Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 2023/1468 E. 2025/621 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1468
- Karar No
- 2025/621
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2023/1468 Esas KARAR NO: 2025/621 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 05/06/2023 NUMARASI: 2021/783 Esas, 2023/630 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 30/04/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkilleri aleyhine Silivri İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı icra takibi başlatıldığını, taraflar arasında kira ilişkisi dışında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, 64.000,00-TL bedel için davalı tarafından müvekkilinden, bir önceki kiracı ...’den ve kefil olan müvekkilli ...’den boş kağıda imza vermek sureti ile teminat istendiğini, müvekkilinin kira ilişkisinin gerçekleşmesi için işbu hususu mecburen kabul etmek zorunda kaldığını, boş kağıda atılan bu imzalar sonrasında davalı tarafından bilgisayar ortamında doldurularak kambiyo senedi haline getirildiğini, müvekkilinin iş yerini boşaltmasına ve içindeki demirbaşları da borcuna karşılık kiralayana bırakmasına ve 21/08/2019 tarihinde taraflar birbirlerini ibra etmesine rağmen müvekkilli aleyhine kötü niyetle icra takibi başlatıldığını ileri sürerek, müvekkillerinin davalı tarafa herhangi bir borcunun olmadığının tespitine, davalıaleyhine alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde, iddia edilen hususların, yasal dayanaktan yoksun, somut bir delile dayanmayan ve tamamen soyut iddialardan ibaret olduğunu, gerek kira sözleşmesi gerek senetlerin bilgisayarda hazırlanmış olup imzalar dışında elle doldurulmuş bir bölüm bulunmadığını, davacının imzalamış olduğu senetlerin boş kağıda imza atılıp doldurulmasının mümkün olmadığını, senetlerde ...`inde imzası bulunduğunu, takibe konu senetlerin 01/05/2019 tarihli kira sözleşmesi ile bir bağlantısı bulunmadığını savunarak, davanın reddini, %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatınakarar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, somut olayda bononun mücerret olduğu, bononun teminat bonosu olduğu veya bedelsiz kaldığı yönündeki iddianın davacı tarafça ispatlanması gerektiği, davacının bu iddiasını ispatlayamadığı, davacıya yemin delili hatırlatılmış olup, davalının usulüne uygun olarak yemini eda ettiği gerekçesiyle davanın reddine; tedbir kararı verilmemesi nedeniyle, şartları oluşmadığından davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde cevap dilekçesindeki bir kısım beyanlarını tekrar ederek; davalının açıkça cevap dilekçelerinde kira borcuna istinaden müvekkilinin senet verdiğini beyan ettiğini, müvekkillerine davasını ispat etme hususunda mahkeme tarafından yemin dışında hiçbir hukuki ispat vasıtasına izin verilmediğini, fotokopisini sundukları ibra belgesinin delil başlangıcı olarak kabulü ile tanık dinletme ve bilirkişi incelemesi yapılması taleplerinin sonuçsuz bırakıldığını, bu hali ile eksik inceleme ve araştırma ile hüküm tesisi hatalı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ispat yükü üzerinde olan davacının, davaya konu senedin teminat senedi olduğunu ve senedin bedelsiz olduğunu ispat edemediği, davalının cevap dilekçesinde takibe konu senetlerin 01/05/2019 tarihli kira sözleşmesi ile bir bağlantısının bulunmadığını savunduğu, yazılı delil başlangıcı olarak davacı tarafça sunulan belgenin fotokopi olduğu ve davalının bu belgeye ilişkin bir kabulü bulunmadığı, bu haliyle söz konusu belgenin yazılı delil başlangıcı sayılamayacağı, ilk derece mahkemesince ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, davacılar vekilinin 12/12/2024 tarihli dilekçesi ekinde herhangi bir sulh belgesi ibraz etmediği, davalı tarafın da bu hususta beyanda bulunmadığı, ilk derece mahkemesi kararından sonra dosya borcunun kapatılmasının menfi tespit davasının konusuz hale getirmeyeceği anlaşılmakla, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacılar vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin alınan 269,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,60 TL harcın davacılardan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.30/04/2025