İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/656 E. 2025/753 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/656
Karar No
2025/753
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2025/656 Esas KARAR NO: 2025/753 DAVA: Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) DAVA TARİHİ: 23/07/2025 KARAR TARİHİ: 24/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dilekçesinde özetle:----------Davalı ---- dava dışı ------- tarafından kurularak esas sözleşmesi 15 Ocak 2007 tarihinde ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini, şirket genel olarak mobilya imalatı faaliyetini gerçekleştirildiğini, Müvekkili ile davalı ---- tarihinde evlenmiş olup, bunun akabinde ----- paylarını tamamen devretmiş ve ortaklıktan çıkarıldığını, ortaklıktan ayrılan ---- yerine Müvekkil, 30.000 TL'lik Şirket sermayesinin 1.500 TL'sini edinerek Şirkete %65 oranında ortak olmuştur. Belirtilen tarihlerde kalan %95 hisse de davalı------- ait olduğunu, 12 Ocak 2018 tarihinden bu yana ise Şirket'in %30 pay sahibi Müvekkil; %70 pay sahibi ise davalı olduğunu, şirketin tüm yönetimi, daima davalı ------münferit yetkisinde olduğunu, son olarak şirkette sermaye artırımı gerçekleşmiş buna istinaden de müvekkil %30 pay sahipliğini devam ettirildiğini, ---- yılında ------ tarihli son sermaye artırımı müvekkil ve davalı 2008 yılından beri evli olup, iki çocukları bulunmakta olduğunu, müvekkili şirketin mali müşaviri olmasından hareketle davalı------ tarafından kendisine verilen bilgi ve belgeler ışığında Şirketin mali hesaplarını tutmakla birlikte, uzun yıllar büyük inşaat firmalarında görev yaptım, bu sektörde işi temelinden merek kendimi çok geliştirdiğini, pandemi dönemiyle beraber bireysel çalışmaya karar vererek anahtar teslim konut inşaatları ve gayrimenkul satışı işiyle uğraştığını, o dönemde yolumuz, konutlarımızın mutfak ve banyo dolabı, kapı gibi mobilya işlerini yapan --- kesişti. Firmanın sahibi olan sevgili -------- çok güzel işlere imza attığını, birlikte çalışırken yaptığımız fikir alışverişleri sırasında tasarım konusunda da ciddi bir potansiyelim olduğunu gördüğünü, birbirinden farklı, pek çok üst segment projeyi hayata geçirdik. Benim tasarladığım, uygulamasını ise ----- yaptığı çalışmalar çok beğenilince, işin bu tarafında devam etme kararı alarak yap-sat sektörüne veda ettim.” bu kapsamda şirket hesaplarının aktif olarak kullanıldığı ------müzekkere yazılarak hem davalının hem de şirket hesaplarının, kredi kartlarının kullanılan kredilerin celbini talep ettiğini, şirketin uğradığı zararla ilgili olarak ise, mahkemenizce celbedilecek evraklar ve deliller neticesinde, fazlaya ilişkin haklarımız saklı olmak üzere işbu belirsiz alacak davamızda şimdilik 1.000 TL olmak üzere şirketin uğradığı zararın şirket adına tazmin edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkilin 2008 yılından beri evli oldukları, ayrıca dava dışı --------- müvekkilin %70, davacının %30 hisse sahibi olduğu, bahse konu şirketi temsil yetkisinin münferiden müvekkile ait olduğu, davacının ise şirketin mali müşavirliğini yaptığı, davacının dava dışı şirket ile ------- bulunan bir firma ile iş ilişkisi geliştirildiğinden haberdar olduğu ancak bu iş ilişkisine ilişkin şirket kayıtlarında herhangi bir fatura veya sözleşme bulunmadığı, bu şirket ile yürütülen işlere ilişkin davacı tarafından müvekkile soru sorulduğunda ise müvekkilin davacıyı şirketin mali müşavirliğinden azlettiği, müvekkilin şirket nezdinde bazı usulsüzlükler yaparak davacının ortaklık hakkını ihlal ettiği ve şirketi zarara uğrattığı, müvekkilin yaptığı usulsüzlüklerin tespit edilebilmesi için müvekkilin şahsi hesap hareketleri ve şirkete ilişkin hesap hareketlerinin incelenmesi gerektiği iddia edilmekle müvekkilin bahse konu şirket müdürlüğünden azline ve zararın tazminine ilişkin talepte bulunulmakta olduğunu Sunulan nedenlerle haksız ve mesnetsiz olarak ikame edilen davanın reddi ile tüm yargılama giderleri ve avukatlık ücretlerinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekilinin 22/10/2025 tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiğini bildirdiği, davacı vekilinin vekaletnamesinde davadan feragat etme yetkisinin bulunduğu , ayrıca karşı tarafla herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığının bildirdiği, talep ettiği görüldü.Davalı vekilinin 23/10/2025 tarihli dilekçesi ile; karşı taraftan vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını talep ettiği görüldü. Davadan feragat HMK mad. 307. Uyarınca davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Feragat dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragatın hüküm ifade etmesi karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. HMK md. 311 uyarınca feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Bu doğrultuda davacıların mahkememizde açılan davadan feragat ettiği anlaşılmakla açılan davanın feragat nedeniyle reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşagıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2-Alınması gerekli harç peşin olarak alındığından tekrar alınmasına yer olmadığına, 3-Taraflar karşılıklı avukatlık ücreti ve yargılama gideri ücreti talep etmediklerinden vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirine yer olmadığına, 4-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı 24/10/2025

Atıf: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/656, K. 2025/753, T. 24.10.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-656-e-2025-753-k-e2d6aa66689c