İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1456 E. 2020/722 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/1456
- Karar No
- 2020/722
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/1456 Esas KARAR NO : 2020/722 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/12/2017 KARAR TARİHİ : 09/12/2020 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. İDDİA VE TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Urla ilçesinde gıda sektöründe hizmet verdiğini, işyeri değişikliği sebebiyle fırına ihtiyaç duyduğunu, davalı ile portatif bir fırının satımı konusunda anlaştıklarını, müvekkilinin davalıya 21/12/2016 tarihinde fırın bedeli olarak 23.600,00TL ödeme yaptığını, davalının dava konusu fırını taahhüt ettiği tarihte teslim etmediğini, yaklaşık 2,5-3 ay sonra teslim ettiğini, müvekkilinin fırını teslim aldıktan ve kurulumunu gerçekleştirdikten sonra fırının ayıplı olduğunu tespit ettiğini, fırının kapaklarının tam kapanmadığı, duman kaçırdığı, cehennemlik denen kısmının dar ve asık olduğu, odun girişinin imkansız olduğu, tabanın kubbeli olması gerekirken düz olduğunu fark ettiği, delil tespiti yaptırdığını, yapılan delil tespitinde ürünün eksik ve hatalı üretildiğinin tespit edildiğini, bunun üzerine davalıdan ayıplıların giderilmesinin istenildiğini ancak davalının müvekkilinin zararını karşılamadığını, bu kapsamda davalı aleyhinde başlatılan takipte davalının takibe itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu belirterek davanın kabulü ile takip dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA: Davalı asil cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia ettiği hususların haksız olduğunu, ürünün ayıplı olmadığını, yetki itirazında bulunduğunu, davanın Konya Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAVA: Dava, ticari satıma konu malın ayıplı olduğu iddiası ile sözleşmeden dönme ve bedel iadesinden kaynaklanan alacağın tahsili amaçlı yapılan icra takibine davalının yaptığı itirazın iptali davasıdır. DELİLLER: - Urla İcra Müdürlüğünün... sayılı takip dosyası sureti. - Mahkememizce 01/04/2019 tarihinde mahallinde yapılan keşif, -Bilirkişi...'nın 30/05/2019 tarihli kök raporu ile 30/10/2019 tarihli ve 31/08/2020 tarihli ek raporu, -Konya Ticaret Odasının 04/03/2020 tarihli yazısı -Düden Vergi Dairesinin 05/03/2020 tarihli yazısı, - Urla Sulh Hukuk Mahkemesinin... Değişik İş sayılı dosyası, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İtirazın iptali davasının koşullarını; ilamsız bir icra takibine girişilmesi, bu takip nedeniyle çıkarılan ödeme emrine 7 günlük itiraz süresi içinde itiraz edilmiş olması, borçlunun itirazının alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde mahkemeden itirazın iptalinin talep edilmesi şeklinde sıralamak mümkündür. İtirazın iptali davası icra takibi ile sıkı sıkıya bağlıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06.10.2004 tarih 2004/19-410 Esas, 2004/471 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, itirazın iptali davasının görülebilmesi için, öncelikle ortada takip hukuku kuralları çerçevesinde yasaya ve yöntemine uygun şekilde yapılmış geçerli bir icra takibinin bulunması gerekir. Ortada geçerli bir takibin bulunmadığı durumlarda, itirazın iptali davasının görülebilmesine usulen olanak yoktur. Bu husus dava şartıdır ve mahkemece re’sen gözetilmesi gerekmektedir. 2004 Sayılı İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının dava ederek haklı çıkması zorunludur. Borçlunun kötüniyetle itiraz etmiş olması yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatına, işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı alacağın likit ve belli olması gerekir. Borçlu, yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve belli olduğunun kabulü gerekir. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. İİK 67/2. madde hükmünün amacı, borçlu olduğu miktarı bilebilecek veya bilebilecek durumda olan borçlunun icra takibine konu alacağın varlığına haksız olarak itiraz etmesini önlemektir. (Prof.Dr.B.Kuru İ.İ.Huk.2008.İst.sh.230-231). Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının davalıdan 2016 yılında 23.600,00TL bedelle portatif fırın satın aldığı, satın aldığı bu fırının ayıplı olduğu, kullanışlı olmadığı gerekçesiyle sözleşmeden dönme hakkını kullandığı ve davalı aleyhinde Urla İcra Müdürlüğünün...esas sayılı dosyasında satım bedeli olan 23.600,00TL asıl alacak ve işlemiş faizine ilişkin olarak ilamsız takip başlattığı, ödeme emrinin borçluya 29/05/2017 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun yasal süresi içerisinde 30/05/2017 tarihinde borca ve ferilerine itiraz ettiği, icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, işbu itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde ikame edildiği, borçlunun itirazının iptalinin talep edildiği, Konya Ticaret Sicil Müdürülüğü ve Düden Vergi Dairesi kayıtlarına göre davalının bilanço usulüne göre defter tuttuğu ve tacir olarak ticaret siciline kayıtlı olduğu, bu nedenle tarafları tacir olan somut uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari satımdan kaynaklanan para alacağına ilişkin olduğu, 6098 sayılı TBK'nun 89 ve 6100 sayılı HMK'nun 10.maddeleri uyarınca mahkememizin dava konusu uyuşmazlık bakamından yetkili olduğu, davalının bu yöndeki itirazının yerinde olmadığı, mahkememizce satıma konu fırının ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise bu ayıbın gizli ayıp olup olmadığı, ayıbın niteliğine göre bedelden indirim veya ücretsiz onarımının mümkün olup olmadığı, davacının dönme hakkını kullanıp kullanamayacağı hususlarında bilirkişi incelemesine başvurulduğu, mahkememizce alınan 30/05/2019 tarihli bilirkişi raporuna göre pizza fırının ayıplı olduğu, yine mahkememizce alınan 30/10/2019 tarihli bilirkişi ek raporuna göre ayıbın gizli ayıp olduğu, pizza fırınında bulunan ayıbın onarım ile giderilemeyeceği, ancak geri alınarak yerine yenisinin verilmesi suretiyle giderilebileceği, ayıp nedeniyle satıma konu maldaki eksikliğin satış bedeline yakın olduğu, ayıp bedelinin fırının satış bedelinden hurda bedelinin çıkartılması sonucu kalacak bedele eşit olduğu, yine mahkememizce alınan 31/08/2020 tarihli ek rapora göre pizza fırınının hurda değerinin 3.600,00TL olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği, taraflar arasında satım bedeline ilişkin herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın satıma konu fırının ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın niteliği, ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı ve sözleşmeden dönme koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında toplandığı, 6102 sayılı TTK'nun 23/c ve 6098 sayılı TBK'nun 219 ve devamı maddeleri kapsamında yapılan incelemede, davacının davalıdan almış olduğu fırının ayıplı olup olmadığının tespiti için Urla Sulh Hukuk Mahkemesine 10/04/2017 tarihinde başvurduğu, Urla Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Değişik İş sayılı dosyasında 10/04/2017 tarihinde delil tespiti yapıldığı, mahkemece makine mühendisi bilirkişiden rapor alındığı, bilirkişi tarafından fırının ayıplı olduğuna ilişkin 18/04/2017 tarihli rapor düzenlendiği, bu raporun davalıya 27/04/2017 tarihinde tebliğ edildiği, bu nedenle davacı tarafından davalıya ayıbın süresinde ihbar edildiğinin kabulü gerektiği, yine mahkememizce alınan bilirkişi kök ve ek raporlarına göre satıma konu fırının gizli ayıplı olduğu, ayıbın onarımla giderilmesinin mümkün olmadığı, fırındaki ayıp miktarının satım bedeline yakın olduğu, bu nedenle bedelden indirim yapılmasının hakkaniyete uygun olmayacağı, davacı yönünden sözleşmeden dönme koşullarının oluştuğu, davacı vekilinin 09/12/2020 tarihli duruşmadaki beyanında satıma konu malın hurdasına ilişkin taleplerinin bulunmadığını ve malın davalıya iade etmeye hazır olduklarına ilişkin beyanda bulunduğu, bu nedenle satım bedeli yönünden davalının itirazının yerinde olmadığı ve iptali gerektiği, ayrıca birlikte ifa kuralı gereği sözleşmeden dönen davacının satılanı geri vermekle yükümlü olduğu dikkate alınarak malın teslim tarihinden itibaren davacının faiz talebinde bulunabileceği, mahkememizce alınan bilirkişi kök ve ek raporlarının usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu, ayrıca uyuşmazlığa konu alacak miktarı likit olmadığından ve yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin yasal şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, Urla İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 23.600,00TL asıl alacak ve asıl alacağa takibe konu pizza fırınının davalıya teslim tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte DEVAMINA, 2-Yasal koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatının REDDİNE, 3-Alınması gerekli 1.612,11 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 280,59 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.331,52 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yatırılan 31,40 TL başvurma harcı, 280,59 TL peşin harç, 314,00 TL keşif harcı, 420,00TL taksi ücreti, 400,00 TL bilirkişi ücreti ve 322,21 TL müzekkere-tebligat giderinden oluşan toplam 1.768,20 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 5-Davacı dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan 2020 Yılı AAÜT'nin 13/1 fıkrası uyarınca 4.080,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE, 7-Kararın kesinleşmesinden sonra Urla Sulh Hukuk Mahkemesinin ...Değişik İş sayılı dosyasının merciine İADESİNE, Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı.09/12/2020 Katip ... E-İMZA Hakim ... E-İMZA