İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/924 E. 2024/800 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/924
- Karar No
- 2024/800
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/924 Esas KARAR NO:2024/800 DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ: 24/12/2023 KARAR TARİHİ: 17/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın------- sayılı takibine yapmış olduğu itirazı haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacı müvekkilu ---- bulunan -----aldığı iki adet konteyner'ı aynı zamanda şoförlüğünü yaptığı kamyonu ile ---- ----görevli bir şoför olduğunu, bu amaçla borçlu firma ile anlaştığını, ---------- arasında gerçekleşen konteyner alışverişine ilişkin yaşam konterneri alım satımı gerçekleştiğini, müvekkilinin bu alışverişe ilişkin olarak satıcıdan aldığı konteyner'ı ------ plakalı kendi üzerine tescilli ticari aracı ile malı teslim etmek üzere------ yola çıktığını ve malı alıcıya teslim ettiğini, yaşam konterneri alım satım alışverişine istinaden; ------ arasında düzenlenen ve müvekkilinin bu taşımayı üstlendiğini ve yaptığını gösteren (taşıma yaptığı plakası da gözüken) ------- irsaliye düzenlendiğini ve söz konusu konteynerler müvekkilinin alacaklıya ----- teslim edilmek üzere teslim edildiğini, akabinde müvekkilinin yaptığı yük taşımacılığına ilişkin hizmet faturasını yani takibe konu fatura düzenleyerek borçlu firma sahiplerine gönderdiğini, ---------müvekkili arasındaki ücret miktarın tahsili için uzun süren görüşmeler sonuç vermediğini, oley ----- olan borcunu ödemediğini ve------ takibine başlandığını, müvekkili iyi niyetli bir şekilde bu alacağını tahsil edemeyeceğini anladığından-----an haksız ve kötü niyetli olarak itirazda bulunulmuş ve borcu olmadığını belirttiğini, yapılan itirazın iptaline karar verilmesi gerektiğini belirterek, ------dosyasına yapılan hukuksuz ve mesnetsiz itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkili şirketin 10.05.2023 tarihli sözleşmeden doğan nakliye bedelini ödemiş olduğunu, müvekkili dava dışı ---------- tarihli konteyner alım sözleşmesinden doğan tüm edimlerini yerine getirdiğini, sözleşme dahilinde bulunan nakliye bedelinin tedarikçiye ait olacağına ilişkin anlaşma kapsamında müvekkili şirket tüm nakliye bedellerini dava dışı ----- ödediğini belirterek davanın reddini istemiştir. Tetkik edilen dosya kapsamı bütün olarak değerledirildiğinde; Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Mahkememizce taraflar tacir olduğundan her iki tarafın dava konusu talebi kapsayacak şekilde tüm yasal ticari defterleri ve defterlerin bu uyuşmazlığa ilişkin dayanak kayıtları üzerinde belirlenen gün ve saatte bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup inceleme gün ve saatinde defterleri ibraz etmemenin sonuçları taraflara ihtar edilmiş, belirlenen delil avansı miktarı ve süresinde yatırılmamasının sonuçları da duruşmada davacı vekiline ihtar edilmiştir.Davacı vekili tarafından ara karar gereği ihtara rağmen süresi içerisinde delil avansı yatırılmadığından bilirkişi incelemesi yapılamamış, davacının ilgili delile dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı anlaşılmıştır.Davacı vekili 18/07/2024 tarihli vekillikten çekilme dilekçesi sunmuş olup bu dilekçe asile usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek gerekli ihtar yapılmıştır. Mahkememizin 17/10/2024 tarihli duruşmasına davacı taraf katılmamış herhangi bir mazeret de bildirmemiş olup davalı taraf davayı takip ettiğini beyan etmiştir. Bu nedenle HMK 150/2 maddesi gereğince yargılamaya davacı tarafın yokluğunda devam edilmiştir. Tüm dosya kapsamı ve sunulan deliller dikkate alındığında davacının davasını ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın REDDİNE, Karar harcı olan 427,50 TL'nin dava açılırken peşin olarak alınan 512,39 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 84,89 TL'nin karar kesinleştiğinde davacı yana iadesine, Davacı tarafından yapılan yargılama gideri masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 7-Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde IBAN/hesap numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde PTT ile konutta ödemeli olarak taraflara İADESİNE, Dair, davalı vekilinin yüzüne, davacı vekilinin yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/10/2024