Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi 2022/1374 E. 2025/60 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1374
Karar No
2025/60
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9.HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

ESAS NO: 2022/1374

KARAR NO: 2025/60

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ: 22/12/2021

NUMARASI: 2020/840 Esas - 2021/1169 Karar

DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 15/01/2025

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde özetle; davalılardan ... San ve Tic Ltd.Şti adına kayıtlı ... plaka numaralı aracı sevk ve idare eden sürücü diğer davalı ...'nın, 05/07/2020 tarihinde ... Mahalllesi ... Caddesini takiben ... AVM istikametine seyir halinde iken No: ... (Küçükçekmece) önüne geldiği esnada direksiyon hakimiyetini kaybederek aracının ön sağ kısımları ile park halinde bulunan müvekkili adına kayıtlı ... plaka sayılı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere; meydana gelen kazada ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, müvekkilinin aracında değer kaybı meydana geldiğini beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL değer kaybının davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin araç değer kaybından sorumluluğunun bulunmadığını, sürücünün kusurlu olduğu hususunun kabul edilmediğini, araçta daha önce değişen parça bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, müvekkilinin somut olay yönünden araç işleteni konumunda olmadığını, kazanın mesai saatleri dışında gerçekleştiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında ve poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, değer kaybından müvekkilinin sorumluluğu olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davanın sigortaya yöneltilmesi gerektiğini, bu nedenle husumet itirazında bulunduğunu, kusur oranının kabul edilmediğini, maddi hasar talebinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, " Davanın kabulü ile 10.000,00 TL değer kaybı alacağının davalı ... ve ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden kaza tarihi olan 04/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, davalı ... Sigorta A.Ş(poliçe limitiyle sınırlı sorumlu olarak) temerrüt tarihi olan 08/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte sorumlu olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece 15/06/2021 tarihli denetime elverişsiz rapor dayanak alınarak verilen mahkeme kararının usul ve yasaya ayrıca hakkaniyete de aykırı olduğunu, bilirkişi tarafından değer kaybı hesabının oldukça düşük, hatalı hesaplandığını, yargılamanın sağlıklı bir sonuca ulaşabilmesi açısından müvekkili aracının benzer miktarda hasar işlenmiş, parçaları değişmiş ve onarılmış bir araçla mukayese edilmesi suretiyle gerçek değer kaybının hesaplanması gerekmekte iken dosya kapsamı açısından karar vermeye elverişsiz olan bilirkişi raporuna itibar edilerek kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından 05/07/2020 tarihinde davacının park halinde bulunan ... plakalı aracına davalı ... Ltd. Şti'nin işleteni olduğu, davalı ...'nın sevk ve idaresindeki .. plakalı aracın çarpması ile meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davacının aracında oluşan değer kaybının talep edildiği anlaşılmaktadır. Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre, değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır. Yine Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararı gereğince Yeni Genel Şartların "Ek 1. Değer Kaybı Hesaplaması" başlıklı kısmında açıklanan hesaplama yöntemi kullanılamayacaktır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının maliki olduğu ... plakalı araçta oluşan değer kaybı kaza tarihi yerine güncel rakamlar üzerinden, güncel emsal hasara uğramış ve hasarsız emsal araçlar arasında oluşan reel değer kaybı olarak belirlenmiş ayrıca emsal araçlara ilişkin bilgilere yer verilmemiş olduğundan rapor bu haliyle hüküm kurmaya elverişli değildir. O halde mahkemece yapılması gereken, taraflara kaza tarihindeki emsal araç satışlarını bildirmek üzere mehil verilmesi, davacının aracının trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka göre değer kaybını belirlemek üzere bilirkişiden ek rapor almak ve sonucuna göre usuli kazanılmış haklarda gözetilerek tüm dosya kapsamı dikkate alınarak karar vermekten ibarettir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/01/2025

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/1374, K. 2025/60, T. 15.01.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-9-hukuk-dairesi-2022-1374-e-2025-60-k-4637925433a0