İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/892 E. 2024/944 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/892
Karar No
2024/944
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/892 Esas KARAR NO: 2024/944 DAVA: Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 08/12/2023 KARAR TARİHİ: 18/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkili Banka ile ihyası talep edilen ----akdedilen ----- istinaden krediler tesis edilmiş ve kullandırıldığı, Şirketin tasfiye memuru görevini yürüten ------ ise iş bu sözleşmeleri müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, borçluların kullandırılan kredilere ilişkin sorumluluklarını yerine getirmemesi üzerine ----yevmiye numarasıyla dava dışı ipotekli taşınmaz malikine ve-------yevmiye numarasıyla borçlu şirket ve kefillerine güncel borcun ödenmesi için ihtarname gönderilmiş ve hesap kat edilmiş, borcun hesap kat ihtarnamesinde verilen süre içinde de ödenmemesi üzerine, müvekkili bankanın alacağının tahsili gayesiyle dosya borçluları hakkında--------- dosyasından İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip başlatıldığını, 6102 Sayılı TTK'nun 547 maddesi’nin 1. fıkrasında “Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. ” denilmek suretiyle alacaklıların şirketin ihyasını talep edebileceğini düzenlemiştir. Bu nedenle Müvekkili banka alacağının tahsili için icra takiplerini devam ettirebilmek adına iş bu davanın açıldığından bahisle ----------sicil numarasına kayıtlı ---- ünvanlı şirketin hakkında başlatmış olduğumuz icra takibi ile sınırlı olmak üzere tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı------vekilinin cevap dilekçesinde özetle; ---------, 6102 Sayılı TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yapıldığı, Müvekkili ------- re’sen terkin işlemi, “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi”, “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, “6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. maddesi” kapsamında olup, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, re’sen terkin işlemi hukuka ve kanuni prosedüre uygun olduğu gibi, davacı tarafça re’sen terkin işleminin eksik veya usulsüz olduğuna dair bir iddia ileri sürülmediği, re’sen terkin işlemi hukuka ve kanuni prosedüre uygun olduğu gibi aksi yönde bir iddianın ileri sürülebilmesi ve sayın mahkemenizce dikkate alınabilmesi huzurdaki davanın ancak 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde ikame edilmesine bağlıdır -----------davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği ”Yasal hasım” konumunda bulunan müvekkil aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemez. Nitekim, -----------------çok sayıda ilâmı ve yerleşik uygulama da bu yönde olduğunu, Yasal hasım konumunda olan davalı ----------, şirketin terkin işlemlerinin yapıldığı tarihte, şirket hakkındaki derdest davadan haberdar olduğuna ve bu hususta bilgilendirildiğine dair dosyaya bir delil sunulmadığı gibi terkin işleminin usulsüzlüğüne dair başkaca bir sebep ve delil de bulunmadığından; yasal hasım konumundan olan ve davanın açılmasına sebebiyet vermediği anlaşılan davalının yargılama giderlerine mahkum edilmemesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvuru nedeni yerinde görülmediği, dava konusu şirketin, anılan icra dosyası kapsamında ek tasfiyesine ve tasfiye memuru atanması ile müvekkil müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME VE DELİLLER:Dava; hukuki niteliği itibariyle davalı şirketin ihyası istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı ile ihyası talep edilen şirket edilen arasında halen derdest olan hukuk davası kapsamında; haklı sebeple ihyası talep edilen şirketin sicile tescil koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.Mahkememizce ticaret sicil müdürlüğünden yapılan araştırmada ihyası talep edilen şirketin TTK geçici 7. maddesi uyarınca resen terkin edilmiş şirket olduğu, şirket merkezinin Kadıköy ilçesinde bulunduğu mahkememizin yargı sınırları içerisinde yer aldığı anlaşılmıştır.Mahkememizce -------takip dosyası tetkik edilmiş, dosyanın alacaklısının ------olduğu, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip talebinde bulunulduğu görüldü.TTK 547/1 maddesi uyarınca tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret mahkemesinden bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Somut uyuşmazlıkta davacı------- dosyada alacaklı olup ek tasfiye işlemlerinin yapılmasında hukuki yararı bulunmaktadır, şirket ihyası davaları kural olarak ticaret sicil müdürlüğüne ve şirket tasfiye halinde ise tasfiye memurları iflas halinde ise iflas idare memurlarına karşı yöneltilmesi zorunludur. Ancak somut uyuşmazlıkta davacı taraf davasını ihyası talep edilen şirketin son yetkilisine karşıda yöneltmiş olup davalı ----- yönünden husumet yöneltilemeyeceğinden----- aleyhine açılan davanın pasif husumet nedeniyle reddine, -----açılan davanın------sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ek tasfiye işlemlerinin yapılabilmesi için ticaret siciline kayıt ve tesciline , tasfiye memuru olarak da ---- tasfiye memuru olarak atanmasına , davalı ---- davada zorunlu hasım olması nedeniyle aleyhe vekalet ücreti ve yargılama gideri hükmedilmemesine karar vermek gerekmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile; 1-Davacı tarafça davalı ---------- aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, 2- İ---- sicil numarasında kayıtlı bulunan-----------sayılı takip dosyası ile sınırlı olmak üzere ek tasfiye işlemlerinin yapılabilmesi için ticaret siciline kayıt ve tesciline, Tasfiye memuru olarak ---- atanmasına, Kararın ------ ilanına, Karar kesinleştiğinde keyfiyetin----------- yazı ile bildirilmesine, 3-Alınması gerekli 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davalı --------yasal hasım olup, davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Dair, Davacı Vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/12/2024

Atıf: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/892, K. 2024/944, T. 18.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-892-e-2024-944-k-38229476c06b