Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi 2021/655 E. 2024/1031 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/655
- Karar No
- 2024/1031
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2021/655 KARAR NO:2024/1031 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:01/10/2020 NUMARASI:2018/200 Esas, 2020/468 Karar DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:12/11/2024 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, davacı ile davalı arasındaki ticari ilişki nedeni ile borç ilişkisi bulunduğunu, davacının havuz yapımı konusunda hizmet verdiğini, bu hizmet karşılığı davalıya 71.799,99 TL fatura keşide edildiğini, bu faturadan davalı yan 58.847,45 TL kısmi ödeme yaptığını, geri kalan kısmın ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacı ile davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası başlattıklarını, davalının haksız ve mesnetsiz olarak itiraz ederek durdurduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili; davacı taraf ile davalı şirketin eski kiracısı olduğu ... caddesinde bulunan okulun havuzundaki sorunların çözümü için anlaştıklarını, anlaşma gereği havuza nem alma cihazı ve havalandırma cihazı kurulumu yapılması karşılığında 58.847,45 TL montaj ve kdv dahil ödeneceği kararlaştırıldığı, bedel davalı tarafından ödendiğini, bedel ödenmesine rağmen davacı herhangi bir mal veya hizmet teslim etmediğini, davacı fatura düzenlediği, rayiç bedel hesaplanması halinde fatura bedelinin fahiş olduğu anlaşılacağını, davacı tarafa borcu bulunmadıklarını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece; davalı yan malın teslim edilmediğini, hizmetin yapılmadığını iddia ettiği, ancak bu hususta davalının davalının bir başvurusunun bulunmadığını, tanık anlatımları gereği, hizmetin yerine getirildiği, yine her ne kadar bilirkişi raporunda borca dayanak yapılan faturanın tebliğ edildiği belirtilmekte ise de dosya kapsamında yapılan inceleme tebellüğ belgelerine rastlanmadığı, davacı yanca da faturaların tebliğ edildiğine dair yazılı delil sunulmadığı, faturanın tek taraflı olarak düzenlenen bir belge olduğu, dava konusu faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olmasının tek başına alacağın ispatı için yeterli olmadığı, bu haliyle kanıtlanamayan davanın reddine karar vermiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı cevap dilekçesinde taraflar arasında havuzun bakımı ve nem alma ile havalandırma cihazının kurulması konusunda anlaştıklarını kabul ettiğini ancak devamında davalı taraf anlaşmaya aykırı olarak kendisine herhangi bir mal veya hizmet teslim edilmediğini beyan ettiğini, buna rağmen kendilerinin davacı şirkete dava dilekçesinde de belirtmiş oldukları 58.847,45 TL ödediği ifade ettiğini, davacının hizmeti yerine getirmemesi halinde ödenen bedelin iadesi için icra takibi veya hukuki yollara başvurulması yapması gerekirken herhangi bir başvuru yapılmadığını, icra takibi ile fatura tebliğ edildiği 8 gün içerisinde itiraz edilmediğini, hizmetin yerine getirildiği tanık beyanları ile ispat edildiğini, davalı tarafa 3 kez süre verilmesine rağmen ticari defterlerini bilirkişi incelemesi için ibraz etmediğini, mahkeme davanın kabulüne karar vermesi gerekirken davanın reddine karar vermesi hatalı olduğunu, mahkeme hakim'in karar aşamasında davacı vekili Av. ...'ı duruşma salonundan çıkması istendiğini, oysa yargılama devam ile hüküm verilmesi gerektiğini, mahkeme hakim'i Salonu boşalmak istemesi ve akabinde davanın reddine karar vermesi hatalı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddeleri kapsamında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.Davada davacı, taraflar arasında yapılan sözleşme gereğince davalı tarafın işletmekte olduğu Özel okula ait havuz ilişkin yapılması konusunda anlaştıklarını, edimini tamamlayarak 71.799,99 TL bedelli fatura düzenlediklerini, davalının 58.847,45 TL ödediğini ancak bakiye kısmı ödemediğini, girişilen icra takibine itiraz etmesi sebebiyle durması sebebiyle itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir. Davalı, işletmekte oldukları okul havuzundaki sorunların çözümü için davacı ile anlaştıklarını iş bedelinin 58.847,45 TL kararlaştırdıklarını ve bu bedel iş başlamadan ödendiğini, davacı tarafından herhangi bir mal veya hizmet teslim etmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, dava konusunun tek taraflı düzenlenen fatura olduğunu ve ispat vasıtası olmadığını, davacı alacağını ispat edemediğini belirterek davanın reddine karar vermiştir.Davacının icra takibine dayanak 19.05.2016 tarihli faturada; 1 adet ... 4 nem alma cihazı, 1 adet havandırma kanal imalatı ve montajı karşılığı 71.799,99 TL bedelli fatura olduğu anlaşılmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde, taraflar arasında nem alma cihazı ve havalandırma cihazı kurulumu yapılması olduğu beyan etmiştir. Taraflar arasında nem alma cihazı ve havalandırma cihazı kurulumu yapılması hususunda sözlü eser sözleşmesi kurulduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.Yine davacı ve taraf ile davalı arasında iş bedelinin 58.847,45 TL kısmının ödendiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, yapılan iş kapsamında düzenlenen fatura kapsamında davacının alacaklı olup olmadığı, davalı ödemesi düşüldükten sonra bakiye alacağın bulunup bulunmadığı hususunda toplanmaktadır.Taraflar arasında yazılı bir eser sözleşmesi bulunmamaktadır. Bununla birlikte taraflar arasındaki sözlü eser sözleşmesi kapsamında yapılması kararlaştırılan işin bedeli yönelik yazılı bir ispat vasıtası dava dosyasına sunulmamıştır. O halde mahkemece, davalı tarafından kendilerine mal ve hizmet teslim edilmediği savunması itibariyle, mahallinde uzman bilirkişi belirlenmek suretiyle keşif yapılmak suretiyle, fatura kapsamında belirtilen işlerin yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise yapıldığı tarihteki piyasa rayiç bedelleri ile birlikte tespit edilmesi ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece, faturanın alacağa dayanak oluşturmayacağı yönelik gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş olması hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/10/2020 tarih, 2018/200 Esas, 2020/468 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere12/11/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.