İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/204 E. 2024/955 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/204
- Karar No
- 2024/955
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/204 Esas KARAR NO:2024/955 DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 17/03/2015 KARAR TARİHİ: 20/11/2024 Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; ------- tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekkillerinin oğlu ----- vefat ettiğini, işbu trafik kazasında trafik tespit tutanağına göre kusurun ---- plakalı araç sürücüsü davalı ----ve yanlış park etmiş olan----- plakalı araç sürücüleri ve malikleri olduğunu, gelinen noktada müvekkili anne ------ 40.000,00 TL. manevi tazminat, fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 1.000 TL. maddi, tazminatın, baba ---- 40.000,00 TL. manevi tazminat fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL. maddî tazminatın, kardeş -------- için 20.000 TL. manevî tazminat olmak üzere toplamda 100.000,00 TL. manevi tazminat ile toplam 2.000TL. maddî tazminatın davalılardan alınarak müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini, sigorta şirketlerinden sadece araç kusurları ölçüsünde maddi tazminat taleplerinin söz konusu olup manevi tazminat taleplerinin bulunmadığını belirterek kazaya sebep olan ------- plakalı araçların trafik kaydına haciz uygulanmasına, müvekkilleri için fazlaya aît maddi tazminat hakları saklı kalmak üzere şimdilik anne ----- için 1.000,00 TL. baba ----- için 1.000,00 TL. maddi tazminat ile anne --- için 40.000,00 TL. baba ----- için 40.000,00 TL., kardeş ---- içinde 20.000,00 TL. manevi tazminat (toplam 102.000 TL. maddi-manevi) taleplerinin davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı ------- vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının açmış olduğu davanın usul ve esas bakımından yersiz olduğunu, davacının talep dilekçesinde talep ettiği ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat davasında davayla hiçbir ilgi ve alakasının olmadığını, olay tarihinde düğüne giderken adına kayıtlı bulunan -----plaka sayılı aracın içinde ailesi olduğu halde gelin almaya giderken yolun kenarında komvoy halinde durduklarını, yolun diğer tarafında maktulün bulunduğu aracın durduğunu, ---- istikametine giden ------ plaka sayılı aracın önüne aniden kendini attığını ve arabanın çarptığını, bu olayda ne kendisinin ne de çarpan aracın hiçbir suçu ve kusurunun bulunmadığını, asılsız ve haksız kazanç temin etmek maksadıyla samimi olmayan gerçek dışı beyanlara dayanarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ------- vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kazada kusurunun olmadığının ve aracının park halinde olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığından davanın mutlak surette reddi gerektiğini, kazaya karışan ----- plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde ----- başlangıç ve bitiş tarihli ------------sigortalı olduğunu, anılan kazada müvekkili şirkette SİGORTALI aracın hiçbir kusurunun olmadığını, dolayısı ile sigortalısının kusuru oranında sorumlu olan müvekkili sigorta şirketinin de bu sonuçla sorumluluğu olmadığından davanın kendi açılarından reddi gerektiğini, ancak mahkemenin aksi kanaati olması halinde adli tıp kurumundan kusur raporu alınması gerektiğini, zarar hesabı için seçilecek bilirkişinin aktüerler siciline kayıtlı kişilerden olması gerektiğini, davaya konu olay açısından bilirkişinin görüşüne başvurulduğu hususun ise maluliyet tazminatının hesabının yapılması olduğunu, -----------tarafından davacılara ödenmiş olan tutarlar toplamının tazminattan tenzil edilmesi gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğini belirterek sigortalısının kusuru bulunmadığından müvekkil sigorta şirketi aleyhine acılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı --------- cevap dilekçesinde özetle;davacının açmış olduğu davanın usul ve esas bakımından yersiz olduğunu, davacının talep dilekçesinde talep ettiği ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat davasında davayla hiçbir ilgi ve alakasının olmadığını, olay tarihinde düğüne giderken adına kayıtlı bulunan --------- plaka sayılı aracın içinde ailesi olduğu halde gelin almaya giderken yolun kenarında komvoy halinde durduklarını, yolun diğer tarafında maktulün bulunduğu aracın durduğunu, -------- istikametine giden ----- plaka sayılı aracın önüne aniden kendini attığını ve arabanın çarptığını, bu olayda ne kendisinin ne de çarpan aracın hiçbir suçu ve kusurunun bulunmadığını, asılsız ve haksız kazanç temin etmek maksadıyla samimi olmayan gerçek dışı beyanlara dayanarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ------ vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen ---- plakalı aracın müvekkil şirket tarafından ----- tarihleri arasında geçerli olmak üzere ----- sigortalandığını, davacılardan ---- tarihinde 4.682,87 TL.; diğer davacı -------- ödendiğini, yapılan ödemenin taraflar arasında çekişmesiz olduğunu, anılan ödeme ile müvekkilinin sorumluluğu sona erdiğinden ve davacının zararı karşılandığından davanın reddini talep etiklerini, müvekkili şirketin sorumluluğunun Trafik Poliçesindeki limitler ve sigortalı araca atfedilebilecek kusur ile sınırlı olduğunu, ancak dava konusu kazanın meydana geliş biçimi yönünden, müvekkil sigortalısı araca atfedilen kusurun kabulünün mümkün olmadığını, dava konusu kazanın, araçların arasından yola aniden fırlayan müteveffa küçüğün kusuru ile meydana geldiğini, bu yönüyle sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, ceza dosyası ve varsa Kusur durumunu gösteren bilirkişi raporu celp edildikten sonra meydana gelen kazada kusur durumunun tespiti için dosyanın bu konuda uzman öğretim görevlilerinden oluşacak bir bilirkişi heyetine; yahut -------- sevk edilmesini talep ettiklerini, destekten yoksun kalma tazminatı, mirastan ayrı ve bağımsız bir hak olduğundan; destek iddialarının kanıtlanması gerektiğini, müteveffanın davacılara sürekli ve düzenli bir şekilde yardım ettiğinin somut delillerle kanıtlanamamış olması karşısında davanın reddine karar verilmesini talep etiklerini, diğer yandan kusur durumu ve maluliyet belirlendiğinde dosyanın hesaplama amacıyla, aktüeryal rapor hazırlanabilmesi için aktüer siciline kayıtlı uzman bilirkişiye verilmesini talep ettiklerini , öte yandan; -------gereği, sigorta şirketinin temerrüdü, ödemeye esas tüm belgelerin ulaştırılmasını izleyen 8. İş günü gerçekleşeceğini, bu durum karşısında davacı yanın kaza tarihinden faiz taleplerinin reddine karar verilmesini talep etiklerini belirterek öncelikle davacılardan ---------; diğer davacı -------------ödeme yapılmış olması gereği müvekkil şirketin sorumluluğu sona erdiğinden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı----- tarihli beyan dilekçesinde özetle; müvekkilinin ---- plakalı aracı ile seyir halinde iken -------çocuğun yola çıkması sonucu bir trafik kazası meydana geldiğini ve maalesef ----- bu kaza neticesinde vefat ettiğini, iş bu olay hakkında yukarıda ----------- numarası ile dava açılmış olup, müvekkilinin bu davada Taksirle Ölüme Neden Olma suçu ile yargılandığımı, ayrıca mahkememiz nezdinde yukarıda belirtilen esas numarası ile maddi ve manevi tazminat davası açılmış olup, iş bu davadan oldukça geç haberdar olmadıkları nedeniyle beyanda bulunma zaruretinin hâsıl olduğunu, yetki itirazlarının olduğunu, davaya konu uyuşmazlıkta müvekkilin tazminat ile sorumlu tutulabilmesi için kusurunun bulunması gerektiğini, ancak söz konusu olay irdelendiğinde müvekkilin bu olayda kusurunun bulunmadığının ortaya çıkacağını, tanzim edilen ----- kaza raporunda da belirtildiği üzere müvekkilim sağ şeritte seyir halinde olduğunu, müvekkilinin hız sınırını aşmadan seyir halinde devam ederken yol kenarında 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 59. Maddesine aykırı olarak park halinde bulunan ------plakalı araçların arasından maktul --------- aniden yola çıktığını ve söz konusu elim kazanın gerçekleştiğini, söz konusu olayda müvekkilinin sağ şeritte hız sınırını aşmadan seyir halinde olduğu ve kazanın meydana geldiği yolun niteliği düşünüldüğünde müvekkilimin maktulun yola aniden çıktığını öngörmesi mümkün olmadığını, dolayısıyla dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getiren müvekkilinin taksirle öldürme suçunu işlemesinin söz konusu olmadığını, huzurdaki davaya konu olay ile ilgili müvekkili aleyhine ----------- sayısı ile dava açıldığını ve bu davada yapılan keşif neticesinde alınan bilirkişi raporu ile müvekkilinin kazanının olşumunda kusurlu olmadığının tespit edildiğini, destekten yoksun kalma tazminatının mirastan ayrı ve bağımsız bir hak olduğunu, bu sebeple merhumun davacılara olan desteğinin ispatlanması gerektiğini, ancak davacı yanca bu durum ispat edilemediğinden davanın reddi gerektiğini, davacıların ----herhangi bir ödeme alıp almadıklarının tespit edilmesi gerektiğini belirterek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı------ dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ancak cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür. İNCELEME VE GEREKÇE:Dava destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat talebine ilişkindir.Usulünce duruşma açılarak; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın, ----- tarihinde trafik kazasında vefat eden ----- ölümünde kusurun yüzdelikleriyle kime ait olduğu, davacıların davalılardan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talep edip edemeyeceğine ve böylece netice-i talep kısmındaki haklılık durumlarına" ilişkin olduğu noktasında toplandığı anlaşılmıştır. Delil olarak dayanılan ------ poliçesinde sigorta şirketinin davalı ---- şirketi olduğu, sigorta ettirenin ise araç maliki ----olduğu görülmüştür. Delil olarak dayanılan ---- plakalı aracın ----- sigorta şirketinin davalı ---- şirketi olduğu, sigorta ettirenin ise araç maliki ---- olduğu görülmüştür. Delil olarak dayanılan --- plakalı aracın ---- sigorta şirketinin davalı ----şirketi olduğu, sigorta ettirenin ise araç maliki ---- olduğu görülmüştür. Delil olarak dayanılan--- plakalı aracın ----- poliçesinde sigorta şirketinin davalı ---- şirketi olduğu, sigorta ettirenin ise araç maliki --- olduğu görülmüştür. Dosyanın kusur incelemesi yönünden bilirkişiye verilerek rapor aldırılmasına karar verilmiştir. Kusur bilirkişisi ----- tarafından düzenlenen ---- tarihli raporun sonuç bölümünde; müteveffa yaya 10 yaşındaki ----karşıya geçmeye çalışırken 52 m ilerde bulunan yaya geçidini kullanmamasının, yaklaşan araçların hızlarını ve mesafelerini dikkate almamasının; kendi güvenliğini emniyet altına almamasının; park halindeki taşıtların arasından aniden yola fırlamasının; ----------- kazaya karışarak hayatını kaybetmesinin Karayolları Trafik Kanununun 68/b/3 ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 138/b/3 maddelerinde açıklanan kusurlara karşılık geldiği; söz konusu kusurların kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 etkili olduğu; davalı sürücü --- yönetiminde ki -------- plakalı otomobili ile sağ şeritte seyrederken sağda park halindeki taşıtların arasında bulunan çocuğu önceden görme imkanının olmadığı; tam yanından geçerken çocuğun aniden yola fırlaması nedeniyle kazanın meydana geldiği anlaşıldığı için kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığı; işbu rapordaki kusur değerlendirmesinin ----- polis memuru tarafından hazırlanmış bilirkişi raporundaki kusur değerlendirmesi ile uyumlu olmadığı; polis memurunun hazırladığı bilirkişi raporunda, sürücü------trafik ışıklarına yaklaşırken yavaşlamadığı; hızını yol ve trafik şartlarına göre ayarlamadığı için tali kusur verildiği ancak-------- otomobilin çocuğa sağ ön kısmı ile çarptığı dikkate alındığında, sürücü ne kadar yavaşlarsa yavaşlasın kaza olması ve olmaması arasındaki mesafenin sadece 1 adım olduğu; otomobil park halindeki taşıtların hizasına geldiği anda taşıtların arasından bir çocuğun aniden yola adım atması halinde sürücünün kazayı önleme imkanı olmayabileceği; ayrıca sürücünün taşıtların arasındaki çocuğu önceden görme imkanının da olmadığı; polis memurunun hazırladığı bilirkişi raporunda, emniyet şeridinde park halindeki araç sürücülerine/sahiplerine de kusur verildiği; kazanın köyde yerleşim yeri içinde, kaldırım olmayan yolda meydana geldiği; yol kenarında park halinde araç olabileceği; kaldı ki araç park etmek yasaksa dahi bunun bir trafik suçu olarak değerlendirilebileceği ancak kazanın meydana gelmesi yönünden kusur verilemeyeceği; -------plakalı aracın sürücüsü ---- plakalı ticari taksinin sürücüsü ve sahibi ------plakalı --- sürücüsü ve sahibi ----- kazanın meydana gelmesi yönünden kusurlarının olmadığını rapor etmiştir. ---- karar sayılı raporunda; olayda; davalı sürücü ----------- %10(yüzde on) oranında kusurlu olduğu, davacıların yakını 2004 yılı doğumlu müteveffa yaya ----------- davranış faktörlerinin olayın oluşu üzerinde %90 (yüzde doksan) oranında etken olduğu kanaatini bildirir müşterek rapor olduğu belirtimiştir. ------ karar sayılı raporunda; davalı sürücü ---- %10 (yüzde on) oranında kusurlu olduğu, müteveffa yaya ----- davranış faktörlerinin sonuç üzerine %90 (yüzde doksan) oranında müessir olduğu kanaatini bildirir müşterek rapor olduğu belirtimiştir. Dosyada mübrez akktüer bilirkişi ---- tarafından sunulan ------ tarihli raporda özetle; ----- günü meydana gelen trafik kazasında, davalı ----- % 10 kusurlu olmasına nazaran; anılan kazada küçük ----ölümü sebebiyle, davalı sigorta şirketinin ödeme yaptığı 2014 yılındaki ücret verilerine göre yapılan hesaplamada, karşılanmamış zararının kalmadığının öngörüldüğü, davadaki taleplerin hukuki takdiri mahkememize ait olmak üzere tevdi edilen görev kapsamında hesaplamaya dayalı kanaatlerini bildirir rapor olduğu belirtilmiştir. Mahkememizin ------meydana gelen trafik kazası nedeniyle kusur nedeniyle makina mühendisi bilirkişiden rapor alınmış alınan rapora göre davalı sürücü ---- kusurun olmadığı bildirilmiş, itiraz üzerine dosya ------- tarihli raporuna göre davalı sürücü -----%10 kusurlu davacıların küçük çocuğu ---- %90 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir. --------------raporu hukuka uygun ve denetlenebilir olması nedeniyle bu rapora itibar edilerek davalının %10 kusurlu davacıların küçük çocuğu %90 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Dosya hesap bilirkişisine verilmiş, alınan rapora göre davacıların maddi tazminat taleplerinin karşılanmamış zararlarının kalmadığı bildirilmiştir. Bu raporun hukuka uygun ve denetime elverişli olması nedeniyle hükme esas alınmıştır. Bu nedenlerle davacıların maddi tazminat taleplerinin dava açılmadan önce karşılandığı anlaşıldığından maddi tazminat davasının reddine karar verilmiştir. Manevi tazminat taleplerine ilişkin ise, küçüğün kusur oranı, davalının kusur oranı tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile manevi tazminat talebinin bir zenginleşme aracı olmadığı da değerlendirilerek davacıların manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Şeklinde karar verilmiş olup mahkememiz kararı ---------- tarihli kararı ile "Davaya konu trafik kazasına ilişkin olay akabinde tutulmuş trafik kazası tespit tutanağında ve ceza dosyasındaki kusur raporunda park halindeki araçlara da kusur verilmiştir. Kaldı ki olayın gündüz saati oluşu, kaza mahallinde düğün nedeniyle kalabalık oluşması dikkate alındığında mahkemenin kusur konusunda yaptığı araştırma ve varılan sonuç oluşa uygun görülmemiştir. Bu durumda aynı olay nedeniyle ceza yargılama aşamasında alınan kusur bilirkişi raporu, kaza tespit tutanağı ile İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan kusur raporu arasında kusur oranlarında çelişki ortaya çıktığı anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince kusur oranları bakımından bilirkişi raporları arasında oluşan çelişkinin giderildiğinden bahsedilemeyeceğinden, oluşan çelişkinin giderilmesi için ---------bölümünde görevli akademisyenlerden oluşturulacak bilirkişi kurulundan veya -----------seçilecek uzman bilirkişi kurulundan çelişkiyi giderecek şekilde kazanın oluşumunda kusur dağılımını belirleyen gerekçeli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf itirazı yerindedir. Kabule göre de mahkemece kazanın meydana geldiği yerde park halinde bulunan araçların sürücüsü ve maliki olan davalıların kusurlu olmadıkları kanaatine varılmasına rağmen bu davalılar aleyhine manevi tazminata hükmedilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacılar vekili ve davalılar -------- ayrı ayrı istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir." denilmekle mahkememiz kararı kaldırılmıştır. ------- kararı doğrultusunda mahkememiz dosyası ceza yargılamasında alınan kusur, kaza tespit tutanağı ve mahkememiz dosyasından alınan raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için rapor düzenlenmek üzere------- seçilecek bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyetince düzenlenen 20/12/2023 tarihli raporda; her türlü hukuki tavsif ve nihai karar mahkememize ait olmak üzere, Bilirkişi Heyeti olarak dava konusu dosyası üzerinde yapılan inceleme, tespit ve değerlendirmeler neticesinde, raporda açıklanan nedenlerle; yaya ----olayda %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, sürücü --- olayda %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu, ----- plakalı araç sürücülerinin olayda kusursuz olduğu tespit ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkememiz dosyası ek rapor düzenlemek üzere hesap bilirkişine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 18.03.2024 tarihli raporda özetle; -------- Mahkemesi kaldırma kararından sonra, oluşturulan bilirkişi heyeti aracılığı ile yaptırılan kusur incelemesinde, bu kez müteveffanın %75, davalı sürücü-------- % 25 kusurlu olduğunun belirlendiği; davalı sigorta şirketinin ödeme yaptığı 2014 yılındaki ücret verilerine göre 17.02.2020 tarihli kök raporda hesaplanan destekten yoksun kalma zararına, davalı sebep sorumlusunun %25 kusur oranın uygulanması sonucu raporda (11/2) bentte gösterildiği üzere, davalı sigorta şirketi ödemesinin gerçekleştiği tarihteki ücret verilerine göre hesaplanan miktar arasında, aşırı oransızlık bulunduğunda kısmi ifa içeren makbuz kabul edildiği, ------kaldırma kararının davacı yararına olmasına göre, bu kez güncel ücret verileri de dikkate alınmak suretiyle yeniden destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanarak, davalı sigorta şirketinin ödemesinin yasal faiz ölçüsünde güncellenerek indirilmesinden sonra, davacı annenin 214.101,51 TL davacı babanın 172.787,23 TL karşılanmamış destekten yoksun kalma zararı oluştuğu; hesaplanan karşılanmamış zararlar, kalan poliçe teminat limitini aştığından, davalı sigorta şirketinin diğer davalı yanında kalan teminat limiti olan 257.292,05 TL'den orantı yöntemiyle anneye isabet eden 142.643,78 TL, babaya isabet eden 114.648,27 TL ile sınırlı temerrüt tarihinden itibaren (sigorta şirketine başvuru tarihi tam tespit edilemediğinden, 26.08.2014 ödeme tarihinin temerrüde esas alınmasının mümkün olduğu) işleyecek faiziyle birlikte diğer davalı yanında müteselsil sorumlu olduğu; davadaki taleplerin hukuki takdiri mahkememize ait olmak üzere tevdi edilen görev kapsamında hesaplamaya dayalı kanaatlerini bildirmiştir. Davacılar vekilince dava değeri arttırım dilekçesi sunulmuştur. Yapılan yargılama toplanan tüm deliller ve------- doğrultusunda; Kusur yönünden yapılan yargılamada --------- kürsüsünden üçlü heyet oluşturulmuştur. Heyet raporuna göre yaya ------ 42 metre ileride bulunan yaya geçidini kullanmayarak ani olarak taşıt yoluna kontrolsüz şekilde girişi sırasında, yolun sağını solunu kontrol etmeyerek yaralandığı bu nedenle kazanın meydana gelmesinde %75 oranında kusurludur. Davalı sürücü ------- dikkatsiz ve hızını azaltmadığı, park halindeki araçların arasından çıkan ------yaralanmasına sebebiyet vermesi nedeniyle kazanın meydana gelmesinde %25 kusurludur. Park halinde bulunan --------- plakalı araç sürücülerinin kazanın meydana gelmesinde kusuru yoktur. Mahkememizce bu kusur oranı benimsenmiştir. Bu sebeple; ----plakalı araç maliki davalı --- ve araç -----------plakalı araç maliki davalı ----- ve araç---- plakalı araç maliki davalı ---- davalı ----Yönlerinden kusurları bulunmaması sebebiyle açılan davaların ayrı ayrı reddine, Bu kusurlar üzerine hesap bilirkişisinden ek rapor alınmıştır. Davalı sigorta şirketinin ödemesinin aşırı oransızlık bulunduğundan makbuz kabul edilmiştir. Davacı annenin 241.101,51 TL, davacı babanın 172.787,23 TL karşılanmamış destekten yoksun kalma zararı oluştuğu, davalı -------teminat limitinin 257.292,05 TL olduğu orantı yöntemi ile davacı annenin 142.643,78 TL davacı babaya isabet eden 114.648,27 TL ile sınırlı olduğu, bu miktarlardan davalı sigorta ile davalı ---- müteselsilen sorumlu olduğu kalan kısımdan sadece davalı ---- sorumlu olduğu, bu sebeple bu davalılar yönünden maddi tazminat davasının kabulüne karar verilmiştir. Davacların manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede hükmedilecek manevi tazminat duyulan elem ve ızdırabın tam karşılığı olmayıp, mağdurlarda kısmen teskin duygusu yaratmaya yöneliktir. O halde taktir edilecek manevi tazminatın miktarı teskin duygusu yaratacak bir miktar olmalıdır. Manevi tazminat bir zenginleşme aracı da değildir. Acıya özendirir şekilde mağdura o tarihe kadar eline geçmemiş bir paranın manevi tazminat olarak hükmedilmesi de mümkün değildir. Manevi tazminatın miktarının taktirinde olayın ağırlığının da gözönüne alınmasının yanı sıra tarafların sosyal ekonomik durumlarının da değerlendirilmesi gerekir. Öte yandan manevi tazminat faile verilen bir ceza da değildir. Bu nedenle zaruret haline sokacak bir miktara da hükmedilemez. Tarafların kusur oranı, tarafların ekonomik durumu ve kusur durumları da dikkate alınarak, manevi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile takdiren Davacı anne ----- yönünden 10.000,00 TL, davacı baba ----Yönünden 10.000,00 TL davacı ---- yönünden 5.000,00 TL manevi tazminatın davalı ----- tahsili ile davacılara ayrı ayrı verilmesine, trafik kazası aynı olması ve davalıların kusuru olmaması nedeniyle; ------ red nedeni ile tek vekalet ücreti takdir edilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE, 2-Davalılar ----plakalı aracın -------Aleyhine açılan maddi (gerçek kişi ve sigorta şirketleri yönünden) ve manevi tazminat (gerçek kişiler yönünden) taleplerin tarafların kusurunun bulunmaması sebebiyle ayrı ayrı reddine, 3-Maddi tazminat davasının kabulüne, 4-Davacı anne ----- yönünden 214.101,51 TL destekten yoksun kalma tazminatının ilk 142.643,78 TL sinden davalılar ----- müteselsilen sorumlu olmasına geriye kalan 71.457,73 TL'den sadece davalı ---- olmasına, bu tahsilat yapılırken davalı-------kaza tarihi olan ---- davalı ----- Yönünden ödeme tarihi olan 26/08/2014 tarihinde itibaren yasal faizi işletilerek tahsiline, 5-Davacı baba ----destekten yoksun kalma tazminatının ilk 114.648,27 TL sinden davalılar-------müteselsilen sorumlu olmasına geriye kalan 58.138,96 TL lik kısımdan sadece davalı ----Sorumlu olmasına, bu tahsilat yapılırken davalı ----- davalı ------- Yönünden ödeme tarihi olan 26/08/2014 tarihinde itibaren yasal faizi işletilerek tahsiline, 6-Manevi tazminatın kısmen kabulüne 7-Davacı anne ----- yönünden 10.000,00 TL, davacı baba---- Yönünden 10.000,00 TL davacı ----- yönünden 5.000,00 TL manevi tazminatın davalı ------ kaza tarihi olan 22/06/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacılara ayrı ayrı verilmesine, 8-Fazlaya dair manevi tazminat talebinin reddine, 9-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 28.136,12 TL harçtan peşin alınan 348,39 TL peşin harç ile 1.314,59 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.662,98 TL harcın mahsubu ile bakiye 26.473,04 TL'nin 17.575,62 TL'sinden davalılar ----- müteselsilen tahsili ile bakiye 8.897,42 TL'inin ise davalı ------ tahsili ile hazineye gelir kaydına, 10-Davacı tarafça yatırılan 27,70 TL başvurma harcı, 348,39 TL peşin harç ile 1.314,59 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.690,68 TL'nin 1.124,35 TL'sinin davalılar ---- müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, bakiye giderin davalı----- alınarak davacılara verilmesine, 11-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 7.500,00 TL bilirkişi ücretinin davanın red/kabul oranına göre 6.344,71 TL'nin 4.219,41 TL'sinin davalılar ---- müteselsilen; eksik kalan 2.125,30 TL'sinin davalı ------ tahsili ile hazineye gelir kaydına, bakiye 1.155,29 TL'sinin ise davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 12-Davacı tarafından yapılan 3.300,00 TL bilirkişi gideri ile tebligat ve müzekkere gideri ------ bedelli ve ---- numaralı ---- bedelli iki adet fatura toplamı olan ---- alacağı olmak üzere toplam ---- yargılama giderinden red/kabul oranına göre 4.820,20 TL yargılama giderinin 3.205,57 TL'sinin davalılar ----- müteselsilen alınarak; eksikkalan 1.614,63 TL'sinin davalı ---- alınarak davacılara verilmesine, bakiye giderin davacılar üzerinde bırakılmasına, 13-Davalı ------ tarafından yapılan 200,00 TL yargılama giderinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak işbu davalıya verilmesine, 14-Diğer davalılarca yapılmış yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 15-Kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden 61.902,20 TL vekalet ücretinin 41.166,73 TL'sinin davalılar ---- müteselsilen; eksik kalan 20.735,47 TL'sinin davalı ------ alınarak davacılara verilmesine, 16-Kabul edilen manevi tazminat yönünden 25.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ------ alınarak davacılara verilmesine, 17-Reddedilen maddi tazminat davası yönünden 2.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak vekil ile temsil olunan davalılar ----verilmesine, 18-Davalılar ------------ vekil ile temsil olunmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 19-Reddedilen manevi tazminat talebi yönünden 25.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı ---------------- verilmesine, 20-HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesinden sonra ilgili tarafa iadesine, Kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yoluna başvurma yolu açık olmak üzere verilen karar davacılar vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda açıkça okunup anlatıldı. 20/11/2024