İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/1608 E. 2020/447 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2014/1608
- Karar No
- 2020/447
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2014/1608 Esas KARAR NO : 2020/447 DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ :12/07/2013 KARAR TARİHİ : 29/09/2020 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; Davacının 20/10/2012 – 27/10/2012 tarihleri arasında 7 gece 8 gün sürecek olan Baştan başa Balkan İncileri gemiyle yapılacak paket turu seyahatı için ... Turizm ve Tekstil Tic. Ltd. Şti. ile tüm seyahat harcamaları dahil 800,00 Euro karşılığı anlaştığını ve tur bedeli olan 800,00Euro'yu da 08/10/2012 tarihinde tamamen ve nakden ödediğini, ne var ki günü geldiğinde ...Turizm ve Tekstil Tic. Ltd. Şti.'nin faaliyetini durdurup tasfiye sürecine girdiğinden bahisle seyahatin iptal edildiğinin bildirildiğini beyan ederek, davalarının kabulü ile, 800,00 Euro tur bedelinin ödeme tarihi olan 08/10/2012 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesine göre yürütülecek faiziyle birlikte Euro olarak veya ödeme tarihindeki kur üzerinden karşılığı Türk parasının davalıdan tahsiline, yargılama giderleriyle avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça iş bu davanın dava dışı ...ye izafeten davalıya karşı açıldığı, ancak açılan dava mesnetsiz olup, davalı şirketin sorumluluğuna gidilmesinin mümkün olmadığı, iş bu davada görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olmayıp Tüketici Mahkemeleri olduğu, dava konusu poliçede belirtilen acente hakkında verilen iflas kararı olmaması nedeniyle gerçekleşmediği, bu nedenle davacının tur bedelinin ödenmesini talep edemeyeceği, iş bu dava konusu uyuşmazlıkta ...nin acentesi durumunda bulunan davalının sorumluluğuna gidilemeyeceği, TTK 105/2.maddesi uyarınca iş bu davada acente hakkında değil müvekkili hakkında karar verilmesinin gerektiğinden bahisle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. YARGITAY BOZMA İLAMINDAN ÖNCEKİ KARARIN GEREKÇESİ : "Davacının...Turizm Limited Şirketiyle 20/10/2012 - 27/10/2012 Ekim tarihleri arasında " Baştan Başa Balkan İncileri " yurt dışı turu için anlaştıkları, ...urizm Limited Şirketine tur bedeli olarak 800 euro ödediği, davacının ... Turizm Limited Şirketi tarafından davalı ...ile sigortalandıkları anlaşılmıştır. Dava dışı ... Turizm Limited Şirketi( ...) seyahate taahhüt ettiği "Baştan Başa Balkan İncileri" seyahatini gerçekleştiremediği görülmüştür. TA-TU Turizm Limited Şirketi tarafından İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinde ... esas nolu dosyasında açılan iflas davasının ... karar sayılı kararıyla reddedildiği görülmüştür. Uyuşmazlık konusu edilen... nolu Seyahat Tur Avrupa bir sigorta poliçesi 1612 sayılı kanunun 12. Maddesinde tanımlanan zorunlu sorumluluk sigortası olmaması nedeniyle sigorta şirketinin yalnızca sözleşme kapsamına alınmış rizikoların gerçekleşmesinden doğan zararları tazmin etmekle yükümlü olduğu kabul edilmiştir. Dosyaya sunulan sigorta sözleşmesinin 22.maddesinde; sigortalının paket tur kapsamında seyahat acentesi vasıtasıyla yapacağı seyahat ve konaklamalarda ve sigortalının bedelini ödemiş olması kaydıyla; a) Acentenin iflas etmesi ve iflasın kanunen yetkili mercilerce ilamı, b)Acentenin seyahatle ilgili olarak hizmet aldığı üçüncü kişilerden kaynaklanan nedenlerle hizmeti verememesi, yahut taahhüt ettiği şekilde yerine getirememesi, c) Acentenin kamu görevi nedeniyle kamu otoritesince faaliyetlerin durdurulması halleri hariç, grev, lokavt, halk hareketleri ve kötü niyetli hareketler sonucu hizmet verememesinin mümkün olmaması halinde, paket turun gerçekleşmemesi durumunda paket tur bedelini aşmamak kaydıyla sigortalının zararı işbu kloz kapsamında, acentenin hizmet kusuru oranında tazmin edeceği düzenlenmiştir. Poliçede bu üç halin dışındaki " yahut acentenin kusuruyla taahhüt ettiği şekilde yerine getirememesi " halinde paket tur bedelini aşmamak kaydıyla sigortalının zararı işbu kloz kapsamında, acentenin hizmet kusuru oranında tazmin edilir ifadesinin paket turun hiç yapılmaması halinde değil, gereği ve taahhüt edilir şekilde yapılamaması halini kapsadığı, bu durumda poliçede seyahat acentesinin hizmet kusurunun anılan 22.maddesindeki paket turun hiç gerçekleşmemesi halini teminat altına alınmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu nedenlerle davanın reddine " yönelik olarak mahkememizce yapılan yargılama sırasında ... Karar ve 30.01.2014 tarihli kararın verildiği görülmüştür. YARGITAY BOZMA İLAMI : Mahkememizce davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin...Karar ve 17.09.2014 tarihli karar ile; "Dava, paket tur sözleşmesi uyarınca ödenen tur bedelinin, seyahatin iptali nedeniyle sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, mahkemece dosya sunulan sigorta poliçesinin 22. maddesi dayanak yapılarak talebin teminat kapsamında olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, işbu poliçede 22. maddenin bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda, mahkemece sigorta şirketinden poliçenin tüm genel ve özel şartları ile birlikte tamamının getirtilerek ve gerekirse de bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle sonucuna göre karar vermek gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir." şeklindeki gerekçeyle bozulmuştur. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında benzer konuda açılan yine mahkememizin...(yeni... Esas) sayılı dosyasından verilen kararın Hukuk Genel Kurulu'nun gündeminde olduğu belirtilerek bekletici meselenin yapıldığı, ilgili dava dosyasının incelenmesinden aynı tur şirketiyle ilgili olarak başka bir tur programının mahkememiz dava dosyasındaki aynı nedenden dolayı gerçekleşmemesi nedeni ile davacılar... tarafından ...aleyhine açılan davada ilk olarak... Karar ve 12.09.2013 tarihli karar ile "Uyuşmazlık konusu edilen ... nolu Seyahat Tur Avrupa bir sigorta poliçesi 1612 sayılı kanunun 12. Maddesinde tanımlanan zorunlu sorumluluk sigortası olmaması nedeniyle sigorta şirketinin yalnızca sözleşme kapsamına alınmış rizikoların gerçekleşmesinden doğan zararları tazmin etmekle yükümlü olduğu kabul edilmiştir. Dosyaya sunulan sigorta sözleşmesinin 22.maddesinde; sigortalının paket tur kapsamında seyahat acentesi vasıtasıyla yapacağı seyahat ve konaklamalarda ve sigortalının bedelini ödemiş olması kaydıyla; a) Acentenin iflas etmesi ve iflasın kanunen yetkili mercilerce ilamı, b) Acentenin seyahatle ilgili olarak hizmet aldığı üçüncü kişilerden kaynaklanan nedenlerle hizmeti verememesi, yahut taahhüt ettiği şekilde yerine getirememesi, c) Acentenin kamu görevi nedeniyle kamu otoritesince faaliyetlerin durdurulması halleri hariç, grev, lokavt, halk hareketleri ve kötü niyetli hareketler sonucu hizmet verememesinin mümkün olmaması halinde, paket turun gerçekleşmemesi durumunda paket tur bedelini aşmamak kaydıyla sigortalının zararı işbu kloz kapsamında, acentenin hizmet kusuru oranında tazmin edeceği düzenlenmiştir. Poliçede bu üç halin dışındaki " yahut acentenin kusuruyla taahhüt ettiği şekilde yerine getirememesi " halinde paket tur bedelini aşmamak kaydıyla sigortalının zararı işbu kloz kapsamında, acentenin hizmet kusuru oranında tazmin edilir ifadesinin paket turun hiç yapılmaması halinde değil, gereği ve taahhüt edilir şekilde yapılamaması halini kapsadığı, bu durumda poliçede seyahat acentesinin hizmet kusurunun anılan 22.maddesindeki paket turun hiç gerçekleşmemesi halini teminat altına alınmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu nedenlerle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. " şeklindeki gerekçeyle davanın reddine karar verildiği, iş bu kararın Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin ... Karar ve 05.05.2014 tarihli ilamı ile "Davalı ... şirketi poliçe genel şartlarının eki mahiyetindeki anlaşmanın 22. maddesi ile paket turun gerçekleştirilememesi halinde dahi tur bedeli kadar ödeme yapmayı taahhüt etmiştir. Davacıların dava dışı seyahat acentesinin iflasa yönelik iddiası sübut bulmamış ise de, davacılar iflas iddiasının yanı sıra seyahatin hiç gerçekleştirilememesi olgusuna da dayanmış bulunduklarından mahkemece hiç gerçekleşmemenin de teminat dahilinde olduğu nazara alınarak neticesine göre karar vermek gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir." şeklindeki gerekçeyle mahkeme kararının bozulduğu, mahkemece yapılan yargılama sırasında... Karar ve 17.07.2014 tarihli karar ile önceki kararda direnildiği, iş bu dava dosyasının Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na gönderildiği ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... Karar sayılı kararıyla; "Dava, “Seyahat Avrupa Tur Sigorta Sözleşmesi”nden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davacılar; dava dışı seyahat acentesinden 19-28 Ekim 2012 tarihleri arasında İtalya-Güney Fransa yurt dışı turu için 2.000,00 Euro bedelle paket tur satın aldıklarını, ancak seyahat acentesinin tasfiye sürecine girdiğinden bahisle paket tur hizmetini yerine getirmediğini, paket tur satışlarının sigorta kapsamında olması nedeniyle davalı ... şirketine gerekli ihbarın yapıldığını, ancak davalı şirketin paket tur bedelini iade etmediğini, oysa 1618 sayılı Seyahat Acenteleri ve Seyahat Acenteleri Birliği Kanunu'nun 12/1-a maddesi uyarınca iflas da dâhil taahhüdün yerine getirilmemesi hâlinin teminat dâhilinde olduğunu ileri sürerek paket tur bedeli olan 4.692,80 TL'nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmişlerdir. Davalı vekili; müvekkili şirketleri nezdinde seyahat acentesi ... Turizm ve Tekstil Ticaret Ltd. Şti. tarafından “Seyahat Tur Avrupa 1” sigorta sözleşmesi yapıldığını, poliçeden de anlaşılacağı üzere seyahat acentesinin iflası teminatından hasar ödemesinin yapılabilmesi için işbu seyahat acentesinin iflas ettiğine dair kesinleşmiş mahkeme kararının olması gerektiğini, oysa seyahat acentesi hakkında açılan iflas davasının reddedildiğini, davacıların zararının teminat kapsamında olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece; dava konusu sigorta sözleşmesinin 1618 sayılı Kanunun 12/1-a maddesinde tanımlanan zorunlu sorumluluk sigortası olmadığı, davalı ... şirketinin “Seyahat Tur Avrupa 1” sigorta sözleşmesi kapsamına alınmış rizikoların gerçekleşmesinden doğan zararları tazmin etmekle yükümlü olduğu, dava konusu sigorta sözleşmesi gereğince düzenlenen ve teminatın kapsamını belirleyen poliçeye ekli özel şartların 22. maddesinde yer alan “paket turun acentenin kusuruyla gereği gibi yerine getirilememesi” hâlinin paket turun hiç gerçekleşmemesi hâlini kapsamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacıların temyizi üzerine karar, Özel Dairece yukarıda başlık bölümünde açıklanan gerekçelerle bozulmuştur. Yerel mahkemece, önceki gerekçelerle direnme kararı verilmiştir. Direnme kararı, davacılar tarafından temyiz edilmiştir. Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; dava konusu sigorta sözleşmesinin eki niteliğindeki özel şartların 22. maddesinin paket turun hiç gerçekleşmemesi hâlini kapsayıp kapsamadığı noktasında toplanmaktadır. Uyuşmazlığın çözümü için sigorta sözleşmesinin kapsamına ilişkin yasal düzenlemeler ile hukuki kavram ve kurumların ortaya konulmasında yarar bulunmaktadır. 1618 sayılı Seyahat Acenteleri ve Seyahat Acenteleri Birliği Kanunu’nun “Zorunlu Sigorta” başlıklı 12. maddesinde “Seyahat acenteleri Türkiye’de satılan paket turlarda: a) Düzenledikleri paket tur kapsamında; müşteriye taahhüt ettikleri hizmetlerin acentenin iflası da dâhil olmak üzere herhangi bir nedenle verilmemesi veya taahhüt edilen şekilde verilmemesinden kaynaklanabilecek sorumluluklarını sigorta ettirmek zorundadır. Bu durumda sigortacının sorumluluğu en az paket tur bedeli kadar olmalıdır. Müşteri, sigorta kapsamındaki zararını doğrudan doğruya sigorta şirketinden talep edebilir. Seyahat acente ve sigorta şirketleri, sigorta sözleşmelerini yaptıkları andan itibaren beş iş günü içerisinde sözleşmenin bir örneğini Bakanlığa göndermekle yükümlüdürler. Sözleşmenin süresinden önce sona ermesi hâlinde, bu durum aynı süre içerisinde seyahat acenteleri ve sigorta şirketleri tarafından Bakanlığa bildirilir. İlgili branşta ruhsatı bulunan sigorta şirketlerinin paket tur sigortası yapmaları zorunludur. Hazine Müsteşarlığı gerekli durumlarda sigorta primlerini belirlemeye yetkilidir. b) Paket tur sözleşmesi düzenlenirken, müşteriye; 1- Müşterinin kaza ve hastalık hâlinde çıkış noktasına dönüş masraflarını, 2- Her türlü kazadan doğan zararını ve tedavi masraflarını, poliçe limiti kadar karşılayacak şekilde sigorta ettirilebileceğini bildirmekle yükümlüdürler” düzenlemesi mevcuttur. Buna göre, 1618 sayılı Kanun’un 12. maddesi gereğince seyahat acenteleri, Türkiye’de sattıkları paket turlar için Kanun’da belirtilen hususları kapsayan sigorta sözleşmesi yapmak zorundadır. Her ne kadar anılan zorunlu sigortanın genel şartları Hazine Müsteşarlığı tarafından düzenlenmemiş olsa da seyahat acenteleri tarafından Kanun’un aradığı sigorta, genel şartları mevcut olan bir sigorta poliçesine ek teminatlar verilmek sureti ile yapılmaktadır. Somut olayda da dava dışı seyahat acentesi... Turizm ve Tekstil Ticaret Ltd. Şti. tarafından davacılar tarafından satın alınan paket tur, 1618 sayılı Kanun’un 12. maddesi gereğince “Seyahat Sağlık Sigortası Genel Şartları” çerçevesinde ve özel şartlar (ek teminatlar) kapsamında davalı ... şirketi ile yapılan sözleşme çerçevesinde sigortalanmıştır. Sigorta sözleşmesinin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6100 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 1401/1. maddesinde sigorta sözleşmesinin tanımı yapılmış ve temel unsurları belirlenmiştir. TTK’nın 1401/1. maddesi; “sigorta sözleşmesi, sigortacının bir prim karşılığında, kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, rizikonun, meydana gelmesi hâlinde bunu tazmin etmeyi ya da bir veya birkaç kişinin hayat süreleri sebebiyle ya da hayatlarında gerçekleşen bazı olaylar dolayısıyla bir para ödemeyi veya diğer edimlerde bulunmayı yükümlendiği sözleşmedir” hükmünü haizdir. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere bütün sigorta sözleşmelerinde temel unsur rizikodur. Sigorta hukuku anlamında riziko, gerçekleşip gerçekleşmeyeceği önceden bilinmeyen veya gerçekleşeceği kesin olsa dahi ne zaman meydana geleceği bilinmeyen bir olayı ifade eder. Sigortacı da belli bir ücret karşılığında sigorta sözleşmesinde öngörülen rizikoya karşı koruma sağlamakla yükümlüdür. Başka deyişle sigorta koruması altına alınan olgu, sözleşmede tanımlanan rizikonun gerçekleşmesidir. Sigortalanan olgu gerçekleştiği takdirde sigortacı ya bu olgudan kaynaklanan zararı tazmin edecek ya da zarar meydana gelip gelmediğine veya zarar meydana gelmiş olsa dahi bunun miktarına bakmaksızın belirli bir tutarı ödeyecektir (Ünan, Samim; Türk Ticaret Kanunu Şerhi-Sigorta Hukuku C. I, İstanbul, 2016, s. 14.). Sigorta sözleşmelerine, genel olarak sözleşme özgürlüğü ilkesi hâkim olup, taraflar TTK’nın tam ve kısmi emredici hükümlerine aykırı olmamak şartıyla özel şartlar belirlemekte serbesttirler. Ancak, özel şartlar, Müsteşarlıkça onaylanan ve emredici ve yarı emredici kuralları yansıtan genel şartlara aykırı olarak düzenlenemez. Bu durum Sigortacılık Kanunu’nun 11/1. maddesinde “Sigorta sözleşmelerinin ana muhtevası, müsteşarlıkça onaylanan ve sigorta şirketlerince aynı şekilde uygulanacak olan genel şartlara uygun olarak düzenlenir. Ancak, sigorta sözleşmelerinde işin özelliğine uygun olarak özel şartlar tesis edilebilir. Bu hususlar, sigorta sözleşmesi üzerinde ve özel şartlar başlığı altında herhangi bir yanılgıya neden olmayacak şekilde açık olarak belirtilir” şeklinde ifade edilmiştir. Ayrıca TTK’nın “sigortanın kapsamı” başlıklı 1409. maddesinde; “Sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur. Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir” düzenlemesi mevcuttur. Bu düzenleme ile TTK’nın mülga 6762 sayılı TTK’nın 1281/1 maddesindeki “Sigortacı, harp ve isyandan başka bir sebeple mallara arız olan telef ve tagayyür gibi bütün hasarlardan mesul olur” şeklinde ifade edilen ve tüm risklere karşı teminat veren “all risk” ilkesinden tamamen ayrıldığı anlaşılmaktadır. Nitekim TTK’nın 1409. maddesinin gerekçesinde de bu husus açıklanmıştır. O hâlde bu düzenleme gereğince sigortacı ancak sözleşmede kararlaştırılan ve öngörülen rizikonun gerçekleşmesi hâlinde doğan zarardan veya bedelden sorumlu olacaktır. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davalı ... şirketi ile seyahat acentesi... Turizm ve Tekstil Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan sigorta sözleşmesi gereğince “Seyahat Tur Avrupa 1 Sigorta Poliçesi (Dövizli)” isimli sigorta poliçesi düzenlendiği, davacıların ise sigortalı konumunda olduğu, Avrupa ülkeleri sınırları içerisinde geçerli olan sigorta sözleşmesine ilişkin teminatların “Tıbbi Asistans” olarak ifade edildiği anlaşılmaktadır. Söz konusu poliçe esas itibariyle “Seyahat Sağlık Sigorta Poliçesi” olup, özel şartlar ve klozlar başlığı altında teminatlar ve istisnaların sıralandığı ve teminatların 20. maddesinde “Seyahat Acentesinin İflası/ Seyahat Acentesinden Kaynaklanan Hizmet Kusurları”nın “tur bedeli kadar” teminat altında olduğu belirtilerek diğer koşullar ve uygulama esaslarının poliçeye ilişik “Seyahat Yurtdışı Poliçesi Özel Koşulları Kitapçığı”nda yer aldığının belirtildiği görülmektedir. “Seyahat Yurtdışı Poliçesi Özel Koşulları Kitapçığı”nda ise teminat kapsamında olan hususlar ile teminat dışında kalan hâlleri ayrıntılı olarak belirtilmiştir. “Seyahat Tur Avrupa 1 Sigorta Poliçesi (Dövizli)” isimli poliçenin 20. maddesi ile teminat kapsamına alınan “Seyahat Acentesinin İflası/ Seyahat Acentesinden Kaynaklanan Hizmet Kusurları” ifadesi, poliçeye ilişik olan Seyahat Yurtdışı Poliçesi Özel Koşulları Kitapçığı’nın 22. maddesinde detaylı olarak açıklanmıştır. Bu husus maddede; “sigortalının paket tur kapsamında seyahat acentesi vasıtasıyla yapacağı seyahat konaklamalarda ve sigortalının bedelini ödemiş olması kaydıyla; a) Acentenin iflas etmesi ve iflâsın kanunen yetkili mercilerce ilânı, b)Acentenin seyahatle ilgili olarak hizmet aldığı üçüncü kişilerden kaynaklanan nedenlerle hizmeti verememesi, yahut taahhüt ettiği şekilde yerine getirememesi, c)Acentenin kamu güvenliği nedeniyle kamu otoritesince faaliyetlerinin durdurulması hâlleri hariç, grev, lokavt, halk hareketleri ve kötü niyetli hareketler sonucu hizmet vermesinin mümkün olmaması hâlinde, paket turun gerçekleştirilememesi veya acentenin kusuruyla gereği gibi yerine getirilememesi hâlinde, paket tur bedelini aşmamak kaydıyla sigortalının zararı işbu kloz kapsamında, acentenin hizmet kusuru oranında tazmin edilir” şeklinde belirtilmiştir. Bu durumda paket turun hiç gerçekleştirilememiş olması hâlinin “Seyahat Yurtdışı Poliçesi Özel Koşulları Kitapçığı”nın 22. maddesinde belirtilen “veya acentenin kusuruyla gereği gibi yerine getirilememesi hâlinde” ifadesinin maddede sayılan üç hâlin dışında bağımsız bir teminat olduğunun ve bu ifadenin paket turun hiç gerçekleştirilememesi hâlini de teminat kapsamına aldığının kabulü gerekir. Zira söz konusu poliçede ayrıca teminat dışı hâller de belirtilmiş olup, paket turun hiç gerçekleştirilememesi hâli teminat dışı hâller arasında sayılmamıştır. TTK’nın 1409/2 maddesi gereğince; sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir. Bu durumda davalı ... şirketi rizikonun teminat kapsamı dışında kaldığını ispatlayamamıştır. Hâl böyle olunca, yerel mahkemece paket turun hiç gerçekleştirilememiş olması hâlinin sigorta poliçesi teminatı kapsamında olduğu kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Bu itibarla, yerel mahkeme direnme kararının yukarıda açıklanan değişik gerekçe ve nedenlerden dolayı bozulması gerekir." şeklindeki gerekçeyle mahkememizce verilen direnme kararının bozulmasına karar verildiği ve mahkemece en son... Karar ve 18.12.2019 tarihli karar ile "Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı ... şirketinin poliçe genel şartlarının eki mahiyetindeki anlaşmanın 22.maddesi ile paket turun gerçekleştirilememesi halinde dahi tur bedeli kadar ödeme yapmayı taahhüt ettiği, davacıların dava dışı seyahat acentesinin iflasa yönelik iddiası sübut bulmamış ise de; davacılar iflas iddiasının yanı sıra seyahatin hiç gerçekleştirilememesi olgusuna da dayanmış olduklarından, hiç gerçekleşmemenin de teminat dahilinde olduğu, kaldı ki söz konusu poliçe de ayrıca teminat dışı hallerin de belirtildiği, paket turunun hiç gerçekleştirilememesi halinin teminat dışı haller arasında sayılmadığı, TTK'nın 1409/2 maddesi gereğince sözleşmelerde öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükünün sigortacıda olduğu, davalı ... şirketinin rizikonun teminat dışında kaldığını ispatlayamadığı kanaatine varılarak davanın kabulüne," karar verildiği anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ KABUL : Dava; Seyahat Tur Avrupa 1 Sigorta Poliçesinden kaynaklanan ve 6102 Sayılı TTK'nın 105/2.maddesi gereğince sigorta şirketine izafeten acente aleyhine açılan tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dışı...Sigorta A.Ş 'ye izafeten acente konumunda bulunan davalı ...Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti aleyhine açmış olduğu iş bu davada, davacının 20.10.2012-27.10.2012 tarihleri arasında 7 gece 8 gün sürecek olan baştan başa Balkan incileri paket turu seyahati için dava dışı ... ... Turizm ve Tekstil Tic. Ltd. Şti ile tüm seyahat harcamaları dahil 800,00 Euro'ya anlaştığı ve bu bedelin tamamını 08.10.2012 tarihinde nakden ödediğini, ancak dava dışı şirketin faaliyetinin durdurulup, tasfiye sürecine girmesi nedeniyle turun iptal edildiği, iş bu tur programının tur şirketi tarafından ... numaralı poliçeyle ...ye sigorta ettirildiğini, iptal olan tur programı için sigorta şirketine poliçe kapsamında müracaat edilmesine rağmen talebin reddedildiğinden bahisle davaya konu tur bedelinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesiyle, davalının iş bu davada acente sıfatının bulunması nedeniyle davacı talebinin davalıdan tahsilinin mümkün olmadığı, TTK 105/2.maddesi gereğince sorumluluğun müvekkil konumunda bulunan sigorta şirketinde olduğu, davalı acente hakkında hüküm kurulamayacağı, ayrıca dava konusu talebin sigorta teminatı kapsamında bulunmadığından da esastan reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında dava kendisine ihbar olunan ...vekili sunduğu dilekçe ile dava konusu talebin sigorta teminatı kapsamında bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dosyanın incelenmesinden davacı ve dava dışı...Turizm .... Limited Şirketi'nin 20/10/2012 - 27/10/2012 tarihleri arasında " Baştan Başa Balkan İncileri " yurt dışı paket turu için anlaştıkları, davacı tarafça tur bedeli olan 800,00 Euro'nun 08.10.2012 tarihinde ödendiği, ilgili tur programının ...ile acente olarak ...Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti, sigorta ettiren olarakta dava dışı... Turizm Tekstil Tic. Ltd. Şti, sigortalı olarakta davacı ...'ın gösterildiği ... poliçe numaralı Seyahat Tur Avrupa 1 Sigorta Poliçesi Dövizli ile 19.10.2012-27.10.2012 tarihleri arasında geçerli olmak üzere sigorta kapsamına alındığı, sigorta konusu teminatların "Tıbbi Asistans" olarak gösterildiği ve sigorta teminatının da 31.000,00 Euro olarak belirtildiği, sigorta poliçesinde teminatlar ve istisnalar belirtilerek, istisnalar bölümünün 3.maddesinde "Seyahat Yurt Dışı Sigorta Poliçesi Özel Koşulları" kitapçığının "Bölüm IV. Teminat Dışı Haller" bölümünde yer alan tüm hallerin sigorta teminatı dışında olduğunun belirtildiği dosya kapsamı belgelerden anlaşılmıştır. Dava dışı... Turizm ve Tekstil Tic. Ltd. Şti.'nin( ... seyahate taahhüt ettiği "Baştan Başa Balkan İncileri" seyahatini gerçekleştiremediği, iş bu şirket tarafından İzmir.. Asliye Ticaret Mahkemesinde... esas nolu dosyasından açılan iflas davasının ise reddedildiği dosya kapsamı belgelerle sabittir. Taraflar arasındaki ihtilaf dava konusu sigorta sözleşmesinin eki niteliğindeki özel şartların 22.maddesinin paket turun hiç gerçekleşmemesi halini kapsayıp kapsamadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkememizde benzer nitelikte açılan ve neticesi beklenen...Karar sayılı dosyasından verilen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nu...Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; "sigortacının ancak sözleşmede kararlaştırılan ve öngörülen rizikonun gerçekleşmesi hâlinde doğan zarardan veya bedelden sorumlu olacağı, dava konusu somut olay değerlendirildiğinde; sigorta şirketi ile seyahat acentesi olan dava dışı... Turizm ve Tekstil Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan sigorta sözleşmesi gereğince “Seyahat Tur Avrupa 1 Sigorta Poliçesi (Dövizli)” isimli sigorta poliçesinin düzenlendiği, davacının ise sigortalı konumunda olduğu, Avrupa ülkeleri sınırları içerisinde geçerli olan sigorta sözleşmesine ilişkin teminatların “Tıbbi Asistans” olarak ifade edildiği, söz konusu poliçenin esas itibariyle “Seyahat Sağlık Sigorta Poliçesi” olup, özel şartlar ve klozlar başlığı altında teminatlar ve istisnaların sıralandığı ve teminatların 20. maddesinde “Seyahat Acentesinin İflası/ Seyahat Acentesinden Kaynaklanan Hizmet Kusurları”nın “tur bedeli kadar” teminat altında olduğu belirtilerek diğer koşullar ve uygulama esaslarının poliçeye ilişik “Seyahat Yurtdışı Poliçesi Özel Koşulları Kitapçığı”nda yer aldığının belirtildiği, “Seyahat Yurtdışı Poliçesi Özel Koşulları Kitapçığı”nda ise teminat kapsamında olan hususlar ile teminat dışında kalan hâllerin ayrıntılı olarak belirtildiği, “Seyahat Tur Avrupa 1 Sigorta Poliçesi (Dövizli)” isimli poliçenin 20. maddesi ile teminat kapsamına alınan “Seyahat Acentesinin İflası/ Seyahat Acentesinden Kaynaklanan Hizmet Kusurları” ifadesi, poliçeye ilişik olan Seyahat Yurtdışı Poliçesi Özel Koşulları Kitapçığı’nın 22. maddesinde detaylı olarak açıklandığı, buna ilişkin maddede; “sigortalının paket tur kapsamında seyahat acentesi vasıtasıyla yapacağı seyahat konaklamalarda ve sigortalının bedelini ödemiş olması kaydıyla; a) Acentenin iflas etmesi ve iflâsın kanunen yetkili mercilerce ilânı, b)Acentenin seyahatle ilgili olarak hizmet aldığı üçüncü kişilerden kaynaklanan nedenlerle hizmeti verememesi, yahut taahhüt ettiği şekilde yerine getirememesi, c)Acentenin kamu güvenliği nedeniyle kamu otoritesince faaliyetlerinin durdurulması hâlleri hariç, grev, lokavt, halk hareketleri ve kötü niyetli hareketler sonucu hizmet vermesinin mümkün olmaması hâlinde, paket turun gerçekleştirilememesi veya acentenin kusuruyla gereği gibi yerine getirilememesi hâlinde, paket tur bedelini aşmamak kaydıyla sigortalının zararı işbu kloz kapsamında, acentenin hizmet kusuru oranında tazmin edilir” şeklinde belirtildiği, bu durumda paket turun hiç gerçekleştirilememiş olması hâlinin “Seyahat Yurtdışı Poliçesi Özel Koşulları Kitapçığı”nın 22. maddesinde belirtilen “veya acentenin kusuruyla gereği gibi yerine getirilememesi hâlinde” ifadesinin maddede sayılan üç hâlin dışında bağımsız bir teminat olduğunun ve bu ifadenin paket turun hiç gerçekleştirilememesi hâlini de teminat kapsamına aldığının kabulünün gerektiği, zira söz konusu poliçede ayrıca teminat dışı hâller de belirtilmiş olup, paket turun hiç gerçekleştirilememesi hâlinin teminat dışı hâller arasında sayılmadığı, TTK’nın 1409/2 maddesi gereğince; sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükünün sigortacıya ait olduğu, bu durumda davalı tarafça rizikonun teminat kapsamı dışında kaldığının iş bu dava dosyası kapsamında mevcut delillerle ispatlanamadığı düşünülmekle açılan davanın kabulüne, iş bu davada...Sigortaya A.Ş'ye izafeten acente olan ...Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti.'ye karşı dava açılmış olduğundan dava konusu 800,00 Euro'nun davacı vekilinin 29.09.2020 tarihli duruşmadaki talebiyle bağlı kalınarak dava tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince döviz faizi işletilerek TTK 105 maddesi gereğince ...den tahsiliyle davacıya verilmesine karar verme gereği doğmuştur. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6102 Sayılı Yasa'nın 105.maddesi gereğince acentenin aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerden kaynaklı tüm uyuşmazlıklarda temsil edilen namına dava açabileceği gibi acenteye de aynı sıfatla dava açılabileceği, acente aleyhine temsilciye izafeten dava açıldığı takdirde hüküm altına alınan alacak veya tazminatın acenteden değil temsil edilenden tahsiline karar verilmesinin gerektiği, iş bu davanın da sigorta poliçesini düzenleyen ...ye izafeten sigorta poliçesinde acente olarak gösterilen davalı şirket aleyhine acente sıfatıyla açıldığı anlaşılmakla, mahkememizce yapılan yargılama neticesinde verilen hüküm acente hakkında değil TTK 105.maddesi gereğince kendisine izafeten dava açılan sigorta sözleşmesini yapan ...hakkında hüküm kurulmuştur.(Yargıtay 11. Hukuk Daire'sinin 2014/15774 Esas, 2015/1680 Karar sayılı kararı da bu yöndedir) HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davanın KABULÜNE, iş bu davada...Sigortaya A.Ş'ye izafeten acente olan ...Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti.'ye karşı dava açılmış olduğundan dava konusu 800,00 Euro'nun dava tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince döviz faizi işletilerek ...den tahsiliyle davacıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 140,01 TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta yatırılan toplam 34,30 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 105,71 TL nispi karar ve ilam harcının ...den tahsili ile hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından başlangıçta yatırılan toplam 58,60 TL harç ile; tebligat gideri ve posta gideri toplamı 222,25 TL 'nin ...den alınarak davacıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 maddesi gereğince hesaplanan 3.400,00 TL nispi vekalet ücretinin ...den alınarak davacıya verilmesine, Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan bulunması halinde karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Yargıtay yolu açık olmak üzere karar verildi. 29/09/2020 Katip ... E imza Hakim ... E imza