İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/775 E. 2018/183 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/775
- Karar No
- 2018/183
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/775 KARAR NO : 2018/183 DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 06/07/2017 KARAR TARİHİ : 01/03/2018 Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: HMK 138. maddesi uyarınca dosya ele alındı. Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesini özetle ;24/02/2010 tarihinde sürücü... sevk ve idaresindeki... plaka sayılı aracı ile İzmir istikametinden Aliağa istikametine seyir halinde iken km 58deki hastane kavşağına geldiğinde, kavşakta soldan gelen trafiği kontrol etmeden anayola çıkıp şerit tecavüzü yapan sürücü ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonetin sol yan tarafına çarpması neticesinde çift taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrasında müvekkilnin tedavi gördüğünü, kaza sonrasında düzenlenen kaza tespit tutanağında sürücü... asli ve tam kusurlu bulunduğundan fazlaya ilişkin tüm dava ve tazminat talep hakları saklı kalmak kaydıyla, 100 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı 100 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 200 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden kusuru oranında tahsili ile müvekkiline ödenmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: ... plakalı araç, müvekkili şirket nezdinde 27.10.2009 - 2010 vade tarihli ... no’lu Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi (Trafik) ile sigortalı olduğunu, davaya konu kaza nedeniyle ilgili poliçe kapsamında... numaralı hasar dosyası oluşturulduğunu, Sigortalıların kusuru ve kusur ile zarar arasında illiyet bağının kurulabilmesi için bilirkişi incelemesi yapılmasını ve bilirkişi raporlarının taraflarına tebliğini, maluliyetin hesaplanmasında kaza yönünden tarafların kusurunun yanı sıra zarar yönünden de tarafların kusurları değerlendirilerek ayrı ayrı kusurları oranında indirime gidilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun, sigortalılarının kusuru oranında poliçede gösterilen azami teminat limiti dahilinde olduğunu, davacının bağlı bulunduğu sosyal güvenlik kurumunun tespit edilerek, mükerrer ödemeyi ve haksız zenginleşmeyi önlemek için kurum tarafından davacıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneği ile maluliyet nedeni ile bağlanan gelirin peşin sermaye değeri sorulması gerektiğini, davacının maluliyetinin belirlenebilmesi için adli tıp kurumuna gönderilmesini, öncelikle haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine, her halükarda, SGK tarafından davacıya iş göremezlik sebebiyle bağlanan gelirlerin tespitini, tazminat sorumlulukları olduğuna ilişkin görüş oluşturulması halinde davacının korunma tertibatsız motosiklet kullanması nedeniyle indirim uygulanmasını, maluliyet oranının tespiti açısından Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını, davacının davasının ispatı halinde; müvekkil şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmamasını, aksi durumda ise asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı sigortalıların kusuru oranında poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin dava tarihinden başlatılmasını ve yasal faize hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Uyuşmazlığın tespiti; 24.02.2010 tarihinde meydana gelen kazada sürücülerin kusur oranlarının ne kadar olduğu ve bu kaza sonucunda davacının geçici ve kalıcı işgüç kaybının olup olmadığı, var ise miktarının ne kadar olduğu noktalarında toplanmaktadır. Davacı vekilinin davadan feragat ettiğine dair 01/03/2018 tarihli dilekçeyi dosyaya sunduğu görülmüştür. Davacı vekilinin vekaletnamesinin incelenmesinde feragate yetkili olduğu görülmüştür. Feragat davayı sonuçlandıran davacı tasarrufudur. HMK 309 maddesinde düzenlenen feragat davanın kabulüne bağlı değildir. Feragat davayı sonuçlandıran davacı tasarrufu olması ve davacı vekilinin vaki feragati nedeniyle açılan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davacı vekilinin vaki feragati nedeniyle açılan davanın REDDİNE, 2-Duruşmaya başlandıktan sonra davacı tarafın davasından feragat etmesi nedeniyle Harçlar Kanunu'nun 22.maddesi uyarınca, peşin alınan 31,40 TL harcın alınması gerekli 23,93-TL harca mahsubu ile artan 7,47 TL harcın karar kesinleştikten sonra davacı tarafa ödenmesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT gereğince nisbi 200,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 5-Kararın kesinleşmesinden sonra kalan avansın taraflara ödenmesine, Dair, kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde istinaf - temyiz yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda karar verildi. 01/03/2018 Katip ... E imza Hakim ... eimza