İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/585 E. 2024/688 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/585
Karar No
2024/688
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2023/585 Esas KARAR NO: 2024/688 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili) DAVA TARİHİ: 26/11/2014 KARAR TARİHİ: 24/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin müşterisi olan borçlu şirket ---- takip tarihi itibariyle --- takip meblağı ile ----- esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve borçlu şirketin yetki itirazında bulunması nedeniyle icra dosyasının yetkili icra dairesine gönderildiğini, --------- esas sayılı dosyasından borçluya gönderilen ödeme emrinin borçlu şirkete tebliğ edildiği, borçlunun yasal süresi içinde borca itiraz ederek takibi durdurduğu, davalının itiraz dilekçesinde borca faiz ve her türlü ferilerine itiraz ettiğini ancak borcunu ödediğine dair belge sunmadığını, müvekkilinin takip konusu fatura gereğince davalıdan alacaklı olduğunu ifade ederek itirazın iptaline takibin devamına itiraz edilen miktarın % 20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının davalı şirket ile herhangi bir ticari ilişkisi bulunmaması veya itiraz edilen faturasına dayanak gösterdiği faturaların muhatabı dahi müvekkili şirket olmaması sebebiyle öncelikle huzurdaki davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini, davacı tarafından haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak düzenlenmiş olan bila tarihli seri----- bedelli faturaya müvekkili şirket tarafından yasal süresi içinde ---- yevmiye nolu işlemi ile ve yine ------- yev. no.lu işlemi ile itiraz edildiğini, fatura aslının iptal edilmek üzere davacıya iade edildiğini, işbu faturaya yasal süresi içinde itiraz edildiği, iptali için iade edildiği ve mükellef kayıtlarına alınmadığı halde davacı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak anılan faturanın,------ sayılı dosyası ile icra takibine konu yapıldığını, müvekkili şirket tarafından yasal süresi içinde borcun tamamına, faiz ve her türlü ferilerine olmak üzere anılan takibe itiraz edildiğini, davacının, haksız ve kötü niyetli olarak huzurdaki işbu itirazın iptali davasını açtığını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak açılmış olan davanın reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibari ile; ----bedelli faturaya dayalı olarak başlatılan ---- sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir. Mahkememizin---- sayılı davacının davasının reddine dair kararın ---- sayılı ilamı ile davalı vekili cevap dilekçesi ile, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak açılmış olan davanın reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep ettiği halde mahkemece bu talep yönünden olumlu/olumsuz bir karar verilmediği tespiti ile kararın kaldırıldığı anlaşılmıştır.Kaldırma ilamı sonrası dava işbu esas sırasına kaydedilmiş ve yargılamaya devam olunmuştur.----- esas sayılı dosyası celp edilip incelenmiş, 117.168,08TL alacak üzerinden ilamsız icra takibi olduğu, davalı - borçlu tarafından 03/09/2013 tarihli borca itiraz dilekçesinin sunulduğu, müdürlükçe takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Kaldırma ilamı öncesi; davacının defterlerinin incelenmesi için ------yazılan talimat sonucu aldırılan ---- tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı tarafın incelenen----- yıllarına ait defterlerinin sahibi lehine delil teşkil ettiği, taraflar arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığı, sadece bir adet davacı tarafından kesilen faturanın mevcut olduğu, davalının ------ davacının diğer firması ----- olduğu. malları o firmaya fatura edip teslim ettikleri, bayiliğin ---- tarih aralığında yaşandığı, muhatap firmanın ------olduğu hususunda davalının itirazının bulunduğu, davacının bu itiraza karşılık kendilerinin o tarihlerde teminat sorunu yaşaması nedeniyle -------- olduğunu ancak tüm malların---- fatura edilip davacı tarafından dağıtımının yapıldığı şeklinde cevap verildiği, iade faturaların ve deterjan katılım bedellerinin ----- kesildiğine yönelik makbuz ve fatura örneklerinin dosyaya sunulduğunu, makbuzlarda ----- firmasının satış yetkilisi ile bölge müdürünün imzasının bulunduğunu ifade ettikleri, davalının bu kişilerin kendilerinde çalışmadığı ve bu şekilde basılı bir formu ilk kez gördüklerini ve bu kişiler çalışmış olsalar bile imza yetkilerinin bulunmadığını ifade ettikleri, davacının ----- formu ile beyan edildiği, davalının ise beyan etmediği, davacı defterinde davacının davalıdan 117.168,08 TL alacağının bulunduğu tespitlerine yer verilmiş, itiraz üzerine aldırılan ek raporda; kök rapordaki tespitlerini yinelemiş, ayrıca uygulama formları üzerindeki imzası bulunan -----davalı çalışanı olduğu, formun davacı tarafından bastırıldığı uygulamanın bu yönde olduğu kanaatinde olduğu, diğer bölgelerde uygulamanın nasıl olduğunun dosyadaki belgelerden anlaşılamadığını bildirmiştir. Davalının defterlerinin incelenmesi için---- ye yazılan talimat sonucu aldırılan 31.07.2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalının incelenen ---yıllarına ait defterlerinde ---- bedelli katılım bedeli açıklamalı faturanın kayıtlı olmadığı, cari hesap hareketlerine rastlanılmadığı, aralarında borç alacak ilişkisinin bulunmadığı, davalının defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının zamanında yaptırıldığı tespit edilmiştir.Tüm dosya kapsamı ve denetime elverişli olup hükme esas alınan bilirkişi rapor içeriklerine göre; davacı tarafça kendilerinin bayilik olduğu iddia edilen tarihlerde teminat sorunu yaşaması nedeniyle ---- bölge bayisi olduğunu ancak tüm malların ----fatura edilip davacı tarafından dağıtımının yapıldığı ileri sürülmüş, ----bedelli faturadan kaynaklı alacağının tahsili için takip başlatıldığı, davalı tarafça ---- tarihleri arasında ---tek bayisinin--- olduğunu, taraflarınca üretilen ürünlerin bahsi geçen tarihlerde----- satılıp faturalar kesildiğini, 14.09.2012 tarihinden sonra ise bu firmaya da mal satışının olmadığını, 01.10.2012 tarihinden sonra ise ------ bölgesindeki tek bayisinin ---- olduğunu, satış formlarını kabul etmediklerini, formda adı geçen ------- davalı çalışanı olduğunu ancak davalıyı borçlandırma yetkilerinin bulunmadığını, form tarihlerinin ------firmayla aradaki ilişkinin sonlandığı tarihten sonra düzenlendiğinin ileri sürüldüğü, eldeki davada davacının aradaki ilişkiyi ve alacağını ispatlamakla yükümlü olduğu, takip konusu faturanın davalı defterlerinde bulunmadığı, davalı tarafından ----- dairesine beyan edilmediği, dosyaya sunulan belgeler kapsamında taraflar arasında ticari ilişkinin varlığının ve davacı fatura alacağının ispatlanamadığı, ------ tanık olarak dinlenmesinin davacı tarafça talep edilmediği, mevcut hali ile davanın kabulünün talep edildiği anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.İtirazın iptali davasının reddi halinde, İİK madde 67/2'ye göre takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı, red olunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. Davada, dava konusu alacak için yapılan takibin haksız olduğu anlaşılmışsa da, davacının kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmemiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının reddine, 2-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 3-Alınması gerekli olan harç 427,60 TL'nin başlangıçta yatırılan 2.000,95 TL'den mahsubu ile 1.573,35‬ TL fazla harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa idesine, 4-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafça sarfedilen 1.594,40 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, --------Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/09/2024

Atıf: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/585, K. 2024/688, T. 24.09.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-585-e-2024-688-k-ecc6a886d54f