Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi 2024/187 E. 2024/166 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/187
- Karar No
- 2024/166
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/187 KARAR NO: 2024/166 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:18/12/2023 NUMARASI: 2023/803 Esas, (Derdest) DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ: 27/02/2024 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasına ilişkin olup, mahkemece davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin dair verilen karara karşı davacı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan 03/10/2019 tarihli PVC doğrama işine ilişkin altişveren sözleşmesi ve 24/09/2020 tarihli kör kasa işlemleri üstlenmek için yapılan altişveren sözleşme ile üstlendiği işlerden ödenmeyen hakediş alacağı ile zararlarına ilişkin tazminat talepli açtığı davada davalıların hak ve mallarına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 18/12/2023 tarihli ara karar ile, İİK 257. Maddesindeki şartlar oluşmadığından davacının ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesiyle, dava dilekçesinde ve ekinde yer alan tüm bilgi ve belgelerin müvekkilli şirketin davalılardan alacaklı olduğunu ispatlamaya elverişli ve usulüne uygun olan belgieler olduğunu, yerel mahkemesinin kendi kurduğu ara karar sonucunda gelen BA-BS formları, dava dilekçesi ekinde yer alan hak ediş raporları vb. tam olarak incelenmeden yalnızca dava dilekçesi ekindeki fatura gerekçe gösterilerek sadece fatura deliline dayanılıyormuş gibi bir düşünceyle ihtiyati haciz taleplerinin reddedildiğini, sunulan delillerin yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde alacağın muacceliyetini ve varlığını kanıtlar mahiyette olduğunu, dolayısıyla ilk derece mahkemesi tarafından verilen haksız ret kararının kaldırılarak davalılar aleyhine şimdilik kısmi davada harca esas değer olarak belirtilen 1.000.000,00 TL 'lik kısım açısından belirlenecek uygun bir teminat mukabilinde ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İİK'nın 257. maddesinde; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ancak borçlunun belirli bir yerleşim yerinin bulunmaması veya mallarını gizleme, kaçırma, kaçma gibi alacaklının haklarını ihlal eden eylemlerde bulunması halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceği düzenlenmiştir. Aynı kanunun 258. Maddesinde de; ihtiyati haciz talep eden tarafın, öncelikle dilekçesinde dayandığı ihtiyati haciz sebebini belirtmesi ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ve yasal delillerle ispat etmesi gerektiği belirtilmiştir. Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı taşeron, davalılar ise yüklenicidir. Taraflar arasında 03/10/2019 tarihli PVC doğrama işi altişveren sözleşmesi ve 24/09/2020 tarihli kör kasa işlemleri üstlenmek için yapılan altişveren sözleşmesi akdedilmiştir. Her ne kadar mahkeme davacının ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddine karar vermiş ise de dosyaya vergi dairesinden gelen ve davalıya ait olan BA/BS formlarının değerlendirilerek alacağın varlığına ilişkin yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ihtiyati haciz talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/12/2023 tarih, 2023/803 Esas sayılı ara kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5- Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 27/02/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.