İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1060 E. 2020/158 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/1060
Karar No
2020/158
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/1060 KARAR NO : 2020/158 DAVA : İpoteğin Fekki DAVA TARİHİ : 14/09/2018 KARAR TARİHİ : 03/03/2020 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İpoteğin Fekki davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili sunmuş olduğu dava dilekçesiyle; Davalı...n değişikliğinden önce unvanı... Sigorta Ara. Hiz. Ltd. Şti. halini aldığı, davalı şirket arasında 23.08.2000 tarihinde unvan değişikliğinden önce acentelik sözleşmesine ilişkin ek protokol imzalandığını, devam eden acentelik sözleşmesi çerçevesinde ise Davalı ... Sigorta Şirketi ile diğer davalı...z Sigorta Aracılık Hizmetleri Limited Şirketi arasında acentelik sözleşmesine teminat kapsamında müvekkili adına kayıtlı ''İzmir ili Bornova İlçesi,... Mah.... Ada , .. Parsel, B Blok 1. Kat..No'lu Bağımsız Bölüm'de kayıtlı taşınmaz üzerinde 15.05.2003 tarihli...yevmiye nolu teminat ipoteği kurulduğunu, müvekkili ve o dönemde eşi olan...'in söz konusu şirkette hisse sahibi olduğu, müvekkilin kendisi adına kayıtlı taşınmaz üzerinde ipotek kurulmasına izin verdiği ve 60.000,00 TL bedelle teminat ipoteği kurulduğunu, müvekkili ve...'in Karşıyaka ... Aile Mahkemesi'nin 08.06.2004 tarihli... Karar sayılı kararıyla boşandığı, müvekkili ve eski eşinin boşanmalarına rağmen davalı...z Sigorta Ara. Hiz. Ltd. Şti. nezdindeki ortaklıklarını bozmadığını, ancak 2011 yılında müvekkili söz konusu ortaklıktan ayrılmaya karar verdiği, hisselerini diğer ortak olan eski eş...'e ve müşterek çocukları olan ......z'a devrettiğini, davalı .... ...z'ın 06.08.2013 tarihinde tüm hisselerini diğer ortak olan...'e devrettiği ve şirketin tek ortaklı limited şirketi halini aldığını, müvekkili herhangi bir hukuki bağı kalmayan davalı şirket lehine vermiş olduğu teminat ipoteğinin kaldırılması ile ilgili olarak 17.05.2012 tarihinde diğer davalı... Sigorta Şirketi'ne başvuruda bulunup olumsuz cevap alındığını, söz konusu ipoteğin fekki için ... Sigorta Şirketi'ne Bornova... Noterliği'nin 25.07.2018 tarihli ihtarnamesiyle ihtarname gönderildiği, davalı şirketçe asıl muhatabın acente ortakları olduğu, fekki istenen ipotek yerine başka bir teminat verildiği takdirde ipoteğin kaldırılacağı, bunun üzerine diğer davalı...z Sigorta Ara. Hiz. Ltd. Şti.'ne aynı taleple Bornova ... Noterliği'nin 02.08.2018 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesiyle ihtarname gönderildiği, 03.08.2018 tarihinde tebliğ edildiği halde hareketsiz kalındığını, davalı şirket ortağı...'le yapılan birçok telefon görüşmesinin sonuçsuz kaldığını, davalı acentenin tek ortağı ve eski eş... ile yapılan görüşmede söz konusu taşınmazın evli oldukları dönemde alındığını, edinilmiş mallara katılma rejimi çerçevesinde söz konusu taşınmaz üzerinde hak sahibi olduğunu ve şirket lehine verilen ipoteği kaldırmaya ilişkin olumsuz tavır içine girdiğini, ancak Karşıyaka ... Aile Mahkemesi'nin ... Karar sayılı kararı ile boşanma protokolü incelendiğinde ne davalı ne de şirket ortağının söz konusu taşınmaz üzerinde hiçbir hakkının bulunmadığının açıkca anlaşıldığını, 31.05.2004 tarihli Boşanma Protokolü'nün 4. Maddesinde aynen tarafların kendi üzerlerine kayıtlı bulunan bütün malvarlıklarının mülkiyeti aynen devam edecek ibaresinin yer aldığı, bahsi geçen hususlar dikkate alındığında aile şirketi olarak kurulan sonrasında hisse devri nedeniyle tek ortaklı limited şirketi halini alan davalı...z Sigorta Ara. Hiz. Ltd. Şti.'nin ve tek ortağı...'in söz konusu taşınmaz üzerinde hak sahibi gibi hareket etmesi ve talebe rağmen ipotek fekki için gerekli işlemleri yapmamasının müvekkilin mülkiyet hakkına zarar verdiğini, müvekkili adına kayıtlı dava konusu taşınmaz üzerinde teminat ipoteği 2003 yılında kurulup 2009 yılında yeniden acentelik sözleşmesi kurulduğunu, acentelik sözleşmesinin yenilendiği ve yeni şartlarda acentelik sözleşmesi kurulduğunu, yeni acentelik sözleşmesi yeni şartlar beraberinde getirmesi gerekirken eski tarihli teminat üzerinden devam edildiğini, ancak ipoteğin devamına ilişkin müvekkilden rıza alınmadığı, bu sebeple yeni acentelik sözleşmesiyle birlikte sona eren eski acentelik sözleşmesi kapsamında tarafların birbirlerine vermiş olduğu taahhütlerinin geçerliliğinin kalmadığını, yeni acentelik sözleşmesiyle birlikte yeni teminat ve teminata ilişkin yeniden rızanın alınmaması taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılması hususunu zorunlu hale getirdiğini, davalılar arasında yapılan acentelik sözleşmeleri süresiz olarak yapılmakta olup taraflara tek taraflı fesih hakkı tanınmadığını, ancak ticari hayat düşünüldüğünde kimse yoluna giden ticari ilişkilerini bozmak istemeyeceğinden taraflar arasındaki ticari ilişki uzun yıllar devam ettiğini, dolayısıyla taraflar arasında ticari ilişkinin biteceği zaman konusunda bir öngörüde bulunmanın mümkün olmadığını, müvekkilin 7 yıldır davalı ve acente ile ilişki kuramadığını ve maddi yarar elde edemediğini, müvekkilin taraflar arasındaki ticari ilişkinin bitmesi ve neticesinde ipoteğin fekkinin sağlanmasını beklediğini, hem mülkiyet hem de hukukumuz temel taşlarından iyiniyet kurallarına açıkca aykırılık teşkil ettiğini, davalıların bu yönde yapması gereken ipoteği kaldırmaları yönünde müvekkile olumlu cevap vermeleri ve ticari ilişkileri devam ettirmek istiyolarsa buna ilişkin aralarında yeni bir teminat ilişkisi kurmaları ve haksız bir teminat olarak kullandıkları taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkına verdikleri zararı daha fazla artırmamaları gerektiğini, müvekkilin söz konusu taşınmazı birçok kez satmaya yeltendiğini, ancak alıcıların taşınmaz üzerindeki ipoteği görmeleri dolayısıyla satışın gerçekleşmediğini, bu süreçte ipoteğin kaldırılmaması halinde bu durumun devam edip müvekkilin mülkiyet hakkını özgürce kullanamayacağını, davalı şirketlerin ticari ilişkilerinin devamı pahasına müvekkilin mülkiyet hakkını kısıtlamalarının hukuken ve vicdanen kabul edilir olmadığını, davalı şirketlerle yapılan birçok görüşme olumsuz sonuç aldığından ipoteğin fekki için mahkemeye başvuru zorunluluğu hasıl olmuştur. CEVAP : 1-Davalı...z Sigorta vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesiyle; Davacı, davalılar arasındaki acentelik sözleşmesine istinaden tesis etmiş olduğu ipoteğin davalı...z Sigorta Ltd. Şti'de yetkilisi...ile 08.06.2004 tarihinde boşanması ve boşanma ile tarafların malvarlıkları üzerindeki mülkiyetlerin aynen devam edeceği hususunda anlaşmaları ve 2011 yılında da...z Sigorta Ltd. Şti'deki ortaklığından ayrılması nedeniyle fekki talepli dava ikame ettiğini, davacı iş bu talebinin hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığını ve bu davanın haksız ve mesnetsiz olup davanın reddi gerektiğini, davacı 15.05.2003 tarihinde kendisinin de ortak olduğu...z Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti. ile diğer davalı şirket arasındaki acentelik sözleşmesine istinaden maliki bulunduğu İzmir İli, Bornova İlçesi , ... Mahellesi,...Ada, ...Parsel, B Blok,... Kat,.. nolu bağımsız bölümde kain taşınmazı üzerine fekki ... Sigorta A.Ş tarafından bildirilinceye kadar 1. Dereceden 60.000,00 TL bedelli ipotek tesis edildiğini, davacı müvekkil şirket yetkilisi ... ile Karşıyaka... Aile Mahkemesi'nin... Karar sayılı dosyası üzerinden anlaşmalı olarak boşandığını, davacı müvekkil şirket yetkilisi ile 2011 yılına kadar müvekkil şirket ortaklığının devam ettiği, 2011 yılında şirket hisselerini müşterek çocuk......z'a devrettiği, davacı Karşıyaka ... Aile Mahkemesi'nin ...nu 31.05.2004 tarihli boşanma protokolünün 4.maddesine göre müvekkil şirketin tek ortağı olan ...n dava konusu taşınmaz üzerinde hiçbir hakkının olmadığını iddia ettiği, öncelikle ipotek mülkiyet hakkından ve mal rejimi tasfiyesinden tamamen ayrı bir hukuki işlem olduğundan lehine ipotek verilen şirket yetkilisi ile boşanmış olmanın ipoteğin fekki talep ve yetkisi vermediği, bununla birlikte boşanmamın üzerinden 14 yıl geçmiş olup davacının bunca zaman böyle bir talebinin olmaması ve 14 yıl sonra talepte bulunmasında kötü niyetinin açık olduğunu, kaldı ki davacının iddiasının aksine boşanma protokolünün 4. maddesi ile malvarlıklarındaki mülkiyetlerin aynı kalacağı hususunda anlaşılmış olması ve ipoteğin kaldırılmasına ilişkin bir anlaşma yapılmamış olması da ipoteğin aynı şekilde kalacağı konusunda bir anlaşmazlık olmadığının kanıtı olduğunu, yine davacı ve davalılar arasındaki acentelik sözleşmesinin 2009 yılında yenilendiğini, bu yenileme sonrasında tarafların birbirlerine vermiş oldukları taahhütlerin geçerliliğinin kalmadığını, bu nedenle de ipoteğin kaldırılması gerektiğini iddia ettiğini, davalılar arasında acentelik sözleşmesi 1997 yılından itibaren kesintisiz olarak aynı şartlarda devam etmekte olup bu sürede yapılan sözleşmeler ancak bir önceki sözleşmenin süresinin dolması nedeniyle yapılan süre uzatım sözleşmeleri olduğu, bu hususlar davacı tarafından da bilinmekte olup davacı ortaklıktan çıkmış olduğu 2011 yılında dahi böyle bir iddiada bulunmamakta iken aradan geçen 9 yıl sonra böyle bir iddia da bulunması da haksız, yersiz ve kötü niyetli olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2-Davalı ... Sigorta vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesiyle; Davanın yetkili mahkemede ikame edimediğini, somut olayda üst sınır ipoteği mevcut olup işbu ipoteğin dayanağı acentelik sözleşmesi olduğunu, davacı ipotek tesisinin sonucunu bilerek ve isteyerek gerçekleştirdiğini, davacını ipoteği terkin talebinin mesnetsiz olduğunu, ikrar anlamına gelmemek üzere ipoteğin terkinine karar verilecek olsa dahi, davacı tarafından ipotek bedelinin teminat için depo edilmesi gerektiğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : 1-Mahkememizce yapılan yargılama sırasında davaya konu taşınmaza ilişkin ipotek akit tablosu getirtilerek dosyamız arasına eklenmiştir. 2-Yine mahkememizce yapılan yargılama sırasında müzekkere yazılarak davalı...z Sigorta ... Ltd. Şti'ye ait ticaret sicil dosyasının bir sureti getirtilerek dosyamız arasına konulmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ KABUL : Dava; Davacının maliki olduğu taşınmaz üzerine, her iki davalı arasındaki acentelik sözleşmesi kapsamında teminat olarak davalı ... Sigorta şirketi lehine konulan ipoteğin fekki istemine ilişkindir. Davacı vekili davacının maliki olduğu dava konusu taşınmaz üzerine, davalılardan...z Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti ile davacınında şirket ortağı olduğu dönemde diğer davalı sigorta şirketi ile aralarında düzenlenen acentelik sözleşmesinin teminatı olarak davaya konu ipoteğin tesis edildiği, daha sonra davacının eşinden boşanarak aynı zamanda da hisselerini devretmek suretiyle ortaklıktan ayrıldığı, davacının yaklaşık 7 yıldır davalı...z Sigorta .. Ltd. Şti ile hiçbir bağının kalmadığı, bu kapsamla ipoteğin kaldırılması için diğer davalı sigorta şirketine başvurulmasına rağmen dava konusu taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmadığı, dava konusu ipoteğin 2003 yılında tesis edildiği ancak davalılar arasında daha sonradan 2009 yılında yeniden acentelik sözleşmesi kurulduğu, sözleşmenin yenilenmiş olmasına rağmen davacıya ait taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmadığından bahisle davacıya ait dava konusu taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı...z Sigorta Aracılık Hiz. Ltd. Şti. vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesiyle; Davalılar arasındaki acentelik sözleşmesinin 1997 yılından beri kesintisiz olarak aynı şartlarda devam ettiği, bir sonraki sözleşmenin önceki sözleşmenin süresinin dolması nedeniyle yapılan süre uzatım sözleşmesi niteliğinde bulunduğu bu nedenle koşulları oluşmadığından davacının şirket ortaklığından ayrıldığından bahisle ipoteğin fekkine ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur. Diğer davalı vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesiyle ; Davaya konu taşınmaz üzerindeki ipoteğin dayanağının her iki davalı arasındaki acentelik sözleşmesi olduğu, davacının davaya konu taşınmaz üzerindeki ipoteği bilerek ve isteyerek gerçekleştirdiği ilk olarak 07.05.1997 ve 09.04.1999 tarihlerinde acentelik sözleşmesinin imzalandığı ve sözleşmesel ilişkinin halen devam ettiği davalı sigorta şirketinin taraflar arasındaki acentelik sözleşmesi gereğince alacağını teminat altına almak amacıyla dava konusu ipoteğin tesis edildiği, bu kapsamda ipoteğin fekkine ilişkin koşulların oluşmadığından açılan davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Her iki davalı arasında 1997 yılından itibaren imzalanan ve yenilenerek halen yürürlülükte bulunan acentelik sözleşmesi kapsamında davaya konu mülkiyeti davacıya ait taşınmaz üzerine 15.05.2003 tarihinde 60.000,00 TL bedelle davalı ... Sigorta şirketi lehine ipotek tesis edildiği ve bu ipoteğin halen taşınmaz üzerinde kayıtlı olduğu dosya kapsamı belgelerden anlaşılmış olup, taraflar arasındaki ihtilaf davaya konu taşınmaz üzerindeki ipoteğin fekki koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında davalı sigorta vekilinin cevap dilekçesinde dile getirdiği yetki itirazının HMK 12 ve HMK 7 maddesi gereğince yerinde görülmediğinden reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı belgelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde davacıya ait dava konusu taşınmaz üzerinde her iki davalı arasında imzalanan ve yenilenmek kaydıyla halen yürürlülükte bulunan acentelik sözleşmesi kapsamında davalı sigorta şirketinin acentelik sözleşmesinden doğacak alacağını teminat altına almak amacıyla davalı sigorta şirketi lehine 15.05.2003 tarihinde 60.000,00 TL bedelli ipotek tesis edildiği, davalılar arasındaki acentelik sözleşmesinin halen devam ettiği, bu kapsamda davacının davalı...z Sigorta Aracılık Hiz. Ltd. Şti'deki ortaklıktan ayrılmış olmasının tek başına ipoteğin fekki için haklı bir sebep oluşturmayacağı, bu hususun dışında dosya kapsamında dava konusu ipoteğin fekkini gerektirir nitelikte bir delilinin davacı tarafça dosyaya sunulmadığı anlaşılmakla, dava konusu ipotek davalı ... Sigorta şirketi lehine tapuda tesis edilmiş olduğundan ipoteğin fekki talebininde ancak bu davalıya yöneltilebileceği düşünülmüş olduğundan davalı...z Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti. hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, diğer davalı açısından ipoteğin fekki koşulları oluşmadığından yerinde görülmeyen davanın esastan reddine karar verme gereği doğmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı...z Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti. hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, 2-Davalı ... Sigorta şirketi hakkındaki davanın esastan reddine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gerekli olan 54,40 TL maktu karar ve ilam harcının başlangıçta yatırılan 1.024,65 TL harçtan mahsubuyla bakiye 970,25 TL'nin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Davalı...z Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti. hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğundan farklı sebeple reddine karar verildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 3.400,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisi vekille temsil ettiren davalı...z Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti'ye verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 8.600,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisi vekille temsil ettiren davalı ... Sigorta şirketi verilmesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 06/03/2020 Katip... Hakim... E imza e imza

Atıf: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1060, K. 2020/158, T. 03.03.2020, www.arakarar.com/karar/izmir-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-1060-e-2020-158-k-4f4b0270dcc1