İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/601 E. 2020/411 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2017/601
Karar No
2020/411
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/601 Esas KARAR NO : 2020/411 DAVA : Maddi Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 23/05/2017 KARAR TARİHİ : 16/09/2020 Davacı tarafından davalı aleyhinde açılan Maddi Tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi; İDDİA VE TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25/01/2017 tarihinde müvekkilinin yolcu olarak içerisinde bulunduğu ...plakalı aracın trafik kazası yaptığını, kaza neticesinde müvekkilinin yaralandığını, bu nedenle müvekkilinde geçici ve sürekli iş göremezlik durumunun oluştuğunu, kazaya ilişkin Kula Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... nolu dosyasında soruşturma yürütüldüğünü, müvekkilinin zararlarının karşılanması için davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını, ancak davalının ödeme yapmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50,00 TL geçici iş göremezlik ve 50,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddi gerektiğini, başvuru şartı yerine getirilmiş kabul edilmesi için gerekli belgelerin tamamının sigorta şirketine ibraz edilmesi ve kanunda öngörülen süre dolmasına rağmen ödeme yapılmamış olması gerektiğini, davacının gerekli ve yeterli belgelerle başvuru yapmadığını,... plakalı aracın 06/06/2016-06/06/2017 tarihleri arasında müvekkili sigorta şirketi nezdinde trafik sigortası ile sigortalı olduğunu, teminat limitinin kişi başı 330.000,00 TL olduğunu, maluliyetin özürlülük ölçütüne göre belirlenmesi gerektiğini, tazminat hesabına karar verilmesi halinde TRH 2010 tablosuna göre %1,8 teknik faiz uygulanmasını gerektiğini, davacının kaza tarihinde 16 yaşında olduğunu, davacının 18 yaşına kadar gelir elde edemeyeceği ve geçici iş göremezlik tazminatı talep hakkı bulunmadığının kabulü gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAVA: Dava, 6098 Sayılı TBK'nın 71 ve 2918 Sayılı KTK'nın 85 ve devamı maddeleri kapsamında açılan motorlu araç işletilmesinden kaynaklanan maddi tazminat(geçici ve sürekli iş göremezlik) isteğine ilişkindir. DELİLLER: -Davacıya ait nüfus kayıt örneği, -Kula Devlet Hastanesi'nin 25/05/2018-08/05/2019 tarihli yazıları ve eki, -Kula Cumhuriyet Başsavcılığı'nın...nolu soruşturma dosyası sureti, -Trafik kusur bilirkişi ...n 14/01/2019 tarihli kusur raporu, -SGK Konak Sosyal Güvenlik Merkezi'nin 25/02/2019 tarihli yazısı, -İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 07/05/2019 tarihli yazısı ve eki, -Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nin 29/05/2019 tarihli yazısı ve eki, -ATK... İhtisas Kurulu'nun 21/08/2019 tarihli maluliyet raporu, -Aktüer bilirkişi...'ın 07/01/2020 tarihli hesap raporu. -Kütahya İl Emniyet Müdürlüğü'nün 17/02/2020 tarihli yazısı ve eki, -Kula Bölge Trafik Denetleme İstasyon Amirliği'nin 18/02/2020 tarihli yazısı ve eki, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Sorumluluk hukukunun amacı, zarar görenin uğramış olduğu gerçek zararı gidermek, kaybolan bir değerin yerine, nitelik veya nicelikçe benzer bir değer koymaktır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesinde, “İşletenlerin, bu Kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise "işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1.maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hakimin takdirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180) bu husus kabul edilmektedir. TBK'nın 54. maddesinde, bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmekte olup çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile tedavi giderleri de bu zarar türleri arasında yer almaktadır. Bedensel zarara uğrayan kimse, çalışma gücünü sürekli veya geçici olarak yitirmesinden ve ileride edineceği kazançtan yoksun kalmasından doğan zarar ile bütün giderlerini isteyebilir. Çalışamamaktan kaynaklanan zarar ise geçici iş göremezlik nedeniyle olabileceği gibi; sürekli iş göremezlik biçiminde de olabilir. Geçici iş göremezlik zararı, zararı görenin yaptığı iş ve gelir durumu itibariyle iyileşme süresinde elde edemediği kazançtan ibarettir. Sürekli iş göremezlik zararı ise beden gücü kaybına uğrayan kişinin, zarar görmeden önce yapmakta olduğu iş için daha fazla bir güç (efor) harcaması nedeniyle doğan zarardır. Yukarıda yapılan açıklamalar ve dosya kapsamında toplanan tüm deliller bir arada değerlendirildiğinde; 25/01/2017 tarihinde dava dışı ...ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ve orta refüje çıkması neticesinde tek taraflı, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davacı ...'nın araç içerisinde yolcu olarak bulunduğu, kaza tespit tutanağının kazaya karışan sürücü ve araçlar ile kaza yeri krokisi bölümlerinde aracın plaka bilgisinin... olarak belirtildiği halde kazanın özeti kısmında araç plaka bilgisinin... olarak belirtildiği, dava dosyası içerisinde bulunan soruşturma evrakı ile diğer belgelere göre kazaya karışan aracın... plakalı araç olduğu, kazaya sebebiyet veren aracın davalı sigorta şirketi nezdinde 06/06/2016-06/06/2017 tarihleri arasında motorlu kara taşıtları zorunlu mali sorumluluk poliçesinin olduğu, davaya konu trafik kazasının sigorta poliçesi ile teminat altına alınan dönem içerisinde 25/01/2017 tarihinde meydana geldiği, mahkememizce alınan kusur raporuna göre dava dışı sürücü ...'ın kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurunun bulunduğu, araçta yolcu olarak bulunan davacının kusursuz olduğu, Adli Tıp Kurumu.... İhtisas Kurulu'nun 21/08/2019 tarihli maluliyet raporuna göre kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre davacının dört(4) ay geçici iş göremez olduğu ile çalışma gücü kaybının %2 olarak tespit edildiği, aktüer bilirkişi tarafından 07/01/2020 tarihli raporla kaza tarihi itibariyle on sekiz yaşından küçük olan ve çalıştığı iddia olunmayan davacının geçici iş göremezlik zararının bulunmadığı ve sürekli iş göremezlik zararının ise kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan hükümler ve TRH 2010 yaşam tablosuna göre 20.547,11 TL olarak hesaplandığı, davacı vekilinin 20/01/2020 tarihli dilekçesiyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebi yönünden değer artırım dilekçesi sunduğu ve talebini 20.547,11 TL olarak bildirdiği, değer artırım dilekçesinin davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, 6098 sayılı TBK'nın 71, 2918 Sayılı KTK'nın 85, 86 ve 91. maddeleri ile Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarında belirtildiği üzere davalının sürekli iş göremezlik tazminatından zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olarak sorumlu olduğu, davacının emniyet kemerinin takılı olup olmadığının soruşturma evrakı ile kaza tespit tutanağından anlaşılamadığı, davalının müterafik kusur indirimi yapılması talebinin bu nedenle mahkememizce yerinde görülmediği, davalının cevap dilekçesinde ileri sürülmeyen hatır taşıması indirimi yapılmasına ilişkin itirazına davacı tarafın açık muvafakatının olmadığı, hatır taşıması savunmasının itiraz değil def'i olduğu ve alacağın talep edilebilirliğini engelleyici işlev gören def'ilerin ancak belirli sürelerde ileri sürülebileceği, alacağı ortadan kaldıran ve her aşamada ileri sürülebilen itirazlardan olmadığı için de her aşamada ileri sürülemeyeceği, davalı tarafça cevap dilekçesinde süresinde ileri sürülmeyen ve davacının da açık muvafakatı bulunmayan hatır taşıması indirimine yönelik talebin yerinde olmadığı, güncel Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin kararlarında da vurgulandığı üzere geçici iş göremezlik zararının, 6098 sayılı TBK'nın 54/2. maddesinde kazanç kaybı olarak nitelendirildiği, davacının olay tarihinde 16 yaşında olduğu, yaşı nedeni ile çalışıp gelir elde etmesinin söz konusu olmadığı, bilirkişi raporlarının oluşa ve dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu(Kaza tespit tutanağındaki maddi vakıalar ile ceza soruşturma dosyası kapsamının dikkate alındığı, kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan genel şartlara göre maluliyetin ve aktüer hesabının yapıldığı) dava öncesi davalı sigorta şirketine gerekli tüm belgeler sunulmaksızın yapılan başvurunun temerrüt için yeterli kabul edilemeyeceği, bu nedenle davalının dava tarihi itibariyle temerrüde düştüğünün kabulü gerektiği anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; DAVACININ DAVASININ KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE; 1-Davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin KABULÜ ile 20.547,11 TL'nin dava tarihi olan 23/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 2-Davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Alınması gerekli 1.403,57 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 31,40 TL peşin harç ile 72,00 TL ıslah harcı toplamı olan 103,40 TL'den mahsubu ile bakiye 1.300,17 TL'nin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDEDİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yatırılan 31,40 TL başvurma harcı, 31,40 TL peşin harç, 72,00 TL ıslah harcı, 800,00 TL bilirkişi ücreti, 562,00 TL ATK rapor ücreti ve 354,12 TL müzekkere-tebligat-muayene ücreti giderinden oluşan toplam 1.850,92 TL yargılama giderinin davanın kısmen kabulü ile kısmen reddi sebebiyle tarafların haklılık oranına göre (20.547,11/20.597,11=0,99) 1.846,42 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davacı dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan 2020 Yılı AAÜT'nin 13/1. fıkrası uyarınca 3.400,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 6-Davalı dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan 2020 Yılı AAÜT'nin 13/1-2. fıkraları uyarınca 50,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE, 7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya İADESİNE, Dair, karar HMK 341 vd. maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı.16/09/2020 Katip ... E-İMZA Hakim... E-İMZA

Atıf: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/601, K. 2020/411, T. 16.09.2020, www.arakarar.com/karar/izmir-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2017-601-e-2020-411-k-2848f589bd2b