Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi 2022/1995 E. 2025/1787 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1995
Karar No
2025/1787
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/1995

KARAR NO : 2025/1787

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 08/06/2022

NUMARASI: 2021/87 Esas - 2022/450 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)

DAVA TARİHİ: 05/02/2021

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/11/2025

Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA: Davacı vekili; müvekkilince davalı şirkete Türkiye-Fransa arasında 7 adet taşıma ve taşıma ile bağlantılı diğer hizmetlerin verildiğini, davalıya verilen tüm bu hizmetlere karşılık 20 adet fatura düzenlendiğini, ilgili faturaların verilen taşıma hizmeti ile bağlantılı diğer hizmetlerden (sigorta, bekleme, çekici ücreti vs) doğduğunu, işbu faturaların usulüne uygun olarak davalıya tebliğ edilmesine rağmen, davalı şirketin fatura bedellerini ödemekten kaçındığını, bunun üzerine

davalı borçlu İstanbul Anadolu 28. İcra Dairesinin... esas sayılı dosyasında ilamsız takibe geçildiğini, davalı borçlunun 18.800-Euro ve 175-USD borcu kabul ettiğini, kalan 10.400-Euro borca itiraz ettiğini, ilgili taşımaların müvekkilince gerçekleştirildiğini, davalı borçlunun, faturaya ve davacı şirketle olan ticari ilişkisine bir itirazı bulunmadığını, davalının faturaları defterine kaydetmesi nedeniyle ihtara gerek kalmadan temerrüde düştüğünü belirterek, davalının kısmi itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili; halihazırda itiraz edilmeyen borç açısından müvekkilince ödeme yapıldığını, ancak açıkça borçlu olmadığı kısım için borca itiraz edildiğini, tarafların aralarında gerçekleştirdikleri yazışmalarda müvekkilince faturalara süresinde itiraz edildiğini, borç bildirimi başlıklı mail yazışmalarında davalı şirket temsilcisinin 27.08.2019 tarihinde davacı şirket temsilcisine “Şu an için navlun faturaları haricindekilerin bir geçerliliği yoktur” şeklindeki açıklamasının, faturalar bakımından yasal süresinde itirazın gerçekleştiğini kanıtladığını, bu sebeple davacı tarafın faize dair istemlerinin karşılıksız kalacağını, yazışmalarda itiraza konu faturaların 06.08.2019 tarihli 150-Euro, 225-Euro, 19.08.2019 tarihli 2.900-Euro, 2.900-Euro, 150-Euro, 22.08.2019 tarihli 1.100-Euro, 27.08.2019 tarihli 2.900-Euro ve 28.08.2019 tarihli 75-Euro tutarlı faturalar olduğunu, işbu davanın konusunun davacı tarafın kendi kusuruyla ortaya çıkardığı ekstra masraflardan oluştuğunu, davacının kendi kusuruyla neden olduğu yükleme, bekleme ve depolama masraflarının kabulünün mümkün olmadığını, söz konusu ekstra masrafların davacı tarafça navlun hizmeti olarak fatura edildiğini, davacı şirketin müvekkilinin mallarını kararlaştırılan zamanda gemiye yükletemediğini, davacının sorumluluğundaki aracın 23.07.2019 tarihinde mesai saati 18:00’da bitmesine rağmen 18:30’da davalı şirketin fabrikasına giriş yaptığını, halbuki bu aracın yüklemenin gerçekleşebilmesi için 16:00 gibi gelmiş olması gerektiğini, işbu sebeple davalı şirketçe çalışan işçilerine fazla mesai yaptırılmak zorunda kalındığını, davalı şirketin tasarruf alanı dışında kalan aksaklılar dolayısıyla gemiye bindirme işleminin gerçekleşemediğini, yola çıkması planlanan malların 24.07.2019 tarihindeki ilk gemiyi davacının hatasıyla kaçırdığını, davacının bu durumu davalıya 29.07.2019 tarihinde haber verdiğini, geciken ...-8 numaralı araçta ayrıca bir hasar meydana geldiği için gerekli izinlerin alınması ve düzeltme işlemlerinin gerçekleşmesinin 02.08.2019 tarihini bulduğunu, sonuç olarak 24.07.2019 tarihinde malların gemiye yüklenip yola çıkması gerekirken, bütün işlemlerin 03.08.2019 tarihinde tamamlandığını, bu yükleme şleminin kaçırılmasının ekstra depolama, bekleme, işçilik ve yükleme gibi ek maliyetlere sebebiyet verdiğini, ek olarak başka malların tesliminde de gecikmeler yaşandığını, 26.07.2019 tarihinde yüklenen malların Fransa'ya gönderilmek üzere yola çıktığını, davacının 322145-6 numaralı aracını Fransa'daki limanda almaya hazır bir çekici bulundurulmadığı için yaklaşık 1 ay süreyle depo edildiğini, bu nedenle malların alıcıya 26.08.2019 tarihinde teslim edildiğini, gecikmeden kaynaklanan zarardan davacının sorumlu olduğunu, buna rağmen davacının navlun ücretinin icra dosyasına eksiksiz ödendiğini belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacı şirketin kendi defterlerinde 22.10.2019 takip tarihi itibariyle, davalıdan 29.200-Euro ve 175-USD alacaklı gözüktüğü, davalı tarafın ise kendi defterlerinde takip tarihi itibariyle 118.883,08-TL borçlu gözüktüğü, takip tarihinden sonra davalının takipte kabul ettiği 18.800-Euro ve 175-USD borcuna karşılık icra dairesinin 25.11.2019 tarihli kapak hesabına göre davalı borçlunun icra dairesine 120.466,02-TL ödeme gerçekleştirdiği , incelenen ... belgelerinin hiçbirinde aksini gösterecek bir şerh bulunmadığı, buna göre malın tamamen sözleşmeye göre taşındığının kabulü gerektiği, göndericinin malın gümrüklenmesi için gerekli tüm belgeleri, evrakları taşıyıcıya vermek zorunda olduğu, gecikme halinde, hak sahibinin zarar ve ziyanın bundan ileri geldiğini kanıtlaması halinde, taşımacının bu zarar ve ziyan için taşıma ücretini geçmemek üzere tazminat ödemesi gerektiği, bu durumda davacı taşıyıcının taşıma hizmetine karşılık 29.200-Euro ve 175-USD alacak talebinin yerinde olduğu, dava tarihi itibariyle davacı alacağı yönünden, kök raporun 6. kısmında 05.02.2021 tarihli kapak hesabında davalının takip tarihinden sonra 25.11.2019 tarihinde 18.800-Euro ve 175-USD tutarında ödeme gerçekleştirdiği, bu tutarların davalının kabulünde olduğu, geri kalan 10.400-Euro tutarının ise, raporun 6. kısmında kapak hesabı ile davacının dava tarihi itibariyle 15.655,88-Euro karşılığı 132.943,51-TL alacağının hesaplandığı, taleple bağlılık kuralı gereği 10.447,65-Euro karşılığı 88.914,72-TL tutarındaki talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalının itirazının iptali ile takibin takip şartlarındaki haliyle aynen devamına, %20 oranda icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili; davacı tarafın kusuru sebebiyle ekstra masrafların ortaya çıktığını, dosya kapsamında bu husus sabitken, yalnızca ... belgelerinde şerh bulunmadığı gerekçesiyle ekstra masrafların müvekkiline yüklenmesinin hukuka aykırı olduğunu, ekstra masrafların davacı tarafça düzenlenen faturalarda kötü niyetli bir şekilde navlun hizmeti olarak fatura edildiğini, yaşanan gecikmelerin kaynağının davacı şirket olduğunu, davacı şirketin sorumluluğundaki aracın 23.07.2019 tarihinde mesai saati 18:00'da bitmesine rağmen 18:30'da müvekkili şirketin fabrikasına geldiği, oysa yüklemenin gerçekleşebilmesi için aracın saat 16:00 civarında gelmesi gerektiğini, müvekkili şirketin tasarruf alanı dışında kalan aksaklıklar dolayısıyla gemiye bindirme işleminin gerçekleşmediğini, yola çıkması planlanan malların davacı tarafın hatasıyla 24.07.2019 tarihindeki ilk gemiyi bu sebeple kaçırdığını, geciken bu araçta ayrıca bir hasar meydana geldiği için gerekli izinlerin alınması ve düzeltme işlemlerinin gerçekleşmesinin 02.08.2019 tarihini bulduğunu, sonuç olarak 24.07.2019 tarihinde malların gemiye yüklenmesi gerekirken bu işlemlerin gerçekleşmesinin 03.08.2019 tarihini bulduğunu, bu yükleme işlemin kaçırılması nedeniyle ekstra depolama, bekleme, işçilik ve yükleme gibi ek maliyetlerin oluştuğunu, ayrıca alacak likit olmadığından müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE: Dava, taşıma hizmeti nedeniyle düzenlenen faturalara dayalı alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; davacı taşıyıcı tarafından davalıya Türkiye-Fransa arası kara yolu ile taşıma hizmeti verildiği, bu kapsamda düzenlenen 20 adet faturaya dayalı olarak toplam 29.200-Euro ve 175-USD asıl alacak ile 77,65-Euro ve 1,49-USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 29.277,65-Euro ve 176,49-USD alacağın tahsili istemiyle ilamsız takip başlatıldığı, davalı borçlu tarafından borcun 18.800-Euro ve 175-USD'lik kısmı kabul edilerek ferileriyle birlikte icra dosyasına ödendiği, borcun 10.400-Euro asıl alacak ve bu tutarın işlemiş faizinden ibaret kısmı bakımından ödeme emrine kısmen itiraz edildiği anlaşılmaktadır.Taraflar arasında uyuşmazlık konusu faturalar, davacı tarafça düzenlenen 06.08.2019 tarihli 150-Euro, 225-Euro, 19.08.2019 tarihli 2.900-Euro, 2.900-Euro, 150-Euro, 22.08.2019 tarihli 1.100-Euro, 27.08.2019 tarihli 2.900-Euro ve 28.08.2019 tarihli 75-Euro tutarlı faturalar olup, tüm faturalarda navlun bedeli açıklaması yer almaktadır. Mahkemece tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde; takip tarihi itibariyle davacının kendi defterlerinde 29.200-Euro ve 175-USD alacaklı gözüktüğü, davalının ise kendi defterlerinde takip tarihi itibariyle 118.883,08-TL borçlu gözüktüğü, incelenen ... belgelerinin hiç birinde aksini gösterecek bir şerh bulunmadığından, malın tamamen sözleşmeye göre taşındığının kabulünün gerektiği, göndericinin malın gümrüklenmesi için gerekli tüm belgeleri, evrakları taşıyıcıya vermek zorunda olduğu, gecikme halinde hak sahibinin zararın bundan ileri geldiğini kanıtlaması halinde taşımacının sorumlu olacağı, gecikme varsa mutlaka ... belgesi üzerine şerh düşülmesi gerektiği, düzenlenen faturaların verilmiş olan taşıma ve taşımayla bağlantılı diğer hizmetlerden doğduğunun e-mail görüşmelerinden anlaşıldığı, iki konteynerin 26.07.2019 tarihinde yüklendiği, ancak beyannamelerin 29.07.2019 tarihinde davalının gümrükçüsü tarafından saat 16.00'da geminin cut off saatinden sonra verilmesi nedeniyle gemiye binemediği, meydana gelen bu gecikmeden taşıyıcının sorumlu olmadığı, bir konteynerin gemiye bindirilirken limanda hasar gördüğü, üç konteynerin 28.07.2019 tarihinde ulaştıkları varış limanında vinç beklediği, bu nedenle bekleme ücreti doğduğu, davacı taşımacının yaptığı taşıma hizmetine karşılık takip konusu 29.200-Euro ve 175-USD alacak talebinin yerinde olduğu bildirilmiştir. Bilirkişi raporlarında değinilmemiş olsa da, sunulan cari hesap ekstresine göre uyuşmazlık konusu faturalar davalının ticari defterlerinde kayıtlı değildir. Sunulan kayıtlar ve taraflar arasındaki e-posta yazışmalarından; davacı tarafça düzenlenen 06.08.2019 tarihli 150-Euro ve 225-Euro tutarlı, 19.08.2019 tarihli 150-Euro tutarlı ve aynı tarihli 2.900-USD tutarlı faturalar ile 28.08.2019 tarihli 75-Euro bedelli faturaların, ...numaralı konteynerlerin varış limanında vinç temin edilememesi nedeniyle yaşanan gecikme sonucu oluşan bekleme ve diğer masraflara ilişkin olduğu, 22.08.2019 tarihli 1.100-Euro tutarlı faturanın, ...-8 numaralı konteynerin davalı taşıyıcı tarafından gerçekleştirilen gemiye yükleme sırasında oluşan konteyner hasarı nedeniyle aktarma vs. masraflarına ilişkin olduğu, 27.08.2019 tarihli 2.900-Euro tutarlı faturanın, ...-1 numaralı konteynerin varış limanında vinç temin edilememesi nedeniyle yaşanan gecikme sonucu oluşan bekleme ve diğer masraflara ilişkin olduğu, 19.08.2019 tarihli 2.900-Euro tutarlı faturanın ise, diğer iki konteynere ait gümrük beyannamelerinin davalı şirketin gümrükçüsü tarafından süresinde teslim edilmemesi nedeniyle konteynerlerin gemiye bindirilemeyip sonraki gemiyi bekledikleri süreçte oluşan bekleme ücreti ve diğer masraflara ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. 19.08.2019 tarihli 2.900-Euro tutarlı fatura konusu alacak, yukarıda da belirtildiği üzere iki konteynere ait gümrük beyannamelerinin davalı şirketin gümrükçüsü tarafından süresinde teslim edilmemesi nedeniyle konteynerlerin gemiye bindirilemeyip sonraki gemiyi beklemesi nedeniyle oluşmuş olup, söz konusu masraflar davalı taşıtanın ifa yardımcısı niteliğindeki gümrük müşavirinin kusurundan kaynaklandığından, bu fatura konusu masraflardan davalı taşıtan sorumludur. Diğer faturalar konusu alacak ise, yukarıda belirtildiği üzere varış limanında vinç temin edilememesi ve bir konteyner bakımından yükleme limanında yükleme sırasında oluşan konteyner hasarı nedeniyle oluşmuştur. Davacı taşıyıcının taşıma ediminin ifası bakımından yaptığı söz konusu masraflar, davalı taşıtanın kusurundan kaynaklanmadığından, limanda vinç veya çekici temin edilmesi davacının sorumluluğu içindedir.Liman sahasında vinç veya çekici temin edilememesi ve konteyner hasarı nedeniyle doğan masraflar davacı taşıyıcının sorumluluk sahasında oluşan masraflar olup ,davalı taşıtanın dahli ve kusuru olmayan öngörülemeyen olağanüstü bir halin de gerçekleştiği iddia ve ispat edilemediğinden bu masraflara davacı taşıyıcı katlanmak zorundadır.Bu faturaların dayanağı belgeler sunulmamış,taşıtana bilgi verilmemiştir.Bu nedenle davanın, davalı taşıtanın kusuru nedeniyle oluştuğu belirlenen 19.08.2019 tarihli 2.900-Euro tutarlı fatura bedeli alacak bakımından kısmen kabulü gerekirken, mahkemece faturalar konusu masrafların dayanağı ve nedeni bakımından hiç bir inceleme ve değerlendirme yapılmadan davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Ayrıca takip öncesi temerrüt koşulları oluşmadığından davacının işlemiş faiz talebi yerinde değildir. Diğer yandan alacak faturaya dayalı likit nitelikte bulunduğundan, kabul edilen kısım bakımından icra inkar tazminatı talep koşulları oluşmuştur. Açıklanan nedenlerle; davanın kısmen kabulü gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak "davanın kısmen kabulüne,fazla istemin reddine " karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/06/2022 Tarih 2021/87 Esas - 2022/450 Karar sayılı kararın HMK'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davalının İstanbul Anadolu 12. İcra Dairesinin... esas sayılı icra takibine kısmi itirazının 2.900-Euro asıl alacak üzerinden kısmen iptaline, alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca faiz işletilmesine, fazla istemin reddine, Alacağın takip tarihindeki kur (6.5184) karşılığı 18.903,36-TL'nin %20'si oranında 3.780,67-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Alınması gereken 1.681,08-TL karar harcından davacı tarafça mahkeme veznesine yatırılan1.518,45-TLninmahsubuna,kalan 162,63-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine, Davacı tarafça yatırılan 1.577,75-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,Davacı tarafından yapılan 1.600-TL bilirkişi ücreti ve 71,50-TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.671,50-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 465-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine taktir olunan 12.358,91-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı lehine taktir olunan 45.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine," Yatırılan 1.518,44-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Davacı tarafından yapılan 28,50-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 10-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın üzerinde bırakılmasına,Davalı tarafından yapılan 72-TL istinaf yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 52-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanın üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06/11/2025

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/1995, K. 2025/1787, T. 06.11.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-12-hukuk-dairesi-2022-1995-e-2025-1787-k-93ea1eb38e6b