İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1515 E. 2020/761 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2017/1515
Karar No
2020/761
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/1515 Esas KARAR NO : 2020/761 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 28/12/2017 KARAR TARİHİ : 29/12/2020 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili sunmuş olduğu dava dilekçesiyle ; Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun kararı ile... T.A.Ş'nin tüm aktif ve pasifleriyle Birleşik Fon Bankası A.Ş'ye devredildiği,... T.A.Ş İzmir Şubesi'nden kullandırılan kredilerden kaynaklanan alacakların takip ve tahsil hakkının müvekkiline intikal ettiği, davalı borçlunun İzmir Şubesi'nden... Giyim Tekstil San. A.Ş ile imzalanan Genel Kredi Sözleşmelerinin müşterek borçlu ve müteselsil kefili olduğu, bu kredi sözleşmesine istinaden Alsancak Gümrük Müdürlüğü'ne verilen 54.000,00 TL bedelli 21.07.1995 tarihli 1 adet teminat mektubunun müvekkiline iade edilmediği, komisyon bedellerinin ödenmediği, davalının, müvekkili banka ile imzaladığı Genel Kredi Sözleşmesi'nden kaynaklanan edimlerini yerine getirmemesi üzerine davalıya ihtarname keşide edildiği ve tüm hesapların kat edildiği, ihtarnameye rağmen davalı borçlunun hiçbir ödeme yapmadığı, bunun üzerine İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası ile davalı hakkında icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı sebebiyle takibin durduğu, bu nedenle yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. DAVA DİLEKÇESİNDEKİ TALEBİN ISLAHI : Davacı vekili dosyaya sunmuş olduğu 24.06.2019 tarihli dilekçesiyle dava dilekçesinde her ne kadar davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzalamış olduğu sözleşmedeki limit kapsamında sorumlu olduğu belirtilmiş ise de sonuç bölümünde yer alan borçlunun icra dosyasına yaptığı itirazın iptali şeklindeki beyan ile çelişki oluşturduğundan bu durumun ıslah yoluyla düzeltilmek suretiyle dava dilekçesinde sunulan delillerle davalının 1.250,00 TL bedelli kredi sözleşmesinin ana para ve faizi olan 6.647,22 TL üzerinden müşterek borçlu, müteselsil kefil olarak sorumlu olduğundan borçtan da bu kapsamda sorumlu olduğu, bu nedenle dava dilekçesindeki sonuç ve istem bölümünün İzmir... İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyasında davalının yapmış olduğu itirazının 6.647,22 TL 'lik kısmının iptaline ve borçlunun bu oranda %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesiyle ; Öncelikle davaya konu icra takibinin dayanağı olduğu iddia edilen alacağın zamanaşımına uğradığı, teminat mektubunun tarihinin 21.07.1995 olduğu, müvekkiline geçersiz kefalet akdi nedeni ile sorumluluk yüklenemeyeceği, davacının takibe ve davaya konu taleplerinin sarih olmadığı, davacının faiz talebinin de hukuka aykırı olduğu, ayrıca takip konusu alacağın likit olmadığından bahisle açılan davanın reddine yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : 1-Mahkememizce davaya konu İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasının bir sureti getirtilmiş olup, dosyanın incelenmesinden davacı alacaklı banka tarafından davalı borçlularında aralarında bulunduğu borçlular aleyhinde 30.04.2010 tarihinde 4.949,56 TL asıl alacak, 16.551,61 TL işlemiş faiz, 890,58 TL işlemiş faizin %5 BSMV'si olmak üzere toplam 22.391,77 TL nakit alacak üzerinden ve yine halen bulunan... nolu 13,10 TL ve 49782 nolu 54,00 TL'lik Gümrük Teminat Mektubu'nun 30.04.2010 tarihindeki gecikme zammı ve faiziyle birlikte 744,57 TL olan güncel tutarının tahsil tarihindeki güncel tutarı üzerinden nakden depo edilmesini teminen ilamsız icra takibinin başlatıldığı, davalı borçlunun süresi içerisinde icra takip dosyasına sunmuş olduğu itiraz dilekçesi kapsamında davalı borçlu yönünden takibin durduğu anlaşılmıştır. 2-Mahkememizce yapılan yargılama sırasında tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi açısından talimat ile ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, bankacı bilirkişi ... düzenlenen 30.11.2018 tarihli raporda; Davacı banka ile dava dışı... Tekstil A.Ş şirketi arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi gereğince davacı bankanın toplam 78.10 TL'lik gayri nakdi teminat mektuplarının tahsil edilmeyen komisyonlarının ihtarname ile 1.512,00 TL asıl alacak, 1.879,71 TL gecikme faizi, 93,99 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.485,70 TL'nin ödenmesini talep ettiği, iş bu ihtarnamenin davalı kefile tebliğ edilemediği, bila tebliğ iade edildiği, davacı banka ile dava dışı şirket arasında dosyaya sunulu 26.12.1994 tarihli 1.250,00 TL'lik taahhütnameyi davalının müşterek borçlu, müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, dolayısıyla davalının temerrüt tarihinde sorumlu olduğu tutarın kefalet limiti olan 1.250,00 TL ile temerrüt tarihinden itibaren bu tutara işletilecek temerrüt faizi olacağı, dolayısıyla davalının icra takibiyle birlikte temerrüte düştüğü, davacı banka tarafından takipte yıllık %93,50 oranında temerrüt faizi talep etmiş ise de taraflar arasında imzalanan taahhütnamede gecikme faizi için herhangi bir oran ve yöntem belirlenemediği gibi ayrıca belirlenmiş belge sunulamadığından dolayısıyla sözleşme ile belirlenen bir temerrüt faiz oranı bulunmadığı, ancak takip tarihinde akdi faiz oranının yıllık %55 oranı olduğu dikkate alındığında, temerrüt faizinin akdi faizden düşük olmayacağı görüşünden hareketle 1.250,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %55 oranında faiz ve faizin %5 gider vergisinin uygulanması gerektiği, davacı bankanın takip tarihinden itibaren toplam alacağının 1.250,00 TL olarak tespit edildiği, davalının takip tarihinden itibaren temerrüte düştüğünün kabulü halinde asıl alacağa takip tarihinden itibaren ödeme yapılıncaya kadar yıllık %55 ve değişen oranlarda faiz ile faizin %5 gider vergisi yürütüleceği, davacı bankanın 54,00 TL depo talebinin kefalet limiti içinde kaldığından talep edilemeyeceği görüşüne varılmakla birlikte takdirin mahkemeye ait olduğu, sonuç olarak davacı bankanın takip tarihinden itibaren 1.250,00 TL asıl alacak, 3.028,82 TL işlemiş faiz ve 151,44 TL faizin gider vergisi olmak üzere toplam 4.430,26 TL alacağının bulunduğu ve 1.250,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %55 ve değişen oranlarda temerrüt faizi ve %5 gider vergisi işletilebileceği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 3-Mahkememizce yapılan yargılama sırasında yine aynı bilirkişiden talimatla ek rapor alınmış olup, düzenlenen 30.04.2019 tarihli ek raporda; kök raporda tespit edilen hususlara ek olarak davalının mükerrer komisyon hesaplandığı yönündeki iddiaları konusunun raporun 3/d-a bölümünde belirtildiği üzere bankacılıkta gayri nakdi kredi olarak kabul edilen teminat mektubu kredisinde bankaların 3 ayda bir komisyon ve komisyonun gider vergisini tahsil etmekte olduklarını, bilirkişi raporunun 6.sayfasındaki raporda 49782 nolu teminat mektubunun kat tarihine kadar her dönemin komisyon tutarı ve buna ilişkin faizin 26.12.2005 tarihine kadar hesaplandığı ve bu nedenle söz konusu tabloda mükerrer herhangi bir komisyon tutarının bulunmadığı, ayrıca davalıdan takipte talep edilen 4.949,54 TL asıl alacak tutarının aksine davalının kefil olduğu 1.250,00 TL tutar üzerinden talepte bulunulduğu ve bu tutar üzerinden hesaplama yapıldığı, yine dava dışı şirket lehine verilen 3 adet teminat mektubunun süresiz düzenlenmesi nedeniyle herhangi bir zamanaşımının söz konusu olmadığından komisyon arındırmasının söz konusu olmadığı, teminat mektuplarının iade tarihlerinin davacı kayıtlarında belirlendiği, davacı bankaca işlem yapılan tarihlerden önce iadeye ilişkin bir kayıt sunulmadığı, teminat mektubu komisyon alacağı taleplerinin 5 yıl süre sonunda zamanaşımına uğradığı iddiasıyla ilgili olarak raporun 3/D-d bölümünde belirtildiği üzere Bankacılık Kanunu'nda zamanaşımı hükümleri incelendiğinde 01.11.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu'nun 141.maddesinde bu kanundan kaynaklanan fon alacaklarına ilişkin dava ve takiplerde zamanaşımı süresinin 20 yıl olduğu hükmüne yer verildiği ayrıca 5411 Sayılı Kanunu'nun 16.maddesinde bu kanun ile fon alacağının tahsili bakımından yarar görülerek zamanaşımı ve diğer konularda fon lehine getirilen hükümlerin mukable şamil olduğu yönündeki düzenlemeye yer verildiği, anılan maddede yer alınan "zamanaşımı" sözcüğünün Anayasa Mahkemesi'nin 04.06.2014 tarih ve 2014/85-103 Sayılı kararı ile iptal edildiği ve söz konusu kararın 12.09.2014 tarihli 29117 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, bu durumda Anayasa Mahkemesi'nin sözü edilen kararı ile TMSF lehine getirilen 20 yıllık zamanaşımı süresinin geçmişe etkili olacağına yönelik düzenlemenin iptal edildiği, öte yandan davacı bankanın Beyoğlu 18. Noterliği'nin keşide edilen 28.12.2005 ihtarnameyle alacağını davalıdan talep ettiği, kat ihtarının davalıya tebliğ edilemediği ve bila tebliğ iade edildiği, davacı bankanın 30.04.2010 tarihinde dava konusu icra takibini başlattığı ve ödeme emrinin davalıya 16.05.2010 tarihinde tebliğ edildiği, bu nedenle iş bu davanın zamanaşımına uğradığı yönündeki davalı savunmasının değerlendirilmesi yönündeki takdirin mahkemeye ait olduğu, dava konusu asıl alacağa akdi ve temerrüt faizi olarak yıllık %9 oranında yasal faiz oranı üzerinden faiz yürütülmesi konusundaki davalı talebinin takdirinin mahkemeye ait olduğu, sonuç olarak davalının kefalet tutarı sorumluluğunun 1.250,00 TL olduğu dikkate alındığında davacı banka alacağının yıllık %55 akdi faiz oranı üzerinden 1.250,00 TL asıl alacak, 3.028,82 TL işlemiş faiz ve 151,44 TL gider vergisi olmak üzere toplam 4.430,26 TL olarak hesaplandığı, mahkemece uygulanacak faizin yıllık %9 yasal faiz olduğunun kabul edilmesi halinde ise davacı banka alacağının 1.250,00 TL asıl alacak, 495,63 TL işlemiş faiz, 24,78 TL gider vergisi olmak üzere toplam 1.770,41 TL olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ KABUL : Dava; İİK 67.maddesi gereğince açılmış itirazın iptali davası olup, davanın bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır. Davacı banka ile dava dışı asıl borçlu şirket olan... Giyim Teks. San. Ve Tic. A.Ş arasında 27.06.1994 tarihli ve 1.250,00 TL bedelli Umumi Taahhütnamenin imzalandığı, iş bu sözleşmeyi davalının aynı tutarla müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, davacı banka tarafından hesapların Beyoğlu ....Noterliği'nin 28.12.2005 tarihli ihtarnamesiyle kat edildiği, davalıya çıkartılan ihtarnamenin bila tebliğ iade edildiği, bu nedenle davalının takip tarihi itibariyle temerrüte düştüğünün kabulünün gerektiği, dosya kapsamı belgeler ve alınan bilirkişi raporundan anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilebilmesi için talimat ile bankacı bilirkişiden rapor alınmış olup, bankacı bilirkişi tarafından düzenlenen kök ve ek raporun birlikte değerlendirilmesi neticesinde davalı kefilin imzalamış olduğu Genel Kredi Sözleşmesi'ndeki kefalet limitinin 1.250,00 TL olması nedeniyle sorumluluğunun bu tutarla sınırlı olduğu, dava dışı asıl borçlu şirketin... İzmir Şubesi'nin kredi müşterisi olduğu, 26.12.2005 tarihine göre geçerli olan gayri nakdi teminat mektubu tutarının 78,10 TL olduğu, dava tarihi itibariyle iade edilmeyen teminat mektubu toplamının 67,10 TL olarak hesaplandığı, davacı banka tarafından 28.12.2005 tarihine kadar geçerli olan 3 adet teminat mektubu için 16.10.2001 tarihinde TC Merkez Bankası'na bildirilen faiz dışında tahsil edilecek ücret ve komisyon bildiriminde yer alan ücretlere dayanıldığı, söz konusu bildirimde teminat mektup komisyonlarında minimum tutarın %2 ve 50,00 TL olarak belirlendiği, buna karşılık davacı banka tarafından 2002 yılında 30,00 TL komisyon tahakkuk ettirildiği, dolayısıyla TCMB'ye bildirilen oranlardan daha düşük komisyon alındığının anlaşıldığı, davacı bankanın sunduğu tabloya göre 3 ayda 1 tahsil edilmesini gerektiren teminat mektup komisyonlarının 19.01.2002-16.11.2005 tarihleri arasında toplam 1.440,00 TL ve %5 gider vergisi 72,00 TL olmak üzere 1.512,00 TL olarak talep edildiği ve bu tespitin doğru olduğunun hesaplandığı, davacı bankanın talep etmiş olduğu %93,50 oranındaki temerrüt faiz oranının taahhütnameye ve genelgeye dayalı bir oran olmadığı, bu nedenle temerrüt faiz oranının akdi faiz oranından daha az olamayacağından hareketle davacı banka tarafından halen %55 olan akdi faiz oranının temerrüt faizi oranı olarak kabul edilmesinin gerektiği, buna göre davalının kefalet limiti olan 1.250,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla yapılan hesaplama neticesinde 26.12.2005 tarihinden takip tarihi olan 30.04.2010 tarihine kadar %55 akdi faiz oranı üzerinden yapılan hesaplama neticesinde davacı bankanın takip tarihi itibariyle davalıdan 1.250,00 TL asıl alacak, 3.028,83 TL işlemiş faiz ve 151,44 TL faizin %5 gider vergisi olmak üzere 4.430,26 TL alacaklı olduğu hesaplanmış olduğundan bilirkişi kök ve ek raporundaki nakit alacağa ilişkin bu görüş aynen benimsenerek hükme esas alınmak kaydıyla, davanın kısmen kabulüne, davalı borçlunun İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazının nakit alacak yönünden kısmen iptaliyle; 1.250,00 TL asıl alacak, 3.028,82 TL işlemiş faiz, 151,44 TL %5 BSMV olmak üzere toplam 4.430,26 TL üzerinden takip tarihinden itibaren 1.250,00 TL asıl alacağa yıllık %55 temerrüt faizi ve %5 BSMV işletilerek takibin devamına, nakit alacağa ilişkin fazlaya ilişkin istemin yerinde görülmediğinden reddine, likit olduğundan kabul edilen nakit alacak üzerinden hesaplanan 886,05 TL %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verme gereği doğmuştur. Davacı vekili sunmuş olduğu 10.11.2020 tarihli dilekçe ile... hesap numaralı dava dışı... Giyim firmasına ait tüm teminat mektuplarının davacı banka tarafından risk çıkışının yapıldığının tespit edildiği, ilgili teminat mektubunun listesi, mektup risk çıkış tarihleri ve banka sistem görüntüsünün dilekçe ekinde sunulduğu belirtilerek bu mektuplara ait komisyon borcunun devam ettiği, ancak teminat mektupları iade edildiğinden gayri nakdi alacağın kalmadığı belirtildiğinden davaya konu gayri nakit alacak yönünden konusu kalmayan dava nedeniyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına ve yine gayri nakit alacak yönünden koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı isteminin de yerinde görülmediğinden reddine karar verme gereği doğmuştur. Mülga 4389 Sayılı Bankalar Kanunu'nun 26.12.2003 tarihli 25328 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5020 Sayılı Yasa'nın 27.maddesiyle eklenen Ek Madde 3 ile, (mülga) 4389 Sayılı Kanun'dan kaynaklanan fon alacaklarına ve bu kanuna göre hazine alacağı sayılan alacaklara ilişkin dava ve takiplerde zamanaşımı süresi 20 yıl olarak belirlenmiştir. 4389 Sayılı Bankalar Kanunu ise 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu'nun 168.maddesinin (A) bendi hükmü gereğince 5411 Sayılı Kanun'un geçici maddelerindeki düzenlemeler hariç olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır. 5411 Sayılı Kanunu'n 141.maddesinde bu kanundan kaynaklanan fon alacaklarına ilişkin dava ve takiplerde zamanaşımı süresinin 20 yıl olduğu belirtilmiştir. Yine 5411 Sayılı Yasa'nın geçici 16.maddesiyle bu kanun ile fon alacağının tahsili bakımından yarar görülerek zamanaşımı ve diğer konularda fon lehine getirilen hükümler mukable şamildir hükmü getirilmiş olup, geçici madde 16'da yer alan "... zamanaşımı ..." sözcüğü Anayasa Mahkemesi'nin 12.09.2014 tarih ve 29117 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 04.06.2014 tarih ve 2014/85 Esas ve 2014/103 Karar sayılı karar ile iptal edilmiş "zamanaşımı" sözcüğünün iptali nedeniyle uygulanma olanağı kalmayan "ve" sözcüğünün de iptaline karar verilmiştir. 04.02.2011 tarihinde 27836 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6101 Sayılı TBK'nın Yürürlüğü ve Uygulama Şekli hakkındaki kanunun 5.maddesiyle TBK'nın yürürlüğe girmesinden önce işlemeye başlamış bulunan hak düşürücü süreler ile zamanaşımı sürelerinin eski kanun hükümlerine tabi olmaya devam edeceği, ancak bu sürelerin henüz dolmamış kısmı TBK'da ön görülen süreden uzun ise, yürürlüğünden başlayarak TBK'da ön görülen sürenin geçmesiyle hak düşürücü süre ve zamanaşımı süresinin dolmuş olacağı yönünde düzenleme getirilmiştir. Yukarıdaki yasal düzenlemeler karşısında her ne kadar davalı vekili tarafından zamanaşımı def'inde bulunulmuş ise de, taraflar arasındaki sözleşmenin 27.06.1994 tarihinde imzalandığı, davacı banka tarafından dava konusu alacakla ilgili olarak hesabın Beyoğlu ....Noterliği'nin 28.12.2005 tarihli ihtarnamesiyle kat edildiği, takibin ise 30.04.2010 tarihinde başlatıldığı, dava konusu olayda sözleşmenin 27.06.1994 tarihinde imzalanmış olması nedeniyle 10 yıllık zamanaşımı süresinin 27.06.2004 tarihinde dolacağı, ancak henüz 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmadan mülga 4389 Sayılı Bankalar Kanunu'na 26.12.2003 tarihli, 25328 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5020 Sayılı Yasa'nın 27.maddesiyle eklenen Ek Madde 3 ile getirilen değişiklik sonucu zamanaşımı süresinin 20 yıla uzatıldığı ve henüz bu 20 yıllık süre dolmadan davacı banka tarafından 28.12.2005 tarihinde hesabın kat edildiği ve 30.04.2010 tarihinde de icra takibinin başlatılmış olduğu anlaşılmakla, davalı tarafın zamanaşımı def'inin yerinde görülmediğinden reddine karar verme gereği doğmuştur. (Yargıtay... Hukuk Dairesi'nin ... Karar sayılı kararı da bu yöndedir.) Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinin incelenmesinden sonuç ve istem kısmında davalının İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline ve davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi talep edilmiş olup, dava dilekçesinin konu bölümünde de aynı yönde talepte bulunulduğu, icra takip talepnamesinin incelenmesinden nakit alacak toplamının 22.391,77 TL, gayri nakit alacak toplamının ise 744,57 TL olduğu ve nakit ve gayri nakit toplamının 23.136,34 TL olduğu, ve davacı vekili tarafından daha sonradan dosyaya sunulan 24.06.2019 tarihli dilekçe ile davalının kefalet limitinin 1.250,00 TL olması nedeniyle faiz ve fer'ileriyle birlikte 6.647,22 TL'den sorumlu olduğu, bu nedenle davalının nakit alacakla ilgili itirazının 6.647,22 TL'lik kısmının iptaliyle, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi yönünde dava dilekçesindeki talebin ıslah edildiği bildirilmiş olup, dava dilekçesindeki talebin ıslah dilekçesiyle daraltılması halinin daraltılan kısım yönünden feragat niteliğinde kabul edilmesi gerektiğinden ıslah dilekçesiyle talep edilen tutar dışında kalan kısımla ilgili olarak davalı yararına yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmiştir. HÜKÜM / Yukarıda açıklanan gerekçelerle ; Davanın KISMEN KABULÜNE, davalı borçlunun İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptaliyle; a)Nakit Alacak Yönünden; 1.250,00 TL asıl alacak, 3.028,82 TL işlemiş faiz, 151,44 TL %5 BSMV olmak üzere toplam 4.430,26 TL üzerinden takip tarihinden itibaren 1.250,00 TL asıl alacağa yıllık %55 temerrüt faizi ve %5 BSMV işletilerek takibin devamına, nakit alacağa ilişkin fazlaya ilişkin istemin yerinde görülmediğinden reddine, Kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 886,05 TL %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, b)Gayrinakit Alacak Yönünden; Konusu kalmayan davanın esası hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına, Gayrinakit alacak yönünden icra inkar tazminatı isteminin yerinde görülmediğinden reddine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 302,63 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 216,58 TL tebligat ve posta gideri, 450,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 666,58 TL'nin davanın kabul edilen kısmına tekabül eden 126,65 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 4.080,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan reddedilen kısım üzerinden 4.080,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan bulunması halinde karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 29/12/2020 Katip ... E imza Hakim ... eimza

Atıf: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/1515, K. 2020/761, T. 29.12.2020, www.arakarar.com/karar/izmir-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2017-1515-e-2020-761-k-91d095651423