirmeyen davacının sözleşmeye göre cezai şart talep edemeyeceği, her ne kadar davacı tarafından 1, 2 ve 3 nolu bunkerlerin 28/02/2017 tarihine kadar teslim edildiği, davalının bu bunkerler yönünden temerrüde düştüğü ve cezai şartın bu bunkerler yönünden doğduğu iddia edilmiş ise de, 28/02/2017 tarihine kadar tüm bunkerler yönünden teslim yükümlülüğünü yerine getirmeyen davacı 1, 2 ve 3 nolu bunker yönünden cezai şart talep edemeyeceği gibi bir an için aksi düşünülse bile sözleşmeye konu malların ağırlığının yaklaşık 700 ton civarında olduğu, davacı tarafından bunkerlerin parça halinde muhtelif tarihlerde davalıya teslim edildiği, davacı tarafından sunulan taşıma irsaliyelerinde hangi bunkerin hangi tarihte davalıya teslim edildiğinin tespitinin mümkün olmadığı, davacının iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmakla, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davalı davacının kötüniyetli olduğunu savunmuş ve kötü niyet tazminat talebinde bulunmuş ise de, davaya konu uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşmenin yorumundan kaynaklandığı, davacının kötüniyetli olduğunun davalı tarafından ispatlanmadığı anlaşılmakla kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalının kötüniyet tazminat talebinin yasal şartları oluşmadığından REDDİNE, 3-Alınması gerekli 59,30 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin olarak yatırılan 3.304,86 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 3.245,56 TL harcın kararın kesinleşmesinden sonra isteği halinde davacıya İADESİNE, 4-Mahkememizce bu yargılama nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davalı dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan 2021 Yılı AAÜT'nin 13/1. maddesi uyarınca 25.398,61 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE, 6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE, 7-Kararın kesinleşmesinden sonra İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takip dosyalarının merciine İADESİNE, Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okunup usulen anlatıldı.13/01/2021 Katip ... E-İMZA Hakim ... E-İMZA

Atıf: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/964, K. 2021/13, T. 13.01.2021, www.arakarar.com/karar/izmir-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-964-e-2021-13-k-05b30428ba36