İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/587 E. 2024/1044 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/587
Karar No
2024/1044
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2022/587 Esas KARAR NO: 2024/1044 DAVA: İtirazın İptali (Banka Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 03/08/2022 KARAR TARİHİ: 19/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Banka Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

İDDİA: Davacı vekili, müvekkili banka tarafından davalı ------- ile kredi kullandırıldığını, diğer davalılarında bu sözleşmeyi ''müşterek borçlu müteselsil kefil'' sıfatıyla imzaladıklarını; kredinin geri ödenmemesi üzerine hesabın kat edilip, muacceliyet ihtarının taraflara tebliğ edildiğini, davalıların borcu ödememesi üzerine haklarında icra takibi başlatıldığını; davalıların haksız bir itirazla takibi durdurduklarını belirterek; ---- sayılı yapılan itirazların iptaline, takibin devamına ve davalılardan %20 icra inkar tazminatı tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA: Davalılar vekili, 477 sayılı tüketicinin korunması hakkındaki yasanın 10/3 maddesi gereğince tüketici kredisinin teminatı olarak şahsi teminat verildiği hallerde kredi verenin asıl borçluya başvurmadan kefilden borcun ifasını isteyemeyeceğini, bu nedenle kefiller yönünden davanın reddi gerektiğini; uyuşmazlığa konu kredi sözleşmesinde kredi süresi belirtilmediğinden ve bankanında tüketiciyi bu hususta bilgilendirmediğinden icra takibinin haksız olduğunu; müvekkillerinin bankaya da borcu bulunmadığını bildirerek davanın reddine, davacı bankadan kötü niyetli takip tazminatı tahsiline karar verilmesini savunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, TTK 67 madde gereğince açılan İtirazın İptali davasıdır.Davacı banka davalılar aleyhine başlattığı icra takibinde; 594.455,34 TL asıl alacak, 211.061,10 TL işlemiş faiz, 11.557,15 TL BSMV, 1.140,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 819.213,59 TL üzerinden ve sadece asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar yıllık %19,50 oranında temerrüt faizi ve bunun %5'i gider vergisi (BSMV) alınmak suretiyle tahsil için talepte bulunmuş; davalılar süresi içinde ''borcumuz yoktur'' şeklinde itiraz ederek takibi durdurmuşlar; iş bu davada 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmıştır.Davacı banka kredi sözleşmesinin kefaletnameleri, hesap özetlerini, hesap ekstrelerini sunmuş olup, bunların incelenmesinde davacının davalı -----tarihinde 10.000.000,00 TL sözleşme miktarı ve aynı bedelle kefalet limitli olan GENEL KREDİ SÖZLEŞMESİ imzaladığı; kredi sözleşmesinin bir tüketici kredisi olmadığı, genel kredi sözleşmesine kefil olan şahıslar genel hayatta tüketici dahi olsalar bu tür sözleşmeyi imzaladıklarından dolayı sözleşmeden kaynaklı ihtilaflarda Tüketici Kanunun uygulanamayacağı; dolayısıyla bu yöndeki davalı savunmalarının yerinde olmadığı mahkememizce belirlenmiş, çıkarılan kayıtlardan kefillerin aynı zamanda şirket ortakları olduğu, davalı ----aynı zamanda şirket yetkilisi olduğu görülmüş, İmzalanan genel kredi sözleşmesinin mevcudiyeti yönünden davalıların bir itirazının bulunmadığı nazara alınarak; bu sözleşmede taraflar arasında çıkacak ihtilaflarda banka kayıtlarının esas alınacağına dair hüküm bulunduğu, bunun delil sözleşmesi niteliğinde olduğu, asıl borçlu ve kefilleri bağlayacağı nazara alınarak banka kayıtları üzerinde uzman bilirkişiden rapor alınmış olup,Uzman bankacı bilirkişi, bankanın 08/06/2016 tarihinde imzalanan kredi sözleşmesinde ---- kredi kullandırdığını, ancak kredi borcunun ödenmemesi sebebiyle --- tarihinde bankanın hesabı kat ettiği, ----------- yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalılara durumu bildirdiği; kat ihtarında iskontolu kredi ve taksitli kredi yönünden hesabın kat edildiği; bu tür kredi sözleşmelerinden kaynaklı alacaklarda hesap katı ile birlikte ödenmesi gereken tüm kredi borçlarının sözleşme gereğince muaccel hale geldiği; kat ihtarının tebliği ve verilen süre sonunda temerrütün oluşacağı, temerrüt tarihine kadar hesap katı ile muaccel hale gelen kredi borçlarına bu tür kredilere bankanın uyguladığı faiz oranı üzerinden faiz hesaplanacağı, temerrüt tarihi itibarıyla her bir borçlu yönünden işlemiş faizin ödenememiş borca katılarak asıl alacağın temerrüt tarihi itibarıyla hesaplanması, o tarihten takip tarihine kadar da temerrüt faizinin ve -------- uygulanması gerekeceği kuralına göre bilirkişi tarafından hesaplama yapıldığı, kefil davalılara yapılan tebligata nazaran daha geç temerrüte düştükleri için çok az miktarda olsa asıl alacak miktarının kefiller yönünden daha yüksek çıktığı, işlemiş faiz yönünden taleple bağlı kalınarak karar verilmesi gerektiği nazara alınarak mahkememizce uzman bilirkişi raporu hükme esas alınarak nakdi krediler yönünden hüküm oluşturulmuş; bankanın takip talebinde ayrıca 6.270,00 TL gayri nakdi risk sebebiyle depo talebinde bulunduğu; ancak bu riskin çek taahhüt bedellerinden kaynaklandığı; fakat banka tarafından davalıya verilip de karşılıksız çıkan çeklerden dolayı bankaca herhangi bir ödeme yapıldığına dair hiçbir belge sunulmadığından ve bu husus kayıtlarda da yer almadığından depo talebinin reddine karar verilmiş, Davacının inkar tazminat talep ettiği; kredi sözleşmesinden kaynaklı alacakların likit olduğu, itirazda haksız bulunan kısım üzerinden inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği nazara alınarak inkar tazminatına hükmedilmiş, davalı her ne kadar kötü niyetli takip tazminatı talep etmiş ve bir kısım davacı talebi reddedilmiş ise de; reddedilen kısım işlemiş faiz hesabından kaynaklandığı, sebebinin yukarıda açıklandığı, reddedilen kısmın kötü niyetli olarak takibe konmadığı sebebiyle davalının reddedilen kısım üzerinden kötü niyetli takip tazminatı talebi kabul edilmemiş, aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABULÜ İLE; Davalıların ------ sayılı dosyasına yaptıkları itirazın kısmen iptali ile; İcra takibinin davalı --- asıl alacak, -------- ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 801.671,25 TL üzerinden ve sadece asıl alacağa takipten itibaren yıllık %19,50 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 oranında BSMV'si uygulanarak, Diğer davalılar yönünden ise 578.402,80 TL asıl alacak, 211.061,10 TL işlemiş faiz, 11.557,15 TL BSMV olmak üzere ve sadece asıl alacağa takipten itibaren yıllık %19,50 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 oranında BSMV'si uygulanarak, Devamına, 578.402,80 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatının ilk 577.913,00 TL'sinin tüm davalılardan müteselsilen, kalan kısmından ise davalı şirket dışındaki davalılar -------- müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Fazlaya dair itirazın iptali davasının reddine, Alınması gereken 54.762,15 TL karar harcından dava açılırken alınan 9.894,06 TL karar harcının mahsubu ile eksik 44.868,09 TL karar harcının davalılardan müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, Tamamı davacı tarafça karşılanan 9.974,76 TL başvuru harcı ve peşin ilam harcının tamamı ile 10.000,00 TL bilirkişi ücretinin ve 758,50 TL tebligat giderinin kabul ve ret oranı gereğince 10.522,05 TL sinin toplamı 20.496,81 TL yargılama giderinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, karar kesinleştiğinde bakiye gider avansı kalırsa davacıya iadesine, Dava açılmadan başvurulan zorunlu arabuluculuk gideri 1.600,00 TL nin kabul ve ret oranı gereğince 1.564,80 TL sinin davalılardan müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, kalan 35,20 TL sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,bu hususta harç tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, Karar tarihindeki AAÜT gereğince 124.233,98 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, reddedilen kısım üzerinden hesaplanan nispi vekalet ücreti maktunun altında kaldığından ve esasen vekalet ücreti asıl alacağı geçemeyeceğinden 17.542,34 TL vekalet ücretinin ise davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda; davalı yönünden karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde------------ Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak, reddedilen kısmın miktarı sebebi ile davacı yönünden kesin olarak ve oy birliği ile verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 19/12/2024

Atıf: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/587, K. 2024/1044, T. 19.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-587-e-2024-1044-k-acd9fdf38a6c