İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/2 E. 2024/836 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/2
- Karar No
- 2024/836
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2021/2 Esas KARAR NO:2024/836 DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ:04/01/2021 KARAR TARİHİ:16/10/2024 Mahkememizde görülen Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;---- tarihinde, davacı --------- yönünde beklerken sağ arka kısmından bir aracın çarpması sonucu sürekli sakat kalacak nitelikte yaralandığı; çarpan aracın kaçması nedeniyle plakasının ve sürücüsünün belirlenemediği; 27.05.2020 tarihli uzman raporu ile çarpan ve kaçan araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %75 kusurlu olduğunun anlaşıldığı; ---- tarihli raporu ile ----- %19 oranında sürekli sakat olduğunun tespit edildiği; ------ tarihinde başvurularak tazminat talep edildiği ancak 02.06.2020 tarihli yazı ile reddedildiği; arabuluculuk görüşmelerinin uyuşmazlıkla sonuçlandığı açıklanarak; Fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, mağdur ------- 200 TL tedavi masrafı, 200 TL bakıcı masrafı, 300 TL sürekli sakatlık tazminatı, 300 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 1.000 TL tazminatın avans faizi ile tahsili talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 21.02.2016 tarihinde plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın yaya konumunda bulunan ------- çarpması sonucunda meydana gelen trafik kazasında başvurucunun sakatlığı sebebiyle iş bu başvuru yapıldığını, bu poliçelerden dolayı sorumluluklarının, başvuranın kusuru oranında olmak üzere, yaralanma ve sürekli sakatlık halinde olay tarihi itibariyle kişi başı azami 310.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, teminat limitini bildirmeleri başvuruyu kabul anlamında olmadığını, tahkim yoluna başvurulmadan önce kuruma başvuru yapılmış olup; ------- tarafından cevap verildiğini, olayın oluş şekli ile ilgili olarak herhangi bir bilgi ve belge edinilememesi gerekçesiyle başvurunun reddidildiğini, söz konusu kazanın meydana gelmesinde plakası tespit edilemeyen aracın sebep oludğunun somut delillerle ispatı gerektiğini, ---- olduğu halde, ----------yaptırılmamış motorlu araçların işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya sakat kalmasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı meydana gelen bedeni zararları, sigorta mevzuatı çerçevesinde, araç sürücüsünün kusuru nispetinde ve kaza anında geçerli limitler dahilinde karşılamakta olduğunu, 21.02.2016 tarihinde meydana gelen kaza ile ilgili olarak mütalaa raporunda, mağdur--------- plakası alamadığı bir aracın kendisine çarparak yaralanmasına sebep olduğunu belirttiğini, Ancak kaza gününe ait herhangi bir tutanak düzenlenmediği ve hiçbir mercie müracaatta bulunulmadığı görüldüğünü, Bu sebeple olayın oluş şekli hakkında kanaat edinilememiş kaza hakkında bir değerlendirme yapılamadığını, Olayın Trafik Sigortası kapsamında bir kaza olduğu konusunda ısrar edilmesi halinde, Hukukta ispat yüküyle ilgili çeşitli düzenlemeler mevcut olup genel kuralı düzenleyen Türk Medeni Kanunun 6. Maddesine göre Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğunu, HMK’nın 190/1. Maddesine göre ise, ispat yükü iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğunu, Öte yandan ispat yükü ile ilgili özel düzenleme getiren Türk Borçlar Kanunu’nun 50. Maddesine göre zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olduğunu, bu konuda bir çok Yargıtay kararları mevcut olduğunu, söz konusu kazanın meydana gelmesinde plakası tespit edilemeyen aracın sebep olduğunun somut delillerle ispatı gerektiğini, başvuruyu kabul anlamına gelmemek kaydı ile; kaza tarihi itibarı ile 01/06/2015 tarihinden sonra gerçekleşmiş kazalar için yapılan başvurularda karayolları mali sorumluluk sigortasının yeni genel şartlarının uygulanması gerektiğini, bu itibarla, söz konusu başvuru formuna ilişkin cevaplarının yeni genel şartlar esas alınarak verildiğini, Talebi kabul anlamına gelmemek kaydıyla, Başvuran için maluliyet tazminatı hesaplaması yapılmasına karar verilmesi halinde 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren düzenleme göz önünde bulundurulması gerektiğini, başvuruyu kabul anlamına gelmemek kaydı ile alınacak maluliyet raporu karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları a.5 (c) bendindeki şartları taşıması gerektiğini, tüm hususular değerlendirildiğinde, kişinin resmi ve yetkili bir hastaneden alacağı sağlık kurulu ve maluliyet oranın tespiti için tedavi sürecinin sona ermiş olması ve kişide bu kazadan dolayı sürekli bir hasara yol açmış olması gerektiğini, mevcut kaza ile ilgili bir rapor alınabilmesi kaza ile ilgili tedavinin sona ermiş olması ve sonrasında yetkili ve resmi kurumdan rapor alınması gerektiğini, davanın kabülü anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirket dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu belirterek öncelikli olarak usuli itirazlarımızın kabulü ile davanın reddine karar verilmesini, Poliçe teminatına girmeyen kazanç kaybı, tedavi gideri, bakım, yol masrafı ve diğer dolaylı zararların tümden reddini, Davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile, Dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesini,Maluliyet oranının tespiti açısında--------- Sayılı erişkinler için engellilik değerlendirmesi yönetmeliği çerçevesinde yetkili bir hastaneden rapor alınmasını, dosyanın adli tıp trafik ihtisas dairesine gönderilmesine, dosyanın --------- aktüer siciline kayıtlı bilirkişiye gönderilmesine, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmilini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeni ile davacının, davalıdan maddi tazminat talebine ilişkindir.Mahkememizce uyuşmazlığın 21/02/2016 Tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı yanın sorumlu olup olmayacağı, sorumlu olacaksa hangi miktarda sorumlu olacağı husususlarının tespiti noktasında toplandığı tespit edilmiştir. Dosyanın----------- gönderilerek davacıda meydana gelen yaralanmalar dikkate alınarak kaza tarihinde-----yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre maluliyet oranının(geçici-tam ve kalıcı-nispi- bakıcı giderlerinin) tespiti ile tıbbi şifa süresinin tespiti için rapor düzenlenmesinin istenmesine karar verilmiştir.---- tarihli raporunda; ----oğlu,----- tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliği dikkate alındığında; Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, Tablo 3.3’e göre alt ekstremite özürlülük oranı %10 olduğu, Tablo 3.33b’ye göre alt ekstremite özürlülük oranı %42 olduğu, Balthazard formülüne göre toplam alt ekstremite özürlülük oranı %48 olup Tablo3.2’ye göre; Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %24 (yüzdeyirmidört) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9(dokuz) aya kadar uzayabileceği, dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı rapor edilmiştir. Dava dosyasının celse arasında ------GENİŞLETİLMİŞ UZMANLAR KURULU'NA GÖNDERİLEREK, dosya içerisinde bulunan-------- tarafından düzenlenen sağlık kurulu raporu arasındaki çelişki giderilerek davacıda meydana gelen yaralanmalar ve davacıda yapılan tedavilerde dikkate alınarak rapor düzenlenmesinin istenmesine, karar verilmiştir. ---- tarihli raporunda;---- düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler---- değerlendirildiğinde; ---- tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliği dikkate alındığında; Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, Tablo 3.3’e göre alt ekstremite özürlülük oranı %15 olduğu, Tablo 3.33b’ye göre alt ekstremite özürlülük oranı %42 olduğu, Balthazard formülüne göre toplam alt ekstremite özürlülük oranı %50.70 olup Tablo3.2’ye göre; %26 olduğu, Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %26(yüzdeyirmialtı) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 36(otuzaltı) aya kadar uzayabileceği, Dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı rapor edilmiştir. Dosyanın ----- dosya içerisinde yer alan 27/05/2021 tarihli uzman mütelaa raporu da değerlendirilmek üzere kusura ilişkin rapor düzenlenmesinin istenmesine karar verilmiştir. -------- raporunda; gönderilen dava dosyası incelendiğinde; dosya içerisinde sadece 27.05.2020 tarihli Uzman Mütalaa Raporunun bulunduğu, olay yeri krokinin bulunmadığı, rapor tanzimi yapılabilmesi için yayanın kaplama içerisinde bulunuyor veya karşıdan karşıya geçiyor ise çarpma noktasının konumu, yol kenarına olan mesafesi ve aracın seyir yönünün ölçekli kroki üzerinde gösterilmesine, mahalde aydınlatmanın bulunup bulunmadığına, görüşün açık olup olmadığına, olaya tanık olanların ifadeleri ile birlikte soruşturma dosyasının tümüyle gönderilmesine ihtiyaç duyulduğundan dosyanın işlem görmeksizin mahalline iadesine denilerek dosyanın iade edildiği anlaşılmıştır. Kusur yönünden olay yerinde mahkememizce resen seçilen makine mühendisi bilirkişi eşliğinde 26/05/2023 GÜNÜ SAAT 10:30 da mahallinde KEŞFEN bilirkişi incelemesi yapılmasına, davacı vekiline kazayı gören tanıkları var ise keşif mahallinde hazır etmesine ve tanıkların keşif mahallinde dinlenilmesine, karar verilmiştir. 26/05/2023 günü keşif sırasında dinlenen davacı tanığı --------- beyanında "Davacının kardeşi olurum kaza anında kardeşim yol kenarında bana doğru yürüyordu, bende caddenin karşısında onu bekliyordum ellerinden poşetleri alacaktım şubat ayında akşam 7 gibiydi, hava karanlıktı, abimin üzerine giydiği kabanı koyu renkliydi, beyaz renkli plakasını görmediğim bir araç çok hızlı geliyordu, birden abime çarptı abim savruldu, kendisi de durmayarak yola devam etti, yürüdüğü yolda abimin arkasından gelen araç çarpmıştır, daha sonra da ambulansı aradık ve hastaneye kaldırdık, " şeklinde beyanda bulunmuştur. Yine 26/05/2023 günü keşif sırasında dinlenen davacı tanığı İsmail Karaman da beyanında "Davacının abiesi olurum, ben kaza anını görmedim benim yiğenim bana habere verince olay lyerine geldim, geldiğiemde kardeşim yolda yatıyordu hiçi kıpırdamıyordu, daha sonra ambulansı çağırdık ve hastaneye kaldırdık, geldiğimde çarpan aracın olmadığını ve kaçtığını söylediler. Üzerinde koyu renkli kabanı vardı. " şeklinde beyanda bulunmuştur. Keşifle alınan 10/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda; bilinmeyen sürücünün idaresindeki plakası bilinmeyen aracı ile seyrederken yolun virajlı kısmında yavaşlamadığı; aydınlatması olmayan, karanlık ve virajlı yol şartlarına göre hızını ayarlamadığı; kontrolsüzce taşıt yolu dışına çıkarak yolun sağında banket içinde yürüyen yaya-----çarparak sürekli sakat kalacak nitelikte yaralanmasına neden olduğu için KTK 52/a - 52/b ve KTY 101/a - 101/b maddelerinde açıklanan kusurları işlediği; yaralanmalı kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 kusurlu olduğu; Davacı yaya ---- içinde yürürken kontrolsüzce bankete giren bir aracın çarpması sonucu kazaya karıştığı için kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığı rapor edilmiştir. Dosyanın -------- gönderilerek dosya içerisinde yer alan---- tarihli kusur raporu ve --------tarihli kusur raporu arasındaki çelişkiler giderilecek şekilde kusur raporu düzenlenmesinin istenmesine, karar verilmiştir. ----tarihli raporunda; Plakası bilinmeyen aracın kimliği belirsiz sürücüsünün %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Davacı yaya ----kusursuz olduğu rapor edilmiştir. Celse arasında her ne kadar aktüerya bilirkişisine tevdii konusunda ara karar oluşturulmuş ise de davacı vekili tarafından bilirkişiye itiraz edildiğinden yeni bir aktüerya bilirkişisine verilerek rapor aldırılmasına, karar verilmiştir. Bilirkişi 15/03/2024 tarihli raporunda; 12.02.2016 günü meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının talebine konu maddi tazminat taleplerinin yapılan incelenmesinde; geçici iş göremezlik zararı yönünden davacının belirlenen 9 aylık tıbbi şifa süresinde 10.597,14 TL TL geçici iş göremezlik zararı oluştuğu; irdelenen---------yazı cevabına nazaran, bu zarar kalemiyle mükerrerlik teşkil eden indirim nedeni varlığının bulunmadığı; Geçici iş göremezlik zararının poliçenin tedavi/sağlık giderleri teminatına dahil olduğu; limit aşımının gündeme gelmediği;Sürekli İş Göremezlik Zararı Yönünden Davacının Vücut Engellilik oranı 6 19 kapsamında 447.348,25 TL sürekli iş göremezlik zararı oluştuğu;% 100 kusura göre hesaplan zarar tutarı olmakla, davalı lehine müktesep hak oluştuğunun kabulü halinde, tazmin tutarının (447.348,45 TL x 0,75 kusur-) 335.511,34 TL olduğu; Ancak, KTK.m.93 hükmü uyarınca, 21.02.2016 kaza tarihinde zorunlu trafik sigortası teminat limitinin 310.000,00 TL olduğu; tüm ihtimaller bakımından hesaplanan zararen teminat limitini aştığı; hal böyle olunca, davalı ------- Hesabi'nin 310.000,00 TL ile sınırlı olarak ve---- red cevabı vermesine göre bu tarihin temerrüde esas alınmasının mümkün bulunduğu) 02.06.2020 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizden sorumlu olduğu (KTK.m.99/1); davacı dava dilekçesinde mevduat faizi yürütülmesini istemiş ise de, 3095 sayılı Yasa'da mevduat faizine ilişkin ----- herhangi bir düzenleme bulunmadığı; Bakıcı Gideri Tazmin Talebi Yönünden Mahkemece alınan her ---- raporunda, davacının bakıcıya ihtiyaç bulunmadığı mütalaa edilmekle, bu yönde tazmin talep koşulunun gerçekleşmediği; Tedavi Gideri Tazmin Talebi Yönünden Davacının tedavi gideri tazmin talebinde bulunduğu; bilindiği üzere belgeli tedavi giderlerinin----- sorumluluğunda olduğu; belgesiz tedavi giderinin tazmini istenmesi ihtimalinde ise, bu konunun uzmanlık alanları dışında kaldığı rapor edilmiştir. Davacı vekili 15/06/2024 tarihli dilekçe ile Gelinen süreçte müvekkilinin tazminat miktarları belirlenebilir hale geldiğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 107'inci maddesinin 2'nci fıkrası "Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda, hâkim tarafından tahkikat sona ermeden verilecek iki haftalık kesin süre içinde davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebilir. Aksi takdirde dava, talep sonucunda belirtilen miktar veya değer üzerinden görülüp karara bağlanır." hükmüne dayanarak 15/03/2024 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın başında belirtmiş oldukları talep miktarını poliçe limiti dahilinde kalarak Tazminatlar Talep Edilen Hesap Edilen Artırılan Miktar Geçici İş Göremezlik 300,00 TL 10.597,14 TL 10.200,00 TL Sürekli İş Göremezlik 300,00 TL 333.511,34 TL 299.200,00 TL TOPLAM 600,00 TL 344.108,48 TL 309.400,00 TL Artırdıklarını, ------ geçici iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan-----itibaren işleyecek yasal faizden aşağı olmamak üzere en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, ---- sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan ------itibaren işleyecek yasal faizden aşağı olmamak üzere en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Yapılan yargılama sonunda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; ------ günü saat 19:00 sıralarında bilinmeyen sürücünün idaresindeki plakası bilinmeyen aracı ile seyrederken yolun virajlı kısmında yavaşlamadığı; aydınlatması olmayan, karanlık ve virajlı yol şartlarına göre hızını ayarlamadığı; kontrolsüzce taşıt yolu dışına çıkarak yolun sağında banket içinde yürüyen yaya ------- çarparak sürekli sakat kalacak nitelikte yaralanmasına neden olduğu için KTK 52/a - 52/b ve KTY 101/a - 101/b maddelerinde açıklanan kusurları işlediği; yaralanmalı kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 kusurlu olduğu; davacı yaya----- banket içinde yürürken kontrolsüzce bankete giren bir aracın çarpması sonucu kazaya karıştığı için kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı; davacı---- dava konusu trafik kazası neticesinde 9 ay geçici göremezlik halinin bulunduğu, %19 oranında özürlülük halinin bulunduğu, davacı------ Geçici İş Göremezlik zararının 10.597,14 TL, Sürekli Maluliyet Tazminatı zararının 447.348,45 TL olduğu, ancak KTK.m.93 hükmü uyarınca, 21.02.2016 kaza tarihinde zorunlu trafik sigortası teminat limitinin 310.000,00 TL olduğu; davalı ---- hukuki sorumluluğunun yasadan kaynaklanmakta olup ticari nitelik taşımadığı ve davacının dava tarihinden önce davalı----- Hesabına başvurusu sonucu 02.06.2020 günü red cevabı vermesine göre bu tarihte temerrütün gerçekleştiği ve davacının bakıcıya ihtiyacı bulunmadığı ve tedavi ihtiyacı talebinin yerinde olmadığı nazara alınarak; Mahkememizce aktüerya bilirkişinin hazırladığı rapora itibar edilerek davacı tarafça yapılan ıslah doğrultusunda davanın maddi tazminat talebi yönünden kısmen kabulüne karar verilerek, aşağıdaki karar tesis olunmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; Davanın KISMEN KABULÜ ile; 1-299.500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 10.500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 310.000,00 TL maddi tazminatın 02.06.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 21.176,10 TL harçtan, peşin alınan 59,30 TL harç ile 4.227,03 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 16.889,77 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı taraf yararına AAÜT uyarınca taktir olunan 49.600,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 4-Davalı yararına, reddedilen talep yönünden davalı kendini vekil ile temsil ettiğinden AAÜT uyarınca 400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 5-Davacı tarafça dava açılırken yatırılan 59,30 TL başvurma harcı, 59,30 TL peşin harç ve 4.227,03 TL tamamlama harcının yargılama giderine katılmasızın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Davacı tarafça yapılan 1.100,00 TL keşif araç ücreti, 7.496,30 TL bilirkişi ücreti ve posta gideri ve 1.035,00 TL, 2.345,00 TL ve 3.078,00 TL------ücreti olmak üzere toplam 15.054,30 TL yargılama giderinden davanın kabulüne tekabül eden 15.034,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalan bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 1.320,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 9-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ---------- Adliye Mahkemesi' ne istinaf yolu açık olmak üzere huzurda bulunan davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/10/2024