Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 2023/1872 E. 2025/895 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1872
- Karar No
- 2025/895
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2023/1872 Esas KARAR NO: 2025/895 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28/09/2023 NUMARASI: 2021/594 Esas, 2023/746 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 02/07/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili aleyhine davalı tarafından başlatılan İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası aracılığıyla kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığını, müvekkili ile birlikte borçlu olarak müvekkilinin eşi olan ... ve müvekkilin eşinin yetkilisi olduğu ... Taşımacılık Ltd.Şti'nin gösterildiğini, takibe dayanak olan bononun incelemesinde bono üzerinde her ne kadar müvekkilinin ismi yazsa da müvekkilin bono üzerinde imzasının bulunmadığını, takibe konu bono incelendiğinde bono üzerinde iki adet aynı imza olduğunun görüldüğünü, bu iki imzanın da müvekkiline ait olmadığını, ikisinin de müvekkilin eşi olan diğer borçlu ...'ya ait olduğunu, ...'nın hem ... şirketinin yetkilisi olarak şirket adına imza attığını, hem de bonoda şahsen de borçlu olduğu için kendi adına imza attığını, müvekkilinin bono üzerinde herhangi bir imzasının mevcut olmadığını, müvekkilinin uzun yıllardır Amerika'da ikamet etmesi nedeniyle icra takibinden uzunca bir süre haberdar olamadığını, müvekkilinin İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine alacağın % 20 sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; bono üzerinde yer alan imzanın ...'nın isminin yanına atıldığını, İcra takibine imza yönünden itiraz edilmediğini, İİK göre yasal itiraz süresinin geçtiğini, Davacı tarafından İstanbul Anadolu 22.İcra Hukuk Mahkemesi 2021/152 Esas Sayılı dosyası ile haczin süresinin geçmiş olması nedeniyle şikayette bulunulduğunu, şikayet dosyasında imzaya herhangi bir itirazda bulunmadığını, İcra takibinin kesinleşmesinin üzerinden 7 yıldan fazla bir süre geçmiş oludğunu davacının iddia ve taleplerinin tümü hakkında hak düşürücü yasal sürelerin geçmiş olduğunu, davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını, ...'nın senedin düzenlendiği tarihlerde diğer borçlu ... firmasının ortağı oludğu, aval olarak imza atmasının gayet doğal olduğu, eşine bankacılık işlemleri, bono imzalama ve borç altına sokucu işlem yapması için vekaletname verdiğinin de bilindiğini, Vekalaten bono imzalamanın mümkün olduğunu, davanın reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: "...1-Davanın KABULÜ ile, Davacının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına konu 15.11.2013 vadeli 16.05.2013 düzenleme tarihli 20.000 TL bedelli senet sebebiyle Davacının davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE, Şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine, " Şeklinde karar vermiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf isteminde özetle; Davacı icra takibi kapsamında imzaya itiraz etmediğinden talep yönünden hak düşürücü süre geçtiğini, takipte itiraz için öngörülen 5 günlük süre içerisinde imzaya ilişkin bir itirazda bulunmadığını, takipten 7 yıl sonra dava açıldığını, Davacının İİK kapsamda menfi tespit davası açılması için öngörülen 1 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde davayı açmadığını, İstanbul Anadolu 22. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/152 Esas sayılı dosyası ile haczin süresinin geçmiş olmasından bahisle icra memuru muamelesini şikayette bulunduğunu bu dosya kapsamında da imzaya itirazından bahsetmediğini, Davacı takibin varlığını çok önceden öğrenmiş olmasına rağmen menfi tespit davasını ön görülen sürelerin geçmesinden sonra açtığını, davanın reddi gerektiğini, Cevap dilekçesinde bono üzerindeki imzanın davacının isminin yanında olmasının da göz önüne alınarak, davacının diğer borçlu ... şirketinin eşiyle birlikte ortağı olduğu ve eşinin aynı zamanda çek, senet, bono imzalama ve benzeri işler için vekaletname ile davacıyı temsil ettiğinin bilindiği belirtilerek birkaç kuruma müzekkere yazılması talep edilmişse de mahkemece yeterli inceleme yapılmadığını belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE Dava, imza inkarına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dava, menfi tespit istemine ilişkin olup, istirdat davasına ilişkin bir yıllık hak düşürücü sürenin iş bu uyuşmazlıkta uygulanamayacağı, davalının süreye ilişkin itirazlarının reddi gerektiği, imza inkarı mutlak defi niteliğinde olup herkese karşı ileri sürülebileceği, bilirkişi raporuna göre bonodaki imzanın davacı eli ürünü olmadığının tespit edildiği, bankalara müzekkere yazıldığı, dosyaya celp edilen vekaletnamenin kambiyo senedi düzenleme hususunda yetki içermediği, mevcut delil durumuna göre davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 1366,20-TL harçtan, peşin alınan 355,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.011,20TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.02/07/2025