İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/407 E. 2024/934 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/407
- Karar No
- 2024/934
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2023/407 Esas KARAR NO: 2024/934 DAVA: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ: 05/06/2023 KARAR TARİHİ: 13/11/2024 Mahkememizde görülen Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili banka ile davalı şirket arasında üye işyeri sözleşmesinin imzalandığını, sözleşmeye istinaden borçluya ---------- açıldığını ve kurulduğunu, davalı şirkete kurulan pos cihazından üye işyeri sözleşmesine aykırı işlemlerin yapıldığını, üye işyeri sözleşmesine aykırı işlemler sonucu müvekkili bankanın zararının olduğunu, davalının söz konusu zararı ödememesi üzerine borçların ödenmesi için ihtarnamenin gönderildiğini, yasal süre içinde ödeme yapılmadığı takdirde yasal yollara başvurulacağının bildirildiğini, ihtarnamelere herhangi bir itirazda bulunmadığını, borçlarını da ödemeyen borçlu için-------- sayılı dosyalarından gelen haciz yolu ile ilamsız takibe geçildiğini, davalının takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, takibin haksız olarak durdurulduğunu, alacağın likit olması nedeni ile koşulları oluşan icra inkar tazminatının mutlak kabulüne karar verilmesini, davalının haksız ve yolsuz itirazlarının tamamen takibinin sürüncemede bırakmak amacı taşıyan kötü niyetli itirazlar olduğunu, borca yapılan böylesi itiraz nedeni ile %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının ödenmesinin gerektiğini, açılmış takibe ve ferilerine ilişkin itirazın iptalini, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini, takibin devamını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Borçlu olan müvekkiline borcun sebebi açıklanmadan borç tahakkuk edilmesini, diğer bir banka olan --------- yine müvekkiline uyguladığını, İşbu bankalar nasılsa alacaklıyız ve Kanun bizden yana diye düşünerek haklarını kötüye kullanmakta olduğunu, borçlulara borçlarının hangi sebepten kaynaklandığını açıklamamakta ve nasılsa icra takibi ile veya dava ile faiziyle beraber tahsil ederiz şeklinde düşündüklerini, müvekkilinin hukuksal olarak tüm haklarının ihlaline sebep olduğunu, müvekkile bir borç bedeli bildirilmediğini ve müvekkilinin bu borcun sebebini bilmeden ve kendisine hiçbir bilgilendirme yapılmadan borcu ödemesi beklendiğini, burada Banka tarafından borcun doğumu engellendiğini, İcra takiplerinde de takibin dayanağı olarak ticari kredi gösterildiğini, Müvekkilinin herhangi bir kredi kullanmadığını ve ayrıca takip dayanağı olarak gösterilen kredi sözleşmeleri ve ihtaratlar da icra dosyasında bulunmadığını, müvekkiline gönderilen ihtarnamenin dosyaya sunulduğunu ancak bu ihtarnamelerin tebliğ şerhlerinin dosyaya sunulmadığından dolayı davalı tarafından usule uygun olup olmadıkları incelenemediğini, müvekkiline ulaşmamış olan ihtarnamelere de cevap verebilme durumunun bulunmadığını, müvekkili şirketin ----------------- olduğunu, bu sitenin---------- olduğunu, müvekkili mal satışı yapmamakta olduğunu, müvekkiline ait sitede mağaza açan vergi açılışı bulunan şirketler mal satışı yaptıklarını, Banka tarafından dava dilekçesinde icra takiplerinin dayanağı olan borç tahakkuk işlemlerinin sebebi ve açıklaması tek tek belirtilmediğini, müvekkilinin şimdiye kadar bir icra dosyasını ödemiş olsa idi, hangi borcu ödediği bilgisini yine alamayacak ve hatta borcu ikrar etmiş sayılacağını, ayrıca Bankadan bu bilgileri de bir daha alamayacağını, bu sebeplerle müvekkilinin şimdiye kadar ödeme yapmamasının kötü niyetli ve tahsilatı geciktirme amaçlı olmadığını, borç haklı şekilde doğmuş olsa idi müvekkilinin de ödeme yapabileceğini, ne ihtarnamede, ne icra takiplerinin dayanağında ne de dava dilekçesi ekinde dosyaya halen borcun sebebi bildirilmediğini, Bir şirketin borcun sebebini bilmeden ödeme yapmasını beklemek, hukukun ticari şirketlere tanıdığı tüm hakların ihlali olduğunu, kamu yararına da aykırılık teşkil ettiğini, borcun doğmadığını, Müvekkilinin davacı tarafından aleyhine başlatılan icra takibinde bu şekilde borçlu olmadığı aşikar olduğunu, müvekkili aleyhine açılan haksız icra takiplerinin iptali ile davanın reddedilmesini gerektiğini, itirazın iptali davasının reddini, haksız ve hukuka aykırı şekilde kötü niyetli şekilde hukuka uygun şekilde doğmamış olan alacaklar için açılan icra takiplerinin iptalini, mahkemenizin aksi kanaatte ise davanın kabulü halinde, davacının kötü niyetli olmasını ve bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirmemesi sebepleriyle, ayrıca hakkın kötüye kullanılmasına mahal verilerek haksız kazanç elde etmesine izin verilmemesi için icra inkar tazminatı ve faiz ve masraf taleplerinin hepsinin reddini, davanın reddi veya kabulü halinde yine yukarıda belirttikleri sebeplerle davacının icra takibinin asıl alacağının % 20’den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatı ödemesini, takiplerin ve hatta davanın kötü niyetli olması ve davacı bankanın kusuru sebebiyle açılmış olmaları nedeniyle ve yine yukarıda belirttikleri nedenlerle hem icra takiplerinde hem de davada yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, icra dosyası, banka kayıtları, temlikname, bilirkişi raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir. Davanın İİK 67 maddesine göre açılan itirazın iptali davası olduğu, celp edilen ---------esas sayılı dosyasının incelenemesinde; genel haciz yolu ile ilamsız icra takibine dayalı olarak 50.915,70 TL asıl alacak+ 156,17 işlemiş temerrüt faizi ve %5 gider vergisi (BSMV) 7,81 TL olmak üzere toplam alacak 51.079,68 TL asıl alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, davalı tarafın süresi içerisinde yapmış oldukları itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın İİK 67 maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. Davanın İİK 67 maddesine göre açılan itirazın iptali davası olduğu, celp edilen-------- esas sayılı dosyasının incelenemesinde; genel haciz yolu ile ilamsız icra takibine dayalı olarak 12.629,98 TL asıl alacak+ 580,19 işlemiş temerrüt faizi ve %5 gider vergisi (BSMV) 29,01 TL, ihtarname gideri 379,63 TL olmak üzere toplam olmak üzere toplam alacak 13.618,81 TL asıl alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, davalı tarafın süresi içerisinde yapmış oldukları itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın İİK 67 maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; Uyuşmazlığın taraflar arasında Üye İşyeri Sözleşmesi bulunup bulunmadığı, tarafların sözleşmeye aykırı davranıp davranmadığı, aykırı eylemler varsa bu eylemler nedeni ile davacı bankanın zarara uğrayıp uğramadığı, davalının bu zarardan sorumlu tutulup tutulamayacağı noktasında toplandığı, eldeki davanın itirazın iptali davası olarak açıldığı anlaşılmıştır.Tarafların delilleri toplanarak, ön inceleme duruşmasında bankacı bilirkişiye tevdine karar verilmiştir, dosyada mübrez tarihli bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle; Davalının üye iş yerinin basiretli bir tacir gibi gereken özeni göstermemiş olmaları nedeniyle, gerek sözleşme hükümlerine, gerekse kredi kartı mevzuatına ve gerekse de uluslararası --------- kurallarına göre kusurlu bulunduğu değerlendirilmektedir. Bu nedenle somut olayda davacı bankaya atfedilebilecek herhangi bir kusur tespit edilememiştir. Çünkü -------- gerçek anlamda kart hamili bankalarınca davacı bankaya verilmiştir. Davacı üye işyeri bankası da kart hamillerinin bankasından aldığı onaya/provizyona göre harcama bedelini davalı üye işyeri hesabına alacak geçmiştir. Daha sonra gerçek kart hamillerinin itirazı üzerine satış tutarı davacı bankaca uluslararası ---- kurulları uyarınca kart hamiline ------ edilmiştir. Yani ödenmemiştir. Davacı bankaca gerçek kart hamiline kendi öz kaynağından ödenen işlem bedeli davalı üye işyerinden tahsil edilemediği için, davacı bankanın kart hamiline ödediği bedelleri davalı üye işyerinden tahsil etme hakkı doğmuş bulunduğu kanaatini edinilmiştir. Davacı bankanın takip tarihleri itibariyle alacakları, -------- sayılı dosyası yönünden; talep edilen toplam alacak 51.079,68 TL, hesaplanan toplam alacak 51.100,25 TL, talep edilmesi gereken toplam alacak 51.079,68 TL alacağın az bile talep edilmiş olduğu nazar alınarak; takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarı 50.915,70 TL 'sinin yıllık %15,75 ve değişen oranlarda basit usulde işleyecek ticari avans faizi ve bunun %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte davalıdan istenebileceği, ------ esas sayılı dosyası yönünden; talep edilen toplam alacak 13.618,81 TL, hesaplanan toplam alacak 13.478,84 TL, talep edilmesi gereken toplam alacak 13.478,84 TL olduğunu, sayın mahkemece raporun benimsenmesi halinde; fazlaya ilişkin 139,97 TL (13.618,81-13.478,84=) reddi durumunda, takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarı 12.629,98 TL'sına yıllık %15,75 ve değişen oranlarda basit usulde işleyecek ticari avans faizi ve bunun %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte davalıdan istenilebileceği, görüş ve kanaatini bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı banka ile davalı arasında üye iş yeri sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeye istinaden davalıya -------sistemi kurulduğu, davalı şirkete kurulan pos cihazından üye işyeri sözleşmesine aykırı işlemlerin yapıldığı, üye işyeri sözleşmesine aykırı işlemler sonucu davacı bankanın zararının oluştuğu iddiası ile zararın tazmini için davalıya ihtarname gönderildiği, davalı tarafça ödeme yapılmaması nedeni ile davalı aleyhine davaya konu icra takiplerinin başlatıldığı, başlatılan icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde eldeki itirazın iptali davasının açıldığı görülmüştür. Davalı taraf cevap dilekçesi ile; davaya konu icra takibinde takibin dayanağının ticari kredi olarak gösterilip, takibe dayanak herhangi bir evrakın takipte bulunmadığı, tüketici itirazları nedeni ile davacı bankanın sanal pos aboneliğini kapatması nedeni ile taraflarınca tüketiciye yapılan ödemelerin denetlenemediği savunması ile davanın reddini talep etmiştir. Yargılama sırasında bankanın alacağı temlik ettiği görülmüştür. Dosya bankacı bilirkişine tevdi edilmiş, hazırlanan raporda; "...Davalının üye iş yerinin basiretli bir tacir gibi gereken özeni göstermemiş olmaları nedeniyle, gerek sözleşme hükümlerine, gerekse kredi kartı mevzuatına ve gerekse de uluslararası -------- göre kusurlu bulunduğu değerlendirilmektedir. Bu nedenle somut olayda davacı bankaya atfedilebilecek herhangi bir kusur tespit edilememiştir. Çünkü provizyon gerçek anlamda kart hamili bankalarınca davacı bankaya verilmiştir. Davacı üye işyeri bankası da kart hamillerinin bankasından aldığı onaya/provizyona göre harcama bedelini davalı üye işyeri hesabına alacak geçmiştir. Daha sonra gerçek kart hamillerinin itirazı üzerine satış tutarı davacı bankaca uluslararası ------ yeknesak kurulları uyarınca kart hamiline chargeback edilmiştir. Yani ödenmemiştir. Davacı bankaca gerçek kart hamiline kendi öz kaynağından ödenen işlem bedeli davalı üye işyerinden tahsil edilemediği için, davacı bankanın kart hamiline ödediği bedelleri davalı üye işyerinden tahsil etme hakkı doğmuş bulunduğu kanaatini edinilmiştir..." Öncelikle, davalı tarafça her ne kadar takibin dayanağı eklenmeden takip başlatılmasının usulüne uygun olmadığı ileri sürülmüş ise de, davalı tarafça takibin iptaline ilişkin olarak icra hukuk mahkemesine dava açıldığının iddia edilmeyip buna ilişkin bir delilin dosyaya sunulmadığı, bununla birlikte bankanın tüketici şikayetleri kapsamında sanal pos aboneliğini kapatmasında hukuka aykırı bir işlemin olmadığı, banka tarafından yapılan ödemelere ilişkin dökümlerin dosyaya delil olarak sunulduğu, bu kayıtlar üzerinden bankacı bilirkişi marifeti ile inceleme yapıldığı, bu kapsamda banka tarafından üçüncü kişilere yapılan ödemelerden davalının sorumlu olacağı, bununla birlikte, davalı tarafça her ne kadar üçüncü kişilere de mükerrer ödeme yapılması tehlikesinin olduğu ile sürülmüş ise de, davalı tarafça üçüncü kişilere yapılacak olan mükerrer ödemelerin ancak sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı olarak başka bir dava ile ileri sürülmesinin mümkün olup, bu hususunun yargılamamızın konusunu oluşturmadığı gerekçesi ile hükme ve denetime elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.Davacı taraf icra inkar tazminatı da talep etmiş olup; alacağın likit olduğu, hükme esas alınan miktar yönünden de davalının itirazında haksız olduğu nazara alınarak asıl alacak üzerinden inkar tazminatına da hükmedilmek suretiyle aşağıdaki karar tesis olunmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın KABULÜ İLE, davalının----- ve -------- Esas sayılı takiplerine yaptığı itirazın iptali ile takibin aynı şartlarla devamına, 2-Asıl alacak olan 63.545,68 TL’nin %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 4.419,55 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta alınan 1.104,89 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 3.314,66 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 179,90 TL başvurma harcı ve 1.104,89 TL peşin harcın toplamı olan 1.284,79 TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, 5-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davadan önce gidilen ----- buluculukta devletçe karşılanan 3.120,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 7-Davadan önce gidilen ------ ara buluculukta devletçe karşılanan 3.120,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 8-Davacı tarafça yapılan yargılama giderleri olan 2.000,00TL bilirkişi ücreti ve 69,75 TL posta/müzekkere masraflarının toplamı olan 2.069,75 TL 'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 9-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, 10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra HMK'nun 333.maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine, Dair karar, temlik alan vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 13/11/2024