İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/785 E. 2024/885 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/785
- Karar No
- 2024/885
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/785 Esas KARAR NO:2024/885 DAVA: İtirazın İptali (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 07/11/2023 KARAR TARİHİ: 14/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının gemi inşa sektöründe iştigal ettiği, davalı tarafla ticari ilişki içerisinde davalı yandan zaman zaman ürün ve hizmet satın aldığı, davalı şirkete 24.07.2020 tarihinde banka yolu ile davalı şirket hesabına 17.110,00 EURO tutarında ürün/iş avansı gönderildiği, ancak davalı tarafından ödemeye ilişkin herhangi bir ürün veya hizmet girdiği sunulmamış olması ve bu bedelle ilgili herhangi bir fatura da bulunmaması durumuna istinaden, davalı şirket ihtar edildiği, bunun üzerine davalı yanın-----bedelli bir fatura düzenleyerek davacıya gönderdiği, anılan faturada ---- ürünlerin davacıya satışına dair bir işlemden bahsedilmişse de davacı şirket tarafından belirtilen ürünler davalıdan satın ve teslim alınmadığından dolayı — davacı tarafından ------------ bedelli bir iade faturası düzenlenmiş ve davalıya gönderildiği, davalıya yapılan ödemenin iadesi istenmesine rağmen iade edilmediği ve konuya ilişkin yanıt verilmediği, alacağın tahsili için----- dosyasında davalı hakkında icra takibi yapıldığı, davalının vaki itirazı sonucunda takibin durduğunu beyan ederek, davanın kabulüne,---- dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, davalının itirazının kötü niyetli olduğundan %20 den az olmamak üzere ayrıca tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretlerini davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın, her ne kadar faturaya konu ham maddeyi teslim almadığını iddia etmişse de, iş bu faturayı defterlerine işlemiş ve faturaya karşı 8 günlük kanuni süresi içinde itiraz etmemiş, ----- bildirmiş olup; hukuken davalı tarafından faturaya konu ham maddelerin teslim edildiği ispat edildiği, açıklanan nedenlerle teslimin gerçekleşmediği ve faturanın usulsüz olduğu iddiasını davacı taraf ispat ile yükümlü hale geldiği, ----tarafından Sayın Mahkemeye gönderilen---- tarihli müzekkere cevabına göre; ---------- olan faturanın davacı tarafça ---- bildirildiği anlaşılmakta olduğun, emsal kararlar ile açık olduğu üzere faturanın ------ bildirilmesi hukuken bu faturanın içeriğinin ve teslimin kabul edilmiş olduğu anlamına gelmekte olup, düzeltme beyanı verilmesi ya da iade faturası düzenlenmesinin hukuki sonuca hiçbir etkisi bulunmadığı, davacı tarafından davaya konu edilen---- havalede herhangi bir açıklama yer almadığını, dolayısıyla davacı, fatura içeriğindeki ürünlerden başka bir şey sipariş verdiğini de ispat edemediği, dekont ile davalının sebepsiz zenginleştiğinin iddia edilemeyeceği, ancak hukuken açıklamasız olarak havale edilen bir para ancak bir borcun ödendiğine karine teşkil edeceğini belirterek, haksız ve hukuki dayanaktan yosun davanın reddini istemiştir.ahkememizce-------- İcra dosyasının incelenmesinde; davacı tarafça davalı aleyhinde 17.110,00 Euro asıl alacak bedelinin tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce bilirkişiden rapor aldırılmış olup, bilirkişi raporunda özetle; taraflar arasındaki ticari ilişkiye ait yazılı sözleşme bulunmadığı ve TBK'nun temerrütte ilişkin hükümlerine göre davalının icra takibinden önce temerrütte düşürüldüğüne dair herhangi bir belgenin bulunmadığı, bu nedenle davacının icra takibindeki işlemiş faiz talebinin yerinde olup olmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu yönünde rapor sunduğu anlaşılmıştır. Tetkik edilen dosya kapsamı bütün olarak değerledirildiğinde;Dava, davacının ticari ilişki kapsamında sehven gönderdiğini iddia ettiği bedelin iadesine ilişkin başlatmış olduğu takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.6098 sayılı TBK'nin 207. Maddesi ; satım sözleşmesi satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler." hükmünü haizdir. Madde hükmünden de anlaşılacağı üzere; aksi kararlaştırılmadıkça satış sözleşmelerinde alıcı ile satıcının edimlerini aynı anda eda etmeleri esastır. O halde, alım satım akdine konu malı teslim almadan satıcıya avans ödemesi yaptığını iddia eden davacı, bu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür. Satım sözleşmesinde aksine bir anlaşma olmadığı takdirde, tarafların edimlerini aynı anda ifa etmeleri kural olduğundan, peşin satış karinesi uyarınca davacının davalıya avans niteliğinde ödeme yaptığını yazılı delillerle kanıtlaması gerekir.Somut olayda, davacı davalıya yaptığı bir kısım ödemenin avans olarak verdiğini davalının bu ödemeye karşılık mal teslim etmediğini ileri sürmektedir. Davacı, TBK'nin 207 maddesinde öngörülen peşin satış karinesinin aksini iddia ettiğinden, malı teslim almadan ödeme yaptığını ispatlamak zorundadır. Mahkememizce alınan bilirkişi raporu, davacı şirket Muhasebe Uzmanı -------davalı şirket muhasebeci ----- tarihinde göndermiş olduğu KDV istisnasına ilişkin bilgi talepli e-mailde “ekteki muafiyet belgisini baz alarak KDV’siz bir fatura kesebilirsiniz” şeklindeki cevabı, davalı tarafından davacı adına düzenen icra takibine ve davaya konu olan 1 adet toplam (17.110, Euro tutarlı) 258.444,83 TL tutarındaki E-fatura, mal ve hizmet satışlarına ilişkin BS/BA Formlarında E-Belge olarak göründüğü hususları dikkate alınarak ispat yükü kendisinde olan davacıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılmıştır. Mahkememizce ------tarihli celsenin 1 nolu ara kararında sehven " ... DAVACI şirket yetkilisinin yeminli olarak beyanlarının alınmasının.... " şeklinde ara karar kurulduğu bunun üzerine davacı tarafça kendi (davacı şirket) yetkilisi yemin eda edecekmiş gibi yemin metni sundukları anlaşılmış ancak HMK'nın yemin deliline ilişkin hükümleri gereği kendisine yemin teklif etme hakkı hatırlatılan davacı tarafın " yemin teklif eden " davalı tarafın ise " yemin teklif olunan " sıfatında olduğu, ara karardaki "DAVACI " kelimesi yerine " DAVALI " kelimesinin yazılması gerektiği ve buradaki hatanın maddi bir yazım hatası olduğunun açık olduğu anlaşılmış ve hak kaybına sebebiyet vermemek amacıyla davacı tarafa yemin teklif etme hakkı yeniden hatırlatılmış, davacı vekili cevaben "Biz mahkeme kararındaki kelimenin yanlış yazılması nedeniyle tamamlayıcı yemin olarak algıladık, yemin metnini de buna ilişkin hazırladık, bizim karşı tarafa yemin teklifimiz yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın REDDİNE, Sair hususların gerekçeli kararda açıklanmasına, Karar harcı olan 427,60 TL'nin dava açılırken peşin olarak alınan 7.512,44 TL'den mahsubu ile kalan 7.084,84 TL'nin karar kesinleştiğinde davacı yana iadesine, Davacı tarafından yapılan yargılama gideri masraflarının davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 95.985,55 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde IBAN/hesap numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde PTT ile konutta ödemeli olarak taraflara İADESİNE, Dair, kararın taraf vekillerine tebliğine, kararın tebliğinden 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/11/2024