İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1100 E. 2020/763 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/1100
- Karar No
- 2020/763
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/1100 Esas KARAR NO : 2020/763 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 10/07/2017 KARAR TARİHİ : 29/12/2020 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesiyle; davacının kendi adına kayıtlı bulunan... plakalı kamyon ile 3 ay boyunca davalı şirkete nakliye hizmeti verdiğini, Nazilli-Seferihisar arasında binlerce kilogram portakal taşıyan davacının bu nakliyatta yakıt ücretini de cebinden ödediğini, 24.000,00 TL lik alacağın büyük bir kısmının yakıt masrafı olduğunu, davalı şirket yetkilileri ile defalarca görüşme yapmalarına rağmen hiç bir ödeme yapmadıklarını, aksine yaklaşık 1 yıl boyunca ödeme vaadiyle oyaladıklarını, davalının davacının bu hizmetinin karşılığı olan ücreti ödemediği için davalı hakkında 30/03/2017 tarihinde icra takibi başladığını, davalı şirketin davacıya borçlu olduğunu bilmesine rağmen icra takibine itiraz ederek takibin durmasına ve davacının alacağının sürüncemede kalmasına sebep olduğunu beyan ederek davalı şirketin haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. CEVAP : Davalı şirket yetkilisi sunmuş olduğu cevap dilekçesiyle ; Davanın hukuki mesnetten uzak olduğu, davacının iddialarının yersiz olduğu, davacının, müvekkiline herhangi bir nakliye hizmeti yapmış olsa bile ücretini peşin olarak aldığı, davacının bu hizmeti yapıp yapmadığının meçhul olduğu, bu nedenle açılan davanın reddine, %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. GÖREVSİZLİK KARARI: İzmir...Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sırasında... Esas, ... Karar ve 11.07.2017 tarihli karar ile görevli mahkemenin İzmir Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğundan bahisle görev yönünden davanın usulden reddine karar verilmiş olup dosya mahkememize intikal ettirilerek mahkememiz esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. DELİLLER: 1-İzmir ... İcra Müdürlüğüne müzekkere yazılarak...Esas sayılı icra dosya takip dosyası getirtilmiş olup, dosyanın incelenmesinden davacı alacaklı tarafın davacı borçlu şirket aleyhinde 31.03.2017 tarihinde 24.000,00 TL asıl alacak üzerinden davalının da aralarında bulunduğu borçlular aleyhinde ilamsız icra takibinin başlatıldığı, davalı borçlunun süresi içerisinde icra takip dosyasına sunmuş olduğu itiraz dilekçesi kapsamında takibin durduğu anlaşılmıştır. 2-Mahkememizce yapılan yargılama sırasında tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilebilmesi açısından dosyada talimat ile bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, mali müşavir bilirkişi ... tarafından düzenlenen 07.06.2018 tarihli raporda ; Davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkiden dolayı davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre, icra takip tarihi itibariyle davalı tarafın herhangi bir borcunun olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 3-Mahkememizce yapılan yargılama sırasında davacıya ait ticari defter ve kayıtlar ile dosya kapsamı belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, mali müşavir bilirkişi... tarafından düzenlenen 07.08.2019 tarihli raporda ; Davacının, davalı tarafa yasal defterlerine intikal ettirdiği 23 adet toplamda 13.750,00 TL'lik nakliye faturası mukabili nakliye hizmeti verdiği ve bu fatura bedellerinin tamamını çek ve nakit mukabil tahsil ettiği, davacının davalıdan yasal defterlerine göre herhangi bir alacağının bulunmadığı, yine davalının yasal defter ve dayanağı belgeleri üzerinde yapılan inceleme dikkate alındığında davalı defterlerine göre de davalının davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığı, her iki taraf defterlerin birbirini teyit ettiği, davacının davalıdan alacaklı olduğu ve takibe konu 24.000,00 TL'lik alacak bedelini fotokopileri dosyada mevcut davalının muhtelif müstahsillerine yönelik olarak tanzim ettiği sevk irsaliyelerine ve hal kayıt sistemi bildirim cetvellerine dayandırdığı görülmekte ise de; davacının bu belgeler kapsamında var ise alacağını tespit edebilmek için öncelikle davacı tarafından takibe konu edilen alacağa ilişkin herhangi bir nakliye faturasının veya faturalarının mevcut olmadığı, dolayısıyla davacının davalıya vermiş olduğu nakliye hizmetinin detaylarını yazılı olarak belgelemesi halinde davacının davalıdan alacaklı olduğundan bahsetmek ve alacak miktarını belirleyebileceğinin mümkün olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 4-Mahkememizce yapılan yargılama sırasında 05.11.2019 tarihli celsede bilirkişi kök raporunun sonuç bölümünde belirtilen ve davacı tarafça davalıya verildiği iddia olunan nakliye hizmetini detaylandırarak dosyaya daha önce sunmuş olduğu belgelerle ilişiklendirmek suretiyle açıklamak üzere davacı vekiline 2 haftalık süre verilmiş olup, daha sonra 25.02.2020 tarihli celsede de davacı vekili tarafından oluşturulan ara kararı doğrultusunda 19.11.2019 tarihli dilekçe ve tüm dosya kapsamı belgeler birlikte değerlendirilmek kaydıyla varsa davacı alacağının hesaplanması için daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, mali müşavir bilirkişi ... tarafından düzenlenen 26.06.2020 tarihli ek raporda sonuç olarak; davacının davalıdan mevcut yasal defterlerine intikal etmiş herhangi bir alacağının olmadığı, davacının takibe ve davaya konu ettiği alacağının fotokopileri dosyaya sunulan ve rapor içeriğinde 4 adedi örnekseme olarak tablo halinde sunulan hem müstahsil hem irsaliye numaraları verilen irsaliye ve müstahsil makbuz dökümleri incelendiğinde dosyaya suretleri sunulan sevk irsaliyeleri ve bir kısım müstahsil makbuzlarından yola çıkarak davacı tarafından verildiği iddia olunan taşıma/nakliye hizmetinin bedelinin ne olduğunu söylemenin ve buradan hareketle davacının ne kadar alacaklı olduğunu söylemenin mümkün olmadığı, yine taraflar arasında davacının verdiğini iddia ettiği taşıma/nakliye hizmetinin neye göre belirlendiği, belirleneceği hususunda herhangi bir sözleşmenin dosyaya sunulmadığı, ayrıca davacının aynı yıl içerisinde davalıya vermiş olduğu bir kısım taşıma/nakliye hizmetini faturalandırdığı görülmüş olup, faturalandırdığı dönemlere ilişkin sevk irsaliyesi veya müstahsil makbuzlarının dosya içeriğinde makbuzlarla ilgilisi olup olmadığının net olmadığı, sonuç olarak takibe konu edilen 24.000,00 TL'lik alacağa ilişkin davacı tarafça düzenlenmiş herhangi bir nakliye faturasının veya faturaların mevcut olmadığı, dolayısıyla davacının davalı yana vermiş olduğu hizmetin detaylarının yazılı olarak belgelenmesi halinde davacının davalıdan alacaklı olduğundan bahsetmenin mümkün olabileceği, aksi halde takdiri mahkemeye ait olmak üzere mevcut belgelerle davacının davalıdan takip tarihi itibariyle alacaklı olduğunu söylemenin mümkün olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir 5-Davacı taraf delilleri gereğince mahkememizce yapılan yargılama sırasında Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü'nden... plakalı araç bilgileriyle gerçekleştirilen alım satım ve sevk bildirimlerine ilişkin belge ve bilgiler istenilmiş olup, gelen cevabi yazı dosyaya eklenilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KABUL : Dava ; İİK 67.maddesi gereğince açılmış olan itirazın iptali davası olup, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesiyle davacının kendisine ait kamyon ile davalı şirkete nakliye hizmeti verdiği, davacı tarafça davalıya verilen hizmet karşılığı ücretin ödenmediğinden bahisle verilen hizmet karşılığı 24.000,00 TL alacağın tahsili için davacı tarafça davalı hakkında başlatılan icra takibine vaki davalının itirazının iptaliyle, icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirket yetkilisi ise sunmuş olduğu cevap dilekçesiyle, davacının alacak iddiasının yerinde olmadığı, zira yaş sebze meyve işi yapılan işlerde nakliyeci tarafından bir mal taşınmış ve teslim edilmiş ise o anda ücretin peşin olarak ödendiği, işin özelliğinin bunu gerektirdiği, davacı tarafça davalıya nakliye hizmeti verilmiş olsa bile kendisine ödemenin yapılmış olduğu, bu kapsamda davacının davalıdan herhangi bir alacağının bulunmadığından bahisle açılan davanın reddine ve davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki ihtilaf davacı tarafça davalıya takip ve davaya konu tutar kadar nakliye hizmeti verip vermediği, sonuç olarak takip tarihi itibariyle davacının davalıdan takibe konu edilen tutar kadar alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilebilmesi açısından her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, talimat ile davalı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde yaptırılan inceleme neticesinde alınan rapora göre davalı tarafın incelenen 2016 yılı ticari defter ve kayıtlarının TTK hükümleri uyarınca usulüne uygun tutulduğu, rapor içeriğindeki muavin defter dökümüne göre 2016 yılı içerisinde davacı tarafça düzenlenen her biri 590,00 TL'den 23 adet toplam 13.570,00 TL'lik ve satıcılara virman kaydıyla davacıya alacak kaydedilen 6.430,00 TL'lik işlem sonucu toplam 20.000,00 TL'nin davacıya alacak kaydedildiği ve iş bu fatura bedellerinin 30.09.2016 vadeli 20.000,00 TL'lik çekle ödendiği, bu şekilde davalı şirket defterlerine göre davacının davalıdan herhangi bir alacağının bulunmadığının kayıtlı olduğu bildirilmiştir. Yine davacıya ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen kök ve ek raporun birlikte değerlendirilmesi neticesinde davacı tarafça işletme defterinin tutulduğu, incelenen 2016 yılı işletme defterlerine göre davacı tarafından davalı yana 23 adet her biri KDV dahil 590,00 TL olmak üzere toplam 13.570,00 TL'lik faturanın tanzim edildiği, bu faturaların davacı borcu olarak işletme defterine kaydedildiği, davacının tabi olduğu işletme defterinin yapısıyla sadece gider, gelir faturalarının incelenmesine olanak sağlayan bir yapıya sahip olup, burada olduğu şekliyle davalının davacıya yaptığı herhangi bir ödemeyi davacı defterinde görmenin mümkün olmadığı, ancak davacının da kabulünde olduğu üzere davalıdan alınan 20.000,00 TL'lik çekle ödeme ile davacıya işletme defterlerine intikal etmiş faturalardan dolayı davalıdan herhangi bir alacağının bulunmadığının anlaşıldığı, davalı şirket defterlerini inceleyen bilirkişi tarafından da davacı yasal defterlerine intikal eden faturaların aynen davalı defterlerinde kayıtlı olduğunun ve bu fatura bedellerinin 20.000,00 TL'lik çekle yapılan ödeme ile kapatıldığının tespit edildiğinin bildirildiği, dolayısıyla her iki tarafa ait ticari defterlerinin bu kapsamda birbiriyle uyumlu olduğu, her iki taraf ticari defterlerindeki kayıtlara göre davacının davalıdan bir alacağının gözükmediğinin bildirildiği anlaşılmıştır. Yine mali müşavir bilirkişiden kök ve ek raporun birlikte değerlendirilmesi neticesinde dosya içerisine celp edilen davacıya ait ... plakalı araç ile davalıya verilen nakliye hizmetine yönelik olarak Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü'nün "Hal Kayıt Sistemi Bildirimleri"'ne ilişkin belgelerin incelenmesinden davacının davalıya yana 2014,2015 ve 2016 yılları içerisinde muhtelif tarihlerde değişik tonajlarda portakal nakli gerçekleştirdiği gözükmüş ise de, dosya içerisinde takip ve davaya konu 24.000,00 TL'lik alacağa ilişkin olarak davacı tarafça davalıya verildiği iddia olunan nakliye hizmetine ilişkin olarak düzenlenmiş herhangi bir faturanın dosyada mevcut olmadığı, dosyaya davacı tarafça alacağın dayanağı olarak suretleri sunulan bir kısım sevk irsaliyeleri ve müstahsil makbuzlarından yola çıkılarak davacı tarafça davalıya verildiği iddia olunan nakliye hizmetinin bedelinin tespit edilmesinin mümkün olmadığı, takip ve davaya konu 24.000,00 TL'lik alacağa ilişkin herhangi bir nakliye faturasının ya da faturaların mevcut olmadığı, bu kapsamda davacının davalıdan takip tarihi itibariyle alacaklı olduğunu söylemenin mümkün olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı belgelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde her iki tarafa ait incelenen 2016 yılı ticari defter ve kayıtlarına göre davacının davalıdan herhangi bir alacağının bulunmadığı konusunda her iki taraf ticari defter ve kayıtlarının birbirini doğruladığı, takip ve davaya konu davacı tarafça davalıya verildiği iddia olunan nakliye hizmetine dayandırılan 24.000,00 TL'lik alacağa ilişkin davacı tarafça düzenlenmiş herhangi bir faturanın dosyaya sunulmadığı ve tüm dosya kapsamı belgeler ve alınan bilirkişi raporlarının birlikte değerlendirilmesi neticesinde davacı tarafça takip ve davaya konu alacağının yazılı delillerle kanıtlanamadığı, davacı delilleri arasında açıkça yemin deliline de dayanılmadığı anlaşılmakla, yerinde görülmeyen davanın reddine, yine İİK 67/2.maddesi gereğince davacının takibinde kötüniyetli olduğunun ayrıca davalı tarafça kanıtlanamadığı düşünülmekle davalının kötüniyet tazminatı isteminin de yerinde görülmediğinden reddine karar verme gereği doğmuştur. HÜKÜM / Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; Yerinde görülmeyen davanın REDDİNE, Davalı tarafın kötü niyet tazminatı isteminin de yerinde görülmediğinden reddine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gerekli olan 54,40 TL maktu karar ve ilam harcının başlangıçta mahkememize yatırılan 409,86 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 355,46 TL nispi karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 29/12/2020 Katip ... E imza Hakim ... eimza