İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/430 E. 2025/302 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/430
- Karar No
- 2025/302
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/430 Esas KARAR NO : 2025/302 DAVA : Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 10/06/2022 KARAR TARİHİ : 10/04/2025 DAVA:Davacı vekili Mahkememize sunduğu 10/06/2022 havale tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 21.04.2020 düzenleme tarihli, ---------- numaralı Emtia Nakliyat Sigorta Poliçesi ile sigortalısı konumundaki ----------- Şti. "------------" adına taşınan emtianın taşıma esnasında maruz kalabileceği hasar, zarar ve ziyana karşı sigorta teminatı sağladığını, bu kapsamda ------------- mukim dava dışı ------------ unvanlı satıcı firma tarafından ----------- mukim dava dışı alıcı ve sigortalı --------- ---------- no'lu mal faturası tahtında toplam 14.050 kg brüt ağırlığındaki | adet "------------ model tekne" cinsi emtianın satıldığını, satılan emtianın --------- ---------- aktarmalı olarak taşınması işini, -------- no'lu ve 27.04.2020 tarihli CMR belgesi tahtında --------- / ---------- plakalı araçla dava dışı ------------- organizasyonluğunda 1 no'lu davalı ---------- Şirketi "----------" tarafından üstlenildiğini, 2 no'lu davalı ------------ Şirketi'nin "------------" yetkilendirmesi ile fiili taşıma işinin ------------- mukim 4 no'lu davalı ----------- "-------------" tarafından gerçekleştirildiğini, 2 no'lu davalı -------- ---------- plakalı aracın, 5 no'lu davalı ---------- ise ----------- plakalı aracın ruhsat sahibi olduğunu, 3 no'lu davalı -------------Ş.'nin ise 1 no'lu davalı ----------- ve 2 no'lu ----------; 5 no'lu davalı ---------- unvanlı şirketin de 4 no'lu davalı ----------, taşıyıcı şirketlerin taşıyıcı /------------ sıfatı ile gerçekleştirecekleri taşıma işlerinde doğabilecek rizikolardan kaynaklanan sorumluluklarına teminat sağladığını, emtia yüklü ---------- / ------------ plakalı araç ---------- ------------ doğru seyir halinde iken, 13.05.2020 tarihinde ------------ sınır kapısına 30 km kala yol güzergâhı üzerindeki üst geçit altından geçişi esnasında taşınan tekne emtiasının en üst kısmının üst geçide çarpması / sürtmesi nedeniyle darbe ve mekanik şoklara bağlı olarak ----------- camlarında patlama / kırılma meydana geldiğini, onarım yapılması zarureti doğduğunu, yapılan ekspertiz incelemesi neticesinde meydana gelen hasar bedelinin toplam 29.036,61 EUR olduğunun tespit edil yasara istinaden 21.08.2020 tarihinde 3.593,70 EUR ve 23.07.2020 tarihinde 25.442,91 EUR olmak üzere aynı tutarda ödeme yaptığını ve bu ödemeye istinaden 6102 sayılı TTK md. 1472 uyarınca müvekkilinin sigortalısının haklarının hem "kanuni" hem de "akdi" halef sıfatını kazandığını, 1, 2 ve 4 no'lu davalıların dava konusu emtianın taşıması bakımından "taşıyıcı" sıfatını haiz olduğundan CMR'de yer alan düzenlemelere göre; 2 ve 4 numaralı davalı şirketlerin de meydana gelen emtia hasarından aynı zamanda taşıma aracının ruhsat sahibi olması nedeniyle "işleten" sıfatıyla sorumlu olduklarını, somut olayda emtia hasarı, taşınan emtianın 1 no'lu davalı tarafından üstlenilen ve 2 no'lu davalı organizasyonluğunda fiilen 4 no'lu davalı tarafından gerçekleştirilen taşıma sürecinde üst geçide sürtülmesine bağlı olarak emtia parçalarında meydana gelen patlama / kırılma neticesinde gerçekleştiğinden ve taşınan emtianın yüksekliği, taşımanın gerçekleştirildiği aracın teknik özellikleri taşı güzergâhı üzerinde emtia yüklü araç ile altından geçilmesi gereken böyle bir üst geçit olduğu ve bu üst geçidin yükseklik - genişi inmesi gerektiği ve taşıma aracına refakat eden eskort aracın taşıyıcıya üst geçidin yüksekliği hususunda açıkça uyarıda bulunmasına rağmen emtiaya dikkat ve özeni gösterme yükümlülüklerini en ağır şekilde ihlal ederek ağır kusuru ve ihmalleri ile emtianın geçide sürtülerek hasarlanmasına sebebiyet verdiklerini, aynı şekilde 5 no'lu davalı --------- 4 no'lu davalı ----------, 3 no'lu davalı ----------- ise 1 no'lu davalı ---------- ve 2 no'lu davalı ---------- sorumluluk sigortacıları olmaları cihetiyle davaya konu emtia hasarından doğan zararların tamamından "taşıyıcının sorumluluk sigortacısı" sıfatıyla, tüm davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, takip eden süreçte 4 no'lu davalının sorumluluk sigortacısı 5 no'lu davalı ------------ tarafından emtia hasarına istinaden 25.01.2021 tarihinde 14.006,26 EUR tutarında kısmi bir ödeme yapıldığını, bakiye için dava konusu alacağın rücuen tazmini talebi ile ---------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- E. sayılı dosyası ile tahsil edilemeyen asıl alacak 15.627,45 EUR üzerinden davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığını, 1, 2 ve 3 no'lu tarafların gönderilen ödeme emrine ve takibe konu borca yaptıkları itirazların haksız ve mesnetsiz olduğunu, alacağı sürüncemede bırakmak amacını taşıdığını beyan etmek suretiyle, 1, 2 ve 3 no'lu taraflar bakımından; ---------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- E. sayılı dosyasına davalılar / borçlular tarafından yapılan haksız itirazların iptali ile takibin devamına; haksız özelliklerinin davalı taşıyıcılar tarafından olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine; 4 ve 5 no'lu taraflar bakımından ise tahsilde tekerrür olmamak ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 15.627,45 EUR tutarındaki alacağın ödeme tarihi olan 03.07.2020 tarihinden itibaren CMR konvansiyonu'nun 27.maddesi gereğince işleyecek olan yıllık %5 faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, tüm davalılar bakımından yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA:Davalılar --------- Şirketi ve ----------- Şirketi vekili Mahkememize sunduğu 18/07/2022 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle: işbu davanın yasal süresi içerisinde açılmadığı gibi davacının aynı dava içerisinde farklı taraflara yönelik birbirlerinden farklı yargılamaya tabi iki farklı davayı aynı dilekçede tek dava olarak ikame ettiğini, müvekkilleri aleyhine açılan davanın reddi gerektiğini, davacının dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı, sigorta sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, geçerli bir sözleşme uyarınca ödeme yapılmadıysa yahut geçerli olmayan bir sigorta sözleşmesi kapsamında ödeme yapıldıysa da davanın reddi gerektiğini, kaldı ki dava konusu taşıma işini müvekkillerinden herhangi birinin yapmadığını, fiili taşıyıcı konumunda olmadığını, müvekkili ----------, ruhsat ile de görüldüğü üzere yarı römork sahibi olsa da, çekicisi olmadan hareket edemeyeceğinden iddia olunan zarardan müvekkillerin sorumlu tutulamayacağını, davacı tarafın talebinde, ---------- /------------ plakalı araç ---------- ------------ doğru seyir halinde iken 13.05.2020 tarihinde ----------- sınır kapısına 30 km kala yol güzergâhı üzerindeki üst geçit altından geçmiş, bu esnada taşınan tekne emtiasının en üst kısmımın üst geçide çarpması, sürtmesi suretiyle emtiada hasar meydana gelmiştir ifadesine yer verilmiş ise de yol güzergâhına uygun seyreden taşımalarda sürüşten kaynaklı bir kusur olduğunun iddia edilemeyeceğini, dolayısıyla, eğer ki bahsi geçen taşıma izin kapsamında yapılmış ise hiçbir taşıma kusurunun da doğmayacağını, davacının dava dışı sigortalısı adına düzenlediği poliçesi incelendiğinde sigorta kapsamındaki güzergâhın -------- - -------- - --------- - ---------- - --------- - ----------- şeklinde olduğu bu güzergâhın dışında vuku bulan hasar için ödenen tazminatın poliçe şartları ile çelişeceğinden rücu konusu yapılamayacağı gibi taşıyıcının üstlendiği taşıma işinin tabi olduğu kurallara göre tazmininden mesul olmadığı zararların zaten rücu konusu yapılamayacağını, bu bağlamda somut olayda taşımadan kaynaklanan herhangi bir kusur olmadığını, olsa bile taşıyıcının mesuliyetinin ve yöneltilebilecek tazminat taleplerinin davacının talebine göre değil CMR'de yer alan düzenlemelere göre belirlenebileceğini, davacının talepleri zamanaşımına uğradığından, farklı dayanak ve talepleri olan iki farklı davayı aynı dilekçede tek dava olarak ikame ettiğinden ve davacının dava ehliyeti bulunmadığından davanın usulden; aksi kanaat oluşması halinde, müvekkillerine somut olayda atfı kabil kusur bulunmadığından esastan reddine ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ----------- vekili Mahkememize sunduğu 18/03/2024 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle: derdest davanın yasal süresi içerisinde ikame edilmediğini, davacı tarafın aynı dava içerisinde farklı taraflara yönelik farklı konulu taleplerde bulunduğunu, bu taleplerin birbirlerinden farklı yargılamaya tabi olduğunu, davacı tarafın uyuşmazlık konusu iddiaların tarafı değil, dava dışı ---------- Şti.'nin sigorta şirketi olduğu anlaşıldığından, öncelikli olarak, davacının dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı, sigorta sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, geçerli bir sözleşme uyarınca ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, müvekkilinin ise CMR Konvansiyonu'nun 17/4-a maddesi uyarınca açık araç ile taşınan emtiada her türlü önlemi almasına rağmen hatalı sürüşten kaynaklanmayan, özel izin belgesinde belirlenen güzergah üzerindeki üst geçide taşıyıcının kusurundan kaynaklanmayan, geçit altındaki tümseğin aracı zıplatmasının sebep olduğu sürtünme yüzünden oluşan hasarın tazmininden sorumlu tutulamayacağını, davacının düzenlediği poliçede belirtilen güzergahtan farklı bir güzergahta meydana gelen hasarın tazmininden ise davacı taraf sorumlu olmadığından poliçe kapsamında olmayan hasar için ödediği tazminatı rücu konusu da yapamayacağını, CMR md.17/4-b 'ye göre ambalajlanmama veya kötü ambalajlanma halinde taşıyıcının zaten sorumluluktan kurtulabileceğini, taşıyıcının tazminat bağlamında mesuliyetinin ise davacının tek taraflı beyanına göre değil, CMR md.23 ve 25'de yer alan düzenlemelere göre belirlenebileceğini, kabulü anlamına gelmemekle birlikte, davacı tarafça tek taraflı olarak belirlenen zarar miktarının fahiş olduğunu, miktarın Özel Çekme Hakkı kapsamındaki sınıra göre hesaplanması gerektiğini, faiz talebinin de kabul edilemeyeceğini, davacının talepleri zamanaşımına uğradığından ve farklı talepleri olan iki farklı davanın aynı dilekçede tek dava olarak ikame edildiğinden ve davacının dava ehliyeti de bulunmadığından davanın usulden; aksi yönde kanaat oluşması halinde ise müvekkiline atfı kabil kusur bulunmadığından, aleyhine haksız olarak ikame edilen davanın esastan redi ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmektedir. Davalı ----------- vekili Mahkememize sunduğu 23/02/2024 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle: müvekkili ve sigortalısı konumundaki davalı ---------- yönünden tazminat olarak yapılan ödemenin, ödendiği tarihten itibaren işletilecek faiziyle birlikte tahsili istemine dayanan alacağının ve diğer davalıların aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazların iptali isteminin aynı davaya konu edilemeyeceğinden derdest davanın esasa girilmeden usulden reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an aleyhine itirazın iptali davası ikame edilmiş olsa bile takipten haberi dahi olmayan müvekkilinin takibe itiraz etmesi de mümkün olamayacağından, itirazın iptali talebiyle ikame edilen davanın yok hükmünde olduğunu, müvekkilinin ------------ bulunduğu halde ödeme emrinin tebliği yönünde herhangi bir çaba gösterilmediği gibi CMR Konvansiyonu'nun 32/1-a maddesi uyarınca 15.05.2020 tarihinde alıcıya hasarlı olarak teslim edilen emtia müvekkiline karşı alacak davası ikame edilebilmesi için son günün 16.05.2021 olduğunu, davacı tarafından müvekkiline yapılan bildirime istinaden 25.01.2021 tarihinde davacı şirkete 14.006,26 Euro ödendiğini, yapılan ödeme ile zamanaşımının ke: abul edilse dahi kesilen zamanaşımı kaldığı yerden devam edeceği için, 10.06.2022 tarihinde ikame edilen davanın yine süresinde açılmamış olacağından usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca CMR Konvansiyonu'nun 18. maddesinin 2 ve 5. Fıkrasına uygun olmak üzere kayıp veya hasar durumları 17/4. Maddenin devamı fıkralarında belirtilen koşullardan bir veya birkaçının doğal sonucu olan özel risklerden doğmuş ise taşımacının zarardan sorumlu tutulamayacağını, keza Konvansiyon'un 17/2. maddesinde hasarın istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmesi halinde taşımacının sorumlu tutulamayacağının da hüküm altına alındığını, Emtia Nakliyat Sigortası Genel Şartları'nın 5. Maddesinde de malların gereği veçhile hazırlanmamış veya tertiplenmemiş olmasından veya ambalaj kifayetsizliğinden ileri gelen ziya ve hasarların da "sözleşme ile ayrıca hüküm altına alınmış olsa dahi teminat kapsamı dışında kalacak hallerden" sayıldığını, CMR Konvansiyonu'nun 17/4-a maddesinin de taraflarca anlaşmaya varılmış olsa dahi madeni levha ile kaplanmamış açık araç ile taşıma yapılması halinde meydana gelen zıya ve hasarlardan taşımacının sorumlu tutulamayacağını, davacı şirket tarafından düzenlenen 21.04.2020 tarihli Emtia Nakliyat Sigorta Poliçesi'nin 3. sayfasında yer alan Dövizli Poliçe Notu başlıklı kısımda taşıma esnasında izlenecek güzergahın açıkça --------- ---------- ---------- ---------- --------- ------------ şeklinde belirtildiği halde davaya konu olayın ---------- sınırları içerisinde gerçekleştiğinden meydana gelen zarardan dolayı davacının düzenlediği sigorta poliçesi kapsamında herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı için ödenen tazminatın rücu konusu yapılamayacağını, kaldı ki müvekkilinin sigortalısına ait ------------ plakalı çekici şoförünün, gerekli tüm önlemleri aldığını, sevkiyatın da eskort araç eşliğinde icra edildiğini, hasara sebebiyet veren sürtünmenin araç sürücüsünün kusurundan kaynaklanmadığını, taşıyıcının 13.05.2020 tarihinde vuku bulan hasardan/zarardan sorumlu olduğu kabul edilse bile ---------- numaralı 23.04.2020 tarihli poliçe teminatından müvekkili tarafından sigortalısının CMR Md.23/3'de öngörülen sınırlı sorumluluğuna göre davacıya 25.01.2021'de 14.006,26 Euro ödeme yapıldığını, yapılan bu ödeme ile müvekkilinin düzenlediği poliçeden kaynaklanan sorumluluğunu zaten yerine getirdiğini, davacı tarafından ödendiği iddia edilen fahiş tutarın kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin sigortalısının 13.05.2020 tarihli yat hasarının meydana gelmesinde herhangi bir kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını, aksi kanaatte olunması halinde müvekkili tarafından yapılan ödeme ile poliçeden doğan sorumluluğunu yerine getirdiğini, derdest davanın usulden, aksi yönde kanaat oluşması halinde müvekkili yönünden esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davacıya yükletilmesini karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden ----------- Şirketi ve ------------ Şirketi'nin son tescil bilgileri celp ve tetkik edilmiştir. ---------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı dosyası celp ve tetkik edilmiştir. Davalı ------------ Şirketi'nden poliçe ve hasar dosyasının mahkememize gönderilmesi istenilmiş ve gelen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır. Davacı taraftan hasar dosyasının istenilmiş ve gelen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT : Uyuşmazlık konusu, taşıma esnasında hasarlanan emtiaya ilişkin sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin, taşıyıcılara ve sorumluluk sigortacılarına rücu edilip edilemeyeceği ile ilgilidir.Yargı yetkisini, Anayasanın 9. Maddesine göre, Türk Milleti adına kullanan Mahkememizce, uyuşmazlık konusu hakkında, yapılan açık duruşmalar ve yargılama sonunda(Ay. m.141), toplanan/sunulan deliller, 09/10/2024 tarihli bilirkişi kök raporu ve 06/01/2025 tarihli ek bilirkişi raporu iddia ve savunmalar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde; Bilirkişi 09/10/2024 tarihli kök raporunda özetle; Hasar tazminat miktarının (%18 KDV hariç) 28.192,91 EUR olduğunu, davacı şirketin sigortalısına nakliyat poliçesi teminatından, poliçede öngörülen 2.750,-Euro muafiyeti tenzil etmek suretiyle 23.07.2020'de tazminat olarak 25.442,91 Euro ve sigortalısının bu miktar için düzenlediği yansıtma faturasındaki KDV'nin karşılığı için 21.08.2020'de 3.593,70 Euro olmak üzere toplamda 28.192,91 Euro ödeme yaptığını, davacı sigorta şirketinin poliçe teminatı kapsamında yaptığı ödemeler ile sigortalısının haklarına halef olduğunu, davalılardan --------- Şti nin davalılardan ------------Ş nezdinde 16.11.2019 başlangıç - 15.11.2020 bitiş tarihli ----------- sayılı poliçe ile Nakliyat Taşıyıcı Sorumluluk Sigortası mevcut bulunduğunu, somut olayda fiili taşıyıcı konumundaki ------------ sorumluluk sigortacısı 5 nolu davalı --------- tarafından davadan önce 25.01.2021 tarihinde 14.006,26 Euro ödeme yapıldığını, ödeme belgesinin mübrez olduğunu, davacı şirketin iş bu ödemeyi tenzil ederek 15.030,35 Euro bakiye asıl alacak yönünden davalılar aleyhine ----------- İcra Müdürlüğünün ------------esas sayılı dosyası ile 28.04.2021 tarihinde ilamsız icra takibi başlattığını, davacının sigortacı olarak düzenlediği nakliyat poliçesiyle dava dışı sigortalısına karşı üzerine aldığı mesuliyet ile taşıyıcının/taşıyanın taşıma sorumluluğunu üstlendiği malın göndereni ve/veya alıcısına (dolayısıyla da onlardan birinin sigortacısına) karşı üstlendiği mesuliyet birbirinden farklı düzenlemelere tabi olduğundan, somut olayda davalı taşıyıcıların sorumluluğunun tayininde öncelikli olarak CMR Konvansiyonu hükümlerinin gözetilmesi gerektiğini, bu bağlamda derdest davada tartışılan zararın karşılığı için fiili taşıyıcının mesuliyet sigortacısı konumundaki 5 nolu davalı tarafından herhangi bir ihtirazi kayıt (keza davacı tarafından da, davalı taşıyıcıların somut olay için ödemesi gereken tazminat miktarının fazlasına ilişkin dava ve talep haklarının saklı olduğuna dair bir çekince) öne sürülmeden davacıya 14.006,26 Euro ödendiğinden; davacının 5 nolu davalı sigorta şirketinden talepte bulunamayacağını, somut olay nedeniyle hasar gördüğü için değişmesi gereken parçaların brüt ağırlıklarının bildirilmesi halinde taşıyıcıların / Euro/USD Paritesi tazminat üst sınırı olarak) belirlenebileceği ve belirlenen miktarın davacının somut olay için 5 Nolu davalıdan tahsil ettiği 14.006,26 Euro'dan fazla olması halinde aradaki farka (4 nolu davalı yönünden dava tarihinden, diğer davalılar yönünden ise 5 nolu davalı sigorta şirketi hariç, miktarı infaz aşamasında belirlenmek üzere takip tarihinden itibaren) CMR Md.27 uyarınca %5 oranında maktu döviz faizi de işletilebileceğini beyan ve rapor etmiştir.Bilirkişi heyeti 06/01/2025 tarihli ek raporunda özetle; davalı taşıyıcıların somut olayda teknik yönden kasta yaklaşan seviyede ağır kusurlu olmadığından ve davacı taraf dava konusu teknede hasar gördüği değişmesi gereken parçaların brüt ağırlıklarını denetlemeye elverişli herhangi bir bilgiye kök rapora itiraz dilekçesinde de yer vermediğinden; davacının davalı sigorta şirketinden tahsil ettiği çekişmesiz olan 14.006,26 Euro'nun haricinde davalılardan fark olarak rücuen talep edebileceği tazminat alacağının kaldığını denetime elverişli bir veriye dayanarak söyleyebilmenin mümkün olmadığını beyan ve rapor etmiştir.CMR Konvansiyonu’nun 23 ve 27. maddeleri uyarınca taşıyıcının sorumluluğu, kural olarak, hasarın brüt ağırlığı ve SDR esasına göre sınırlıdır. Mevcut olayda, davalı sigortacı tarafından bu limitlere uygun şekilde ödeme yapıldığı ve bu ödeme taraflarca çekincesiz şekilde kabul edilmiştir. Bu durumda; davacının, 5 nolu davalı ----------- aleyhine herhangi bir fark alacak talebinde bulunamayacağı, diğer davalılar yönünden de icra takibine konu edilen 15.030,35 Euro bakiye alacak yönünden bilirkişi raporlarına göre, fark alacağın denetimi mümkün olmadığı, dolayısıyla ispat yükünün yerine getirilmediği anlaşılmıştır. 09/10/2024 tarihli bilirkişi kök raporu ve 06/01/2025 tarihli ek bilirkişi raporu Mahkememizce denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilerek davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 4.844,40 TL'den mahsubu ile fazla alınan 4.229,00 TL'nin davacı tarafa iadesine, 3-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.387,37 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 4-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 1.640,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Yatırılan gider avansından kullanılan kısmın mahsubu ile bakiye kısmın kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı ---------- vekilinin yüzüne karşı, diğerlerinin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile --------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/04/2025