Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 2023/1249 E. 2025/447 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1249
Karar No
2025/447
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO:2023/1249 Esas KARAR NO:2025/447 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:30/03/2023 NUMARASI:2021/1 Esas, 2023/248 Karar DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:26/03/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili aleyhinde Anadolu ... İcra Dairesi’nin ... Sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, takip dayanağı senette bulunan imzaların müvekkiline ait olmadığını, müvekkillerinin senet lehtarı davalı arasında herhangi bir alacak verecek ilişkisi de bulunmadığını ileri sürerek, menfi tespit davasının kabulüne, takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı cevap dilekçesi vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, ATK Fizik ihtisas Dairesi tarafından düzenlenen 19/01/2023 tarihli tarihli raporda, takip/dava konusu senet üzerinde atılı bulunan imzaların mukayese imzalara kıyasla davacı ...'ün eli ürünün olmadığı hususunda tespit ve görüş bildirildiği, imzanın sahteliğini lehtar ve ciranta dahil herkese karşı mutlak defi olarak ileri sürebileceği gerekçesiyle, davaya konu takip dayanağı senetten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının işbu davadan önce Anadolu 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/713 E.sayılı dosyası ile imzaya itiraz ettiğini, anılan dosyadan alınan 11/09/2019 tarihli raporda, davaya konu senetteki imzanın davacının eli ürünü olduğunun tespit edildiğini, bu hususun ön inceleme duruşmasına hatırlatılmasın rağmen mahkemenin söz konusu dosyayı ve raporu celp dahi etmediğini, icra hukuk mahkemesinden alınan raporda farklılıklar ve benzerliklerden bahsedildiğini, ancak davacının imzasının tamamına ait yazı ve eğim biçimleri olarak genel karakteristik tanı unsurlarına göre imzanın davacının el ürünü olduğunun belirtildiğini, dolayısıyla ATK raporuna göre mukayese imzalar ile senette davacıya atfen atılan imzalar arasında benzerliklerin mi yoksa farklılıkların mı fazla olduğunun anlaşılamadığı gibi, davacının zaman içerisinde imzasının değişip değişmediği, değişme var ise güncel imzalarına nazaran hangisine itibar edilmesi gerekeceğinin açıklığa kavuşturulmadığını, ATK raporunun denetime elverişli olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE:Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İlk derece mahkemesince alınan ATK raporunda, takip dayanağı senetteki atfedilen imzanın davacı ...'e ait olmadığı tespit edilmiştir. İcra dosyası içinde bulunan İstanbul Anadolu 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/713 E.sayılı kararında, alınan bilirkişi raporunda takip konusu senetteki imzanın davacı ...'ün eli ürünü olduğunun tespit edildiği belirtilmektedir.İcra hukuk mahkemesi kararları genel mahkemeyi bağlayıcı değildir. Dar yetkili mahkeme olan icra hukuk mahkemesinde alınan bilirkişi incelemesi de genel yetkili mahkemelerde kesin delil olarak kabul edilemez. Ancak genel mahkemede alınan bilirkişi raporu ile icra hukuk mahkemesince alınan bilirkişi raporu arasındaki çelişki bulunması halinde bu çelişkinin giderilmesi gerekir. Bu nedenle icra hukuk mahkemesinde alınan bilirkişi raporu ile bu dosyada alınan bilirkişi raporu arasında çelişki giderilmeden yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir. (Emsal Yargıtay Kapatılan 19.HD'nin 2011/4127 -13287 E-K.sayılı kararı) Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, mahkemece alınan ATK raporu ile cra hukuk mahkemesince alınan bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi için üniversitelerden seçilecek 3 kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf isteminin kabulüne, 2-İstanbul Anadolu 13.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/03/2023 gün ve 2021/1 Esas - 2023/248 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf peşin harcının talebi halinde davalıya iadesine,5- İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 91,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 583,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.26/03/2025

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/1249, K. 2025/447, T. 26.03.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-16-hukuk-dairesi-2023-1249-e-2025-447-k-b2404661304b