İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1038 E. 2024/977 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/1038
Karar No
2024/977
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/1038 Esas KARAR NO:2024/977 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 23/12/2022 KARAR TARİHİ: 27/11/2024 Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ----- faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirketin faaliyet alanı kapsamında müşterilerinin apartman ve site yönetimleri ile yönetim şirketleri olduğunu, bu kapsamda davalı ile 02.11.2021 tarihinde hizmet sözleşmesi akdedildiğini, ancak davalının müvekkili şirket platformunu sözleşme koşullarına aykırı olarak kullandığını------ bölüm için ---- adet bağımsız bölüm için ----- ile iki farklı site hesabı oluşturduğunu; bu hesaplar üzerinden site giderlerinin ödenebilmesi için gerçekte var olup olmadığı bilinmeyen site sakinleri tanımlandığını; davalı şirket tarafından platform üzerine eklenmiş olan borçlar yabancı kart hamillerinin kredi kartları kullanılmak suretiyle ve bağış açıklaması ile ödeme işlemlerine konu edildiğini, müvekkili şirketin siyasi partilere yönelik bağış toplanması ve benzeri hizmetler vermediğini, söz konusu kredi kartı hamillerini bankalar nezdinde harcama itirazında bulunma ve kart hamillerinin itirazları sonucu ilgili bedellerin iade edilmesi suretiyle müvekkili şirketin zarara uğrama riski doğduğunu; kart hamillerinin itirazları nedeniyle----gereği kart hamillerine iade edilmesi işlemlerine başlanıldığını; davalının sözleşmeye ve mevzuata aykırı eylemleri nedeniyle 02.11.2021 tarihli hizmet sözleşmesinin 22.07.2022 tarihli ihtarname ile haklı olarak feshedildiğini, sözleşmenin eki olan kampanya taahhütnamesi uyarınca sözleşmenin akdedilmesinden, fesih tarihine kadar geçen sürede yapılmış olan toplamda KDV dahil 8.876,37 TL tutarındaki indirimlerin iptal edilerek 26.09.2022 tarihinde fatura edildiğini; ayrıca sözleşmeye uygun olarak kesilen 04.07.2022 tarihli KDV dahil 470,82 TL tutarındaki hizmet faturasının da davalı tarafından ödenmediğini; bunun üzerine anılan tutarların tahsili için ----- takip başlatıldığını; davalının haksız olarak itiraz ettiğinden bahisle iptali ile takibin devamını ve davalının %20 inkar ödencesine mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketin bir takım iddiaları ile sona erdirdiği tarihe kadar da taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi, sözleşmenin taraflara yüklediği tüm yükümlülüklere uyularak kurulma amacına uygun şekilde ifa edildiğini; davacının anılan site üzerinde -----hesap oluşturarak bağış topladığını bu hususun sözleşmeye ve mevzuata aykırı olması sebebiyle haklı nedenle sözleşmenin feshedildiğini belirterek cayma bedelini fatura ettiğini ancak, sebep gösterilen iddiaların sözleşmeye ve mevzuata aykırı olduğu iddiasının kabulünün mümkün olmadığını zira, taraflar arasındaki sözleşmenin 4.4 maddesinde "İşbu Sözleşme kapsamında Müşteri, Hizmetler'i, işbu Sözleşme'nin eki ve ayrılmaz bir parçası olan Kayıt Formu'nda belirtilen veya Sözleşme'nin imzasından sonra Müşteri tarafından ayrıca bir Kayıt Formu doldurulmak sureti ile bildirilecek ve Apsiyon tarafından onaylanacak toplu yaşam alanlarına, Hizmetler'in Apsiyon tarafından sağlandığını belirterek kullandırabilir..." düzenlemesinden de anlaşıldığı üzere, müşterinin kayıt formu düzenlediği hizmetlerin, bizzat davacı tarafından onaylandıktan sonra sisteme açıldığını; binnetice davacının onayı olmadan hiçbir hesabın erişime açılmadığını; bu nedenle cayma bedelinin müvekkili şirkete yükletilmesinin abesle iştigal olduğunu; bağış ödemelerinin bir kısmının müvekkili şirket hesabına davacı şirket tarafından yansıtıldığını; buna göre, davacı şirketin işbu hesaplar aracılığı ile alınan bağış ödemelerini kabul ettiğinin ortada olduğunu; taraflar arasındaki sözleşmenin 5.2.1 maddesinde "Apsiyon, Müşteri'nin talebi ve yetkilendirmesi doğrultusunda, Kullanıcılar tarafından yapılacak aidat ve benzeri ödemeler için Kart ile tahsilat sistemi kurabilir, bu tahsilat hizmetine Yönetim namına aracılık edebilir." düzenlemesi bulunduğunu; her ne kadar davacının siyasi partilerin bağış ödemelerine aracılık etmenin hizmet anlayışına aykırı olduğundan bahisle sözleşmeyi feshetmiş ise de, anılan kararlaştırma hükmünde "...aidat ve benzeri ödemeler" ibaresi yer aldığını; bağış olarak yapılan ödemelerinde benzeri ödemeler kapsamında verilecek hizmetlerden biri olduğunu; sözleşmeye aykırılık bulunmadığını; 648 sayılı Siyasi Partiler Kanunu 61 ve 62. maddeleri dikkate alındığında Siyasi Parti üyelerinden bağış veya aidat toplamasının mevzuata ve Siyasi Partilerin işleyiş usulüne uygun olduğunu; yapılan ödemelerin kimlik kartıyla hangi ülkeden hangi IP adresinden yapıldığının müvekkili şirketin bilgisi dâhilinde olmadığından bahisle yerinde olmayan davanın reddi ile davacının %20 kötü niyet ödencesine mahkum edilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, icra dosyası ------ çıktıları, bilirkişi raporu, davadan feragat dilekçesi. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir. Davacı vekili tarafından Uyap sisteminden gönderilen 11/11/2024 tarihli dilekçesinde; tarafların anlaşmış olduğunu ve icra dosya borcunun haricen tahsil edilmiş olduğunu, bu nedenle davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir. Davalı vekili tarafından 12/11/2024 tarihli feragate ilişkin beyanında; Davacı tarafın davasından feragati sebebiyle davanın reddini, vekalet ücreti talebi olmaması nedeniyle vekalet ücreti hususunda karar verilmesine yer olmadığını, dava harç ve masraflarının feragat nedeniyle davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dosyada mübrez --------- yevmiye numaralı vekaletnamenin incelenmesinde davacı vekilinin ''davadan feragat etmeye'' yetkisinin bulunduğu görüldü. Feragat 6100 sayılı HMK nun 307. vd maddelerinde düzenlenmiştir. Yasada feragatin dilekçe ile de yapılabileceği, feragatin hüküm ifade etmesinin karşı taraf ve mahkemenin muvafakatına bağlı olmayacağı belirtildikten başka HMK 311. maddesinde feragatin kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağına yer verilmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan feragatin usulüne uygun olduğu anlaşılmış, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın feragat nedeni ile REDDİNE, 2-Feragat beyanının ilk celseden sonra mahkememize sunulduğu ve karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca, karar ve ilam harcının 2/3'ü alınması gerektiğinden, alınması gerekli 285,07 TL karar ve ilam harcının 159,96 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 125,11 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir olarak kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı tarafça vekalet ücreti talep edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 3.120,00 TL ara buluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra ilgili tarafa iadesine, Dair karar, miktar yönünden kesin olmak üzere tarafların yokluğunda dosya üzerinden karar verildi.27/11/2024

Atıf: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/1038, K. 2024/977, T. 27.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-1038-e-2024-977-k-b4b5f6cfb751