İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1493 E. 2019/60 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/1493
Karar No
2019/60
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/1493 Esas KARAR NO : 2019/60 DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/12/2015 KARAR TARİHİ : 28/12/2018 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalıların...alde kayıp-kaçak bedeli, dağıtım sistemi kullanım bedeli, iletim sistemi kullanım bedeli, perakende satış hizmet bedeli ve sayaç okuma bedeli adı altında haksız paraları faturalandırıp tahsil ettiğinin anlaşıldığını, müvekkilinin elektrik hizmetinden mahrum kalmamak için bu bedelleri ödemek zorunda kaldığını, söz konusu haksız kalemlerin yanında aktif tüketim içine gizlenen kayıp kaçak bedeli için TRT payı, Enerji Fon Bedeli ve Belediye Tüketim Vergisinin de içinde olduğunu ve bu paralar için KDV de alındığını, elektrik enerjisi üretimi, iletimi, dağıtımı ve tüketiminin kamu yararı gözetilerek ele alınması gerektiğini, kayıp kaçak bedeli adı altında elektrik abonesinden para alınmasının hiçbir yasal dayanağının bulunmadığını, 2011 yılında EPDK Kayıp kaçak bedelini ayrı bir kalemde gösterip bununla ilgili bir duyuru yayınladığını, EPDK'nın belirlemiş olduğu perakende satış fiyatı üzerinden dağıtım şirketlerinin zaten bir kârı bulunduğunu, kayıp kaçak bedelinin abonelerden tahsil edilmemesi gerektiğini, faturalarını düzenli olarak ödeyen abonelere haksız bir ceza niteliği taşıdığını, iletim sistemi kullanım bedeli, dağıtım sistemi kullanım bedeli, perakende hizmet bedeli, sayaç okuma bedeli adı altında elektrik abonesinden para alınmasının yasal dayanağının bulunmadığını, yine TRT payının matrahını aktif tüketim bedelini oluşturduğunu, bu sebeple aktif tüketim bedeli içinde gizlenen kayıp kaçak bedeli içinde alınan TRT payının ve aktif tüketim bedeli içinde gizlenen enerji fonu ve belediye tüketim vergisinin de müvekkiline iadesinin gerektiğini, tüm bedeller açısından elektrik tedarik edildiği dönem için... Elektrik haricindeki diğer davalıların her halükarda sorumlu olduğunu, eğer bu davalılar tarafından haksız bedeller diğer davalılara ödenmiş ise bu takdirde özel şirketin yanında diğer davalıların da müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, özel şirketlerden elektrik tedarik edilmesinden daha önceki ve sonraki dönemler açısından davalı ... Elektrik Dağıtım AŞ ve ... Elektrik Perakende Satış AŞ 'nin birlikte sorumlu olduklarını bildirerek dava tarihinden geriye doğru son 10 yılda müvekkilinden tüm abonelikleri için her ne ad altında olursa olsun faturalandırılarak gizliden ya da açıktan haksız olarak tahsil ettikleri miktarların müştereken ve mütelselsil veya münferiden sorumlu olunan dönem ve miktarların tespiti ile davalılardan her birinden ayrı ayrı olmak üzere 3.500,00 'er TL olmak üzere toplam 10.500,00 TL'nin tahsilat tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan istirdatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı... Elektrik Enerjisi Toptan Satış AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının TRT payının iadesini talep ettiğinden davanın TRT'ye ihbarını talep ettiklerini, müvekkili şirketin adresinin İstanbul Yenibosna'da olup, yetkili mahkemelerin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacı taraf ile akdedilen elektrik sözleşmesinde yetkili mahkemelerin İstanbul Bakırköy İlçesi Mahkemelerinin olacağının belirtildiğini, davanın belirsiz alacak davası açılmasına uygun mahiyette olmadığını, müvekkili şirketin dağıtım şirketi olmayıp özel sektör mensubu elektrik satış şirketi olduğunu, bu nedenle kendi adına tahsil etmediği kayıp, dağıtım, iletim bedellerinin müvekkilinden talep ve tahsil edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin sadece üretim yaptığını, elektrikteki kayıp ve kaçakta sorumluluğunun bulunmadığını, elektrik faturalarına yansıtılan kayıp kaçak, dağıtım ve iletim bedellerinin mevzuat gereğince ve kapsamında tahsil edildiğini, keyfi bir uygulama olmadığını, kayıp bedelinin elektrik sistem alt yapı ve üretimi esnasında doğan kayıpların telafisi anlamına geldiğini, davacının sözleşme ile yükümlendiği taahhüdü ifadan kaçınmasının mümkün olamayacağını, davacının tacir olup söz konusu faturalara yasal süresi içinde itiraz etmediğinden fatura ve içeriğini kabul etmiş olduğunu, davacının aldığı hizmetlerin bedelini ödemekle yükümlü olduğunu, faiz talep hakkının bulunmadığını bildirerek davanın tefriki ile Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Elektrik Perakende Satış AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin mevzuat gereğince kısmi bölünme yöntemi ile 13/12/2012 tarihinde ticaret sicile tescil edilerek kurulduğunu, 01/01/2013 tarihi itibariyle İzmir ve Manisa illerinde perakende satış faaliyetini sürdürdüğünü, davaya konu taleplerin muhatabının EPDK olmak üzere faaliyet konusu alınan bedellere ilişkin uygulayıcı konumunda olan ... Elektrik Dağıtım AŞ olduğunu, bu nedenle davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davaya konu taleplerin geçmiş fatura dönemleri itibariyle müvekkili şirketin henüz tüzel kişilik kazanmamış olduğu da düşünüldüğünde husumet itirazlarının netleştiğini, açılan davanın niteliği bakımından yasanın aradığı sürede açılmadığını, davanın zamanaşımı yönünden reddini, davanın EPDK aleyhine ve Danıştay'da açılması gerekirken görevli olmayan adli yargıda açıldığını, yargı yönünden de reddi gerektiğini, belirsiz alacak olarak açılamayacağını, esasa ilişkin olarak dava ile talep edilen kayıp kaçak kullanım bedelinin müvekkili şirketin faaliyet sahası içinde tahsil edilen bedeller olmayıp dağıtım şirketinin sorumluluğunda olan ve dağıtım şirketine ödenen bedeller olduğunu, davayı husumet bakımından kabul anlamına gelmemekle birlikte fatura bileşenlerinin abonelerden tahsilinin müvekkilinin insiyatifinde olmadığını, tüm fatura kalemlerini ve bunların birim fiyatlarını belirleme yetkisinin 6446 ve 4628 Sayılı kanunlara göre EPDK'ya ait olduğunu, dava konusu uygulamanın EPDK'nun idari düzenlemesine dayalı olup bu düzenlemenin idari yargı denetimine tabi olduğunu, dava konusuna ilişkin açıklamaları destekler mahiyette 6446 Sayılı Elektrik Piyasası Kanununda değişiklik getiren düzenlemelere göre fatura bileşenleri olan başvuru ve davalarda Tüketici Hakem Heyeti ve Mahkeme yetkisinin fatura bileşenlerini oluşturan bedellerin EPDK'nun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğunu, henüz yasalaşmamış ancak gerekli olduğu kabul edilen düzenlemelere göre dava konusu edilen kayıp kaçak bedeli ve diğer fatura kalemleri ile alınan bedellerin verilen hizmetle sunulan ürünün maliyet unsuru olarak bu ürün ve hizmeti alan gerçek ve tüzel kişilere yansıtılmasının zorunlu olduğu ve hukuka aykırılık teşkil etmediğinin belirlendiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Elektrik Dağıtım AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; Davayı kabul etmemekle birlikte davanın düzenleyici işlemi yapan kurum olan EPDK ve uygulama talimatı veren ... Genel Müdürlüğü ve ... Elektrik Enerjisi Toptan Satış AŞ ve... Elektrik Toptan Satış AŞ'ye yöneltilmesi gerektiğini, müvekkilinin taraf sıfatı bulunmadığını, davanın EPDK aleyhine ve Danıştay'a açılması gerekirken görevli olmayan adli yargıda ve taraf sıfatı dahi olmayan müvekkili aleyhine açıldığını, davanın yargı yolu ve husumet yönünden reddi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile yasada öngörülen sürelerde açılmadığını, zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, esas yönünden ise, tüm şirketlerin EPDK tarafından çıkarılan ve uymak zorunda olduğu tarifenin sadece uygulayıcısı olduklarını, davacı tarafın ihtirazi kayıt koymadan ödeme yaptığını, istirdatının mümkün olmadığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını ve ticari alacak vasfında bulunmadığını, tarifeye ilişkin kurul kararları iptal edilmediği sürece geçerli olması ve davalı şirketin kurul kararı ile belirlenen tarifeleri uygulamak zorunda olması sebebiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava adresi bildirilen TEDAŞ Genel Müdürlüğü, EPDK, TRT Genel Müdürlüğüne ihbar edilmiş, ihbara karşı beyanda Bulunan TRT Genel Müdürlüğü dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, fatura içeriğine 8 gün içinde itirazda bulunulmadığından davacı şirketin bu içeriği kabul etmiş sayılması gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası niteliğinde olmadığını, esasa ilişkin olarak 3095 Sayılı Kanunun 4/c maddesinde 26/07/2008 tarihinde yapılan değişiklik sonucu dağıtım, iletim bedeli, perakende satış hizmetlerine ilişkin bedeller, belediye tüketim vergisi ve elektrik enerjisi fonu unsurları dışında kalıp elektrik birim fiyatlarına eklenecek ilave unsurların TRT payı matrahına ilave edileceğinin kuşkusuz olduğunu, matrah maddesinin kanunla düzenlendiğini ve matraha neler dahil olacağının açık ve net şekilde belirlendiğini, davacının TRT payını talep etmesinin Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kuruluna göre hukuka aykırı olduğunu bildirerek davaya müdahale talebinde bulunmuştur. İhbara cevap veren Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ vekili beyan dilekçesinde özetle; Genel müdürlüğün dağıtım lisansının bulunmadığını, dağıtım faaliyetinin ayrı bir tüzel kişiliği olan dağıtım şirketlerince, perakende hizmetlerin ise tedarik lisanslarına istinaden perakende şirketlerince yerine getirildiğini, TEDAŞ Genel Müdürlüğünün dağıtım ve satış lisansı bulunmadığından bu davaların muhatabı olmasının mümkün olmadığını, davanın yasal süre içinde açılmadığını, faturanın 8 gün içinde itiraza uğramadığından faturayı alanın kabul etmiş sayılacağını bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İzmir..sliye Ticaret Mahkemesinin ... Karar sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonunda konusuz kalan davada esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin 05/12/2017 tarihinde verilen karar İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesi'nin ...Karar sayılı kararı ile; " Davacı ile Davalılar arasında elektrik tüketimine ilişkin abonelik sözleşmesinin bulunduğu, davalının normal tüketim bedelinin yanısıra davaya konu kayıp-kaçak v.s bedeller adı altında bir takım miktarları da davacı adına düzenlenen faturaya eklediği ve bu bedellerin davacıdan tahsil edildiği hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı ile davalılardan... Elektrik Enerjisi Toptan Satış A.Ş arasında HMK'nın yürürlüğe girmesinden sonra düzenlenen 24.04.2014 tarihli sözleşmenin 12. maddesinde taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde İstanbul ili, Bakırköy ilçesi mahkemelerinin yetkili olduğu açıkça vurgulanmış bulunmaktadır. Taraflar arasındaki bu kararlaştırma yetki sözleşmesi niteliğindedir. HMK'nın 17. maddesinde de tarafların aksini kararlaştırmadığı müddetçe davanın sadece sözleşme ile belirlenen bu mahkemede açılacağı hükme bağlanmıştır. Taraflar arasındaki sözleşme hükmü uyarıca Bakırköy ilçesi mahkemesi yetkili kılındığından davalı... .... A.Ş hakkındaki davanın eldeki davadan tefrik edilerek Bakırköy mahkemesine yetkisizlik kararı verilmesi gerekir. Bu sebebe göre de davacı ile diğer davalının istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. Mahkemece... .... A.Ş hakkındaki davanın eldeki davadan tefrik edilerek Bakırköy Mahkemesine yetkisizlik kararı verilmesi gerekirken bu davalı hakkındaki davada da esasa girilmek suretiyle karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan davalı.... AŞ'nin bu yöne ilişkin istinaf itirazının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmasına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı... Elektrik Enerjisi Toptan satış A.Ş'nin istinaf talebinin kısmen kabulüne, 2-İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/12/2017 günlü, ... Karar sayılı kararının kaldırılmasına, Davalı... Elektrik Enerjisi Toptan Satış A.Ş hakkındaki davanın, eldeki davadan tefrik edilerek Bakırköy Mahkemesine yetkisizlik kararı verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, davacı ve diğer davalının istinaf itirazlarının bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına," gerekçesi ile kaldırılarak mahkememize iade edilmiştir. Mahkememizce İzmir Bölge Adliye Mahkemesi...Hukuk Dairesi'nin...Karar sayılı 18/07/2018 tarihli kaldırma ilamına uyulmuş, davacı tarafın, davalı... Elektrik Enerjisi Toptan Satış A.Ş'ne karşı açtığı davanın bu dosyadan tefrik edilerek mahkememizin ...E. Sayılı dosyasına kaydı yapılmıştır. Dosyaya toplanan deliller ve tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde; Davacı tarafça ...1 - 24829911 - ... -... -...nolu aboneliklere ilişkin olarak faturalara yansıtılan kayıp kaçak bedeli, iletim sistemi kullanım bedeli, dağıtım sistemi kullanım bedeli, perakende satış hizmet bedeli ve sayaç okuma bedeli, TRT payı, enerji fon bedeli, Belediye Tüketim Vergisi ve KDV bedellerinin istirdatına yönelik olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davalılardan 3.500,00'er TL ki toplam 10.500,00 TL'nin tahsiline yönelik işbu davanın 17/12/2015 tarihinde açıldığı, davadan sonra 6719 Sayılı yasanın yürürlüğe girdiği; 17/06/2016 tarihli 29745 Sayılı resmi gazetede yayın17/06/2016 tarihli 29745 Sayılı resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6719 Sayılı yasanın iptali ile ilgili başka mahkemelerce Anayasa Mahkemesine yapılan başvuru sonucunun beklenmesine karar verilmiş ise de bu yönde bir karar verilmediği nazara alınarak ara karardan rücu edilmiş, mevcut yasal düzenleme çerçevesinde; 17/06/2016 tarihli ve 29745 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6719 sayılı "Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 21.maddesi ile 6446 sayılı Kanunun 17.maddesine eklenen 10.Fıkra hükmü ile "Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında düzenlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisi bu bedellerin kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır." düzenlemesinin getirildiği, düzenleme doğrultusunda EPDK tarafından çıkartılan tarifeler ile tespit edilen her türlü elektrik tüketim ve dağıtım bedellerine ilişkin olarak açılan davalarda mahkemelerce sadece EPDK'nın çıkardığı idari düzenlemelere uygunluk yönünden değerlendirme yapılabileceği ve genel hükümlere göre yargısal denetim yapılmasının mümkün olmadığı, dava konusu edilen dönemde davacı tarafın faturalarına yansıtılan kayıp kaçak bedeli ve diğer fatura bileşenlerinin birim fiyatları ve tutarlarının EPDK tarafından düzenlenerek onaylanan elektrik tarifelerine ve EPDK'nın düzenleyici işlemlerine uygun olduğu, davacıdan EPDK tarafından belirlenen ve onaylanan tarifelerin dışında tahsil edilen bir bedel bulunmadığının bilirkişi raporu ile tespit edildiği, 6719 sayılı Kanunun geçici 20.maddesinde "Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmet, iletim ve kayıp kaçak bedelleri ile ilgili açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17.madde hükümleri uygulanır." düzenlemesinin bulunduğu, bu düzenleme doğrultusunda 6446 sayılı Kanunun 6719 sayılı Kanun ile Değişik 17.maddesinin 6719 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 17/06/2016 tarihinden önce açılmış olan icra takibi ve davalar hakkında da geçmişe etkili olacak şekilde uygulanacağı ve 6446 sayılı Kanunun 17.maddesine eklenen ve 10.Fıkrasında yer alan düzenlemenin işbu davada da uygulanmasının gerektiği, 6719 sayılı Kanun ile geçmişe etkili olacak şekilde getirilen bu düzenleme nazara alındığında kayıp kaçak bedeli ile EPDK tarifelerine dayalı olarak tahsil edilen diğer elektrik kalemi bedellerinin genel hükümlere göre yargısal denetime tabi tutulması mümkün olamayacağı, 6719 sayılı Yasa ile getirilen düzenlemenin dava açılış tarihinden sonra olduğu, getirilen düzenleme ile davanın konusuz kaldığı, ancak dava tarihi nazara alındığında davacı şirketin davasında haklı olduğu, ancak 6719 Sayılı Kanunun yürürlüğe girmesi nedeniyle davanın konusuz kaldığı belirlenerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-6719 s. yasa gereğince konusuz kalan davada Esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Alınması gerekli 35,90-TL harcın peşin alınan 331,25 TL'den mahsubuyla bakiye 295,35-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-Yargıtay bozma kararından önce yazılan 18/11/2015 tarihli 1.192,42 TL'lik Harç Tahsil Müzekkeresinin tahsil edilmemiş ise işlemsiz iadesi için ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına, tahsil edildiği bildirildiği takdirde karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 4-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinden yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri gereğince belirlenen 2.180,00-TL vekalet ücretinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafça yapılan ilk masraf 24,45 TL, peşin harç bedeli 35,90 TL, 32 tebligat ve 3 müzekkere gideri toplamı 311,80 TL, 1 bilirkişi ücreti 400,00-TL, Yargıtay'a dosya gidiş dönüş masrafı 19,80 TL olmak üzere toplam 791,95 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 7-Artan avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili taraflara iadesine, Dair Davacı vekilinin yüzüne karşı diğer davalı tarafların yokluğunda verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.28/12/2018 Katip ... E imza Hakim ... eimza

Atıf: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1493, K. 2019/60, T. 05.02.2019, www.arakarar.com/karar/izmir-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-1493-e-2019-60-k-946e9792654a