İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/807 E. 2025/531 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/807
Karar No
2025/531
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/807 Esas KARAR NO: 2025/531 DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ: 14/10/2022 KARAR TARİHİ: 01/07/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kara, hava, deniz ve konteynır taşımacılığı yapan, sektöründe öncü bir firma olduğunu, davalı şirket yetkilisi -----yükleme yeri ----, tahliye limanı --------- yükleme yapılacak şekilde navlun teklifini müvekkilinden telefon ile istediğini, müvekkilinin yazılı olarak bildirimde bulunmasından sonra davalının navlunu kabul ettiğini, bunu akabinde yükleme adresinin teyit edildiğini, müvekkilinin araçları ve konteynerleri organize ettiğini, konteynır numaraları ve plaka bilgilerini davalı yana belirttiğini, araçların yükleme yerine doğru yola çıktığını, araçlar yükleme yerine doğru yola çıkmış, yükleme yerine gelindiğinde davalı, tedarikçi firma olan ------ hayali ihracatçı çıkmasını öne sürülerek ayrı ayrı kesilen ve ekte sunulan masraf faturalarını kabul etmediğini, süreç içerisinde rezervasyonun bildirilmesinden, araçların yükleme yerine yönlendirilmesine ve bekletilmesinde söz konusu yüklemenin sahibinin olmadığı anlaşıldığı ve araçların tekrar ilgili armatörün deposuna geri getirilip boş olarak indirilmesine ve akabinde oluşan masrafların herhangi bir işlem başlatmaksızın iyiniyetli olarak davalı taraftan birçok kez talep edilmesine rağmen davalı ortaya çıkan zararın tamamını ödemeyeceğini söyleyerek, zararı yarı yarıya paylaşmayı teklif edildiğini, teklifin müvekkili tarafından kabul edilmediğini, ancak yine iyiniyetli olarak ödeme için bir vade verilebileceği ve zorlanmadan ödeme yapılması için yardımcı olunabileceğinin söylendiğini, neticesinde davalının -----yurt içi nakliye bedeli için 23.600,00 TL boş konteynerlerin depodaki indi -bindi ücreti için 354.00 USD kısmi ödeme yaparak borcun bir kısmını ödediğini kalan bakiyeyi ödemediğini, bunun üzerine müvekkilinin davalı hakkında ------ Esas sayılı dosyası ile takip başlattığını davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptaline takibin devamına davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının beyanlarının afaki olduğunu gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin ticari işin ödemesini yaptığını, davacının müvekkilinden fazladan haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, müvekkilinin araç masrafların ödediğini, yarı yarıya ödeme teklif edilmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını beyan ederek davanın reddine davacının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.------ Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır. İncelemesinde; davacı alacaklının davalı borçlu aleyhine 06/09/2021 tarihinde takip başlattığı, ödeme emrinin borçluya 16/09/2021 tarihinde tebliğ olduğu, borçlunun 17/09/2021 tarihinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu, itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ olmadığı belirlenmiştir.Dosya taraf defter ve kayıtları incelemek üzere mali müşavir bilirkişi -------- tevdi edilmiş olup bilirkişi hazırlamış olduğu raporda özetle; taraf defterlerinin TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulmuş olduğunu, davacı şirketin defterlerinde, davalı şirkete ait ---- no.lu hesap hareketlerinin incelenmesinde, 85.732,78 TL borç kaydettiği, karşılığında 57.538,75 TL alacak kaydetmek suretiyle, 21.06.2021 takip tarihi itibariyle, davacı şirketin kendi defterlerinde 28.194,03 TL alacaklı gözüktüğünü, işbu alacağının 23.600,00 TL+ 354,00 USD tutarlı faturalardan kaynaklanmış olduğunun görüldüğünü, davalı şirketin kayıtlarında, davacı şirkete ait -------- no.lu hesap hareketlerinin incelenmesinde, 57.478,00 TL borç kaydettiği, karşılığında 53.415,31 TL alacak kaydı girmek suretiyle, 21.06.2021 takip tarihi itibariyle, davalı şirketin kendi defterlerinde 4.062,69 TL alacaklı gözüktüğünü, defterlerdeki uyuşmazlığın, takip konusu yapılan ----- tutarlı faturaların davalı şirket defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklanmış olduğunun tespit edildiğini, davacı şirket tarafından, davalı şirket adına düzenlenen faturanın incelenmesinde, verilen elleçleme hizmeti ve konteyner taşıması açıklamalı olduğu, 26.02.2021 tarihli faturaların tutarlarının 23.600,00 TL + 354,00 USD olduğu, 23.03.2021 tarihli faturaların tutarlarının da 23.600,00 TL + 354,00 USD olduğu, fatura içeriklerinin de birebir aynı olduğunun tespit edildiğini, davacı şirket tarafından, davalı şirket adına düzenlenen, ------- tutarlı faturaların ve bu faturalar karşılığı davalı şirket tarafından yapılan ödemelerin her iki şirket defterlerinde de kayıtlı olduğunu, tarafların ticari defterlerindeki ihtilafı oluşturan ve takip konusu alacağa dayanak olarak gösterilen --- tutarlı faturaların e-fatura sistemi üzerinden “Temel Fatura” olarak düzenlendiği ve GİB portalı (elektronik sistem) üzerinden davalı tarafa teslim edildiği, ilgili faturanın temel fatura senaryosu olarak düzenlenmiş olması sebebiyle, fatura alıcısının KABUL/RED işlemi uygulayamadığını, faturalar ile ilgili herhangi bir itirazı olması halinde; faturaya karşılık ancak yasal süresi (faturanın alındığı tarihten itibaren sekiz gün içerisinde) içerisinde iade faturası düzenleyip ihtarname yolu ile iade edebileceği, dosya kapsamına bu hususta davalı şirket vekili tarafından sunulan ------yevmiye no.lu ihtarnamesi ile işbu faturaların kabul edilmediğini ve iade ettiklerini bildirdiğinin görüldüğünü, davalı şirket vekili tarafından dosyaya sunulan ödeme dekontlarının incelenmesinde, davalı şirket tarafından, davacı şirket adına yapılan ---- no.lu fatura ödemesi açıklaması ile ------- no.lu fatura ödemesi açıklaması ile 354,00 USD tutarlı ödemelere ilişkin olduğunun görüldüğünü, ihtilaf konusu fatura içeriği hizmete ilişkin taraflar arasında yazılı herhangi bir sözleşmenin bulunmadığını, bu hususta davalı şirket vekili tarafından ibraz edilen e-posta yazışmalarının incelenmesinde, davacı şirket tarafından, davalı şirkete gönderilen ----- tarihli teklif maili ve---- tarihli taşıma detaylarını bildirir maillere ilişkin olduğu, bu tarihten sonra düzenlenen ---------- tutarlı faturaların bedellerinin davalı şirket tarafından ödendiğini, daha sonrasında taraflar arasında yapılan herhangi bir taşıma işine ilişkin belgenin dosyaya sunulmadığını ve takip konusu yapılan faturaların içeriklerinin ---- ödemesi yapılan 26.02.2021 faturalarla birebir aynı olması nedeniyle, mükerrer olarak düzenlendiği kanaatlerine ulaşıldığını, davacı tarafından mükerrer olmayıp başka bir hizmet ifasının konusu olduğu konusunda somut belgeleri sunması halinde sektör uzmanı bilirkişi tarafından gerekli irdelemenin yapılabileceğini belirtmiştir.Dosya rapor tanzim etmek üzere taşıma hukukunda uzman bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi ------- hazırlamış olduğu raporda özetle; davalı tarafından dosyaya sunulan taşıma sözleşmesinin 10 konteyner rezervasyon ve yurtiçi taşımasına ait olduğunu, davalı tarafından feshi sonuçları olarak kendisine keşide edilen faturayı ödediğini bu taşıma sözleşmesinden davalının davacıya bir borcunun bulunmadığını, davacının alacağını dayandırdığı taşımanın 10 değil 20 konteyner olduğu yönündeki iddiasını ispat külfetini karşılayan bir taşıma sözleşmesinin dosyada bulunmadığını, davacının takipte borcun dayanağı olarak gösterdiği iki adet faturanın, dosyaya sunulan ve kendisine keşide edilen iki farklı fatura ile bağlantısının tespit edilemediğini beyan etmiştir.Dava faturaya dayalı başlatılan takibe ilişkin itirazın iptali davasıdır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının: Taraflar arasında bir sözleşme bulunup bulunmadığı, davacının sözleşmeden doğan edimlerini ifa edip etmediği, davacının, davalıdan faturadan kaynaklanan alacağı bulunup bulunmadığı, davacı tarafça yapılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali gerekip gerekmediği hususunda toplanmaktadır.Tüm dosya kapsamı ve yasal deliller birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmamakla birlikte taraf defterleri ve taraflar arasındaki mail yazışmaları ve taraf beyanları dikkate alındığında ticari bir ilişki bulunduğu, davacının davalının navlun teklifini kabul ettiği, akabinde davalının sözleşmeyi feshettiği sabittir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı yanın fesih sonrası gönderilen konteynırların ücretinin tamamını ödeyip ödemediği noktasında toplanmaktadır. Davalı yanın------ tarihli ----- tutarlı faturaları ödediği işbu faturaların 10 adet konteynıra ilişkin olduğu sabittir. Davacı yan toplamda 20 adet konteynır gönderildiğinden bahisle ---------- tutarlı faturayı düzenlemiş davalı yan işbu faturaya itiraz etmiştir. 4721 sayılı TMK’nın “İspat yükü” başlıklı 6. maddesi “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” hükmünü amirdir. 6100 sayılı HMK hükümlerine göre, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafın ispat yükü altındadır (HMK 190). İşbu düzenleme kapsamında 20 adet konteynır gönderildiğini ispatla yükümlü taraf davacı yan olup dosyaya sunulan deliller ile davacı işbu iddiasını ispatlayamamıştır, kaldı ki davalı tarafından sunulan ve davacının itiraz etmediği mail yazışmalarından da toplamda 10 konteynır gönderildiği sabittir. Davacı vekiline yemin delili hatırlatılmış olup, davacı yanın sunmuş olduğu yemin metni davalıya tebliğ edilmiştir. Davalı asil 01/07/2025 tarihli duruşmada; “Davacı şirket çalışanları ile yapılan telefon görüşmelerinde ve harici yazışmalar ile maillerde yalnızca on adet navlun kiralaması talep ettiğimize, ticari işimiz gereği talep edilen taşıma işine ilişkin ödenmesi gereken tüm bedelleri ödediğimize, taşıma ücretine ait fatura bedelinin iki eşit taksite bölünmesini ve bu şekilde ödeyeceğimizi beyan etmediğimize ve buna ilişkin bir talepte bulunmadığımıza, davaya konu faturalara ilişkin hiçbir borcumuz olmadığına, talep ettiğimiz taşıma işine ilişkin yapılan masraf ve işlere karşılık gelen ilgili faturaların hepsini eksiksiz ödediğimize, yapılan işe ilişkin ödenmesi gereken tüm bedelleri söz verdiğimiz gibi eksiksiz ödediğimize namusum vicdanım ve kutsal saydığım tüm değerler üzerine ve ticari itibarım üzerine şirket adına yemin ederim.” şeklinde yemin etmiştir.Tüm açıklamalar ışığında ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.Her ne kadar davalı taraf kötü niyet tazminatı talep etmiş ise de davacı yanın açıkça kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın reddine, Davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, 2-Alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 537,95 TL harçtan mahsubu ile bakiye 77,45 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine, 7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucuya Hazine tarafından ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan 6831 sayılı Kanun'a göre yargılama gideri olarak tahsili için Hazine'ye müzekkere yazılmasına, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara bilahare tebliğ edilmek üzere miktar itibariyle kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/07/2025

Atıf: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/807, K. 2025/531, T. 01.07.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-807-e-2025-531-k-63e46d0df3cf