Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi 2022/661 E. 2024/554 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/661
- Karar No
- 2024/554
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/661 KARAR NO: 2024/554 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28.03.2019 NUMARASI: 2018/15 Esas, 2019/281 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 15.05.2024 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; taraflar arasında sözleşme imzalandığını ve sözleşme kapsamında davalının müvekkiline borçlu olduğunu, toplam borcun bir kısmının davalı tarafından ödenmesine rağmen kalan kısmın ödenmediğini, bunun üzerine alacağın tahsili için davalı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, yapılan itirazın hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın kabulü ile takibe yapılan itirazın iptaline, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafça davaya cevap verilmemiştir. Mahkemece; taraflar arasında "Satış Sözleşmesi" başlıklı sözleşme imzalandığı, davacı tarafından, davalıya yapılan satış ve montaj işlemi karşısında bir kısım ödemelerin yapılmadığı iddia edilmiş ve takip başlatılmış ise de, davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı ve bu durumda davayı inkar ettiği, davacı tarafın defterlerinin usulüne uygun tutulmuş olmasına rağmen dava konusu ticari ilişkiye dair bir kaydın defterlerinde yer almadığı, bedelin 13.500,00 TL'sini tahsil ettiği beyan ve kabulünde olmasına rağmen tahsil edilen miktar yönünden de ticari defterlerinde kayıt yer almadığı, davacı tarafından bakiye 12.000,00 TL alacağının olduğu iddia edilmesine rağmen tahsil edilen ve bakiye kalan bedellerin tespit edilemediği, bu durumda alacak iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinafında; takibin dayanağının sözleşmeye dayandığını, davalının borca itirazında bakiye bedel borcunu kabul ettiğini ama miktar belirtmediğini ayıp iddiasını ispatlayamadığını, yazılı sözleşme olduğunu, ödeme iddiasının senede karşı senetle ispatı gerektiğini, yazılı sözleşmede borcun miktarı belli olduğu, ispat yükünün davalı tarafta olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici davalı ise iş sahibidir. Davacı yüklenici davalı ile yaptıkları eser sözleşmesi kapsamında (çatı tente yapılması işi) bakiye bedel alacağı talebinde bulunmuş, davalı davaya cevap vermemiştir, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince istinaf edilmiştir. Davalı borçlu işsahibi davaya cevap vermeyerek davayı inkar etmiş sayılsa da takip dosyasındaki borca itirazında, işin yarım bırakıldığını yapıldığı kadarıyla da karşılığı olan bedelin ödendiğini belirtmiş olmakla davacı ile arasında eser sözleşmesi ilişkisini kabul ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı yüklenici işi tamamlayıp teslim ettiğini, bu şekilde bedele hak kazandığını ispatlamak durumundadır. Davaya konu sözleşmede iş bedeli götürü olarak belirlendiğinden yüklenicinin talep edebileceği alacağın belirlenmesi için öncelikle işin fiziki gerçekleşme oranı bulunarak bu orana götürü bedel uygulanarak bulunacak miktardan varsa ispatlanan ve/veya kabul edilen ödemeler düşülerek hesaplama yapılması gerekir. O halde mahkemece yapılması gereken iş, konusunda uzman bilirkişi marifetiyle keşif yapılarak sözleşmeye konu işin yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise miktarı belirlendikten sonra sözleşmenin götürü bedel olduğu gözetilerek öncelikle eksik ve ayıplar dikkate alınarak işin fiziki gerçekleşme oranı belirlenip bu orana sözleşme bedeli uygulanıp bulunacak tutardan kabul edilen ve/veya ispatlanan bedeller düştükten sonra sonuca gidilmesi gerekirken sadece davacının ticari defter kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ile yetinilerek eksik inceleme sonucu yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28.03.2019 tarih, 2018/15 Esas, 2019/281 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE, 5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 15.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.