İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/135 E. 2024/863 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/135
- Karar No
- 2024/863
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2020/135 Esas KARAR NO: 2024/863 DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 21/04/2020 KARAR TARİHİ: 31/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA:Davacı Vekili 21.04.2020 Tarihli Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkilinin, davalı taraftan satış sözleşmesi ile davaya konu 3 adet aracı satın aldığını, •Eski Plaka No:--------, yeni Plaka No:---------- olan ---------- marka, ---------- cinsi, Eski Plaka No:-----------, yeni pPlaka No: ---------- olan ----------- marka, ---------- cinsi, Eski Plaka No:----------, yeni Plaka No: --------- olan ---------- marka, ----------- cinsi, araçlarda davalı tarafça belirtilmeyen, aracın değerinde önemli azalmaya sebebiyet veren ayıplar bulunduğunu, müvekkilinin söz konusu araçları henüz yeni sayılabilecek bir zamanda almış olmasına rağmen kendisinden kaynaklanmayan sebeplerle, davalı tarafça gizlenen bu ayıplar nedeniyle ciddi anlamda maddi kayba uğradığını, bu ayıplardan en önemlileri, araçların motorları arızalıdır, motor kapakları arızalı olduğunu, , vites dişlileri arızalıdır. Tüm bu ayıplar nedeniyle müvekkiline bilgilendirme yapılmamış, müvekkili davalı tarafa güvenerek ayıpları bilmeksizin araçları satın aldığını, müvekkilinin bu ayıpları olağan durumda ilk bakışta anlayabilmesi mümkün olmadığını, bütün bu ayıplar teknik bir bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacak olan fen ve ihtisasa ilişkin konular olduğunu, araçlarda giderilen ayıpların, 1 haftalık kullanmayla ortaya çıkabilecek olan ayıplar olmadığını,. Ayıpların varlığı, müvekkilinin kusuruna dayanmadığı gibi olağan bir bakım ya da tamirden de kaynaklanmadığını, bu husus yine yargılama esnasında teknik bir bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkabileceğini, müvekkilinin bu ayıplar nedeniyle mağdur olduğunu, müvekkilinin bu araçları, kendi işinde gerek personel taşımacılığı gerekse de malzeme taşımacılığında kullanmak için aldığını, ---------- Noterliğinin 21 Ocak 2020 tarihli ---------- Yevmiye nolu ihtarnamesi ile satılanı alıkoyup satış bedelinden indirim talep ettiğimizi beyanla davalı tarafa ayıp ihbarında bulunulduğunu, ancak davalı tarafça, ----------- Noterliğinin 31 ocak 2020 tarihli ----------- yevmiye nolu ihtarnamesi ile iddialarının hiçbir şekilde kabul edilmediği tarafımıza bildirildiğini, beyan ederek, müvekkilinin ayıplar nedeniyle uğramış olduğu zararlar için şimdilik 7.000,00 TL nin ticari faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesine, şimdilik 2.000,00 TL ayıp oranında indirim bedelinin ticari faiziyle birlikte müvekkile ödenmesine, 231,46 TL noter masrafının ticari faiziyle birlikte müvekkile ödenmesine karar verilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı Vekili 07.07.2020 Tarihli Cevap Dilekçesinde Özetle; Davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, , davacının taleplerinin ne olduğunun davacı açıklattırılması gerektiğini, bu durumda, davacının taleplerinin ne olduğu ve bu taleplerin yasaya aykırı olduğu net olarak ortaya çıkacağını, davanın belirsiz alacak davası açılması koşulunun işbu hususun dava dilekçesinde açıkça belirtilmiş olması gerektiği ve aksi durumda davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, 7.000.-TL. zarar için “şimdilik fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması” ibareleri ile “kısmi eda davası” açılması mümkün olmayacağını, davacı taraf, tacir olup; ticari iş niteliğinde olan işbu satımdan kaynaklı zararlarını da hesaplayabilecek durumda olduğunu, davacı şirketin müvekkili şirketten --------- plakalı araçları 24-26-27.12.2019 tarihlerinde satın almıştır. Söz konusu araçların hepsi ---------- model araçlardır. Araçların sırasıyla satım sırasındaki kilometreleri 183.832, 193.173, 200.893, 231.173, 240.610 ve 237.321 olup; araçların hepsi ------------ model araç olduğunu, davacı tarafından müvekkilinden 26.12.2019 tarihinde 231.173 km’de satın alınmış olan ------------ plaka sayılı araç, 24.01.2020 tarihinde servise 234.879 km’de getirilmiştir. Açıkça anlaşılacağı üzere bir ay dahi olmadan araç 3.000 km üzerinde kullanılmıştır. Kabaca bir hesapla araçların yedi ayda 20-30.000 km yol yapmış olduğu ve bu kullanımın bu şekilde devam edeceği göz ardı edilmemesi gerektiğini, davacının davasının, arabuluculuk tutağının orijinalinin dava dilekçesi eklinde ve yasal süre içerisinde sunulmamış olduğundan dolayı reddine, mahkeme aksi kanaatte ise, davacının yasaya aykırı taleplerinin varlığı dolayısıyla öncelikle davacının taleplerinin açıklattırılmasına, Davacının kötüniyetli, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, Yargılama giderleri ile birlikte Avukatlık Kanunu madde 169 uyarınca avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanacak tutarın 3 katı nispetinde vekalet ücretinin de davalı tarafa yükletilmesine, vekaleten talep etmiştir. 28.05.2024 Tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda Özetle; Davacının, davalıdan 6 adet ----------- model ---------- araçlarını 26.12.2019 tarihinde, araç başına toplam 68.000 TL bedel ile satın almış olduğu, davanın bu araçlardan üç adedi için ayıplı mal iddiası ile açılmış olduğu anlaşıldığını, dava konusu kamyonetlerin satın alım tarihlerinde yaklaşık 200.000 km'de oldukları görüldüğünü, araçlar için davacı taraf tarafından yapılmış olan servis harcalamalarına bakıldığında, çoğunlukla rutin servis işlemi görükleri, ancak bazı rutin servis dışı işleme de tabii tutuldukları (silindir kapak ve conta değişimi, vites dişli değişimi) görüldüğünü, ancak her ne kadar bu işlemler rutin servis olarak değerlendirilmese de, 200.000 km kat etmiş araçlarda ortaya çıkabilecek bakım gereksinimleri olarak değerlendirilmesi gerektiğini, araçların yüksek km değerleri nispetinde, kasko değerinden oldukça düşük bedel ile satılmış oldukları da birlikte değerlendirildiğinde, davacının dava konusu araçlar için yapmış olduğu harcamaların, araçların ayıplı olarak satılmış oldukları şeklinde değerlendirilemeyeceği, Dava konusu araçlarda tazminat gerektirecek bir ayıp veya gizli ayıp söz konusu olmadığı belirtilmiştir. 12.12.2022 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; Dava dilekçesinde davacının davalıdan satın aldığını bildirdiği, Üç adet kamyonet aracın, mevcut belgelerdeki bilgilere dayalı olarak, ayıplı olduğunun (feknik olarak) söylenebilmesinin mümkün olmadığı, faturalarda yazılı iş ve işlemlerin, araçtarın teknik olarak, rutin bakım ve onarımları ile ilgili işler niteliğinde olduğu, yapılan bakım ve onarım harcamaları ile ilgili, faturalarında içerikleri yazılı harcamaların, o tarihteki normal piyasa rayiçlerine uygun değerlerde, yeterli ve geçerli miktarlarda olduğu, --------- plâkalı aracın, (davalıdan 24/172:2019 tarihinde satın alındıktan 148 gün sonra) 20/05/2020 tarihinde geçirdiği hasarlar ile ilgili zararın, davalı tarafın sorumluluğunda olmadığı, araçların “Satış Sözleşmelerinde” yazılı 68,000,00 TL tutarlı bedellerinin, (araçların yukarıda yazılı teknik özellikleri ve kilometre durumları çerçevesinde) satış tarihi itibarı ile, normal piyasa rayiçlerine tamamen uygun değerlerde olduğu rapor edilmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, ayıp nedeniyle uğranılan zararın tazmini ve bedelde indirim istemine ilişkindir. Taraflar arasında davacının davalıdan satın aldığı ---------, ------- ve ------- plakalı araçların ayıplı olduğu iddiasına dayalı olarak davacının araç bedellerinde indirim ve ayıp nedeni ile uğramış olduğunu iddia ettiği zararları davalıdan isteyip isteyemeyeceği, davacının ayıp ihbarının süresinde olup olmadığı, davacının araçları satın aldığı tarihte ayıplı olduğunu bilip bilmediği hususlarında ihtilaf bulunduğu anlaşıldı.Mahkememizce makine mühendisi bilirkişiden alınan 12/12/2022 tarihli bilirkişi raporu ile üç adet kamyonet aracın, mevcut belgelerdeki bilgilere dayalı olarak ayıplı olduğunun (teknik olarak) söylenebilmesinin mümkün olmadığı, faturalarda yazılı iş ve işlemlerin, araçların teknik olarak, rutin bakım ve onarımları ile ilgili işler niteliğinde olduğu, yapılan bakım ve onarım harcamaları ile ilgili, faturalarında içerikleri yazılı harcamaların, o tarihteki normal piyasa rayiçlerine uygun değerlerde, yeterli ve geçerli miktarlarda olduğu, ---------- plâkalı aracın, 20/05/2020 tarihinde geçirdiği hasarlar ile ilgili zararın, davalı tarafın sorumluluğunda olmadığı tespit edilmiştir.Davacı vekilinin bilirkişi raporuna itirazı üzerine--------- makime mühendislerinden oluşan heyetten rapor alınmış olup dosyaya sunulan 28/05/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda davacının, davalıdan 6 adet ---------- model ---------- araçlarını 26.12.2019 tarihinde, araç başına toplam 68.000 TL bedel ile satın almış olduğu, davanın bu araçlardan üç adedi için ayıplı mal iddiası ile açılmış olduğu, dava konusu kamyonetlerin satın alım tarihlerinde yaklaşık 200.000 km'de oldukları, araçlar için davacı taraf tarafından yapılmış olan servis harcamaları incelendiğinde, çoğunlukla rutin servis işlemi gördükleri, ancak bazı rutin servis dışı işleme de tabii tutuldukları (silindir kapak ve conta değişimi, vites dişli değişimi), her ne kadar bu işlemler rutin servis olarak değerlendirilmese de, 200.000 km kat etmiş araçlarda ortaya çıkabilecek bakım gereksinimleri olarak değerlendirilmesi gerektiği, araçların yüksek km değerleri nispetinde, kasko değerinden oldukça düşük bedel ile satılmış oldukları da birlikte değerlendirildiğinde, davacının dava konusu araçlar için yapmış olduğu harcamaların, araçların ayıplı olarak satılmış oldukları şeklinde değerlendirilemeyeceği kanaatine varılmıştır.Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; dosyaya sunulan her iki raporunda uyumlu olduğu, 28/05/2024 tarihli bilirkişi heyet raporu ile davacının satın aldığı 3 adet aracın da ayıplı olarak değerlendirilemeyeceği tespit edilmiş olup alınan raporun denetime açık ve hükme esas almaya elverişli olduğu kanaatine varılarak davacı tarafından araçların ayıplı olmasından kaynaklanan tazminat ve satış bedelinde indirim talep edemeyeceği anlaşılmakla açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: (Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar kanununa göre alınması gerekli 427,60 TL harcın, davacı tarafça dosyaya yatırılan 170,78 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 256,82 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-AAÜT uyarınca davalı lehine takdir olunan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA ÖDENMESİNE, 4-56325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 1.320,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Dosyada sarf edilen yargılama giderlerinin davacının üzerine bırakılmasına, 6-Dosyada artan avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ---------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.31/10/2024