İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/482 E. 2021/89 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/482
- Karar No
- 2021/89
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/482 Esas KARAR NO : 2021/89 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 03/05/2013 KARAR TARİHİ : 21/01/2021 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili sunmuş olduğu dava dilekçesiyle ; Davalı şirketin davacı birliğe "Organik Ürünler için Uluslararası Rekabetin Geliştirilmesi Projesi" kapsamında 24.046,81 TL borcunun bulunduğunu, ödenmeyen borç nedeniyle İzmir ... İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalının borca itiraz ederek takibin durduğunu, haksız olan itirazın iptaline, alacağın tahsiline, %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına, dava giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesiyle; davalının davacıya bir borcu bulunmadığı, davacı tarafça verilen hizmete karşılık bedelin, davacının talep ettiği tutarlarda olmadığı yahut olamayacağı hususunun bilirkişi incelemesi ile netlik kazanacağı kanaatinde olduklarını beyan ederek, davanın reddine ve tüm mahkeme giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. YARGITAY BOZMA İLAMINDAN ÖNCEKİ HÜKMÜN GEREKÇESİ ;Uyuşmazlık ; Ekonomi bakanlığı tarafından koordine edilen Ege İhracatçılar Birliği tarafından yürütülen “organik ürünler için uluslararası rekabetin geliştirilmesi projesi “kapsamında davalıya teknik destek verilip verilmediği, verilmiş ise davalının destek için kararlaştırılan ücreti ödeyip ödemediği noktasında toplanmaktadır. İzmir...İcra Dairesi'nin... takip sayılı dosyasının incelenmesinden ; alacaklı ... tarafından borçlu ... Organik Tarım Ürünleri San Ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine 24.046,81-TL üzerinden (örnek no:1 ve 7) ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin borçlu’ya 02/04/2013 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 08/04/2013 tarihindeki ödeme emrine itirazı üzerine takibin durduğu, itiraz dilekçesinin alacaklı vekiline tebliğ edilmediği, eldeki davanın 06/08/2013 tarihinde yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. DELİLLER ; İcra dosyası, 01/02/2012 tarihli sözleşme, ticari defterler ve dosya kapsamı ; Dava ; itirazın iptaline yöneliktir. Tarafların defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmış, bilirkişi sunmuş olduğu 02/04/2014 tarihli raporunda ; davacıya ait 2012 yılına ait ticari defterlerin yıl sonu kapanış tasdiklerinin yasal sürede yapıldığı, taraflar arasında 01/02/2012 tarihinde "organik ürünler için uluslararası rekabetin geliştirilmesi projesi" kapsamında iki farklı sözleşme imzalandığı, davalının her iki sözleşmede belirlenen hizmetlerin ilk taksidi olan 2.634,00-TL'yi ödediği, geriye kalan 26.046,80-TL'yi ödemediğini belirlemiştir. Bilirkişi raporu denetime açık, karar vermeye yeterli ve elverişli mahiyettedir. Taraflar arasında 01/02/2012 tarihinde "organik ürünler için uluslararası rekabetin geliştirilmesi projesi" kapsamında iki farklı sözleşme imzalandığı, sözleşmeler uyarınca davacı tarafından davalıya temmuz 2012 ila nisan 2013 tarihleri arasında hizmet sunulduğu, hizmet bedelinden sadece 2.634,00-TL'nin davalı tarafından ödendiği, geriye kalan 24.046,80-TL ise ödenmediği dosya kapsamından anlaşılmıştır. Davalı, davacı tarafın sözleşmeyle taahhüt edilen hizmetleri gereği gibi yerine getirmediğini ileri sürmesine rağmen bu hususta herhangi bir kanıt sunmadığı, dolayısıyla davacı tarafın sözleşmeler uyarınca taahhüt ettiği hizmeti gereği gibi yerine getirmediğinin ispat külfetini üzerine almıştır. Davalı taraf sözleşme gereğince davacının hizmeti gereği gibi yerine getirmediğini yasal kanıtlarla kanıtlayamamıştır. O halde bilirkişi raporunca da belirlenen 24.046,80-TL 'yi ödemesi gerekir. İtirazın iptali davalarında icra inkar tazminatına karar verilebilmesi için usule uygun yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içinde itiraz etmesi ve alacaklının icra hakimliğine başvurmadan alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Söz konusu tazminat, hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Ayrıca takibe konu alacağın likit olması gerekir. Borçlu tek başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likittir. Somut olayda davacı, sunmuş olduğu hizmet nedeniyle düzenlediği teknik destek programına dayalı olarak icra takibi yapmıştır. Bu nedenle borçlu ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek durumdadır. O halde, davanın kabulü ile birlikte % 20 oranında icra inkar tazminatının kabulüne" ilişkin olarak mahkemece yapılan yargılama neticesinde ... Karar ve 27.05.2014 tarihli karar ile "Açılan davanın KABULÜ ile, davalının İzmir ... İcra Dairesinin ... takip sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 24.046,80-TL üzerinden İPTALİ ile takibin DEVAMINA, kabul edilen 24.046,80-TL üzerinden %20 inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacı tarafından peşin yatırılan 410,70-TL harcın alınması gerekli 1.642,63-TL nispi harca mahsubu ile eksik kalan 1.231,93-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir yazılmasına, davacı tarafından yapılan 439,35-TL Harç ve dosya gideri, 7 tebligat gideri 56,00-TL ve 300,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 795,35-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre nispi 2.885,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine. kararın kesinleşmesinden sonra kalan avansın davacı tarafa ödenmesine." şeklinde karar verildiği görülmüştür. YARGITAY BOZMA İLAMI : Mahkememizce verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin...Karar ve 21.12.2017 tarihli ilamı ile "Davacı, Ekonomi Bakanlığı tarafından koordine edilen ve kendileri tarafından yürütülen “Organik Ürünler İçin Uluslararası Rekabetin Geliştirilmesi Projesi” kapsamında davalıya verilen teknik destek için kararlaştırılan ücretin davalıdan tahsili istemiyle yapılan takibe itirazın iptalini talep etmiştir. Davalı; davacıya borcunun bulunmadığını, davacı tarafından sözleşmeden kaynaklanan edimin yerine getirilmediğini savunmuştur. Mahkemece, mali müşavir bilirkişiden alınan rapora dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının sözleşme kapsamında edimini yerine getirip getirmediği, getirmişse talep edebileceği ücretin bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacı tarafından davalıya gönderilen 17.01.2013 tarih ve TİM.EİB.GSK.00.12/751 sayılı yazı ile davacının 25.06.2012 tarihli sözleşme kapsamında... Hedef Pazar Araştırma Raporu hazırladığı ve davalının da 2.634,00 TL ödediği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından yapılması gereken diğer teknik hizmetlerin yerine getirildiği davacı tarafça delillendirilmemiş ve davacı tarafın sözleşme kapsamında yaptığı işler mahkemeye sunulmamıştır. Öncelikle mahkemece, taraf delilleri toplanıp davacının sözleşme kapsamında yapması gereken edimler belirlenip, bu edimlerin davacı tarafça yapılıp yapılmadığı tespit edilmelidir. Dosyanın incelenmesinde; davalının sözünü ettiği davacı tarafça edimlerin yerine getirilmediği hususunun bilirkişi tarafından incelenmediği ve bu hususlar incelenmeksizin rapor tanzim edildiği ve bilirkişi raporunun hükme esas alındığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, mahkemece, yukarıda belirtilen hususlar incelenerek, davacının edimini yerine getirip getirmediği, davacının edimini yerine getirmişse alacağının bulunup bulunmadığı konusunda uzman üçlü bilirkişi kurulundan taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine açık rapor aldırılarak usulüne uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeyle hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir." şeklindeki gerekçe ile mahkememiz kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek açık yargılamaya devam olunmuştur. Dava; İİK 67.maddesi gereğince açılmış itirazın iptali davası olup, davanın bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır. Davaya konu İzmir...İcra Dairesi'nin...akip sayılı dosyasının incelenmesinden ; davacı alacaklı ... tarafından, davalı borçlu ... Organik Tarım Ürünleri San Ve Tic. Ltd. Şti. aleyhinde 24.046,81-TL asıl alacak üzerinden 26.03.2013 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliği üzerine borçlu tarafından süresi içerisinde icra takip dosyasına sunulan itiraz dilekçesi kapsamında takibin durduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki ihtilaf, Ekonomi Bakanlığı tarafından koordine edilen ve davacı ... İhracatçılar Birliği tarafından yürütülen "Organik Ürünler İçin Uluslararası Rekabetin Geliştirilmesi Projesi" kapsamında taraflar arasındaki sözleşme gereğince davacı tarafça davalıya teknik destek verilip verilmediği, verilmiş ise davalının destek için kararlaştırılan ücreti ödeyip ödemediği, sonuç olarak takip tarihi itibariyle davacının davalıdan takibe konu edilen miktar kadar alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında davaya konu İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası getirtilmiş olup, dosya içerisinde icra müdürlüğü tarafından düzenlenen 20.06.2019 tarihli kapak hesabının incelenmesinden 32.536,52 TL (mahkememizin ilk kararında hükmedilen alacaklar toplamından oluşan) takiple kesinleşen miktar, 1.480,41 TL tahsil harcı, 24,30 TL başvurma harcı, 3.904,38 TL vekalet ücreti, 3.207,83 TL toplam faiz, 17,75 TL masraf olmak üzere toplam 41.171,19 TL'lik yekün alacaktan davalı tarafça 41.550,00 TL'lik ödemenin mahsubu ile bakiye 378,81 TL 'nin borçluya iade edilecek tutar olarak belirlendiği ve sonuç olarak borçlu tarafından 20.08.2014 tarihinde 41.550,00 TL ödeme yapılmış olduğunun bildirildiği görülmüştür. Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu 14.02.2019 tarihli dilekçede icra takip dosyasına 20.08.2014 tarihinde yapılan 41.550,00 TL'lik ödemenin icra tehdit ve baskısı altında yapıldığını bildirmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında uyulmasına karar verilen Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, endüstri mühendisi bilirkişi ..., mali müşavir ... ve ziraat mühendisi ... tarafından düzenlenen 10.01.2020 tarihli raporda ; Dış Ticaret Müsteşarlığı finansman desteği ile yapılan "Organik Ürünler İçin Uluslararası Rekabetin Geliştirilmesi Projesi" %75 devlet destekli %25 firmalar tarafından sağlanacağı, bununla ilgili davalı şirket adına 23.12.2020 tarihinde ... tarafından verilen dilekçe ile davacı ... İhracatçılar Birliği tarafından 26.07.2011 tarih ve 8260 Sayılı yazı ile uluslararası pazarlama ve teknik destek programlarıyla ilgili bilgilerin katılımcı firmalar ve davalı firmaya bildirildiği, Organik Ürünler İçin Uluslararası Rekabetin Geliştirilmesi Projesi kapsamında davacı ve davalı tarafından 01.02.2012 tarihinde ABD pazarı,- pazar araştırması ve stratejik hedef pazar eğitimi ile kurumsallaşma ve re-organizasyon teknik desteği, maliyet analizi teknik desteği, tedarik zincir yönetimi teknik desteği, pazarlama satış ve dağıtım kanalları teknik desteği adı altında sözleşmenin imzalandığı, sözleşmede proje süresi, projede yapılacaklar, iştirakçinin ve davacının hak ve sorumlulukları, proje ücretleriyle gerekli bilgilerin yer aldığı, Ege İhracatçılar Birliği tarafından yapılan projeye 14 firmanın başvurduğu, davalı şirket hariç 13 firmanın proje kapsamında yapılan sözleşmeler gereğince borçlarını ödediğinin tespit edildiği bildirilmiştir. Yine aynı raporda 23.09.2010 tarih, 27708 Sayılı Resmi Gazete ile yürürlüğe giren Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesinin Desteklenmesi Tebliğ (Tebliğ No: 2010/8) hükümleri gereğince davacı tarafından yapılan projenin incelendiği, projenin amacının Ege bölgesinde faaliyet gösteren ve organik ürün ihracatı yapan veya ihracat potansiyeli taşıyan firmaların uluslararası pazarda rekabet güçlerinin arttırılmasını ve orta uzun vadede sürdürülebilir karlı ihracat artışını sağlamak olduğu, proje ekibi Ege İhracatçı Birliği, PricewaterhouseCoopers danışmanlık şirketi, proje ortakları temsilcilerinin ise İzmir Kalkınma Ajansı ve Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği ile oluşturulduğu, sözleşme hükümleri 3.1 gereğince ABD pazar araştırması ve stratejik hedef pazar eğitim çalışmalarından organik ürünler için Uluslararası Rekabetin Geliştirilmesi Firma Katılım Formuna vermiş olduğu cevaplar ölçüsünde yararlanacağı belirtilmiş olup, hedef pazar araştırmasında belirlenen başlıklar hakkında iştirakçiye hazırlanan sunumlar ve dökümanlar aracılığıyla bilgi aktarılacağı ve ABD pazarı hakkında Workshoplar düzenleneceğinin belirlendiği, bununla birlikte tedarikçi olan Ege İhracatçılar Birliği tarafından gerekli yazışmaların ve belgelerin düzenlenerek firmalara gönderildiğinin tespit edildiği, kurumsallaşma ve re-organizasyon teknik desteği kapsamında Haziran ve Temmuz ayları kapsamında firmalara tedarikçi yönetimi, iş güvenliği ve çevre yönetimi, stok yönetimi, insan yönetimi, finans yönetimi, nakit yönetimi, yatırımları yönetmek, teknoloji yönetimi, mali analiz, müşteri yönetimi alanlarında firmaların durumlarıyla ilgili değerlendirmeler yapılarak iştirakçilerle paylaşıldığı, 02.06.2012 tarihinde davalı şirketle ilgili proje durum özeti hazırlanarak sonuçların 04.07.2012 tarihinde firma yetkilisi ...a toplantıda anlatıldığının tespit edildiği bildirilmiştir. Yine aynı raporda sonuç olarak 2011 ve 2014 yılları arasında yapılan Organik Ürünler İçin Uluslararası Rekabetin Geliştirilmesi Projesi'ne 14 firmanın katılımı sonucunda ABD pazarı-pazar araştırması ve stratejik hedef pazar eğitimi, kurumsallaşma ve re-organizasyon teknik desteği, maliyet analizi teknik desteği, tedarik zinciri yönetimi teknik desteği, pazarlama satış ve dağıtım kanalları teknik desteği kapsamında edimlerinin davacı şirket tarafından yerine getirildiği ve davalı şirket ile gerekli yazışmaların yapıldığı ve davalı ile ilgili mail yoluyla raporların sunulduğunun tespit edildiği ve dosya içerisinde bulunan 02.04.2014 tarihli bilirkişi tarafından inceleme yapılan muhasebe kayıtları ve ödeme alacak kayıtlarının incelenmesi neticesinde bilirkişi raporunun 4.sayfasında "Teknik Destekler" başlıklı tabloya göre davacı ... İhracatçılar Birliği tarafından yapılan Organik Ürünler İçin Uluslararası Rekabetin Geliştirilmesi Projesi'nin 12 ay sürdüğü, davalı şirketin proje kapsamında 24.046,80 TL borcunun olduğu ve projeden sözleşme hükümleri gereğince ve diğer firmaların faydalandığı miktarda faydalandığı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında davalı vekilinin rapora itirazlarının değerlendirilmesi açısından aynı bilirkişi heyeti tarafından ek rapor alınmış olup düzenlenen ek raporda sonuç olarak; "Objektif nedenin varlığının sorgulanması ve bununla ilgili sonuçların ortaya konmasının" heyetin görev tanımı olduğundan davacı ve birlikte çalıştığı çözüm ortağının sözleşme kapsamındaki hizmeti verebilmek için gerekli organizasyonu yaptığı, davalıyı sürece dahil edebilmek için çaba sarf ettiğinin anlaşıldığı, sözleşmeler içeriği ilgili hizmet bulgularının mevcut olduğu, hizmetin beklentileri karşılayıp karşılamadığı konusunda bir yorum yapabilmenin mümkün olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında uyulmasına karar verilen Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan kök ve ek raporda sonuç olarak ; 2011 ve 2014 yılları arasında yapılan Organik Ürünler İçin Uluslararası Rekabetin Geliştirilmesi Projesi'ne 14 firmanın katılımı sonucunda ABD pazarı-pazar araştırması ve stratejik hedef pazar eğitimi, kurumsallaşma ve re-organizasyon teknik desteği, maliyet analizi teknik desteği, tedarik zinciri yönetimi teknik desteği, pazarlama satış ve dağıtım kanalları teknik desteği kapsamında edimlerinin davacı şirket tarafından yerine getirildiği ve davalı şirket ile gerekli yazışmaların yapıldığı ve davalı ile ilgili mail yoluyla raporların sunulduğunun tespit edildiği ve bilirkişi raporunun 4.sayfasında "Teknik Destekler" başlıklı tabloya göre davacı ... İhracatçılar Birliği tarafından yapılan Organik Ürünler İçin Uluslararası Rekabetin Geliştirilmesi Projesi'nin 12 ay sürdüğü, davalı şirketin proje kapsamında 24.046,80 TL borcunun olduğu ve projeden sözleşme hükümleri gereğince ve diğer firmaların faydalandığı miktarda faydalandığı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiş olmakla, aynen benimsenen bilirkişi raporu gereğince davacı şirketin taraflar arasındaki sözleşme kapsamında edimini yerine getirdiği ve davalının davacıya taraflar arasındaki sözleşme kapsamında takip tarihi itibariyle ödenmediği anlaşılan 24.046,80 TL'lik borcunun bulunduğu, bu kapsamda davacının takip tarihi itibariyle davalıdan takibe konu edilen tutar olan 24.046,80 TL alacaklı olduğu ve bu kapsamda dava konusu alacak likit olduğundan yerinde görülen davacı talebi gereğince dava konusu alacak tutarı olan 24.046,80 TL'nin %20'sine tekabül eden 4.809,36 TL icra inkar tazminatı alacağının bulunduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında 30.05.2019 tarihli celsede davacı vekili imzalı beyanında "Daha önce dosyaya sunmuş olduğum 26/09/2018 tarihli dilekçede de belirtiğim üzere de icra takip dosyasına konu alacağımızın tamamı icra dosyasına ödenmiştir ve tahsil edilmiştir. Bizim karşı taraftan takip ve davaya konu bir alacağımız kalmamıştır. Almış olduğumuz ödeme dışında bu dava nedeniyle karşı taraftan yargılama gideri, vekalet ücreti ve icra inkar tazminatı da istemiyoruz, dava konusuz kalmıştır. Konusuz kalan dava nedeniyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilsin, ancak davalı davanın reddi iddiasındaysa üç kişilik Yargıtay' ın istediği heyet için bilirkişi ücretini karşı taraf yatırdığı takdirde biz yeniden inceleme yapılmasını da kabul ediyoruz." şeklinde beyanda bulunduğu, yine mahkememizce yapılan yargılama sırasında 31.12.2020 tarihli celsede ise davacı vekili imzalı beyanında " dosyada alınan raporlar iş bu davada haklı olduğumuzu kanıtlamıştır. Davaya konu alacakla ilgili olarak tüm alacaklarımızı aldık. Dava bize göre konusuz kalmıştır, ancak bu konuda 30.05.2019 tarihli duruşmada da beyanda bulunmuştum, ancak daha sonrasında davalı tarafın itirazı üzerine ve yine Yargıtay Bozma İlamı doğrultusunda 3 kişilik bilirkişi marifetiyle mahkemece inceleme yaptırılmıştır ve bilirkişi ücreti de tarafımızdan yatırılmıştır. Biz sadece bu davada daha sonradan yatırmış olduğumuz bilirkişi ücretine ilişkin yargılama giderini karşı taraftan talep ediyoruz, bunun dışında bir alacağımız kalmamıştır, karşı taraf vekilinin mazeretini kabul etmiyorum, karar verilsin" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Yargıtay bozma ilamından sonra mahkememizce yapılan yargılama sırasında 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan kök ve ek rapor ile tüm dosya kapsamı belgelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davacının edimlerini yerine getirdiği ve bu kapsamda alınan raporlara göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan takibe konu edilen asıl alacak tutarı olan 24.046,81 TL alacaklı olduğu, ve bu tutarın likit olması nedeniyle yerinde görülen davacı talebi gereğince dava konusu asıl alacağın %20'sine tekabül eden 4.809,36 TL icra inkar tazminatını davalıdan talep edebileceği ve bu kapsamda davacının açmış olduğu davada haklı olduğu sonuç ve kanaatine varılmış ise de, davacı vekili tarafından mahkememizce yapılan yargılama sırasında 30.05.2019 tarihli duruşmada imzalı beyanında davalı tarafça icra takip dosyasına 20.08.2014 tarihinde ödenen toplam 41.550,00 TL nedeniyle karşı taraftan takip ve davaya konu alacakların kalmadığı, alınmış olan ödeme dışında bu dava nedeniyle karşı taraftan yargılama gideri, vekalet ücreti ve icra inkar tazminatları isteminin bulunmadığı, bu kapsamda davanın konusuz kaldığı bildirilerek bu yönde karar verilmesini talep edilmiş olduğundan konusu kalmayan dava nedeniyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına ve Yargıtay bozma ilamından önce yapılan yargılama giderleri, vekalet ücreti ve icra inkar tazminatı ile ilgili olarak daha önce tahsil edilmiş olduğundan ve davacı vekilinin beyanı kapsamında davacı yararına bu konuda yeniden bir karar verilmesine yer olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Ancak mahkememizce yapılan yargılama sırasında davalı tarafın ödemenin icra baskısı altında yapıldığını bildirmiş olması nedeniyle uyulan Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, her bir bilirkişi için 600,00 'er TL'den toplam 1.800,00 TL'lik bilirkişi ücretinin davacı taraftan tahsil edildiği, davacı vekili tarafından da mahkememizce yapılan yargılama sırasında 31.12.2020 tarihli celsede Yargıtay bozma ilamından sonra yaptırılan bilirkişi incelemesine ilişkin bilirkişi ücreti ile ilgili yargılama giderini karşı taraftan talep ettiklerini, bunun dışında karşı taraftan bir alacaklarının kalmadığı bildirilmiş olduğundan ve mahkememizce davacının davasında haklı olduğu sonucuna varılmış olduğundan davacı vekilinin yerinde görülen talebi gereğince Yargıtay bozma ilamından sonraki toplam 1.800,00 TL'lik bilirkişi ücretine ilişkin yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verme gereği doğmuştur. HÜKÜM / Yukarıda açıklanan gerekçelerle ; Konusu kalmayan dava nedeniyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 59,30 TL maktu karar ve ilam harcının başlangıçta yatırılan toplam 410,70 TL peşin harçtan mahsubu ile artan 351,40 TL nispi karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Yargıtay bozma ilamından sonra yaptırılan bilirkişi incelemesi nedeniyle davacı taraftan tahsil edilen toplam 1.800,00 TL bilirkişi ücretine ilişkin yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Dosya kapsamına nazaran Yargıtay bozma ilamından önceki yargılama giderleri, vekalet ücreti ve icra inkar tazminatı ile ilgili olarak yeniden bir karar verilmesine yer olmadığına, Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan bulunması halinde karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde Yargıtay yolu açık olmak üzere karar verildi. 22.01.2021 Katip ... eimza Hakim ... eimza